www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Metal işçisi hakkını istiyor
Metal işçilerinin ekonomik ve sosyal durumu, 1990 yılından bu yana sürekli olarak kötüleşiyor. Çalışma koşulları giderek ağırlaşmasına karşın metal işçileri, düşük ücret, ücret eşitsizliği, esnek çalışma, yoğun sömürü gibi sorunlar yaşıyor.

Sümerbank’ta nöbet zamanı
Bakırköy Sümerbank işçileri, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun aldığı kararı protesto ederek fabrikalarını peşkeş çektirmeyeceklerini bildirdiler.

Kamu emekçileri: Birlikte başarabiliriz
Kamu emekçileri, insanca yaşayacak bir ücret, grev ve toplusözleşme gibi taleplerin yanısıra Kamu Yönetimi Temel Kanunu, Personel Rejimi Reformu gibi tüm halkı etkileyecek yasaların geri çekilmesi için de mücadele ediyor.


Metal işçisi hakkını istiyor
Metal işçilerinin ekonomik ve sosyal durumu, 1990 yılından bu yana sürekli olarak kötüleşiyor. Çalışma koşulları giderek ağırlaşmasına karşın metal işçileri, düşük ücret, ücret eşitsizliği, esnek çalışma, yoğun sömürü gibi sorunlar yaşıyor.
Birleşik Metal-İş Sendikası tarafından hazırlanan “Metal işçisinin gerçeği” başlıklı araştırma, bu durumu bir kez daha gözler önüne serdi. Araştırma Taksim Hill Otel’de dün düzenlenen kahvaltılı basın toplantısıyla duyuruldu.
Toplantıda konuşan Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Adnan Serdaroğlu, ekonomideki canlanma ve üretimdeki artışın işçilerin çalışma koşullarının kötüleşmesine dayandığını, işçilerin büyümeden pay alamadığını belirtti. “Sermayenin önündeki engeller kaldırıldığında sorunlar çözülür” anlayışının doğru olmadığını belirten Serdaroğlu, “Ne yazık ki bu yaklaşımla gündelik hayatımızın her alanında ve toplusözleşme müzakerelerinde karşılaşıyoruz” dedi.
MESS’in gözü haklarda
Devam eden grup sözleşmelerinde patron sendikası MESS’in ücret teklifi vermediği gibi işçilerin kazanılmış haklarını geriye götürmeye çalıştığını hatırlatan Serdaroğlu, MESS’in isteklerinden bazılarını şöyle sıraladı: “Kıdem tazminatının 15 güne düşürülmesi ya da fona devredilmesinin kabul edilmesi. Kimi işyerlerinde yasal süre olan 30 günün üzerinde tazminat tespit edilmiş yerlerde yeni işçilerin bu haktan mahrum bırakılması. Bunların ihbar tazminatları için de kullanılması. Deneme süresinin artırılması, işçilerin tüm yaşamlarının alt üst edilmesi anlamına gelen denkleştirme süresinin uzatılması.”
Metal işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarının ağırlaştırılıp iş güvencesinin tehdit edilmek istendiğini vurgulayan Serdaroğlu, buna karşılık verdikleri sözleşme teklifinin sendikalı-sendikasız tüm metal işçilerinin taleplerini içerdiğini belirterek, işçilere, kendi tekliflerine sahip çıkma çağrısında bulundu.

TÜM İŞÇİLERİN TALEPLERİ
  • Her işçinin taban saat ücreti 2.800.000 bin TL’ye çıkarılsın, daha sonra zam verilsin...
  • Ücret eşitsizliğinin azaltılması için yüzdeli değil seyyanen zam yapılsın...
  • Fazla mesai süresi haftada üç saat ile sınırlandırılsın...
  • giriş ücreti 3 milyon liraya yükseltilsin...
  • Mahkemeye verilen işten atma gerekçeleri işçilere bildirilsin...
  • İşçi sağlığı ve iş güvenliği konusunda gerekli tedbirlerin alınmasında işçilerin bizzat müdehale edebilmesi için “Sağlık Güvenlik İşçi Temsilciliği” kurulsun...
  • Kapsam dışı personel sözleşmeden yararlandırılsın...

    ‘Bölgesel birlikteliklere ihtiyaç var’
    DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, sorunlarının çözümü için bölgesel birlikteliklere ihtiyaç olduğunu belirterek, “Bu da ancak tabanın harekete geçmesiyle sağlanabilir” diye konuştu.
    Süleyman Çelebi, toplantıda yaptığı konuşmada, hükümetin Sosyal Güvenlik Reformu, Kıdem Tazminatı Fonu gibi tasarılarla kazanılmış hakları almak istediğini, İş Yasası’nda patronlar lehine değişiklikler yapmaya çalıştığını söyledi. Kendilerinin ise en başta yüzde 10 barajının ve noter şartının kaldırılmasını, yetkili sendikanın referandumla belirlenmesini talep ettiğini belirten Çelebi, bu süreçte “ilkeli olmak şartıyla herkesle işbirliği yapabileceklerini”, ancak şimdiye kadar bu çabalarına karşılık bulamadıklarını ifade etti.
    İş Güvencesi Yasası ile örgütlülüğe yönelim olduğunu, ancak sendikalaşma nedeniyle binlerce işçinin işten atıldığını belirten Çelebi, Yargıtay’da 7 bin işe iade dosyası bulunduğunu bildirdi. Mevcut yasaların sıkıntıları çözmek bir yana ağırlaştırdığını söyleyen DİSK Başkanı, “12 Eylül zincirlerini kıralım” kampanyasına tüm işçi ve emekçilerin destek vermesini istedi.


    Başa dön


    Sümerbank’ta nöbet zamanı
    Bakırköy Sümerbank işçileri, Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun aldığı kararı protesto ederek fabrikalarını peşkeş çektirmeyeceklerini bildirdiler.
    Fabrikada 6 Ekim’den itibaren tüm işçilerin katılımıyla nöbet tutulmaya başlanacak.
    Eş ve çocuklarının katılımıyla fabrika bahçesinde toplanan işçiler, “Başımızı veririz işimizi vermeyiz”, “Fabrikalar kalemiz hırsızlara vermeyiz”, “IMF’nin itleri sattırmayız KİT’leri”, “Sermayenin imamı kaça sattın vatanı”, “Ölmek var dönmek yok”, “IMF uşağı hükümet istifa”, “İşçiler burada sülükler Meclis’te”, “İşimiz aşımız feda olsun başımız”, “Birleşen işçiler yenilmez”, “Bugün de yarın da her gün buradayız” sloganlarını atarak fabrikanın Sahil Kapısı’na yürüdüler.
    Eyleme, Sümerbank’tan emekli olan işçiler ve Beykoz Deri Fabrikası işçileri ile TÜMTİS, Belediye-İş İstanbul 2 No’lu Şube ve Tez Koop-İş 2 No’lu Şube yöneticileri destek verdi.
    Çözüm kavga
    İşçiler adına ilk sözü alan İşyeri Temsilcisi Ersan Çarkı, özelleştirmenin sadece Sümerbank’ın sorunu olmadığını, saldırıların tüm emekçi kesimleri kapsadığını belirterek, mücadeleyi ortaklaştırmak gerektiğini söyledi. Verdikleri mücadelenin bağımsızlık, demokrasi ve ülkenin geleceği açısından önemli olduğunu ifade eden Ersan Çarkı, ölümüne direneceklerini ifade etti.
    TEKSİF Bakırköy Şube Başkanı Çetin Yelken ise, fabrikaya üretim yaptırmayarak işçileri pes ettireceklerini sananların yanıldığını belirterek, “Yıllardır verdiğimiz mücadelenin ateşi sönmedi. Hırsızlara vermeyiz, biz kararımızdan dönmeyiz, sattırmayacağız. Çözüm kavga etmek, susmak değil, inadına direneceğiz” diye konuştu.
    Gece gündüz sürecek yeni bir kavga başlatıklarını belirten Çetin Yelken, “Bu bağımsızlık mücadelesidir. Buradaki bayrak uzun süre dalganacaktır” diye konuştu. TÜMTİS Genel Eğitim Sekreteri Gürel Yılmaz da, Sümerbank işçisinin kararlı mücadelesinin özelleştirmeyi durduracağını belirterek, “Bu bayrağı dalgalandıracağınıza inancımız tam” dedi. Yılmaz, TÜMTİS olarak Sümerbank işçisinin yanında olduklarını söyledi.


    Başa dön


    Kamu emekçileri: Birlikte başarabiliriz
    Kamu emekçileri, insanca yaşayacak bir ücret, grev ve toplusözleşme gibi taleplerin yanısıra Kamu Yönetimi Temel Kanunu, Personel Rejimi Reformu gibi tüm halkı etkileyecek yasaların geri çekilmesi için de mücadele ediyor.
    KESK üyeleri, bu bilinçle hazırlandıkları eylemlere tüm emekçilerin katılması gerektiğini belirtiyor. Kırşehir’den SES üyesi Sıddık Yıldız, “Saldırılara sadece KESK üzerinden karşı çıkılması mümkün değil. Toplumun büyük kısmı ile ortaklaşırsak taleplerimizi elde edebiliriz” diyor.
    BES Eskişehir Şubesi üyesi Evrin Körel öncelikle çalışanların saldırıları kabullenen ruh halinden sıyrılması gerektiğini belirtirken, Bolu’dan Kültür Sanat-Sen üyesi Ayfer Tanrıkulu şunları söylüyor: “Ücretlerimizin yanı sıra halkımıza parasız sağlık, parasız eğitim gibi taleplerimizi anlatıyoruz. Onlar da bu mücadeleye destek verdiğinde artık AKP Hükümeti yüzde 8 diyemeyecektir.”
    Bir adım atıldı
    Eğitim emekçisi Ayhan Topuri, KESK’in içinde bulunduğu eylem sürecinin, eksikliklerine rağmen, moral ve coşku verdiğina dikkat çekiyor. Topori, “Genel olarak bir dibe vurmuşluk var, bu hareketlilik dönem açısından bir adım” diye konuşuyor. İzmir Tepecik Göğüs Hastanesi İşyeri Temsilcisi Deniz Alıcı da, “KESK eylem takvimi bir başlangıçtır” diyerek, her gün daha çok kamu emekçisinin alanlara çıkacağını umut ediyor.
  • İŞ KAZALARI ARTIYOR
    Yoğun çalışma, metal işçilerinin ciddi sağlık ve güvenlik sorunları yaşamasına neden oluyor. 2003 yılında 76 bin 668 iş kazasının 25 bin 184’ü yani yüzde 33’ü, 440 meslek hastalığının 101’i, 1595 sürekli iş görmezlikle sonuçlanan kazanın 297’si metal işkolunda meydana geldi. İş kazasında yaşamını yitiren 811 işçiden 69’u metal işçisiydi. Metal işkolu geçici iş görmezlikle sonuçlanan iş kazalarında ise yüzde 26.4’le üçüncü sırada yer alıyor.
    ÇALIŞMA SÜRESİ ARTIYOR
    MESS üyesi işyerlerinde son altı ay içinde ortalama çalışma süresi yüzde 11 arttı. Şu anda işçiler ortalama haftada 50 saat çalışıyor. Buna karşılık ücretler ve istihdam düştü. 1997 yılında reel ücret 101.2 iken verimlilik ve istihdam 100 olarak gerçekleşti. 2003’e gelindiğinde ise ücretler 85.4’e, istihdam 70.3’e gerilerken verimlilik 109.8’e yükseldi. MESS’e üye işyerlerinde ise 1994 yılında 100 olan ücretler 2003 yılında 88’e geriledi.
    ALIM GÜCÜ DÜŞTÜ
    Metal işçisi net aylığı ile 1990 yılında 1969.4 kilo ekmek alabilirken 2004 Mayıs ayı itibariyle bu rakam 745.3’e düştü. Aynı tarihler arasında alım gücü, sütte 969 litreden 646 litreye, koyun etinde 184 kilodan 83 kiloya, çayda 273.8 kilodan 136.8 kiloya, toz şekerde 1372.7 kilodan 495.9 kiloya, tüpte 179.6 adetten 49.5 adete, otobüs biletinde 3478.7 adetten 1204.3’e, takım elbisede 12.8 adetten 3.8’e, sinema biletinde 456.1 adetten 131.8’e düştü.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net