BES Eskişehir Şubesi üyesi Evrin Körel öncelikle çalışanların saldırıları kabullenen ruh halinden sıyrılması gerektiğini belirtirken, Bolu’dan Kültür Sanat-Sen üyesi Ayfer Tanrıkulu şunları söylüyor: “Ücretlerimizin yanı sıra halkımıza parasız sağlık, parasız eğitim gibi taleplerimizi anlatıyoruz. Onlar da bu mücadeleye destek verdiğinde artık AKP Hükümeti yüzde 8 diyemeyecektir.”
Eğitim emekçisi Ayhan Topuri, KESK’in içinde bulunduğu eylem sürecinin, eksikliklerine rağmen, moral ve coşku verdiğina dikkat çekiyor. Topori, “Genel olarak bir dibe vurmuşluk var, bu hareketlilik dönem açısından bir adım” diye konuşuyor. İzmir Tepecik Göğüs Hastanesi İşyeri Temsilcisi Deniz Alıcı da, “KESK eylem takvimi bir başlangıçtır” diyerek, her gün daha çok kamu emekçisinin alanlara çıkacağını umut ediyor.
Henüz yeterince “çok” olmadıklarını dile getiren eğitim emekçisi Işıl Ünal da başlattıkları mücadelenin bir kıvılcım olacağını düşünüyor.
Ayhan Fırtına (Eğitim Sen Edirne Şubesi Yöneticisi): KESK toplumsal muhalefetin öncüsü durumunda. Gündemdeki yasalar, saldırılar sadece bizim değil tüm halkın sorunu. Diğer kesimleri de sürece katmaya çalışıyoruz. Yarınlarımız ve çocuklarımızın geleceği için alanlardayız. Herkesi destek vermeye davet ediyoruz.
Hasan Hüseyin Döke (SES Konya Şube Başkanı): İş güvencemiz gidiyor, öldürmeyip süründürüyorlar. Burada sadece ücretimize değil tüm toplumun yaşamına sahip çıkıyoruz. Toplum işsiziyle, işçisiyle genciyle duyarsızlaştırılıp kötü bir yaşama mahkûm ediliyor. Ancak biz mücadelemize güvendiğimiz için kazanacağımıza inanıyoruz.