|
|

|
           

Günlerdir atılan ‘Erdoğan iknaya gidiyor’ manşetlerine rağmen yavaş yavaş itiraflar gelmeye başlıyor. ‘Perde arkası’ haberlerine göre Erdoğan kimseyi ikna edememiş, ama herkes Erdoğan’ı ikna etmiş!
|
medya
........................................................................
MEDYA SERVİSİ
|
Erdoğan’ı ‘ikna’ eden edene!
“Perde arkası” modası, “zina krizine” de egemen oldu. AKP’nin önce Türk Ceza Kanunu’na “Zina suç olsun” maddesi eklemeye çalışmasıyla başlayan kriz, Avrupa Birliği’nin gösterdiği tepki üzerine maddeden vazgeçilmesiyle çözülmüştü. Bu sırada telefonda ve “kapalı kapılar ardında” yapılan çok sayıda görüşme, “perde arkası” haberlerinin başlıca malzemesini oluşturuyor.
Analizler birbirini tutmasa da ortak bir noktaları var: Erdoğan’ın iddiaların aksine kimseyi “ikna etmediği” ancak muhtelif isimler tarafından ikna edildiği ya da “kandırıldığı”. Farklı yorumlara göre Erdoğan Verheugen, Blair ve Dışişleri diplomatları tarafından ikna edildi, Bakan Cemil Çiçek tarafından da yanlış bilgilendirildi.
Başbakan yanlış biliyordu
Murat Çelik, Tercüman
Bir buçuk-iki ay kadar önce. Başbakan ve beş altı bakanın bir araya geldiği bu değerlendirme toplantısında, Adalet Bakanı Cemil Çiçek, hazırlıkları devam etmekte olan TCK tasarısıyla ilgili olarak, Başbakan Erdoğan’a “zinanın suç kapsamına alınıp alınmaması” ile ilgili düşünce ve talimatını soruyor. Başbakan, bu konuda Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulama ve durumu bilmek istiyor. Çiçek, bu noktayı incelettirdiğini ve “AB üyesi dört ülkede zinanın suç olduğu” bilgisini veriyor. Bunun üzerine Erdoğan da (mealen) “O zaman bizde de böyle olmasında bir sakınca yok” diyor ve konu kapanıyor. (...) Cemil Çiçek’in Başbakan’a ilk verdiği bilginin, yani “zina AB üyesi dört ülkede de suç” bilgisinin yanlış olduğu ortaya çıktıktan sonra yaşananı da görebilmek gerekiyor.
Blair ikna etti
Fatih Altaylı, Hürriyet
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Brüksel’e gitmeyi planlarken kafasında AB yetkililerini zinayla ilgili düzenleme konusunda ikna etmek vardı. Ancak bir telefon, ziyaretin içeriğini ve Erdoğan’ın tavrını kökünden değiştirdi. İngiltere Başbakanı Tony Blair, Başbakan Erdoğan’a ‘direkt’ bir mesaj verdi.
Blair’in, ‘Bir dost’ sıfatıyla Erdoğan’a ilettiği mesaj çok netti: ‘Tayyip, bu işi uzatma. Bu konuda diretirsen işler kötüye gidecek. Bunu AB’ye kabul ettirmen mümkün değil. Tam aksine, bahane arayanların eline koz veriyorsun. Hava tersine dönmeye başladı. Git ve bu konuda ısrarcı olmayacağını söyle. Sen bunu söylersen, AB’den de başka talep gelmeyecek. Ama aksini yaparsan, ben bile arkanda duramam. Türkiye’de bugünkü ortamı bir daha yakalayamaz. Bunları sadece benim değil, Avrupa’daki ve daha uzaktaki tüm dostlarının sana tavsiyesi olarak al.’
Erdoğan’ın Brüksel’de izlemeyi düşündüğü stratejiyi değiştiren işte bu telefon oldu. Strateji Siirt’te falan değil, Londra’da Downing Street 10 Numara’da belirlenmişti.
Verheugen pes ettirdi
Erdal Sağlam, Referans
Brüksel Zirvesi’nden olumlu sonuç çıkınca, bazı yazarların sonucu kullanıp, ”AKP Hükümeti çok bilinçli bir manevra yaptı” demeye getirdiklerini izliyoruz. Halbuki olay çok açık. Brüksel’de Başbakan Tayyip Erdoğan’ın AB’nin ilerlemeden sorumlu komiseri Günter Verheugen’la yaptığı görüşmenin detayları, krizin “ne olduğu bilinmeden” çıkarılan bir kriz olduğu ve Hükümetin hiçbir bilinçli tutumunun sözkonusu olmadığını açıkca ortaya koyuyor. Verheugen, Tayyip Erdoğan’ “zina” konusunda Avrupa kamuoyunda oldukça olumsuz bir havanın oluştuğunu belirterek “TCK’ya zina maddesi eklenirse müzakereler başlamaz” diyor ve böylece daha önce söylediklerinin, açık biçimde bir kez daha altını çiziyor.
Diplomatlar ikna etti
Fatma Sibel Yüksek, Star
Başbakan Erdoğan’ın Türkiye ile AB arasındaki ‘zina krizini’ çözerek, Türkiye’ye müzakere yolunu açtığı tarihi Brüksel ziyaretininin perde arkasındaki bilgiler netleşmeye başladı. Edinilen bilgiye göre, Başbakan, içinde zina cezasına ilişkin bir maddenin bulunmadığı TCK’nın yasalaşması konusunda Brüksel’e gitmeden ikna oldu. (...) özellikle AB’deki Türk temsilcileri ve Dışişleri kanadı, Erdoğan’ın ziyaretinden önce yaptıkları ‘nabız yoklamasını’ anlatarak, AB yetkililerinin bu konuda açık ve net mesajlar verdiğini, Brüksel’deki havanın ‘zina konusunda ikna olmaya hiç yatkın olmadığını’ söylediler. Diplomatlar, Türiye’nin önüne 40 yıldır ilk kez en önemli fırsatın çıktığını ve Türkiye ile AB arasındaki anlaşmazlığın bu ziyarette mutlaka aşılması gerektiğini söylediler. Diplomatlar, ‘tarihi bir fırsat kaçar’ uyarısını da yaptılar.
Verheugen ikna etti
Le Figaro’dan aktaran Vatan
Erdoğan: Öncelikle şunu söylemek istiyorum, arzularınızı medya aracılığıyla ulaştırmanızdan hoşnut kalmadık. Bir dahaki sefere söyleyecek önemli bir şeyiniz olduğunda bunu direkt bize iletmeyi bir mecburiyet bilin lütfen. Şimdiden birçok şey yaptık. 343 madde oylandı. Zina küçük bir değişiklikti. Avrupa’da yalnızca buna odaklanmış olmanız yazık.
Verheugen: Ama bunun Avrupa kamuoyunda çok kötü görülen bir proje olduğunu biliyorsunuz. Üstelik bizzat sizin açıklamalarınız da pek yardımcı olmadı.
Erdoğan: Ankara’da birdenbire, ek kriterler koyduğunuzu düşündük.
Verheugen: Hayır! Neden böyle düşündünüz ki? Bir yanlış anlama var. Yalnızca, başından beri olduğu gibi TCK’nın müzakerelerin başlaması için vazgeçilmez olduğunu söyledik.
Erdoğan: Bu kadar mı?
Verheugen: Bu kadar.
Erdoğan: O zaman yasa mecliste tamamen onaylanırsa, tabii içinde zina olmadan, bu sizin için yeterli mi?
Verheugen: Evet!
Başa dön
|
|
|