www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Balkanlar’da istihbarat savaşları
İngiltere’nin Balkanlar’da yürüttüğü istihbarat faaliyetleri umulmadık bir darbe aldı. Bölgedeki yayın organları bazı MI6 ajanlarının adlarını ifşa edince, söz konusu ajanlar apar topar geri çekildi.

Irak’ta salgın tehdidi
Irak Sağlık Bakanlığı, bazı bölgelerde hepatit görülmeye başladığını, salgından özellikle hamile kadınların etkilendiğini bildirdi.

Tersane işçileri mücadelede kararlı
İspanya’nın birçok liman kentinde, tersanelerde çalışan onbinlerce işçi, kurumun kapatılması veya özelleştirilmesine yönelik planları protesto etti.


Balkanlar’da istihbarat savaşları
İngiltere’nin Balkanlar’da yürüttüğü istihbarat faaliyetleri umulmadık bir darbe aldı. Bölgedeki yayın organları bazı MI6 ajanlarının adlarını ifşa edince, söz konusu ajanlar apar topar geri çekildi.
Yabancı ülkelerde casusluk yapan MI6’nın Sırbistan’ın başkenti Belgrad’daki istasyon şefi Anthony Monckton ve Bosna’nın başkenti Saraybosna’daki istihbarat şefi, deşifre oldu. Bosna’daki üçüncü bir ajan da, Bosna Yüksek Temsilciliği’ndeki görevinden ayrıldı.
Monckton’un, özellikle Batı yanlısı Başbakan Zoran Cinciç’in geçen yıl öldürülmesi ile ilgili araştırma yaptığı öne sürüldü. Monckton’un ismi, görevi, fotoğrafı ve kartviziti, Sırp dergisi Nedelnji Telegraf’ın kapağında yayınlandı.
Hırvatistan’ın başkenti Zagrep’teki iki ajanın kimliği de açığa çıkarıldı.
Yerel istihbaratın rahatsızlığı
Gözlemciler, beş ajanın deşifre olmasının, bölge ülkelerindeki istihbarat örgütlerinin işi olabileceğini öne sürüyor. Bu örgütler içindeki bazı çevrelerin, ajanların ‘savaş suçlularını yakalama’ kisvesi altında yürüttüğü faaliyetlerden rahatsız olduğu belirtildi.
İngiliz ajanları ile yerel istihbarat örgütleri arasındaki anlaşmazlık, ilk olarak geçen şubat ayında su yüzüne çıkmıştı. Bu tarihte, Sırp istihbaratının iki numaralı ismi olan Zoran Miyatoviç, içinde Monckton’un adı ve fotoğrafı olan bir kitap yayınladı.
Kirli pazarlık
Hırvatistan-İngiltere ilişkileri de, geçen nisan ayına dek gergindi. Çünkü İngiltere, Hırvatistan’ın AB’ye girmesine karşı çıkıyordu. Ancak nisan ayında bu itiraz birden geri çekildi. Çünkü Hırvat hükümeti, MI6’nın ülkede faaliyet yürütmesine izin verdi.
Bu pazarlığın ayrıntıları yaz aylarında medyaya yansıdı. Hırvat hükümeti, kirli anlaşmayı sızdıran kişinin, eski istihbarat şefi Franjo Turek olduğunu ilan etti. Turek, MI6’nın ülkede at oynatmasına karşı çıktığı için görevden alınmıştı. Onun koltuğuna, İngilizlere ‘sıcak’ bakan Josko Podbevsek getirildi.
Ancak MI6 öyle ileri gitti ki, Hırvat hükümet yetkililerinin dahi, telefonlarını kullanırken ‘MI6 tarafından dinlendiklerini’ düşündüğü belirtiliyor.
Sırbistan ve Hırvatistan’da bürokrasi içinde İngilizlere büyüyen tepki, aşağı yukarı aynı zamanlarda patladı ve MI6 ajanlarının isim ve fotoğrafları medyaya sızmaya başladı. Sırp Nedelnji Telegraf gazetesi, konuyu iki hafta üst üste kapak yaptı. Ardından Hırvat dergisi Nacional, “İngiliz Casuslar Hırvatistan’ı İşgal Etti” adında bir kapak haberi yaptı.
Bosna’daki ajanları deşifre eden, Slobodna Bosna dergisi oldu. Dergi, MI6’nın Bosna’daki birçok siyasetçinin iletişimini takip ettiğini yazdı.


Başa dön


Irak’ta salgın tehdidi
Irak’ta su ve kanalizasyon altyapısının bombardıman nedeniyle çökmesi, salgın hastalıkları ortaya çıkardı. Özellikle Bağdat’taki Sadr Mahallesi ve Mahmudiye bölgelerinde görülen hepatit nedeniyle hamile kadınlarda düşük yaşanıyor. Hastalığın temel nedeninin, kanalizasyonun içme suyuna karışması olduğu ifade edildi.
İşgalden sonra yayıldı
Sağlık Bakanlığı yetkilileri işgal güçleri ile direnişçiler arasında yoğun çatışmaların yaşandığı Sadr Mahallesi’nde 155 vakanın belirlendiğine dikkat çektiler. Salgının görüldüğü bir diğer bölge olan Mahmudiye’de, 60 vaka tespit edildi.
Hastalar arasında çok sayıda hamile kadının bulunduğu ve bunlardan birisinin hayatını kaybettiği, toplam ölü sayısının 9 olduğu açıklandı. Sağlık Bakanlığı’na bağlı Hastalık Kontrol Merkezi’nden Doktor Meklif el Salmani, gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu söyledi. Doktor Salmani, Amerikan-İngiliz işgalinin başlamasından bu yana ülkenin her tarafındaki su kaynaklarının kirlendiğini söyledi.
Verilere göre, 2004 yılının ilk altı ayında görülen hepatit oranı, 2002 yılı boyunca görülen oranın üzerine çıkmış durumda.
Temiz su ve gıda yokluğu
Sağlık Bakanlığı’nın bir başka bürokratı olan Dr. Nima S. Abid de, Iraklıların temiz su ve gıda bulamadıklarını, bu yüzden sadece hepatit değil birçok hastalığın yaygın olduğunu belirtti. Abid, “Hastaneler, ateşli ishale yakalanmış çocuklarla dolu” diye konuştu.
Amerikan yönetiminin Irak’ın altyapısı için harcanması gereken paranın büyük bölümünü “Irak güvenlik güçlerinin eğitimi ve donanımı” için harcama planları yapması, doktorlardan tepki görüyor. Doktar Abid, “Sorun tamamiyle altyapı ile ilgili” diyerek, şu an görülen birçok salgın hastalığın işgalin başlamasından yıllar önce ortadan kaldırıldığını söyledi. Iraklı doktor, Sadr Mahallesi ve Mahmudiye’de acilen önlem alınması gerekiğini kaydetti.

IRAKLI ÇOCUKLARA GÖNDERİLEN SÜT ÇALINIYOR
Uluslararası yardım kuruluşlarının, işgal altındaKİ Irak’a yardım amacıyla gönderdikleri sütlerin çalındığı ortaya çıktı. Irak için gönderilen sütlerin kaçak yollarla sınırdan geçirilerek İran’a sokulduğu ve burada satıldığı belirtildi.
İranlı mandıracı Hüseyin Camani, Irak sütlerinin kendilerini yok olma noktasına getirdiğini söyledi. Süt üreticilerinin büyük bölümünün üretimlerini durdurmak zorunda kaldıklarını söyleyen Hüseyin Camani, “Kaçak sütle rekabet edemiyoruz. Sütün kilosunu yaklaşık bir dolara satıyorlar” dedi.
İranlı süt üreticileri, kaçak sütlerin ülkeye sokulmasından sınır kontrol görevlilerini sorumlu tutuyorlar. Kaçak sütlerin İran’da satılmasının önüne geçilmemesi durumunda süt endüstrisinde çalışan üç bin kişinin işini kaybedeceğine dikkat çekiliyor.
Sınırdan kaçak yollarla getirilen ve 25-50 kilogramlık paketlerde satılan sütlerin halk sağlığını da tehdit ettiği dile getiriliyor.


Başa dön


Tersane işçileri mücadelede kararlı
İspanya’nın birçok liman kentinde, tersanelerde çalışan onbinlerce işçi, kurumun kapatılması veya özelleştirilmesine yönelik planları protesto etti. Önceki gün düzenlenen eylemlere 50 bine yakın işçi ve emekçi katıldı. Ülkenin kuzey ve güneyindeki tersanelerde işçiler kimi zaman polisle çatışırken, Cadiz’de yollara barikatlar kuruldu.
Kamuya ait Izar Tersaneleri’nde örgütlü liman işçileri sendikası, 10 bin 700 işçiden önemli bir bölümünün işten atılmasına yol açacak olan hükümet planına karşı mücadele ediyor. Liman işçileri, bugün ve perşembe günü de birer günlük grev yapacaklar.
‘Felaket’ kararı
Izar’ın özelleştirilmesi planları, Avrupa Birliği’nin aldığı bir kararın ardından hızlandırıldı. AB, kurumun “rekabet kurallarını çiğnediğini” öne sürerek, daha önce Izar’a yapılan 369 milyon dolarlık mali yardımın kendilerine geri ödenmesini istiyor.
Sosyal demokrat hükümet ise; işçilere vaat vermeye devam ediyor. Başbakan Jose Luis Rodriguez Zapatero, tersaneyi ve işçileri “mağdur etmeyeceklerini” söyledi. Ancak hükümet, özelleştirme planına destek veriyor. Bu kapsamda; kamuya ait tersane kurumu SEPI’nin ikiye bölünmesi, askeri tersaneler korunurken sivil tersanelerin satılması öngörülüyor.
30 bin işsiz
İki hükümete seçim darbesi
Fransa ve Almanya’da hükümet partileri kan kaybetmeye devam ediyor. Fransa’da parlamentonun üst kanadı senatonun 128 boş sandalyesi için önceki gün yapılan seçimlerde, iktidardaki sağcı Halk Hareketi Birliği (UMP) 5-6 sandalye kaybetti. Ana muhalefetteki Sosyalist Partisi sandalye sayısını 10, Fransa Demokrasi Birliği (UDF) ise 2 artırdı. Bu seçimlerle birlikte toplam koltuk sayısının 321’den 331 çıkartılan senatoda, UMP’nin üye sayısı 161’den 155 veya 156’ya düştü. Sosyalistler sandalye sayısını 83’ten 93’e çıkartırken, UDF ise üye senatör sayısını 30’dan 32’ye çıkardı. Komünist Partisi’nin sandalye sayısı değişmeyerek 23’te kalırken, Yeşiller Partisi ise senatör sayısını 3’ten 4’e çıkardı. Böylece UMP, senatoda mutlak çoğunluğu kaybetti. Yasa tasarısı ve tekliflerinin oylanmasında artık yine sağda yer alan UDF’nin desteğine ihtiyaç duyacak. Almanya’da ise, Türkiye kökenlilerin yoğun olarak yaşadığı Kuzey Ren Vestfalya eyaletinde önceki gün yapılan yerel seçimleri, Hıristiyan Demokrat Birlik Partisi (CDU) oy kaybına uğramasına rağmen kazandı. Katılımın düşük olduğu seçimlerde CDU ilk tahminlere göre, 1999 yılında yapılan bir önceki yerel seçimlere göre yüzde 5.8 oranında oy kaybına uğrayarak yüzde 44.5 oy aldı. Eyalette Birlik 90/Yeşiller Partisi ile koalisyon hükümetini oluşturan Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 0.9 oranında oy kaybına uğrayarak yüzde 33 oranında oy aldı. Yeşiller Partisi ise önceki seçimlere göre oyunu yüzde 1.7 artırarak yüzde 9, Hür Demokrat Parti de oylarını aynı oranda artırarak yüzde 6 oranında oy aldı. Demokratik Sosyalizm Partisi (PDS), oy oranını artırmasına rağmen yüzde 1.5’ta kaldı. Diğer partiler de oy oranlarını artırarak yüzde 6 oy aldı. CDU’nun Kuzey Ren Vestfalya Başkanı Jürgen Rüttgers, sonuçların partisi için büyük başarı olduğunu söyleyerek, “Gelecek yılki eyalet seçimlerinde SPD ve Yeşiller koalisyonuna son vereceğiz” dedi. Öte yandan, eyalete bağlı Köln kentinde CDU ve Yeşiller’den oluşan İl Meclis yönetimi ağır bir darbe aldı. CDU ilk tahminlere göre, Köln’de yüzde 14 ooy kaybına uğrayarak yüzde 30.5 oranında oy alırken, SPD oy oranını artırarak yüzde 33.5, Yeşiller de yüzde 10.5 oranında oy aldı.
Powell’dan itiraf
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Irak’ta “güvenlik durumunun kötüye gittiğini” ve “İslam dünyasında Amerikan karşıtlığının arttığını” söyledi. ABC televizyonuna demeç veren Powell, “Irak’ta yoğun bir direnişe karşı savaşıyoruz. Evet, durum kötüye gidiyor” dedi. Powell, buna rağmen Afganistan ve Irak seçimlerinin başarıyla tamamlanması durumunda hem güvenlik durumunda iyileşme sağlanacağını, hem de ABD karşıtlığının azalacağını savundu. Bu arada, ABD’nin Bağdat’ın Sadr semtine düzenlediği son saldırıda 2 kişi öldü, 46 kişi yaralandı. Yaralananların 15’i kadın, 9’u çocuk. Musul’da ise, ulusal muhafız birliği devriyesinin önünde bomba yüklü bir araç infilak etti. Patlamada, 4 kişi öldü, 3 kişi yaralandı. Bağdat’ın batısındaki Ramadi kentinde, ABD askerleri ile direnişçiler arasında çıkan çatışmada 4 Iraklı öldü, 10 kişi yaralandı. Bakuba kenti yakınlarında önceki gece patlayan bomba ise 4 kişinin ölümüne yol açtı. Direnişçiler, Bağdat’taki polis akademisi binasına havan topu saldırısı düzenledi. Saldırıda maddi hasar meydana geldi. Öte yandan, işgal koalisyonuna son katılan ülke Fiji Adaları oldu. Fiji, BM personelini korumak için gelecek ay Irak’a 179 asker yollayacak.
Çeçenya’da operasyon
Rusya, Çeçenya’daki operasyonlarda, aralarında bir Türk vatandaşının da bulunduğu beş kişinin öldürüldüğünü açıkladı. Rusya Kuzey Kafkasya Federal Güçler Sözcüsü İlya Şabalkin, en az 10 kişilik bir grubun önceki gece Şali bölgesindeki Sezeryurt köyünde sıkıştırıldığını, çatışmada beş kişinin öldüğünü, diğerlerinin kaçtığını söyledi. Ölenlerden birinin üzerinden 1980 doğumlu Hasan Umaç adına düzenlenmiş TC pasaportu çıktığını belirten Şabalkin, “Telsiz konuşmalarını kaydettik. Bu konuşmalardan grupta daha çok Türk olduğu anlaşılıyor. Elimizde Türkçe konuşma kayıtları var” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net