www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Skandal kanıtlar!
DEP davasının gerekçeli kararında kanıt olarak milletvekillerinin kıyafetlerinin rengi, hal ve tavırları, Kürtçe konuşmalar gösterildi.

Hamit Geylani’nin itirazı reddedildi
HADEP’in kapatılmasıyla birlikte siyasi yasak konan HADEP yöneticilerinden Hamit Geylani’nin siyaset yasağına yaptığı itiraz, Anayasa Mahkemesi tarafından oybirliğiyle reddedildi.

İran İsrail’i uyardı
İran’ın nükleer enerji konusundaki başmüzakerecisi, İsrail tehditlerine yanıt verdi.


Skandal kanıtlar!
Bir hukuk skandalına dönen DEP eski milletvekillerinin davasında yeni bir skandal da gerekçeli kararda yaşandı. DEP eski milletvekillerinin örgüt üyesi olduklarının kanıtları olarak giydikleri elbiselerin renkleri, Kürtçe konuşmaları, hal ve tavırları gösterildi.
Ankara 1 No’lu DGM, Avrupa Parlamentosu’nun merakla beklediği DEP davasına ilişkin gerekçeli kararının yazımını tamamlandı. 53 sayfalık gerekçeli kararda yeniden yargılama sürecinde ortaya çıkan ifadeler ve savunma tutanaklarına detaylarıyla yer verildi.
DGM’leri kaldıran Anayasa paketinin geçtiği günlerde yayınlanan kararla bir hukuk ayıbına daha imza atıldı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AHİM) kararı uyarınca yeniden yargılanan ve geçtiğimiz ay sonuçlanan davada, eski cezaların aynısı tekrar verilmişti. Bu cezaların gerekçeli kararı ise yeni bir skandal niteliğinde.
DEP eski milletvekillerinin “PKK terör örgütünün siyasi kanat üyesidir” ifadelerine yer verilen gerekçeli kararda, eski milletvekilleri “kurulması hedeflenen Kürt devletinin yöneticisi gibi hareket etmekle” suçlandı. AHİM’in Türkiye’yi mahkum etmesine neden olan unsurların yeniden yargılanma sürecinde ortadan kalktığı iddia edilen kararda, kapatılan DEP’in eski milletvekillerinin fikir suçlusu olmadığı, “PKK terör örgütünün siyasi kanat üyesi oldukları” savunuldu.
Kararda, “Hükümlüler, emir ve talimat almak üzere Bekaa Vadisi’ndeki Abdullah Öcalan’ın kampına gitmişler, ondan aldıkları emir ve talimatları Türkiye de faaliyet gösteren PKK örgüt mensuplarına ulaştırmışlardır” denildi.
Lojmanlar örgüt evi
Gerekçeli kararın skandal kanıtları ise şöyle şöyle sıralandı:
“Milletvekilliği ve yasama dokunulmazlığından istifade ederek TBMM lojmanlarını örgüt evi gibi kullanarak teröristleri evlerinde barındırmışlar hastalıklarını tedavi ettirmişlerdir. Örgüte katılacak kişileri lojmanlarda toplayarak onların örgüte katılmalarını sağlamış, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi’nde yer alan Kürt kökenli vatandaşlarımızı devletin yanından ayırarak PKK saflarında yer almasını sağlamak için baskı ve tehdit uygulamışlardır.”
Elbiselerinin renkleri bölücü!
“Türk Parlamentosu’nda yabancı dilin Türkçe diyerek milletvekili yeminini Kürtçe eden milletvekilleri yemin metninde Kürt kimliğinin açıklanmadığını belirtilerek, PKK’nın renklerini simgeleyen renkler de elbiseler giyerek PKK’nın kurmaya çalıştığı Kürt devletinin varlığını kanıtlamaya çalışmışlardır. Fikirlerini PKK’nın silahı gibi kullanan hükümlüler organize bir örgüt disiplini içinde hareket etmişlerdir” denildi.
DGM’ler kimseden emir almaz
DEP eski milletvekillerinin cezalarına dair gerekçeli kararda uluslararası tepkiler de eleştirildi. “Eski milletvekillerinin faliyetleri uluslararası sözleşmelere de aykırıdır” görüşünün savunulduğu kararda, DGM’lere yöneltilen eleştirilere ise şu şekilde cevap verildi:
“DGM’ler, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 143. maddesinde belirtilen devletin yargı kuvveti içinde yer alan tarafsız bağımsız mahkemelerdir. Türk milleti adına karar verirler, hakimleri bağımsız olup hakimler ve savcılar kurulunca atanırlar. Kararı ancak Yargıtay tarafından denetlenebilir. DGM’lere hiçbir makam merci ve kişi talimat veremez.”

DAVA SÜRECİ
Ankara DGM, kamuoyunda ‘’DEP Davası’’ diye bilinen davada, kapatılan DEP’in eski milletvekilleri Dicle, Zana, Doğan ve Sadak’ı, Ülke içinde ve dışında yoğun bölücü faaliyetlerde bulundukları” idddiasıyla TCK’nın ‘’yasadışı örgüt üyeliği’’ fiilini düzenleyen 168-2 ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun ‘’ceza artırımını’’ öngören 5. maddesi uyarınca, 15’er yıl ağır hapis cezası vermiş; Yargıtay 9. Ceza Dairesi, bu kararı onamıştı. Milletvekilleri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğüyle ilgili maddelerinin ihlal edildiği gerekçesiyle AİHM’e başvurmuştu. AİHM de DGM’nin tarafsız ve bağımsız olmadığı gerekçesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6. maddesinin ihlal edildiğini açıklamıştı.
Eski milletvekilleri yeniden yargılanma isteminde bulunmuş, mahkeme de bu talebi kabul etmişti. Ancak milletvekillerine eski cezaların aynısı tekrar verilmişti.

‘Mahkeme tarafsız değil’
Ankara DGM’nin DEP’li milletvekilleri Leyla Zana, Orhan Doğan, Selim Sadak ve Hatip Dicle hakkındaki gerekçeli kararını değerlendiren Avukat Yusuf Alataş, “Bu mahkeme tarafsız olmadığını bir kez daha ispatlamıştır” dedi.
Alataş gazetemize yaptığı açıklamada, 1994’den beri mahkemelerde tanıklık etmemiş Sedat Edip Bucak’ın ifadesinin gerekçeli kararda yer aldığını, Abdullah Dursun’un oğlu Ali Dursun’un ifadesinin son kısmının çarpıtıldığını ve mahkemede kime ait olduğunun araştırılması talebinin “kayda geçmeyecek” denilerek reddedilen kasetlerin metinde yer aldığını belirtti.
Alataş, sanıkların aleyhine olduğu düşünülen tanık ifadelerinin siyah puntolarla, sanıkların lehine olabileceği düşünülen tanık ifadelerinin normal puntolarla yazıldığını kaydederek, “Mahkemenin tümüyle önyargılı olduğu, bu insanları mahkûm etmek için yola çıktıkları gerekçeli karardan da anlaşılmaktadır” dedi. Alataş, mahkemenin kurum olarak tarafsız olmadığını vurgulayarak, “Mahkemede tartışılmayan şeylerin yazılmasından tanık ifadelerinin çarpıtılmasına kadar her türlü yol denenmiştir” dedi.

DGM YERİNE İHTİSAS MAHKEMELERİ
Hükümet DGM’lerin yerine ihtisas mahkemesi kurmayı planlıyor. Sadece siyasi davalara bakması plananlanan bu mahkemelerin yapısı ve kaç tane kurulacağı henüz net değil. Söz konusu ihtisas mahkemelerinin DGM’lerin devamı olmasından duyulan endişe ise hukukçular tarafından dile getirilmeye başlandı. Adalet Bakanı Cemil Çiçek basın mensuplarının DGM’lerin yerine kurulacak mahkemelerin özelliklerinin ne olacağına ilişkin sorusunu şöyle yanıtlamıştı: “DGM’lerin yerine ağır ceza mahkemesi bünyesinde ihtisas mahkemesi kurulacak. Ve bu mahkemeler sadece terör suçlarına bakacak. Bu mahkemelerin savcıları etkili ve yetkili olacak.”


Başa dön


Hamit Geylani’nin itirazı reddedildi
HADEP’in kapatılmasıyla birlikte siyasi yasak konan HADEP yöneticilerinden Hamit Geylani’nin siyaset yasağına yaptığı itiraz, Anayasa Mahkemesi tarafından oybirliğiyle reddedildi.
Geylani’nin yaptığı itiraz üzerine Anayasa Mahkemesi Yargıtay’dan görüş istedi. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 4928 sayılı Yasa ile 3713 sayılı Yasa’nın 8/1 maddesinin yürürlükten kaldırılması sonucunda fiilin suç olmaktan çıkarılmasının ceza hukuku bakımından sonuçlarının da ortadan kaldırılmasını gerektirdiğini, bu olgunun siyasi parti kapatma davalarında Anayasa Mahkemesi’nce fiillerin “özerk” değerlendirme ilkesini bertaraf etmeyeceğine, Anayasa’nın 69. maddesinde belirtilen odak olma koşulu için fiillerin mutlaka ceza hukuku anlamında suç olmalarının gerekmeyeceğine dikkat çekti.
Savcılık, fiil ceza hukuku bakımından suç teşkil etsin veya etmesin, bunun Anayasa Mahkemesi kararında, talepte bulunanın parti içindeki konumu ve eylemlerinin odak olma kapsamında değerlendirildiğini belirterek, itirazın reddini istedi.


Başa dön


İran İsrail’i uyardı
İran’ın nükleer enerji konusundaki başmüzakerecisi, İsrail tehditlerine yanıt verdi. İran’ın Batı ile bu konudaki müzakerelerini yürüten Hasan Rowhani, İsrail’in ülkelerine saldırmasının ciddi sonuçlar doğuracağını belirterek, “İsrail, bizim elimizin kuvvetli olduğunu bilir. Eğer böyle bir şey olursa, sert yanıt veririz” dedi.
Lübnan Başbakanı Ankara’da
Lübnan Başbakanı Refik Hariri, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi davetlisi olarak dün özel uçakla saat 10.40’ta Ankara’ya geldi. Konuk başbakanı Esenboğa Havalimanı’nda Devlet Bakanı Kürşat Tüzmen karşıladı.
Türkçe kanunu teklifi
TBMM Başkanlık Divanı Üyesi, AKP Karaman milletvekili Mevlüt Akgün, Türkçe’nin yozlaşmaktan korunması ve kurtarılmasına yönelik hükümler içeren yasa teklifi hazırladı. Akgün, yasa teklifi konusunda bilgi vermek için TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, ulusal bütünlüğü, duygu, düşünce, inanç ve kültür birliğini sağlayan en önemli araç olan Türk dilinin korunamadığını belirtti. Akgün, toplumsal hayatın her alanında göze çarpan Türkçe bozuklukları, tabelalardaki yabancı sözcük hastalığı, özel radyo ve televizyonlarda Türkçe’ye karşı alabildiğine saygısız ve sorumsuz tutumların gelecek açısından önemli tehlike oluşturduğunu belirtti.
Çernobil TBMM gündeminde
CHP Ordu milletvekili Sami Gündoğdu, Çernobil Nükleer Santralı’nda meydana gelen patlama sonrasında ortaya çıkan sağlık sorunları ve halkın uğradığı zararları tesbit etmek amacıyla Meclis araştırması açılmasını istedi. Gündoğdu, 23 arkadaşı ile birlikte TBMM Başkanlığı’na sunduğu araştırma önergesinde, Karadeniz Bölgesi’nde çok sayıda kişinin kansere yakalandığını ve bilinmeyen vakalarla bu sayının daha da artacağını belirttti. Önergede, kamu görevlilerinin itiraflarının; dönemin hükümetlerinin, en temel insan hakkı olan yaşam hakkını ihlal ettiğini ortaya koyduğu ileri sürülerek, bu felakete ilişkin tüm gerçeklerin ve sorumlularının ortaya çıkarılması için TBMM’de bir araştırma komisyonu kurulması istendi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net