www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Batmanlı genç kızların
   hüzünlü resimleri

Genç kız intiharları ile gündeme gelen Mardin’de Kızıltepe Kültür Sanat Festivali kapsamında açılan resim sergisi dikkat çekiyor. Batmanlı iki genç kadının resimlerinin de yer aldığı ve Otogar sergi çadırında açılan serginin adı “Hüzünlü Renkler”.

Toprak eşelendikçe tarih fışkırıyor
Çok sayıda uygarlığa evsahipliği yapan Çukurova, bir yılda 3-4 kez ürün veren zengin topraklarında biraz eşeleme ile tarihi eserleri de gün ışığına çıkarıyor.

Geldim, gördüm, tıkladım!
Türkiye Arkeolojik Yerleşmeleri (TAY) Projesi grubu, Türkiye’deki 3 bin 341 arkeolojik yerleşim alanı ile ilgili bilgileri internette bir veri tabanında sunmaya başladı.


Batmanlı genç kızların hüzünlü resimleri
Şerif Karataş
Genç kız intiharları ile gündeme gelen Mardin’de Kızıltepe Kültür Sanat Festivali kapsamında açılan resim sergisi dikkat çekiyor. Batmanlı iki genç kadının resimlerinin de yer aldığı ve Otogar sergi çadırında açılan serginin adı “Hüzünlü Renkler”.
Sergi, 3 yıllık bir çalışmanın sonucu. 20 tablonun bulunduğu sergide, kadın figürleri ön planda. Bölge kadının yaşadıklarını resme dökmeye çalışan iki genç ressam Berçama Miştîri ve Jovan Horî, çalışmalarını Bahar Kültür Merkezi’nde Fevzi Bilge ile birlikte sürdürüyor. Berçama Miştîri resmi bir tutku olarak ifade ederken, Jovan Horî resmi bir aşk olarak tanımlıyor. Her iki genç arkadaş aslında yaptıkları iş ile belki bir ilki gerçekleştirdiklerinin farkında. Genç kızların üzerlerindeki baskıyı yenmeleri açışından da öncülük yapıyorlar. Çoğu zaman arkadaşlarının bunu ifade ettiklerini söylüyorlar. Şimdiye kadar yedi resim sergisi açmışlar. Bu da sekizincisi olmuş.
Kürt kültürü
Miştîri’nin ailesi ve çevresi aslında resim yapmasını istemiyor kızlarının. Ama Miştîri için tutku olan resimden vazgeçmek aklından bile geçmiyor. O resim alanında daha ilerlemek istiyor. Şimdilik hissettiklerini resme dökmeye çalıştığını belirtiyor. Resimlerinde bölge kadının ve bölgenin Kürt kültürünün motiflerini yansıtmayı hedeflediklerini söylüyor.
1985 doğumlu olan Miştîri, bitirdiği lise eğitimini daha ileri götürmeyi düşünüyor. Jovan Horî ise 1982 doğumlu. Onun okul hayatı bölgedeki yoksul Kürt kızlarının yaşadıklarına bir örnek, Ailenin yoksul olması ve ‘Kız çocuğu okumaz’ yaklaşımı nedeniyle ilkokulu bitirmeden okulu terk etmiş. Şimdi dışardan okuyarak bitirmeyi düşünüyor. Resim yapmayı bir ‘aşk’ olarak yorumlayan Horî, nedenini ise “resmi istediğin zaman yapmak ve istediğin şeyi çizmek” olarak açıklıyor. Ailesi başta resim yapmasına izin vermiş, daha sonra kararları değişmiş. Sonra yine düzelmiş. Yani ailesi toplumun etkisi ile kararını değiştirebiliyor. Ama o bu duruma alışmış.
Her iki genç ressamın, kadını çizmelerinin nedeni ise kadının daha estetik olması. İkisi de resim yapmaya devam edecekler. Başlattıkları bu ilkin sürmesi için daha fazla çalışmaları gerektiğini düşünüyorlar.

KIZILTEPE FESTİVALİ SONA ERDİ
Kızıltepe Festivali dün sonra erdi. Kızıltepe Belediye Başkanı Cihan Sincar, festivali değerlendirirken, insanların sanata ve kültüre ihtiyacı olduğunu ifade ederek, halkın en güzel şeylere layık olduğunu söyledi. Festivali kendi imkânları doğrultusunda yapmaya çalıştıklarını belirten Sincar, yaşanan eksikliklere karşın olumlu bir festival gerçekleştirdiklerini kaydetti. Festivali Kızıltepelilerin mal etmeye çalıştıklarını anlatan Sincar, halka gösterdiği ilgi nedeniyle halka teşekkür etti.

ETKİNLİKLERE İLGİ BÜYÜKTÜ
Kürt edebiyatının ele alındığı “Toplumsal Açıdan Dil ve Edebiyatın İşlevi” adlı panelde, Kürt edebiyatçılar İsmet Kılıçaslan, Helim Yusiv, Osman Özçelik, Miraz Roni ve Fırat Ceweri konuşmacı olarak, İstanbul Kürt Enstitüsü Başkanı Şefik Beyaz da oturum başkanı olarak görüşlerini aktardılar. Panelde, açılan birkaç kurs ile dil sorununun çözülmeyeceğine dikkat çekildi.
Öte yandan, Kızıltepeliler, Mahir Günşiray’ın Gavara adlı tiyatro oyununa da ilgi gösterdiler. Oyun, İbrahim Özmen Parkı’nda sahnelendi.
Otogar Alanı’nda yapılan Dengbejler Divanı’nda da Kürtçe kılamlar söylendi. Dengbejler Divanı’na Fadile Kufragi, Heci Şexmus, Necmeddine Deriki, Xale Seyidhan, Mehmet Tavşan, Nureddine Kaliki, Methiye Ripini ve Bedran Gezer katıldı.
Kızıltepe’de sekiz aylık bir zamandır faaliyete geçen Etkin Sanat Merkezi Tiyatro Oyuncuları da, festivale “Hoşçakal Yaşıtım Hayat” adlı oyun ile katıldı.


Başa dön


Toprak eşelendikçe tarih fışkırıyor
Aykut Ünlüpınar
Çok sayıda uygarlığa evsahipliği yapan Çukurova, bir yılda 3-4 kez ürün veren zengin topraklarında biraz eşeleme ile tarihi eserleri de gün ışığına çıkarıyor. Başta Hitit dönemi olmak üzere, Pers, Roma, Bizans, Arap, Osmanlı medeniyetine ait eserlerin bulunduğu Çukurova’da çıkarılan eserlerin toprak altında kalanların sadece yüzde 1’i olduğu tahmin ediliyor.
Hemen her karışında derin kazı yapmadan biraz eşeleme ile tarihi eserlerle karşılaşılan bölgede, son olarak Aladağ ilçesine bağlı Madenli köyünde bir okula ait bahçede mozaik taban örtüsü ile karşılaşıldı. Çocukların oyun alanı olarak kullandığı yerde, toprağın 25 santimetre altında bulunan taban mozaikleri, çıkarılarak sergileneceği günü beklerken, aynı köyde müzelerde sergilenebilecek değerde taş aletlerin ev ve bahçe duvarı yapımı, süs eşyası olarak kullanıldığı ya da hayvanların hizmetine sunulduğu gözlendi.
Aladağ ilçesine 20 kilometre uzaklıktaki köyde, oldukça büyük bir taş tekerlek bahçe duvarı olarak kullanılırken, köylülerin, sokuları (taştan yapılan büyük havan) kendileri ve ahırlarında hayvanların kullanımına soktuğu, üzerinde kilise duvar süslemelerinin bulunduğu taşları evlerinin duvar yapımında değerlendirdikleri belirlendi. Köylüler, köyün ortasından geçen dere yatağını da toprak altından çıkardıkları eski taşlarla yaptıklarını ifade ettiler.
Çocukların oyun alanlarının altında bulunan mozaiklerin zarar görmemesi için üzeri kapatılırken, tarihi değirmen taşlarının çocuklar tarafından oyunlarının bir parçası, tarihi mezarların ise oyunları için “ev” olarak kullanıldığı saptandı. Madenli köyü halkı, çocukluklarından beri köye definecilerin gelerek, altın aradığını, bazılarının buldukları altınlar sayesinde zengin olduğunu ifade ettiler.
Her karış toprakta
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Eskiçağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Hamdi Sayar, Çukurova Bölgesi’nin hemen her karışında toprak altında tarihi eser bulunduğunu, bunların sık sık köylüler tarafından kullanıldığını belirlediklerini kaydetti.
Prof. Dr. Sayar, özellikle Kozan, Karaisalı ve Aladağ ilçelerine bağlı dağlık köylerde Geç Roma-Erken Hristiyanlık dönemlerine ait tarihi yerleşim yerlerinin bulunduğunu belirtti. Bu bölgede yurtdışından gelen arkeologlarla çeşitli incelemelerde bulunduklarını da vurgulayan Sayar, “Çukurova’nın her yerinde tarihi eser bulmak mümkün. Araştırmalarımızda da bu tip köylere sıkça rastlıyoruz” dedi.
Çıkarılan tarihi eserlerin hor kullanıldığını, gerekli önemin verilmediğini ifade eden Sayar, şöyle devam etti: “Bu kadar geniş alanlara yayılan tarihi eserler çıkartarak, bir yerlerde muhafaza etmek bugünkü imkânlarla mümkün değil. Dolayısıyla şu an toprak altında kalması daha iyi. Çünkü bu eserleri koruyacak bütçe, ekipman ve imkânlar yok. Tarihi eserlerin yağmalanmaması için köylerde bekçi bulundurulmalı ve kaçak kazıları önlemek için detektörlerin yasaklanması gerekir. Şu anda bu alanlara yapılacak en iyi uygulama fotoğraflarının çekilerek belgelenmesi ve bu eserlerin bizim topraklarımızda bulunduğunun ispatlanmasıdır.”
etkinlik / tiyatro

İstanbul
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 1 Ekim’den itibaren yeni oyunları ve eski sezondan devam eden prodüksiyonlarla perdelerini açacak. Şehir Tiyatroları’nda 1-2-3 Ekim’de, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Kanlı Nigar”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde “Çengi”,
  • Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Kiralık Konak”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Antigone”, Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde “Cengiz Han’ın Bisikleti”, Ümraniye Sahnesi’nde “Gayriresmi Hürrem” adlı oyun sunulacak.
  • Bakırköy Belediyesi Tiyatroları da sahnelerini 1 Ekim’de açıyor. Topluluğun ilk oyunu “Klaksonlar Borazanlar ve Bırtlar” 1 Ekim’de Yunus Emre Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net