www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Felluce’de ‘yol ayrımı’
Washington Post gazetesi, Felluce’de Iraklı direnişçiler ile yabancı savaşçılar arasında gerginlik olduğunu yazdı. Iraklıların, yabancı grupların kanlı intihar saldırılarını ve baş kesme gibi eylemlerini benimsemediği, bu eylemlerin ABD’nin işine yaradığı görüşünde olduğu belirtiliyor.

Yüzbinler genel greve çıktı
Kolombiya’da ABD destekli hükümetin izlediği ekonomik politikalar, genel grev ve büyük eylemlerle protesto edildi. Başkent Bogota ve diğer kentlerdeki eylemlere bir milyona yakın emekçi katıldı.

Hollanda’da eylem maratonu başlıyor
De Geus (Sosyal İşler Bakanı): “İşinizi kaybetmeniz felaket değildir.”Brinkhorst (Ekonomi Bakanı): “67 yaşına kadar çalışılabileceğini konuşabilmeliyiz.”


Felluce’de ‘yol ayrımı’
Amerika’da yayımlanan Washington Post gazetesi, direnişçilerin elindeki Felluce kentinde Iraklı direnişçiler ile yabancı savaşçılar arasında gerginlik yaşandığını yazdı. Gazetenin iddiasına göre Iraklı direnişçiler, Irak dışından gelen gruplara sıcak bakmıyor. Bu grupların yaptığı eylemlerin halkı rahatsız ettiği ve halkın yabancıların Irak’tan gitmesini istediği belirtilen haberde, Felluceli taksi şoförü Cemal Adnan’ın “Yabancılar kendileri gitmez ise biz onları zorla çıkaracağız” dediği belirtildi.
Evi bir ay önce ABD uçakları tarafından bombalanan Adnan, başlangıçta Amerikan askerlerine karşı savaşan yabancıların kendilerine destek olduklarını ve bu yüzden onların gelmesinden memmun olduklarını, ama bir süre sonra durumun değiştiğini ve yabancıların eylemlerinin direnişi olumsuz etkilemeye başladığını dile getirdi.
Rahatsızlık veren eylemler
Bağdat’ın batısındaki Felluce, Amerikalı komutanlar tarafından, ülke çapında tam denetim için “anahtar” olarak görülüyor. Bu yüzden uzun süredir havadan bombalanan kente yönelik askeri saldırı hazırlıkları yapılıyor.
Washington Post’ta, yerel direniş örgütlerinin temsilcileri ile yapılan görüşmelere de yer verilerek bu kişilerin yabancıların Irak’ta savaşmasını istemedikleri belirtildi. Temsilciler yaptıkları açıklamalarda çok sayıda sivilin ölümü ile sonuçlanan intihar saldırılarından yabancıların sorumlu olduğunu söylediler.
“Muhammed’in İlk Ordusu” adlı Iraklı örgütün komutanlarından Ebu Abdal Dulaim, gazetenin muhabirine, “Sayıları az olan yabancılar, yaptıkları eylemlerde halkımızı ödürüyorlar ve yanlış eylemlerle direnişe zarar vererek haklılığımızı gölgeliyorlar. Bu insanların yakında buralardan gideceğine inanıyorum” diye konuştu.
‘Direniş meşrudur’
Başka bir direnişçi grubun temsilcisi olan Ebu Bara da, “Lütfen bazı şeyleri birbirine karıştırmayın, Irak’ta bağımsızlık için işgale karşı sürdürülen bir savaş var. Bu savaştan kendince pay almak isteyenler de var, ama bu direnişin haklılığını gölgelemez” şeklinde konuştu.
Diğer direnişçiler de eylemlerin sivilleri değil Amerikan ordusunu hedef alması gerektiğini belirttiler.
Kent içindeki bu tartışmalar, Amerikalı ve Bağdatlı yetkililer tarafından memnunlukla karşılanıyor. Bu tartışmaların saldırı hazırlığındaki işgal ordusunun işini kolaylaştıracağı belirtiliyor. Nitekim, adı gizli tutulan bir Amerikan ordu yetkilisi, “önümüzdeki günlerde bir bölünme beklediklerini” ifade etti.
‘Mücahitler dostumuz’
Felluce’de bir yardım kuruluşunun çalışanı olarak bulunan Maki Nezzal ise, hava saldırılarında çok sayıda sivilin öldüğünü belirttikten sonra, bütün Fellucelilerin yabancıların ayrılmasını istemediğini ve Irak’ta savaşan tüm yabancıların aynı kefeye konulamayacağını vurguladı.
Irak halkına yardım için gelen insanların sahipleneceğini belirten Nezzal, “Ameirkalılar işgali İngiltere, İspanya, Polonya, El Salvador gibi ülkelerle birlikte sürdürüyor. Tıpkı bunun gibi dünyanın birçok yerinden gelen insanların da işgal karşıtı savaşa destek vermeleri doğal. Onlar bizim dostlarımız” dedi.


Başa dön


Yüzbinler genel greve çıktı
Latin Amerika ülkesi Kolombiya’da, Alvaro Uribe hükümetine karşı büyük protesto eylemleri düzenlendi. Sendikalar, insan hakları örgütleri ve çeşitli muhalif partilerin destek verdiği eylemlere, ülke çapında 1 milyona yakın kişi katıldı.
Başkent Bogota başta olmak üzere bütün büyük kentler, düzenlenen genel grevden etkilendi. Hastane ve okullar kapanırken, grev yargı kurumlarına dek yansıdı.
Gösterilerde özellikle artan işsizliğe, hükümetin yükseltmek istediği vergilere ve Devlet Başkanı Uribe’nin koltuğunu bir dönem daha korumak için anayasayı değiştirme planlarına karşı çıkıldı. Birçok kentte yüzbinler, IMF dayatmalarına karşı sloganlar atarken, hükümetin istifasını talep etti.
Savaş bütçeyi kemiriyor
Gözlemciler, ABD destekli Uribe rejiminin gerilla örgütlerine karşı yürüttüğü kanlı savaşın, bütçenin önemli bir bölümünü götürdüğünü belirtiyor. İç savaş giderlerini karşılamak için vergilerin yükseltilmesi, halkın hoşnutsuzluğunu daha da artırdı.
Kolombiya nüfusunun yarısından çoğu yoksulluk sınırının altında yaşıyor.
Diğer yandan, kıtanın kuzeyindeki Kanada’da 125 bin kamu işçisi, dün greve çıktı. Kanada Kamu Hizmetleri İttifakı (PSAC) adlı sendikaya üye işçiler, toplu iş sözleşmesi sürecinde taleplerinin kabul edilmesini istiyor.


Başa dön


Hollanda’da eylem maratonu başlıyor
Hasan Ayhan
De Geus (Sosyal İşler Bakanı): “İşinizi kaybetmeniz felaket değildir.”
Brinkhorst (Ekonomi Bakanı): “67 yaşına kadar çalışılabileceğini konuşabilmeliyiz.”
Bunlar, Hollanda kabinesi üyelerinin işçilere ve sendikalara karşı sarf ettikleri sözler. Sosyal hakları gaspetmekte kararlı olduklarının en iyi örnekleri. Ancak, işçi ve emekçilerin baskısı altındaki sendika yöneticilerinin yanıtları da, bunlardan geri kalmıyor. “Anladıkları dilden konuşalım” denilerek Rotterdam limanlarında başlayan direniş, bir ay içinde gerçekleşen işbırakma ve grevler, 2 Ekim’de Amsterdam’da yüzbinlerin büyük buluşmasıyla taçlanmıştı.
Hükümet ve sermaye çevreleri, “Kuru gürültüye pabuç bırakmayız” derken, bir yandan da sendikacıların işçileri kandırdığını iddia ederek, işçi düşmanlığının yeni örneklerini veriyorlar.
Ders vermek için
2 Ekim’deki büyük gösteriden sonra Hollanda’da genel bir suskunluğun olacağı bekleniyordu. Ama öyle olmadı. Bir haftalık suskunluk, şimdi yerini 8 hafta sürecek ve 20 sektörde gerçekleşecek 24 saatlik sektörel grev ve eylemlere bırakıyor. Bunun ilk büyük adımı bugün atılıyor. Bütün demiryolları bugünü trensiz geçirecek. Bir milyon yolcu evlerinde kalacak ya da araçlarla tıka basa dolu otobanlarda saatlerce kuyruklarda bekleyecekler. Demiryolcular, hükümete ders vermeye hazır.
Korkunun ecele faydası yok
Siyonist lobi örgütünden Başbakan Erdoğan’a mesaj
İsrail devletini Filistinlilere yönelik saldırılarından dolayı ‘kınayan’ ama bu yönde hiçbir adım atmayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin Filistin sorununda ‘beklemede’ olduğunu belirtti. 115 bin üyesi bulunan ABD’nin etkili lobi örgütü Musevi Komitesi’nden bir heyet, Başbakan Erdoğan ile görüştü. Örgütün Erdoğan’dan “Filistin sorununa çözüme katkıda bulunmasını” istediği, Erdoğan’ın ise “Türkiye’nin çözüme katkı sunabilması için siyasi ve psikolojik altyapı gerekir” yanıtı verdiği öğrenildi. Başbakan, “Barış süreci dengeli yürümeli, iki taraf da dikkatli ve yapıcı adım atmalı” diye konuştu. Geçen hafta Gazze Şeridi’nde 13 yaşındaki Filistinli İman el Hams’ı öldürdükten sonra cesedine onlarca kurşun sıkan İsrailli subay ise, görevden alındı. Cinayete şahit olan İsrailli askerler, subayın şarjörünü kızın cesedine boşalttığını anlatmışlardı. Görevden alınan subayın başka bir göreve verilmesi bekleniyor. Bu arada, Filistinli üst düzey güvenlik yetkilisi Musa Arafat’a, Gazze’de bombalı bir saldırı düzenlendi, Arafat saldırıdan yara almadan kurtuldu. Beytüllahim’de ise bir İsrail helikopterinin düzenlediği füze saldırısında bir Filistinli öldü, 2 veya 3 Filistinli ağır yaralandı. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, Hamas’ın askeri liderlerinden İmad Kavaşme’nin El Halil’de tutukladığı bildirildi. Filistin lideri Yaser Arafat ise, Financial Times gazetesine yaptığı açıklamada , “İsrail’de Ariel Şaron değil, Benjamin Netanyahu başbakan olsaydı bağımsız Filistin devletinin kurulması şansı daha fazla olurdu” dedi.
Güney Kore’de ortak mücadele
Güney Kore’nin en büyük iki sendika federasyonu, ortak mücadele yürütme kararı aldı. Toplam üye sayısı bir milyonu aşan Kore Sendikalar Federasyonu (FKTU) ve Kore Sendikalar Konfederasyonu (KCTU) yetkilileri, başkent Seul’de yaptıkarı basın toplantısı ile bundan sonra birlikte hareket edeceklerini duyurdular. İki federasyon, bir “mücadele karargâhı” oluşturacaklarını ve işçi haklarında yaşanan geriye gidişi durdurmak, geçici işçilerin haklarını savunmak, Kore ve Japonya arasındaki “serbest ticaret” anlaşmalarını önlemek ve temel işçi haklarını kazanmak için mücadele edeceklerini bildirdi. KCTU ve FKTU’nun ilk ortak eylemi, 6 Kasım’da ülke çapında temel işçi hakları için düzenlenecek. Ardından, Japonya ile yapılan serbest ticaret anlaşması protesto edilecek. Yine kasım ortalarında Kia, Hyundai ve diğer metal fabrikalarında grevler başlayacak.
‘Hayalet tutsaklar’ Ürdün’de tutuluyor
Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı’nın (CIA), El Kaide üyesi olduğu öne sürülen 11 tutsağı Ürdün’deki gizli bir cezaevinde tuttuğu bildirildi. İsrail’de yayımlanan Haaretz gazetesinin uluslararası istihbarat kaynaklarına dayanarak verdiği haberde, Ürdün’deki cezaevinde tutulan bu kişilerin, ABD’de yasak olan bazı sorgulama yöntemlerine maruz kaldığı, ağır işkencelerden geçirildikleri vurgulandı. Gazete, aralarında 11 Eylül saldırılarının planlayıcısı olmakla suçlanan Halid Şeyh Muhammed ve El Kaide’nin Güneydoğu Asya’daki müttefiki olduğu sanılan Hambali’nin de bulunduğu 11 kişinin gizli bir cezaevinde tutulduğunu yazdı. Ürdün Krallığı, ABD ve İsrail’in Ortadoğu’daki en önemli müttefiklerinden biri. Bu ülkede yaygın ve sistematik işkencenin devam ettiğine dair pek çok rapor bulunuyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net