www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Binlerce sivili öldürdüler
Irak’taki Amerikalı denizciler,binlerce masum sivili öldürdüklerini itiraf etti. Bir ankete göre bu askerlerin yüzde 28’i, en az bir Iraklı sivili öldürdüğünü söyledi.

İsrail’i sevindiren çatışma
Filistin’deki iç çatışma, İsrail’i memnun ediyor. Siyonist çevreler, çatışmaların bir ‘iç savaşa’ dönüşmesi umudunu dile getirdiler.

İran tesisine tehdit
ABD’nin ‘terörle savaşta’ hedef ilan ettiği İran, İsrail tarafından da tehdit ediliyor. Bölgenin en büyük nükleer gücü İsrail’in, İran’daki nükleer enerji çalışmaları nedeniyle bu ülkeye hava saldırısı düzenleyebileceği bildirildi.


Binlerce sivili öldürdüler
Irak işgaline ilişkin açıklanan bir anketin sonuçları, sivil katliamlarının boyutunu ortaya çıkardı. Denizcilerin yüzde 28’si en az bir sivili öldürdüğünü açıkladı.
ABD yönetiminden daha önce de özellikle hava saldırılarında sivillerin öldürüldüğüne ilişkin itiraflar gelmişti.
Ruh sağlıkları bozulmuş!
Irak’ta bulunan Amerikan askerleri arasında yapılan anketin sonuçlarına göre, her 10 işgal askerinden 9’u saldırıya uğramış. Bu askerlerin yarısından fazlası bir Iraklıyı öldürmüş. Yüzde 86’sının arkadaşı ise yaralanmış veya ölmüş.
Ölüm tehlikesi atlatan askerlerin oranı ise yüzde 50 olarak açıklandı. Anket sonuçlarına göre ruhsal hasarın fiziksel hasardan daha fazla olduğu belirtildi. Irak’tan dönecek askerlerin psikolojik durumlarını tahmin etmek
için kullanılacak olan bu ankete göre askerlerin önemli bir bölümü ruhsal hastalıklardan şikâyetçi.
Ordu doktorları tarafından askerler üzerine yapılan testte, askerlerin deprasyon, travma ötesi stress bozukluğu gibi hastalıkların belirtilerinden şikâyetçi olduğu ortaya çıktı. 6 askerden biri psikolojik rahatsızlıklardan şikâyetçi. Uzmanlar daha fazla askerin ‘eve’ dönerek sosyal hayata adapte olmaya çalışmasıyla bu oranın daha da artacağını bildirdiler.

FİLİPİNLER IRAK’TAN TAMAMEN AYRILDI
Irak’taki Filipin askerlerinin tamamı Hille üssünden ayrıldı. Polonya’nın komutasında bulunan son Filipin askerleri de 6 araçla üsten ayrıldı. Böylece Filipin askerlerinin Irak’tan çekilme işlemi tamamlanmış oldu. Filipinler’in Irak’ta bulunan küçük birliğin komutanı General Jovito Palparan başkent Manila’ya gitti. Filipinler hükümeti, kaçırılan bir vatandaşının başının kesileceği tehdidi üzerine, Irak’taki askerlerini geri çekme kararı almıştı. Öte yandan Irak geçici Başbakanı İyad Allavi, Amerikan askerlerinin Mart ayında kapattığı El Havza gazetesinin yeniden açılmasına ilişkin bir karar yayınladı. Şii lideri Mukteda Sadr’ın haftalık El Havza gazetesi, işgal askerlerine karşı şiddeti kışkırttığı gerekçesiyle Amerikan güçleri tarafından 28 Mart’ta kapatılmıştı.


Başa dön


İsrail’i sevindiren çatışma
İsrail, Filistin’de, El Fetih’e bağlı militanlar ile resmi güvenlik birimleri arasındaki çatışmaları memnuniyetle takip ediyor. Önceki gün devam eden çatışmalarda 12 kişi yaralanmış, Filistin askeri istihbarat karargâhı atılan molotofkokteylleriyle hasar görmüştü.
Muhalif El Fetih üyeleri; güvenlik birimlerine yapılan yeni atamalara, özellikle de Yaser Arafat’ın yeğeni Musa Arafat’ın Gazze Güvenlik Şefi yapılmasına karşı çıkıyordu. Tepkiler karşısında Arafat, yeğenini dün görevden almak zorunda kaldı. Filistin liderinin, geçen hafta kendi emriyle görevden ayrılan Tuğgeneral Abdülrezzak Mecidi’yi arayarak, görevine geri dönmesini istediği öğrenildi.
Arafat, 20 Temmuz’a kadar yeni güvenlik atamaları yapılması konusunda Mısır’ın baskısı altındaydı. Bu baskı sonucu; cuma günü El Fetih milisleri tarafından kaçırılan ve daha sonra bırakılan Gazze polis şefi Gazi Cebali görevden alındı, yerine General Saib el Ceiz getirildi.
Mısır zorlaması
Yaser Arafat’ın görevden alma ve yeni atamalara devam etmesi bekleniyor; ancak protesto eylemleri ve çatışmalar bu süreci zorlaştırdı. Arafat, Mısır’a verdiği taahhüt uyarınca, Gazze’deki Filistin askeri ve polisiye birimlerini tek çatı altında toplamaya çalışıyor.
Dahlan parmağı
Gözlemciler, sokaklara dökülüp çatışma çıkaran El Fetih mensuplarının, Muhammed Dahlan tarafından yönlendirildiğini söylüyor. Eski güvenlik şefi Dahlan’ın, İsrail ile örtülü ilişkilere sahip olduğu biliniyor.
Filistin Yönetimi içindeki derin çatlak, İsrail’i memnun etmiş görünüyor. Başbakan Ariel Şaron, önceki gün yaptığı açıklamada, “Bu olaylar, Filistin tarafında muhatabımız olacak kimsenin bulunmadığını kanıtlıyor” diye konuştu. Savunma Bakanı Şaul Mofaz ise, bölünmeyi derinleştirmeye çalıştı. Mofaz, “Arafat, bir reform illüzyonu yaratmaya çalışıyor. Ama aslında reform falan yok. Eski oyuncuların rol aldığı bir müzikal izliyoruz” dedi.
İç savaş senaryosu
Şaron yanlısı Jerusalem Post gazetesinde yayımlanan başyazıda ise, İsrail’in “Gazze’den çekilme” planının gelişmelerle ilişkisine dikkat çekildi. Böylelikle, Filistin’deki iç kargaşanın Şaron planı ile tetiklendiği de itiraf edilmiş oldu. Başyazıda, Arafat’ın yeğenini güvenlik şefi yapmasının, onun “nasıl bir lider olduğunu kanıtladığı” dile getirildikten sonra, Filistin’de iç savaş olasılığına değinildi ve bunun “ne İsrail, ne de Filistinliler için kötü bir şey olmadığı” öne sürüldü. Yazıda, “Bu İsrail için iyi bir senaryo: Bölünmüş bir düşman, İsrail’e karşı savaşı sürdürmekte daha az yetenekli olacaktır” denildi.
İngiliz The Guardian gazetesindeki analizde ise; Filistin Başbakanı Ahmed Kurey’in istifasının Arafat tarafından kabul edilmediği hatırlatıldı, ancak yine de önümüzdeki günlerde hükümetin toptan istifa edebileceği dile getirildi. Gazete, Muhammed Dahlan’ın ABD ve İsrail’in ‘favorisi’ olduğunu vurguladı.
Diğer yandan, Ürdün hükümeti, İsrail’e sızmaya çalışan silahlı 3 kişinin sınır muhafızlarınca öldürüldüğünü açıkladı.

IRKÇI YASANIN SÜRESİ UZATILDI
İsrail hükümeti; Filistinlilerin, İsrail’de yaşamak için İsrailli Araplarla evlenmesini engelleyen yasanın geçerliliğini 6 ay daha uzattı. Kabine toplantısı sırasında, iç güvenlik servisi Şin Bet’in Başkanı Avi Dichter, son 10 yılda İsrailli Araplarla evlenen 100 bin Filistinlinin İsrail’e yerleştiğini belirterek, bunun Yahudiliğe yönelik bir tehdit olduğunu söyledi.
Söz konusu yasanın yürürlüğe girmesinden önce, Batı Şeria’daki Filistinliler, İsrailli bir Arapla evlenerek, oturma hakkı ve İsrail vatandaşlığı talep etme hakkına sahip olabiliyordu. Yasa, İsrail’deki insan hakları dernekleri ve İsrailli Arap milletvekilleri tarafından ırkçı ve ayrımcı olarak nitelendirilmiş, Uluslararası Af Örgütü ve BM’nin ırk ayrımcılığına karşı mücadele eden bir komitesi tarafından da kınanmıştı.
Öte yandan, İsrail işgal güçleri dün Batı Şeria’daki Tulkarim yakınlarında bulunan Seyda köyünde iki Filistinliyi öldürdü. 2 Apaçi helikopteri ve bir buldozer desteğinde düzenlenen büyük çaplı saldırıda ölü sayısının artmasından endişe ediliyor.

Lübnan’da suikast
Lübnan’ın başkenti Beyrut’un güneyindeki Hizbullah karargâhı yakınlarında bombalı saldırı düzenlendi. Dün sabahki saldırıda, Hizbullah yöneticilerinden Galib Avali öldü. Avali’nin otomobiline konulan bombanın patlamasıyla meydana gelen saldırıyı, yasadışı Sünni bir grup olan “Şam Askerleri” üstlendi. Grup, yayımladığı bildiride, “Hainlik simgelerinden biri olan Galib Avali’yi öldürdük” ifadesini kullandı.

Şaron’dan küstah çağrı
İsrail Başbakanı Ariel Şaron, Fransa’daki Yahudilere, “Yahudi karşıtlığının artması” gerekçesiyle göç ederek İsrail’e gelmeleri çağrısında bulundu. Şaron, Amerikan Yahudi liderlerinin Kudüs’ü ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, “Eğer Fransa’daki kardeşlerimizi korumam gerekiyorsa, onlara tek bir şey söyleyeceğim. En kısa zamanda İsrail’e taşınmaları” dedi. Fransız hükümetinin, Yahudi karşıtlığıyla mücadele konusunda adımlar atmasını isteyen Şaron, Fransa’da nüfusun yaklaşık yüzde 10’unu Müslümanların oluşturduğunu ifade ederek, Müslümanları hedef gösterdi. Şaron’un sözlerine Paris’ten sert tepki geldi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Şaron’un üslubu “kabul edilemez” olarak nitelendirildi ve İsrail’den “açıklama talep edildiği” belirtildi.


Başa dön


İran tesisine tehdit
ABD’nin İran-El Kaide bağlantısı üzerine iddiaları ortaya atmasının ardından İsrail’in de İran’a saldırı hazırlığında olduğu belirtildi. İran’ın nükleer tesislerinin kendisini tehdit ettiğini öne süren İsrail, bu tesislere yönelik saldırı planı hazırladı. Bu tesisler arasında Buşehr, Natanz ve Arak bulunuyor.
Ortadoğu’nun en büyük nükleer gücü İsrail, İran’ın nükleer üretimini gerekçe göstererek sık sık ülkeyi tehdit ederken, kendi elinde nükleer silah olup olmadığını açıklamayı dahi reddediyor.
ABD’nin kaygıları
ABD’ye karşı oturma eylemi
ABD’nin Japonya’da bulunan üslerinde çalışan işçiler, iş koşullarını protesto etmek için oturma eylemi yaptılar. Okinawa’da bulunan Camp Foster ve Tokyo yakınlarında bulunan Yokota Hava Üssü’nde Japon Garnizon Çalışanları Sendikası Zenchuro’nun çağrısıyla oturma eylemi gerçekleştirildi. 16.000 üyesi bulunan sendika, taleplerinin iş koşullarının iyileştirilmesi olduğunu açıkladı. ABD üslerinde ülkede geçerli iş kanunları uygulanmıyor. Yani üslerde çalışan Japon işçiler, başka bir alanda çalışan işçilerle aynı haklara sahip değil. Üslerdeki ağır çalışma koşullarından şikâyet eden işçilerin sabrı son olarak iki kadın işçiye üstleri tarafından kötü muamele edilmesi üzerine taştı. Kadena Hava Üssü’nde, evlerine gitmek için izin isteyen iki kadın işçiye izin verilmemesi sonucunda, işçilerin sağlık durumunun kötüleştiğini anlattı. Bir basın açıklaması da yapan sendika yetkilileri, Savunma Tesisleri Yönetim Bölümü’nden çalışma kurallarına ilişkin 12 maddelik bir değişiklik istediler. Taleplerin başında kadınlar için gebelik koruma yasasının uygulanması ve yıllık izinlerin kullanılmaması halinde sonraki yıla aktarılması bulunuyor. Sendika, Japon hükümetinin ABD ordusuyla iş kontratlarını ve sözleşmeleri düzenleyen kanunları yeniden görüşmesini istiyor.
Müzikle işkence
ABD’nin Guantanamo’da kurduğu toplama kampında iki yıl geçiren İspanyol vatandaşı Hamid Abdülreman Ahmed, her sabah Bruce Springsteen’in “Born in the USA” adlı şarkısıyla uyandırıldıklarını ve bunun ağır bir işkenceye dönüştüğünü anlattı. İki yıl boyunca Guantanamo’daki bir hücrede kaldıktan sonra şubat ayında İspanya’ya getirilen ve şartlı tahliye edilen Ahmed, El Mundo gazetesinde yer alan demecinde, Guantanamo kampında geçen günlerini anlattı. Ahmed, saat 08.00’de yüksek sesle çalınan “Born in the USA” şarkısıyla uyandırıldıklarını söyleyerek, haftada birkaç kez sorguya çekildiklerini, kendisine “Usame Bin Ladin’i gördün mü?” şeklinde anlamsız sorular yöneltildiğini ve generallerden birinin tutuklulara “domuzlar” diye hitap ettiğini ifade etti.Afganistan’da yakalanarak Guantanamo’ya götürülen Ahmed, bu yolculuk sırasında diğer tutuklularla birlikte ellerinin zincirlendiğini ve gözlerinin bağlandığını anlattı. Fas topraklarında İspanya’nın yönetimi altındaki Ceuta kentinde doğan ve büyüyen Ahmed, Afganistan’a gidiş nedenini şöyle anlattı: “Sadece Taliban hakkında anlatılanların doğru olup olmadığını bilmek istiyordum. İşsizdim, fazla okumadım ve Müslümanım. İyi bir dindar olmak için kendime model arıyordum.”
Mısır’da işkence kampları
Mısır yönetiminin, “şeriatçı örgüt üyesi” olduğu şüphesiyle 1000’den fazla kişiyi, haklarında resmi suçlamada bulunmadan cezaevlerinde tuttuğu açıklandı. Mısır İnsan Hakları Derneği, tutukluların çoğunun cezaevlerinde işkence gördüğünü bildirdi. Bu işkenceler sonucu 6 kişinin öldüğü de kaydedildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net