Pasaportun rengi ne olsun?
Cezaevinden çıkan DEP eski milletvekillerine verilecek pasaportun rengi Emniyet Müdürlüğü ile DEP’lileri karşı karşıya getirdi. Emniyet, Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan’a başvurmaları halinde mavi renk pasaport verileceğini açıkladı. Ancak dört eski milletvekili ise yeşil pasaport almaları gerektiğini belirtiyor. CNN Türk’ün haberine göre Selim Sadak pasaport almak için Emniyet Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulundu. Başvuruya olumlu yanıt veren Emniyet, milletvekilliği düştüğü için kendisine verilecek pasaportun renginin mavi olacağını belirtti. Emniyet, diğer DEP milletvekillerinin de başvurmaları halinde pasaport alabileceklerini söyledi. DEP eski milletvekilleri ise milletvekilliği özlük haklarının devam ettiğini ve bu nedenle kendilerine mavi yerine yeşil pasaport verilmesi gerektiğini belirtiyor. Sadak ve arkadaşları bu nedenle mavi pasaportu almıyor. Dört eski miletvekili ile aynı davada sanık olarak yargılanan Sırrı Sakık ise cezaevinden çıktıktan sonra milletvekili maaşını ve makam tazminatını almaya devam ettiğini ve eski milletvekili haklarından da yararlandığını söyledi. Sırrı Sakık, kendisiyle ilgili de yeşil olsun mavi olsun tartışmasının yaşandığını ancak sonunda yeşil pasaport aldığını belirtti. Zana ve arkadaşlarının da mavi pasaportu almaması gerektiğini vurgulayan Sakık, eski Başbakan Necmettin Erbakan ve eski Adalet Bakanı Şevket Kazan’ın siyasi yasaklı olmasına karşın miletvekili haklarından yararlandığını, yeşil pasaport taşıdıklarını hatırlattı. Sakık’a göre, milletvekillerinin özlük haklarını düzenleyen yasada “iki yıl süreyle Meclis’te görev yapmış bir kişi her türlü haktan yararlanabilir” hükmü var. Zana ve arkadaşları da üç yıl milletvekilliği yapmışlardı. Pasaport Kanunu’na milletvekili seçilenler kırmızı pasaport taşımaya hak kazanıyor. Bu görevi tamamladıktan sonra ise kırmızı pasaportu iade edip yerine yeşil pasaport alabiliyorlar.
ATO’dan yönetmelik değişiklerine protesto
Sağlık Bakanlığı’nın, sağlık personelinin uzmanlık ve atama ile ilgili yönetmeliklerinde değişiklik yapmasına Ankara Tabib Odası’ndan tepki geldi. Sağlık Bakanlığı, 14 Eylül 2004’de Taşra Teşkilatı ve Kadro Standartları Yönetmeliği, Tababet Uzmanlık Yönetmeliği, Kamu Kurum ve Kuruluşlarına Açıktan Kura ile Atanacak Bazı Sağlık Personelinin Atama Esas ve Usüllerne İlişkin Yönetmelik, Atama ve Nakil Yönetmeliği’nde değişiklikler yaptı. Değişiklikler sonucunda, eğitim hastanelerinin eğitim kliniklerindeki bütün uzman kadroları ortadan kaldırırken, halen eğitim hastanelerinde çalışan uzmanlar, eğer kadro bulabilirlerse bir defaya mahsus olmak üzere sınavsız başasistan olabilecek, ancak, Doğu ve Güneydoğu illerinde zorunlu hizmet yapacaklar. Başasistan sınavı Bakanlıkça belirlenen kişilerce yapılırken, profesör ve doçentler sınavsız başasistan olabilecek. ATO üyeleri önceki gün Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanarak, değişiklikleri proteste ettiler.
Yatağan alarm veriyor
Muğla’nın Yatağan ilçesi Belediye Başkanı Haşmet Işık, Yatağan Termik Santrali’nin baca gazından çevreye yayılan kükürtdioksit ve partiküllerin insan yaşamını tehdit eden boyuta ulaştığını belirterek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve bakanları, kirliliği yaşamaları için 1 günlüğüne ilçeye davet etti. Işık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Yatağan Termik Santrali’ni 1976 yılında davul-zurnayla açtıklarını belirtti. Yatağan’ın, “termik santral sayesinde köylükten kurtulduğunu, ekonomisinin de ayakta durduğunu” belirten Işık, bugün gelinen noktada, termik santralin bacalarına yıllardır arıtma tesisi kurulamadığı için “her gün ölüme biraz daha yaklaştıklarını” söyledi. Termik santralin bacasından çıkan kükürtdioksit ve partiküllerin yağmur ile sülfürik asite dönüşerek, meyve ve sebze bahçelerine zarar verdiğini, bahçelerin ve tarlaların kuruduğunu ileri süren Işık, şunları söyledi: “Termik santral aleyhine ilçemizde 7-8 avukat arkadaş bine yakın dava açtı. Son yıllarda üst solunum yolu ve kanser vakalarında artış gözleniyor. Turgut beldemize bağlı köylerde bir yılda 30 kişi öldü, 20-25’i kanserden yaşamını yitirdi. Burada tam donanımlı laboratuvar kurulmasını ve genel sağlık taraması yapılmasını, gerçeklerin tüm çıplaklıkla görülmesini istiyoruz. Rüzgârın yönüne doğru ya Bozüyük, ya da Turgut tarafına daha çok hava kirliliği yayılıyor.”
Ortadoğu’daki işgale protesto
Irak’ta İşgale Hayır Koordinasyonu, İsrail Konsolosluğu önünde düzenlediği eylemle, Irak ve Filistin’deki işgali protesto etti. Dün saat 11.30’da Levent metro durağında buluşan grup, sloganlarla İsrail Konsolosluğu’nun önüne yürüdü. Konsolosluğun önünde Koordinasyon adına konuşan Figen Yüksektaş, AKP’nin “savaş uçaklarının modernizasyonu” anlaşmaları ile halkların katliamına destek verdiğini söyleyerek, Türkiye egemenlerinin ABD ve İsrail’le yaptıkları stratejik işbirliğinden vazgeçmelerini istedi.Yüksektaş “AKP, Ortadoğu’daki işgal ortamından faydalanarak Kürt sorununu, Kürt halkının sindirilip yok edilmesi şeklinde çözmeye çalışıyor. Oysa Kürt sorunu Kürt halkının haklı talepleri doğrultusunda çözülmelidir” dedi. Ayrıca yeni ceza infaz yasasıyla devrimci tutuklulara yönelik saldırıların sürdüğünü anlatan Yüksektaş, cezaevlerindeki baskıların son bulması ve yeni ceza infaz yasasının geri çekilmesi çağrısında bulundu. Şair Ruhan Mavruk şiir okuyarak, Grup Vardiya, Grup Yürüyüş ve Grup Yorum da birer şarkı söyleyerek eyleme destek verdi.
|