Ölüm orucunda 455.gün
F tipi cezaevlerinin kapatılması için başlattığı ölüm orucunun 455. gününde olan Remzi Aydın'ın annesi Tayibe Aydın oğlunun son durumuna ilişkin basın açıklaması yaptı. İnsan Hakları Derneği (İHD) binasında yapılan açıklamada konuşan Tayibe Aydın, oğlu Remzi Aydın'ın 1 hafta önce görüş gününde zorla müdahele amacıyla hastaneye kaldırıldığını açıkladı. Oğlunu görmek ve bilgi almak için yaptığı tüm girişimlerin sonuçsuz kaldığını ifade eden anne Aydın şöyle konuştu, "Refakatçi olmak için yaptığım başvurular çeşitli oyalamalarla cevaplanmadı. En sonunda refakatçi olmam için gerekli belgeleri hazırlamam istendi. Belgeleri hazırlayıp cezaevine gittiğimde oğlumun Bayrampaşa Özel Tip Cezaevi'ne götürüldüğünü öğrendim" Devletin açıkça oyalama taktiğine başvurduğunu Yeni Ceza İnfaz Yasa Tasarısı'nın meclisten geçmesi halinde çocukların tek tip elbise giydirilerek zorla çalışmaya tabi tutulacağını belirten Aydın, kendisine "insanım" diyen herkesin bu mücadeleye sesini ve tüm gücünü katmasını istedi.
İşsizlik ve yoksulluk kader değil
EMEP Menemen İlçe Örgütü'nün düzenlediği, "İşsizlik, yoksulluk ve hak gaspları" konulu panel Menemen Belediye Düğün Salonu'nda yapıldı. Konuşmacı olarak Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin, Doç. Dr. Özgür Müftüoğlu ve EMEP Genel Başkan Yardımcısı Abdullah Varlı'nın katıldığı panelde, Türkiye'de bugün yaşanan işsizlik ve yoksullugu ortaya çikaran etkenlere deginilerek bu sorunlari aşmanin çözüm yollari tartişildi. Gazeteci-yazar Bülent Habora'nın yönettiği panelde konuşan Özgür Müftüoğlu, takip edilmesi güç bir şekilde peşpeşe çıkarılan yasalarla ülkede bir altüst oluş yaşandığına dikkat çekti. "Sosyal devletin gereği olarak eskiden sermayeden vergi alınır, devlet bütçesi oluşturulur, toplum için harcanırdı. Şimdi toplumdan alınan dolaylı vergilerle doldurulan kasa, sermayeye teşvik olarak akıyor. Bu da yetmiyor dışarıdan borç alınıyor. Bunlar da 3-5 bankacı tarafından hortumlanıyor" diyen Müftüoğlu, yoksulluğun kader olmadığını yoksulluğun olduğu yerde mutlaka karşı tarafta zenginleşenlerin olduğunu dile getirdi. Dünyadaki servetin yarısının 458 kişinin elinde olduğuna dikkat çeken Müftüoğlu, "Biz insanlık olarak bugün yaşadığımızı ilk defa yaşamıyoruz. Geçmişte olduğu gibi işçiler emekçiler yine bir araya gelmeli. Bütün ayrımları bir kenara bırakıp sınıfsal birlikteliğin farkına varılıp birlikte hareket edilmeli" dedi. EMEP Genel Başkan Yardimcisi Abdullah Varli da işsizlik ve yoksullugun en yüksek düzeyde oldugu bir dönemden geçildigini ifade ederek, 1917 Ekim Devrimi'nin kazanımlarının yok edilmesi sürecinin yaşandığını belirtti. Varlı, "İşsizlik yoksulluk kader değil bir sistem meselesi. İktisadi temellerden soyut ele alınamaz. Oysa günümüzde iktisadi temellerden koparılarak sosyal bir olgu olarak tanımlanıp buna uygun projeler sunuluyor" dedi. Ramazan ayında aş çadırları kurma, kömür ve kitap dağıtma gibi uygulamaların AKP'nin kendi siyasal tabanını genişletmesine yaradığını ifade eden Varlı, "Asıl çözüm bu tür yardımlar değil sağlığı ve eğitimi parasız hale getirme ve sosyal güvenceyi sağlamaktır" dedi. Varlı şöyle devam etti: "Sermaye birlikte hareket ediyor. İşçi ve emekçiler çok daha geniş kesimi oluşturmalarına rağmen örgütsüz oldukları için güçsüz görünüyorlar. Örgütlü ve mücadeleci insanları talepler etrafında toplamak gerekiyor. Bu talepler asgari ücretin yükseltilmesi, faiz-borç sisteminden vazgeçilmesi, dışarıya bağımlı olmaktan vazgeçilmesi, işsizlik sigortası, kira yardımı gibi talepler olabilir". Varlı halk arasında aydınlatma ve eğitim faaliyetlerinin sürdürülmesi gerektiğini de belirtti. Menemen Belediye Başkanı Tahir Şahin ise konuşmasında, reel faizlerin yüksek olması nedeniyle sanayicinin ürettiğini malın rekabetini sağlayamadığını söyleyerek, Devletin gerçek sanayiciyi desteklemesi gerektiğini savundu. "Enflasyonun düştügünü kabul etsek bile ülkede yatirim adina bir şey yapilmadigini görüyoruz. IMF politikalarindan kurtulmak lazim" diyen Şahin, çözüm önerisi olarak gelir vergisi oraninin düşürülmesi gerektigini böylece vergi toplamanin kolaylaşacagini ve yatirimlarin artacagini dolayisiyla işsizligin azalacagini savundu.
Deliller saklaniyor
Siyasi tutuklu ve hükümlüleri F tipi cezaevine nakletmek amaciyla Çanakkale E-Tipi Cezaevi'nde Aralık 2000 tarihinde yapılan operasyona ilişkin 154 mahkûm ile 563 asker hakkında açılan davaya devam edildi. Duruşma, jandarmadan istenen operasyon kaseti gelmediği için yine ertelendi. Çanakkale Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya, operasyon sirasinda Çanakkale E-Tipi Cezaevi'nde hükümlü olarak bulunan müşteki sanik Vefa Serdar katildi. Serdar, operasyonun yapildigi dönemde Türkiye Kominist Emek Partisi/Leninist davasindan hükümlü olarak cezaevinde kaldigini söyledi. Operasyonda özel timlerin attigi tüfek bombasiyla kolunun koptugunu belirten Serdar, "Olay, sabahın erken saatlerinde yüzleri maskeli kişilerin cezaevine gelmesiyle başladı. Herhangi bir anons duymadım. Güvenliğimiz tehlike altında olduğu için dışarıya çıkma imkânımız olmadı. Benim sağ koluma bir tüfek bombası isabet etti ve daha yapılan ameliyatta dirsek üstünden kesildi. Güvenlik güçlerinden davacıyım" dedi. Müşteki avukatlarindan Behiç Aşçi ise, Jandarma l Komutanligi'ndan daha önce istenen operasyon kaseti yerine başka bir kaset gönderildigini söyledi. Gelen kasedin operasyon görüntüle ini degil, morgta çekilen görüntüleri içerdigini vurgulayan Aşçi, "Jandarma Genel Komutanlığı bazı hususları saklamaktadır" dedi. Mahkeme heyeti, Jandarma Genel Komutanlığı'ndan operasyon kasetinin yeniden istenmesine, tutuklu olarak yargılanan ve halen Edirne F Tipi Cezaevi'nde bulunan Muharrem Güzel ile diğer 6 sanığın tutukluluk hallerinin devamına karar vererek, duruşmayı erteledi.
Yurtları açılmayınca okula gidemediler
Samsun'un Vezirköprü ilçesinde 215 öğrencinin barındığı bir kız yurdu, Milli Eğitim Bakanlığı'na devir işlemi tamamlanamadigi için açilamadi. Vezirköprü Kaymakamligi'nca 2001 yılında, köyde kalan kız çocuklarının ilçe merkezindeki okullara devamını sağlamak amacıyla Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu açıldı. Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı bünyesinde 3 yıl hizmet veren yurdun Milli Eğitim Bakanlığı'na devri için 5 ay önce işlem başlatildi. Ancak devir işlemleri tamamlanamadigi için yurt bu yil açilamayinca, 215 ögrenci de kalacak yer bulamadigi için okula devam edemiyor. Vezirköprü Kaymakami Veysel Özgür, sorunun kendilerinden kaynaklanmadigini öne sürerek, yurdun Milli Egitim Müdürlügü'ne devrinin yapılması işlemlerini 5 ay önce başlattıklarını söyledi. Özgür, "Yurdun Milli Eğitim Bakanlığı'na devri ile ilgili yazı bize 17 Eylül'de ulaşti. Biz durumu ilgili birimlere bildirdik. Bundan sonra yapilacak işlemler Milli Egitim Müdürlügü'nün tasarrufundadır" dedi. Samsun Milli Eğitim İl Müdürü Cevdet Aydın ise Zübeyde Hanım Kız Öğrenci Yurdu'nun devir işlemleri için bakanliktan cevap beklediklerini kaydetti. Yurdun devri için bakanlik onayi gerektigini ifade eden Aydin, "Bu onayın verilmesini bekliyoruz. Bize onay verilmeden bir işlem yapmamız mümkün değil. Bu süre içinde yurdun mahalli imkânlarla açık tutulması gerekir. Kaymakamlık ve Sosyal Yardımlaşma Vakfı bunu sağlamalı. Veya bu soruna başka bir çözüm bulacağız" diye konuştu. Zübeyde Hanim Kiz Ögrenci Yurdu'nda kalan öğrenciler ise yurdun kapalı olmasından dolayı okula devam edemediklerini, bu durumun uzun sürmesi halinde ise okulu bırakmak zorunda kalabileceklerini söylediler.
|