www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘Yeni bir oluşum arayışındayız’
Saadet Partisi’nden (SP) geçtiğimiz hafta istifa eden Mehmet Bekaroğlu, yeni bir siyasal oluşum arayışı içinde olduklarını söyledi. Bekaroğlu, SP’nin toplumsal muhalefetin dışına düştüğünü belirterek, “Yeni bir İslamcı siyasete ihtiyaç var.

Kampanyaya tepki
Sendikalar, SPD ve Yeşiller, Türkiye’nin üyeliğine karşı başlatılan imza kampanyasına şiddetle karşı çıktılar. Böyle bir kampanyanın ırkçılığı körükleyeceği belirtildi.

Rum yönetiminden tanınma şartı
Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye’nin üyelik müzakerelerinin başlamasıyla ilgili kararın alınacağı aralık ayındaki AB zirvesi öncesinde Kıbrıs konusunda mutlaka çözülmesi gereken pek çok konu bulunduğunu vurguladı.


‘Yeni bir oluşum arayışındayız’
Bahadır Özgür
Saadet Partisi’nden (SP) geçtiğimiz hafta istifa eden Mehmet Bekaroğlu, yeni bir siyasal oluşum arayışı içinde olduklarını söyledi. Bekaroğlu, SP’nin toplumsal muhalefetin dışına düştüğünü belirterek, “Yeni bir İslamcı siyasete ihtiyaç var. Bunu ne SP ne de AKP karşılayabilir” dedi. Bekaroğlu, AKP ve SP’den önümüzdeki günlerde ciddi kopmalar da beklediğini vurguladı.
Saadet Partisi’nden neden istifa ettiniz?
Biz çok önemli süreçler yaşadık. Soğuk Savaş’ın ardından Refah Partisi’nin yükselişi, sonra 28 Şubat ve partinin bölünmesi gibi çok ciddi süreçlerden geçtik. Parti yönetimi bunları genellikle dışarıdan yapılan müdahelelere bağladı. Özellikle bölünme ve 3 Kasım seçimlerinde alınan yüzde 2.5’lik sonucu... Elbette dışarıdan müdahaleler mevcuttur. Onların işi odur ve bize düşen de bütün bu güçler her kimse -ulusal ulaslararası- bizi engellemek için yaptıklarını bozmak, açığa düşürmek. Bizim bunu yapmamız gerekiyordu ama bence parti bunu yapamadı. Belki başlangıçta bazı şeyler izah edilebilir ama bu saatten itibaren bunların izah edilmesi mümkün değil. Dolayısıyla biraz zamanın dışına düştü. Halbuki İslami “duyarlılıklar” üzerinde siyasetin her zamankinden daha çok ortamı mevcut. Ortadoğu kuşatılmış, bombalanıyor. Müslümanlar ABD askerleri tarafından tasma takılarak sürükleniyor. Sadece askeri kuşatma da yok. Çok ciddi siyasi, ekonomik, kültürel kuşatma var. Irak sadece ABD ordusu tarafından işgal edilmemiş, Dünya Bankası ve IMF de Türkiye’yi işgal etmiş. Çok ciddi problem var ve bu milletin sesini, vicdanını temsil edecek muhalefet partisi yok ortada.
İdeolojik olarak bütün bu küresel saldırıya küresel çapta cevap verebilecek tek milli hareket bana göre hâlâ Milli Görüş çatısı. Ama şu haliyle hiçbir şey yapamıyor, çünkü biz 10 seneden beri sadece liderin siyasi yasağını kaldırmaya kilitlendik. Başka da hiçbir siyaset yapmıyoruz. Elbette Erbakan benim için çok önemli bir insandır, siyasi yasağının kaldırılması sadece vefa borcu değil, Türkiye’de demokrasi konusunda bir şeyler yapılabildiğinin de belirtisidir ve ben her yerde ve her zaman bunun için çalışırım.
Şimdi istifa ederek ve bunu medyaya deklare ederek bir uyarıda daha bulunuyorum. SP’de siyaset yapma imkânı kalmamıştır.
Sizce İslamcı siyaset, kendi geçmişiyle yeterince hesaplaştı mı?
Hayır hesaplaşmadı. O sıkıntıları taşıyor zaten. Milli Görüş’ün içinde bir sağ sapma vardı, bu kopup AKP oldu. Hesaplaşmalar daha sürecek. Soğuk Savaşı daha değerlendirmedik. Şimdi küresel bir saldırı var ve küresel bir cevap gerekiyor. Bunları konuşmadık, tartışmadık. İşte bunları konuşup tartışacak ve bugünün dilini kullanacak bir siyasi harekete ihtiyaç var. Milli Görüş şekillendiği yıllarda Soğuk Savaş vardı. Dünyada gerginlik politikaları vardı ve Milli Görüş o zaman iş görmüştü, şimdi aynı dil geçerliliğini sürdürmüyor. 28 Şubat’tan itibaren geçerliliğini yitirdi, hatta 1990’dan itibaren... Bakmayın Milli Görüş’ün 1995’te iktidara gelmesine, asıl problem 1990’larda başlamıştı.
AKP’den ciddi kopmalar bekliyor musunuz?
Kesinlikle bekliyorum. 30’un üzerinde il gezip bire bir tabanda görüşmeler yaptıktan sonra bu kararı aldım .AKP’de büyük bir kitle “Biz bunu murat etmemiştik. Böyle olacak diye AKP’ye gelmemiştik” diyor. Özellikle Milli Görüş’ten gelen insanlar bunlar. SP’nin büyük bir kısmı da böyle düşünüyor. Dolayısıyla çok ciddi rahatsızlıklar var, bunlar siyasete yansıyacak önümüzdeki günlerde... Ben siyaseti bırakmış da değilim. Yeni arayışlar içerisindeyim. AKP’nin içinden bir sürü insan kopacak SP’den de kopacak ve yeni bir siyasi zeminde, yeni bir oluşum gelecek yakında. Onu ille de ben yapacağım demiyorum. Bugün zaten bir entelektüel hareket olarak var ve gelişiyor, yarın siyasi hareket olursa AKP ve SP’nin içinden değil, dışarıdan da, hiç siyaset yapmamış insanlardan da katılım olabilir.
Sizin yeni bir parti için girişimleriniz var mı?
Var tabii. Böyle görüşmelerimiz var, ama bu yanlış yansıtılıyor. Sanki yeni bir 4 eğilimi bir araya getirme arayışı şeklinde sunuluyor. Hayır o dört eğilim patolojik hastalıklı bir dört eğilimdir. Saçmadır ve konjoktürel bir şeydir. Bu millete atılan en büyük kazıktır. ANAP ve AKP işte böyle bir kazıktır. AKP’li Mehmet Dülger’in dediği gibi, bu tarz, “pişmemiş aşure”dir.
Bizde asla öyle bir şey olmayız. Ama dediğim gibi, biz sivil platformlarda, Ortadoğu’da olup bitenler konusunda, anti-Amerikancılık ve anti-emperyalizm konusunda bir araya geliyoruz. Ortak paydalar etrafında birleşilebilir. Sadece İslamcılar olması gerekmiyor. Bu ülkede herkesin rahat, özgür olmasını, baskı görmemesini, karnının tok olmasını isteyen sosyalistler var, Kürdü, Türkü, Alevisi vb. Farklı eğilimdeki insanlar belki bir siyasi platformda buluşabilirler.
Ama daha çok yol alınması gerekiyor. Sol kendisini gözden geçirmeli, Kemalist çevrelerde de bir sağ sapma var. Solda da var, dolayısıyla bunların ayıklanması gerekiyor. Ondan sonra niye olmasın, sivil ortamda serbest bir şekilde bir araya gelinebilir. Bunlar entelektüel düzeyde olur, siyasi düzeyde olur.. Ben bunların içindeyim. Şimdi daha bağımsız bir şekilde varım. Yarın bir siyasi yapı olur mu, umarım olur, olması gerekir.

‘SOMUT HEDEFLER KOYDUK’
Doğu Konferansı çalışmaları ne düzeyde?
Çok büyük işler yaptık. 1.5 senede çok değişik eğilimlerden Türkiye’nin en önemli 130 aydınının toplanması, gün boyu burada olup heyecanla bu sıcaklığı paylaşmış olmaları önemli bir iş. Doğu Konferansı önemli işler yapmaya da devam edecek. Pratik amaçlar koyuyoruz önümüze. Elbette tartıştığımız, anlaşamadığımız konular var ama pratik amaçlar da var. En başta da 2005’te yapılacak uluslararası konferanstır. Bence baştan öngördüğümüzden daha hızlı va daha çok şey yaparak ilerliyoruz. Gerçekten ortak bir duyarlılık oluşuyor. Siyasetçilere de, bu topraklar üzerine bakan dost düşman herkese de yön çizebilecek ciddi bir hareket bu çalışma. O nedenle ben son yıllarda yaptığım en önemli iş olarak düşünüyorum bunu.


Başa dön


Kampanyaya tepki
Hıristiyan Demokrat Birlik (CDU) ve Hıristiyan Sosyal Birlik (CSU) partilerinin başkanları tarafından, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı imza kampanyası başlatılması planlarına tam destek vereceklerine dair açıklamaları, geniş tepki topladı. Politikacılar, sendikacılar, basın ve göçmen örgütleri imza kampanyasının iç barışı tehdit edeceğini, uyumu engelleyeceğini ifade edilerek, plandan vazgeçilmesi istediler.
Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Claudia Roth, imza kampanyası planını “politik kundaklama” olarak değerlendiriken, SPD Aşağı Saksonya Grup Başkanı Sigmar Gabriel de öneriyi “tamamen yalancı bir tartışma” şeklinde tanımladı.
Claudia Rtoh yaptığı açıklamada, “Birlik partileri tamamen sorumsuz bir şekilde karışıklık stratejisi izleyerek politik kundakçılık yapıyor” dedi. Kampanya önerilerinin geleneksel Türk-Alman ilişkilerini zedeleyeceği, Almanya’nın çıkarlarına gölge düşüreceğini belirten Roth, “İmza kampanyası önerisi Birlik partilerinin iç ve dış politika zayıflığını gösteriyor” dedi. Roth açıklamasında ayrıca, açılacak bir imza kampanyasının Almanya’da iç huzuru, Türkiyeliler ile Almanlar arasındaki ilişkileri bozacağına dikkat çekerek, bundan derhal vazgeçilmesini istedi.
Mehmet Bekaroğlu KİMDİR
1954 yılında doğdu. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Psikiyatri uzmanlığını tamamladı. Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi ve Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı olarak görev yaptı. Fazilet Partisi’nde (FP) Genel Başkan Yardımcılığı’nı yürüttü. 1995 yılında ise Rize’den FP milletvekili olarak seçildi. TBMM’de İnsan Hakları Komisyonu’nda görev yaptı. FP’nin kapatılmasının ardından kurulan Saadet Partisi’nde (SP) yine Genel Başkan Yardımcısı olarak görevini sürdürdü. Geçtiğimiz hafta SP’den istifa etti. Bekaroğlu halen Doğu Konferansı Girişimi’nin sözcülüğünü yürütüyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net