www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Metal işçisi tepkili
Metal iş kolunda süren toplusözleşme görüşmeleri, patronların dayatmaları nedeniyle uyuşmazlığa gitti. Ancak Türk Metal’in örgütlü olduğu işyerlerinde, işçiler, sözleşme konusunda kendilerine bilgi verilmemesine ve dayatmalara tepki gösteriyorlar.

TEKEL’de üretim duracak
TEKEL içki fabrikalarınin satılmasının ardından, sigara fabrikaları de özelleştirilmek üzere önümüzdeki ay ihaleye çıkarılacak. Sigara bölümünün özelleştirilmesi, yaprak tütünün yok edilmesi anlamına geliyor.

Her yerde eylem
KESK’e bağlı sendikalar, insanca ücret, grevli toplusözleşmeli sendika hakkı için önceki gün ülkenin dört bir yanında alanlara çıkarak hükümeti uyardı.


Metal işçisi tepkili
MESS ile işçi sendikaları arasında yürütülen toplusözleşme görüşmeleri sadece sendikalı 90 bin civarındaki işçiyi değil, sendikasız işçileri de ilgilendiriyor. Bu nedenle bütün metal işçilerinin gözü bu sözleşmelere çevrilmiş durumda.
Sendikaların, ücret zammı ve fazla mesai ücretlerinin düşürülmesi girişimi nedeniyle uzlaşmazlığa gittiği sözleşmeler, 4857 sayılı Yeni İş Yasası’nın maddelerinin geçen dönem grup sözleşmesine girmesi nedeniyle daha zorlu geçiyor. Çünkü patronlar, bu maddelere dayanarak esnek çalışmayı ve hak gasplarını dayatıyorlar. Fazla mesai ücretlerinin düşürülmesi ve yüzde 2.54 zam dayatmasına tüm sendikalar karşı çıkıyor, ancak İş Yasası’na atıfta bulunan maddelerin ayıklanmasını sadece Birleşik Metal-İş Sendikası istiyor.
İşçi tepkili
Bu maddeler üzerine Oyak-Renault, TOFAŞ, Bosh, Coşkun Öz gibi büyük işletmelerde çalışan metal işçileri ile görüştük. İşçiler yeni sözleşmeden de umutlu değiller. Özellikle otomotiv sanayi başta olmak üzere üretim rekorlarının kırıldığını hatırlatan işçiler, kendilerine kalanın ise “pestili çıkmış bir beden” olduğunu anlatıyorlar.
Özellikle Türk Metal’in örgütlü olduğu iş yerlerinde işçilerin yeni İş Yasası hakkında bilgileri dahi yok. Maddeleri öğrenen işçiler bunun çalışma şartlarını iyice ağırlaştıracağını söylüyorlar.
Özellikle fazla mesai ücretlerinin yüzde 100’den yüzde 50’ye düşürülmesinin kabul edilemeyeceğini dile getiren metal işçileri, geçimlerini fazla mesai ücretleriyle karşıladıklarını ifade ederek, bu maddenin sözleşmeden kaldırılmasını istiyorlar.
İşçiler, kıdem tazminatlarının fona devredilmesi yada 15 gün üzerinden hesaplanmasının da tepki toplayacağını dile getirdiler. Türk Metal’in kendilerinden bütün gelişmeleri sakladığını belirten bir işçi, tepkisini, “söz veren işverense inanırım, sendikaysa inanmam” diyerek gösterdi.
Bilgi vermiyorlar
Türk Metal temsilcilerinin yüzde 13’lük ücret artışı dışında, sözleşmeyle ilgili bilgi vermediğini anlatan işçiler, sendikalarına bir şey sormamalarının nedenini şöyle açıklıyorlar: “Bir şey sorduğunda veya tepki gösterdiğinde hemen temsilcilik odasına çağrılıyorsun. Odadan çıkanın yüz rengi değişiyor.” Fabrika içerisinde baskının, özellikle 1998’de yaşanan ve Türk Metal’in imzaladığı sözleşmeye karşı verilen direrişten sonra daha da arttığını dile getiriyorlar.
Her an patlayabilir
Renault işçileri, “Robotların hızına yetişemiyoruz” diyerek ağır çalışma şartlarından yakınıyorlar. Yeni işe alınan işçilerin yoğunluğa dayanamadığını, 600’den fazla işçinin bu nedenle işten ayrıldığını anlatan Renault işçileri, 1998 direnişinin ardından güvensizlik yaşandığını ve fabrikadaki dayanışmanın dağıtıldığını anlattılar. Ancak 18 yıllık Renault işçisi “Şimdi bir birlik yok ama burası Renault, ne olacağı belli olmaz. Her an bir direnişin patlak verebilir” diye konuştu.

TEHLİKELİ MADDELER
2002-2004 yılı sözleşmesi imzalanırken 11 maddede yeni İş Yasası’na atıfta bulunuldu. Yasa değişince bu maddeler işçilerin karşısına haklarını gasp eden maddeler olarak dikildi. 26, 28, 29, 30, 31, 35, 47, 48, 51, 52, 61. maddelerin bazıları, İş Yasası ile şöyle değişti:
Madde 26:
Eski yasada iş yerinde haftalık çalışma süresi 45 saatti ve daha az çalışılan işyerlerinde de ödemeler 45 saat üzerinden yapılıyordu. Yeni İş Yasası ile birlikte, bu madde günde 11 saati aşmamak üzere haftalık çalışma saati 45 saati geçmez olarak değiştirildi. “Denkleştirme” adı altında ise işçinin haftalık çalışma süresinin 45 saat olup olmadığına 2 ay, hatta toplusözleşmeyle 4 aylık ortalamalara göre bakılabiliyor.
Madde 30:
Günlük çalışma saatlerinin dışında yapılan her türlü çalışma fazla çalışma olarak belirlenirken, yeni yasa bunu da alt üst etti.
Ülkenin genel yararları yahut işin niteliği veya üretimin attırılması gibi nedenlerle fazla çalışma yaptırılabiliyor. Denkleştirme esasının uygulandığı hallerde ise, bazı haftalarda çalışma süresi 45 saati aşsa dahi bu çalışmalar fazla çalışma sayılmıyor.
Madde 47:
Fazla çalışma ücreti yüzde 100 zamlı ödenirken, yeni yasaya göre bu rakam yüzde 50’ye indirildi. Haftalık çalışma süresi 45 saatin altında belirlenen işyerlerinde ise fazla mesai ücreti yüzde 25 zamlı ödeniyor. Fazla çalışmalar yerine her 1 saat karşılığında 1.5 saat, haftalık çalışma süresi 45 saatten az olan iş yerlerinde her saat karşılığında 1 saat 15 dakika serbest zaman olarak kullanabiliyor. İşçilerin kıdem tazminatı da, yasalarda yapılacak değişikliklere bağlı olarak değiştirilecek.


Başa dön


TEKEL’de üretim duracak
Sinan İmrek
TEKEL içki fabrikalarınin satılmasının ardından, sigara fabrikaları de özelleştirilmek üzere önümüzdeki ay ihaleye çıkarılacak. Sigara bölümünün özelleştirilmesi, yaprak tütünün yok edilmesi anlamına geliyor. TEKEL işçileri sendikaları Tek Gıda-İş’i özelleştirme karşısında sessiz kalmakla suçluyorlar.
İşçilerin tepkileri ve özelleştirme sürecine ilişkin görüştüğümüz Tek Gıda-İş Genel Başkanı Korkut Güler, özelleştirmeye karşı mücadelede tereddütlerinin olmadığını ve üretimden gelen gücü kullanmaktan kaçınmayacaklarını söyledi. İşçilerin inisiyatiflerini kullanmaları önünde engel olmadıklarını ileri süren Güler, TEKEL işçisinin birlik ve bütünlüğünü korumasını istedi. Güler, Ankara’da Özelleştirme Yüksek Kurulu önünde işçilerin katılımıyla yapacakları eylemin ardından gelişmelere bağlı olarak hareket edeceklerini söyledi.
Mücadele zamanı
TEKEL’in günlük olarak devletin kasasına 27 trilyon lira para aktardığını hatırlatan Güler, TEKEL’e göz koyanların fabrikalardaki makinalarla değil, pazar payı ve markayla ilgilendiklerini belirtti.
Sigara fabrikalarının özelleştirilmesi durumunda yaprak tütünün ömrünün uzun olmayacağını söyleyen Güler, TEKEL işçisinin kalıcı bir dayanışma ve mücadele içinde olması gerektiğini vurguladı. Güler “Kazanımlar ancak mücadele ederek elde edilir. İşçilerimiz her yerde bütünlük içinde olmalı, haklarını sahiplensinler. Sendika olarak üzerimize düşün her şeyi yapmaya hazırız” diye konuştu.
Üretimden gelen gücü kullanacağız
Ortak bir gücün yakalanması için herkese büyük bir görev düştüğünü keydeden Güler, “Şubelerimize ve bölgelere ne gerekiyorsa yapın diyoruz ama istediğimiz gibi olmadı. Boğaz köprüsünde eylem yaparak özelleştirme durmaz, ancak medyanın dikkatini çekersiniz” diye konuştu. Merkez olarak şubelerin önünü açmaya çalıştıklarını, herhangi bir engelleme tutumlarının olmadığını savunan Güler, işçilerin şubelere yönelik tepkilerinin doğru olduğunu kabul etti. Eylemlerinin daha önceki gibi uzun bir takvime bağlı olmayacağını, gelişmelere bağlı olarak eylemleri belirleyeceklerini dile getiren Güler, “Daha önce üretime bilinçli şekilde yönelmedik, KİT’lere yönelik anti propagandaya karşı üretimi bile artırdık Ama ok yaydan çıktı artık. Üretimden gelen gücümüzü kullanacağız” dedi. Güler, işyeri komitelerinin kurulmaya devam ettiğini söyledi.
Türk-İş’in politikası yok
Özelleştirmeye karşı zayıf da olsa ancak Petrol-İş ile bazı ortak çabalarının olduğunu söyleyen Korkut Güler, Türk-İş’e bağlı sendikaların özelleştirme karşıtı duruşlarının yanlış olduğunu belirtti.
Sendikaların böyle önemli bir sorun karşısında bile ortaklaşamadıkllarını ifade eden Güler, “Türk-İş Başkanlar Kurulu’nun özelleştirmeye ilişkin maalesef politikası yok. Biz sendika olarak tavrımızı koyduk. Bizim gündemimizde ‘özelleştirme sonrası ne olacak’ sorusu yok. Önce özelleştirmeyi durduralım. Diğeri çelişki olur, kabullenmiş oluruz” dedi. Özelleştirmenin 1984’lerde gündeme gelmesiyle sendikaların ilk ciddi hatayı yaptıklarını belirten Güler, “Türkiye’nin yabancısı olduğu bir konuydu. Sorun sadece sendikasızlaştırma ve işten atma olarak ele alındı. Fakat egemen çevrelerin ve sermayenin ideolojik bir saldırısıydı. Sendikalar olarak eksik kaldık. Daha gerçekçi, mantıklı hareket ederek, ulusal varlıklarımızın yok edilmek istendiğini görerek sert tepki koysaydık böyle olmazdı” dedi.


Başa dön


Her yerde eylem
Üçüncü kez görüşecekler
Yetkili memur sendikaları ile Kamu İşveren Kurulu, yarın toplugörüşme masasına üçüncü kez oturacak. Toplugörüşme masasında yetkili olan KESK, Kamu-Sen ve Memur-Sen, 481 milyon lira olan en düşük devlet memuru maaşının, sosyal yardımlar hariç, net 840 milyon liraya çıkarılmasını talep ediyor. Sendikalar ayrıca, yüzde 17.85’lik farkın da maaş artışında yer almasını, sosyal hak ve tazminatların günün koşullarına göre artırılmasını istiyor. 4688 sayılı yasaya göre, toplugörüşmelerin 30 Eylül’e kadar sonuçlanması gerekiyor. Bu tarihe kadar sendikalar ve Kamu İşveren Kurulu arasında anlaşmaya varılamaması halinde, Yüksek Hakem Kurulu Başkanı ve 4 öğretim görevlisinden oluşan Uzlaştırma Kurulu devreye girecek. Kurulun 5 gün içerisinde vereceği karara tarafların katılmaları halinde, sonuç mutabakat metni olarak Bakanlar Kurulu’na sunulacak.
Tasarruf değil kadrolaşma
“Tasarruf” gerekçesiyle işten atılan Bursaray işçileri, yerlerine AKP’ye yakın kişilerin işe alındığını belirterek “Asıl gerekçe tasarruf değil, kadrolaşma” dediler. Gişe görevlisi olarak çalışırken işten atılan Metin Bahçe, işten atılan 81 işçinin yerine 114 işçi alındığını belirterek “Bu nasıl tasarruf?” diye sordu. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “Biz yetimin hakkını yemeyiz” sözlerine yanıt veren Bahçe, “Burada yapılan düpedüz hak yemektir” dedi. Polis nezaretinde işyerinden çıkarıldıklarını hatırlatan Osman Üstündağ da haksızlığa uğradıklarını ve siyasi oyunlar nedeniyle işsiz kaldıklarını söyledi.
Balıkesir’de TİS imzalandı
Balıkesir Belediyesi ile Belediye-İş Sendikası arasında toplusözleşme imzalandı. 18 aylık süreyi kapsayan sözleşmeye göre, ücretlere ilk 6 ay için yüzde 9 oranında zam yapılacak. İkinci 6 aydan itibaren zamlar memur maaşlarına endeksli olacak. Buna göre, en düşük işçi maaşı 567 milyon, en yüksek işçi maaşı 850 milyon lira olacak.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net