www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Avrupa filmleri Türkiye turunda
Avrupa Filmleri Festivali, 1 Ekim’de başlayacak. Festivalde bir ay boyunca 21 ülkeden 112 film, Ankara, Bursa, İzmir, Kars, Van ve Kayseri’de sinemaseverlerle buluşacak.

Cihangir’de bir sanat galerisi...
Eylül ayıyla birlikte yaz dönemini geride bırakan sanat galerileri yeniden sezona başlama çalışmalarına girişti.

Eurimages’ın yedi filmi
İcra Kurulu Toplantısı nedeniyle 1-7 Ekim tarihleri arasında Eurimages’in desteklediği filmlerden bir seçki de Feriye Sineması’nda gösterilecek. Yedi filmin gösterileceği toplu gösterimde bilet fiyatları da piyasanın altında olacak.


Avrupa filmleri Türkiye turunda
Avrupa Filmleri Festivali, 1 Ekim’de başlayacak. Festivalde bir ay boyunca 21 ülkeden 112 film, Ankara, Bursa, İzmir, Kars, Van ve Kayseri’de sinemaseverlerle buluşacak.
Avrupa sinemasının seçkin örneklerini Türkiye’nin çeşitli kentlerine taşıyan gezici festival, bu yıl 4070 kilometre yol kat edecek. Bu yıl 10. yılını kutlayan gezici Festival, 1-7 Ekim’de Ankara’da Ankapol ve Megapol Sinemaları’nda, 8-14 Ekim’de Bursa’da Tayyare Kültür Merkezi’nde, 15-21 Ekim’de İzmir’de İzmir Sanat ve Fransız Kültür Merkezi’nde, 22-24 Ekim’de Kars’ta Kars Kültür Merkezi’nde, 25-28 Ekim’de Van’da Van Devlet Tiyatrosu’nda, 29-31 Ekim’de Kayseri’de Kayseri Devlet Tiyatrosu’nda gösterimlerini sunacak.
Festival kapsamında Türk sinemasının en önemli yönetmenlerinden Metin Erksan’a Onur Ödülü verilecek ve yönetmenin Türk sinema tarihine geçen ünlü filmi “Susuz Yaz” gösterilecek.
Avrupa’nın en iyileri
Festivalin “Avrupa’nın En İyileri” bölümünde Avrupa sinemasının klasikleri gösterilecek. Bu bölümde Federico Fellini’nin “Amarcord”, Nanni Moretti’nin “Sevgili Günlüğüm”, Ingmar Bergman’ın “Güz Sonatı”, Aki Kaurismaki’nin “Kibritçi Kız”, Wim Wenders’in “Berlin Üzerinde Gökyüzü”, Peter Lilienthal’in “Ülkede Huzur Hüküm Sürüyor” filmleri seyirciyle buluşacak.
Festivalin özel gösterimlerinde de Sergei Eisenstein’in 1917 Sovyet Devrimi’nin 10 gününü anlatan başyapıtı “Ekim” ve dünyanın en önemli canlandırma ustalarından Paul Grimault’un son filmi “Döner Masa” sunulacak.
Sessiz sinemanın en büyük yönetmenlerinden biri olan Carl Theodor Dreyer’in “Jean d’Arc’ın Tutkusu” ise çellist Reyend Bölükbaşı ve Sarp Maden’in yapacağı canlı müzik eşliğinde gösterilecek.
Ayrıca İtalyan sinemasının unutulmaz ikilisi Marcello Mastroianni ve Sophia Loren’e ayrılacak bölümde ise, ikilinin Vittorio De Sica yönetiminde bir araya geldiği “İtalyan Usulü Evlilik” ve “Dün, Bugün, Yarın” adlı filmlerle, Ettore Scola’nın başyapıtı “Özel Bir Gün” de seyirciyle buluşacak.
En önemli yaratıcı yönetmenlerden biri kabul edilen Krzystof Kieslowski’nin 1988 yılında çektiği bir çok festivalde ödül alan “Öldürme Üzerine Kısa Bir Film” ve “Aşk Üzerine Kısa Bir Film” adlı eserleri de festivalde gösterime girecek.
Elveda Serge
Festivalde, geçtiğimiz temmuz ayında 82 yaşında hayata veda eden şarkıcı, tiyatro ve sinema oyuncusu Serge Reggiani anısına “Elveda Serge” başlığı altında özel bir bölüm düzenlenecek.
Bu bölümde yönetmenliğini Jacques Becker’in üstlendiği 1952 yapımı “La Casque D’or-Altın Başlık” adlı film gösterilecek. En güzel Fransız aşk filmlerinden biri kabul edilen filmde, Sergei Reggiani’ye Simone Signoret eşlik ediyor.
Avrupa Filmleri Festivali, bu yıldan başlayarak “Çocuklar İçin” başlığı altında 6-12 yaş arası çocuklara yönelik, sözsüz kısa filmlerden oluşan özel gösterimler de düzenleyecek.
Bu yıl da her yıl olduğu gibi izleyicilerin oylarıyla seçilecek “En İyi Kısa Film”e 1000 Euro’luk İzleyici Ödülü verilecek. Bu oylamaya katılacak izleyiciler arasında çekilecek kurada kazanan 10 izleyici 11. Avrupa Filmleri Festivali’nin tüm gösterimlerini ücretsiz olarak izleme hakkına sahip olacak.


Başa dön


Cihangir’de bir sanat galerisi...
Turgay Keser
Eylül ayıyla birlikte yaz dönemini geride bırakan sanat galerileri yeniden sezona başlama çalışmalarına girişti. Cihangir Sanat Galerisi de bunlardan biri. Fakat Cihangir sanat galerisi tanınmış ressamlardan ziyade daha çok adı pek duyulmamış, ama resmi bir yaşam biçimi haline getirmiş, şimdiye değin sergi açamamış sanatçıları tanıtan, çalışmalarını sergileyen bir galeri olma özelliğini taşıyor.
Büyük galerilere girme olanağı olmayan amatör ressamların çalışmalarını meraklılarına sunuyor. Bu durumun genç ressamlara bir katkı olacağını da düşünen galerinin sahibi Murat Bal, “Kuruluş itibariyle karşı sanat dediğimiz veya kıyıda köşede kalmış kendini ifade edememiş insanların çalışmalarını sergileyeceği bir galeri olarak, bir mekân olarak tasarladık burayı” diyor.
Sadece bir galeri değil kafesiyle, kitaplığıyla bir buluşma yeri olarak da tasarlanmış. Bal, mekânı söyleşiler, resim ve atölye çalışmalarıyla zenginleştirmeye çalışıyor. Resimle uğraşanların kaynak kitaplar da bulabileceği bir kitaplık da içinde barındıran galeride resim kursu da veriliyor.
Maaş resimlere
“Biz ciddi anlamda sanatıçıyı insanlarla buluşturmak isteyen bir galeri olmayı amaçladık. Kenar mahallelerdeki boşluk son derece büyük. Varoşlara sanatsal kültürel çalışmalar ulaşmıyor. Orda yaşayan insanların da ciddi anlamda bir açlığı var. Oraya da gitmek gerekiyor. Hele resim için böyle bir şey çok daha zor.” diyen Bal’ın kendisi de resim koleksiyonculuğu yapıyor.
Toplumcu sanatçıların tablolarını biriktiren Bal’ın resim galerilerinde başlayan serüveni de oldukça ilginç. Eskiden beridir galeri takip eden Bal’ın, bir gün gittiği bir resim galerisinde bir tablo satın almasıyla başlamış her şey. “100 milyonluk maaşımın 20’sini rahatlıkla galerilere gidip veriyordum” diyen Bal bunun daha çok kültürel bir açlıktan kaynaklandığını düşünüyor. Bal bundan sonra da, bir elektrik kurumunda çalışırken aldığı maaşı resme yatırmaya başlamış, kimi zaman bu maaşın tamamını galerilerde tablolara verdiği olmuş.
İlk tablo
“Hayatımda ilk defa bir galeriye gittiğimde, oradaki ressam beğendiğim bir resmi yarı fiyatına bana verdi. Ben de böylece hayatımda ilk defa bir tablo satın almış oldum.” Bu olayın kendisini çok mutlu ettiğini söyleyen Bal’da bu durum bir tutkuya dönüşüyor. Kendisi resim yapmayan Bal, işin yalnızca galericilik kısmıyla uğraşıyor. Galerilere gidip ilk tablolarını satın almaya başladığında çevresindeki insanların buna çok şaşırdığını söylüyor. Bu kadar parayı nasıl bu resimlere veriyorsun diye kızıp alay edenler olsa da o bu işi bir tutku olarak sürdürmüş.
Kültür-sanat hizmeti yapanlara kolaylık sağlanması gerektiğine inanan Bal, “Sanata ilgi ülkemizde az, resme değer veren yeterli bilinç oluşmadı henüz. Burada bir nevi kültür-sanat misyonerliği yapıyorsun. Birçok olanaktan yoksunuz. Aslında acil olarak sanat merkezlerinin bir çatı altında toplanması gerekiyor. Büyük holdinglerin, bankaların galerilerine karşı bir duruş içinde yerimizi belirlememiz şart. Bir çatı örgütlenmesi başarılabilinirse daha farklı şeyler yapılabilir. Bir dayanışma ortamı oluşur. Yeni ressamlara ulaşılır.”
Karma sergi açılıyor
Cihangir sanat galerisi 2 Ekim’de başlayacak bir karma resim sergisiyle sezonu açacak. 20 Ekim’e değin sürecek olan karma sergide, Hakkı Sabancalı, Dimitri Savastin, Birsen Apça, Cengiz Uğur, Tarık Sipahi, Cornella Arbaoui ve Melih Gaziler’in eserleri yer alacak.


Başa dön


Eurimages’ın yedi filmi
1988 yılında film, yapım, dağıtım ve co-prodüksiyonunu desteklemek için Avrupa film endüstrisinin gelişimine katkıda bulunmak amacıyla kurulan Eurimages, 2004’teki 91. Olağan İcra Kurulu Toplantısı’nı yapmak için Türkiye’yi seçti. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın ev sahipliğinde üye ülkenin temsilcilerinin katılımıyla gerçekleşecek olan toplantı 3 ve 6 Ekim tarihlerinde İstanbul’da yapılacak.
Toplantı İstanbul’da yapılacak
91. Olağan İcra Kurulu Toplantısı nedeniyle 1-7 Ekim tarihleri arasında Eurimages’in desteklediği filmlerden bir seçki de Feriye Sineması’nda gösterilecek. Umut Sanat’ın işbirliği ile gerçekleştirilecek gösterimde Avrupa’nın ünlü yönetmenlerinin her biri pek çok ödül kazanmış yedi ayrı filmi sunuluyor. Her seansta ayrı bir filmin gösterileceği Eurimages Filmleri Toplu Gösterimi, özel indirimli ücretlerle izlenebilecek.
Nevşehir’de Jean Reno heyecanı Fransız sinema sanatçısı Jean Reno’nun başrolünü oynadığı “Kurtlar İmparatorluğu” adlı film için, Nevşehir’in Uçhisar Beldesi’ndeki Uçhisar Kalesi, platoya dönüştürüldü. Fransız yazar Jean Christophe Grange’in “Kurtlar İmparatorluğu” (L’Empire des Loups) kitabının sinema uyarlaması olan ve gelecek yıl vizyona girmesi planlanan 30 milyon Euro bütçeli filmin, Fransa’nın başkenti Paris’teki çekimlerinin tamamlandığı bildirildi. Filmin final sahneleri olan Kapadokya’daki çekimlerin, Nevşehir merkez ilçeye bağlı Uçhisar Beldesi’ndeki tarihi Uçhisar Kalesi ile Uçhisar Vadisi’nde gerçekleştirileceği belirtildi. Filmin Gaziantep ve Nemrut Dağı’nda geçen bölümlerinin, oradaki tarihi eserlerin, özellikle de tanrı heykellerinin zarar görmemesi için Kapodokya’da çekilmesine karar verildi ve buradaki tanrı heykellerinin aynısı, Uçhisar Kalesi’ne de yapıldı. Heykeltıraşlar, senaryo gereği heykel parçalanacağından, çekimlerin Nemrut’ta yapılmasından vazgeçildiğini söyledi. 179 metre yükseklikteki Uçhisar Kalesi’ne konulacak 8 metre boyunda, 5 metre eninde ve 150 kilogram ağırlığında 2 tanrı heykelini, 2’si Fransız, 7’si Türk toplam 9 heykeltıraş, İstanbul TEM Stüdyosu’nda, 21 günde yaptı. l5 parçadan oluşan tanrı heykeli ile bazı silahlı çatışma sahnelerinde, komiser Jean-Louis Schiffer karakterini canlandıran Fransız oyuncu Jean Reno’nun gizleneceği dev kartal başı heykeli, 3 günlük bir çalışmayla Uçhisar Kalesi’nin zirvesine monte edildi. Her iki heykel de sıkıştırılmış köpükten yapıldı. Uçhisar Kalesi, Chris Nahon’un yönettiği filmin çekimleri nedeniyle, 2 Ekim tarihine kadar ziyaretçilere kapalı tutulacak. Fransız yapımcının Türkiye’deki temsilcisi Medya Vizyon yetkilileri, filmin aksiyon sahnelerinin çift motorlu, titreşimi ve düşme riski az helikopterle çekileceğini belirtti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net