www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Türkülerde buluştular
500 kadının bağlama çaldığı, türkü söylediği, 180 kadının semah döndüğü ve dans ettiği Kadının Türküsü Festivali 3 Nisan Cumartesi akşamı Oberhausen Arena’da gerçekleştirildi.

Orkestra’nın söyledikleri
Tarihin “karanlık sayfaları” diye adlandırılan dönemler arasında önemli yer tutan Nazi faşizmi birçok açıdan işlendi. Bursa Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen “Orkestra” adlı oyunun konusu da bu.

Kürtçe gramer için yeni kitap
Kürt dili ve Kürt kültürü üzerine yıllardır çalışma yapan İstanbul Kürt Enstitüsü, Kürtçe gramer üzerine yeni bir kitabı okuyucularla buluşturdu.


Türkülerde buluştular
Pelin Şener
500 kadının bağlama çaldığı, türkü söylediği, 180 kadının semah döndüğü ve dans ettiği Kadının Türküsü Festivali 3 Nisan Cumartesi akşamı Oberhausen Arena’da gerçekleştirildi. Festivale yaklaşık 10 bin kişi katıldı. 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe ithaf edilen program dünya kadınlarının tarihini değişik ülkelerden mücadeleci kadınların katılımıyla anlattı.
Festivalde, Almanya Alevi Kadınlar Birliği Başkanı Kelime Özdemir, AABF (Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu) Başkanı Turgut Öker ve Kadının Türküsü’nün metin yazarı Yazar, Sendikacı Yaşar Seyman birer konuşma yaptı. 25 dilde türkülerin söylendiği festivale Türkiye ve Almanya’nın dışında 18 ülkeden sanatçılar katıldı.
TRT’den Mehpare Çelik ve Sinema ve tiyatro oyuncusu Ute Maria Lerner Kadının Türküsü destanını Türkçe ve Almanca olarak festival boyunca seslendirdi. 500 bağlamadan oluşan orkestranın yöneticiliğini Zafer Gündoğdu yaparken Halk oyunları ve semah ekiplerini Mesut Gülsen yönetti. Projenin sanat yönetmenliğini ise Necati Şahin yaptı.
Program, bağlama korosu tarafından seslendirilen türküler, sanatçılar tarafından seslendirilen şarkılar, danslar ve kadının türküsünden metinlerle birbirini tamamlayan, birbirini destekleyen tarzda kesintisiz aktı. İzleyiciler bazen Sivas ellerine gittiler bazen, Latin Amerika’nın hareketli parçalarıyla coştular, dünyanın farklı ülkelerinden barış, dostluk ve kardeşlik türkülerini, kadınların özlemlerini, acılarını, mücadelelerini dinlediler. Saat 17.00’da başlayan ve 23.30’a kadar kesintisiz süren program boyunca Almanya’nın ve Avrupa’nın dört bir yanından gelmiş izleyiciler dikkatle programı izlediler.
500 kadın ve genç kız tarafından oluşturulan bağlama korosu, uyum içerisinde türkülerini çalıp söylerken bağlama korosuna piyano, çeşitli nefesli çalgılar ve vurmalı çalgılar eşlik etti. Semah grupları ise rengarenk elbiseleriyle, güzel kompozisyonlarıyla izleyicilere hoş anlar yaşattı. Çocuklardan ve genç kızlardan oluşan halk dansları grubu ise modern koreografileri, hareketli figürleri ve çok sesli müziği kullanmalarıyla sahnede çok renkli bir kompozisyon çizerek izleyicileri coşturdu.Festivale, Türkiye ve Almanya’dan çeşitli politikacıların yanı sıra Sivas’ta katledilen Menekşe ve Koray’ın annesi Hüsne Kaya, Metin Göktepe’nin annesi Fadime Göktepe, Avukat Şenal Saruhan’ın da aralarında olduğu çok sayıda davetli katıldı.
Büyük bir emek ve özveriyle hazırlandığı programın bütün aşamalarında görülen festivalde kadınların mücadelelerinin, sorunlarının ve arzularının dile getirildi. Festivalde, kadınların geçmişten bugüne yaşadıkları, nehirler ve kadınlar arasında özdeşlikler kurularak anlatıldı. Kimi Dicle oldu, Kimi Munzur’da çağladı. Kimi Missisippi’ydi, kimi Amazon. Program da bir nehir gibi coşa coşa akarak finale erişti. Finalde festivale katılan bütün gruplar, “Nehirler Oberhausen’da okyanuslara karışacak” temasına uygun olarak sahneyi doldurduğunda, tribünler ayakta bu büyük buluşmayı selamladı, alkışladı.


Başa dön


Orkestra’nın söyledikleri
Erkan Araz
Tarihin “karanlık sayfaları” diye adlandırılan dönemler arasında önemli yer tutan Nazi faşizmi birçok açıdan işlendi. Bursa Devlet Tiyatrosu’nda sahnelenen “Orkestra” adlı oyunun konusu da bu.
60 yıl önce ikinci paylaşım savaşı yıllarında Polonya’nın güneyinde bir kasabanın yakınlarında bulunan Nazi toplama kampında yaşananların insanı ürperten canlılıkta işleniyor bu oyunda. Auschwitz-Birkenau kadın tutuklular bölümünde hayatta kalmak için Nazi subaylarına klasik müzik çalan kadınların yaşam öykülerinin işlendiği oyunda şu gerçeklik bir kez daha yansıtıyor kendini; ölüm ve yaşam arasındaki ince çizgi...
Orkestranın amacı
Nazi subaylarının kimin hâlâ köleliğe devam edeceğine, kimin gaz odasının ve fırınlara gönderileceğine karar verdikleri kamplarda klasik müzik eşliğinde ölüme gidenleri seyretmeleri, onların müziğe olan tutkularından olmasa gerek! Kendilerini rahatlatmak ve gücün kendilerinde olduğu sanısının büyümesini sağlayacak rahatlığı sağlamaktır, bu orkestranın amacı.
Orkestradaki kadınlar Nazi subaylarını memnun etmek için en iyi yeteneklerini sergilemek zorundadır; onlar katlanılmaz olanın karşısında yani kendi gibi olanların ölümleri eşliğinde yapmak zorundalar bunu hayatta kalmak için. Arthur Miller’ın oyunu bu kadınlar Orkestra’sını anlatıyor.
İğrenç bir yerin içinde her şeyden önce insanlığını yitirmemek için savaşım veren ve hayatta kalma güdüsünün derinlemesine işlendiği oyunun günümüzde neyi ifade ettiğini oyunun yönetmeni Ayşe Emel Mesçi; şöyle anlatıyor: “Dünyaya kendi iktidarını sağlamlaştırmak için yeni bir düzen vermek için ölümcül savaş aygıtlarını harekete geçirmekte bir sakınca görmeyen güçler, bu dehşet kaosunu uluslar arası siyaset düzleminde her an hortlayabilecek bir potansiyel taşıyor. Vietnam’dan Irak’a, Halepçe’den Bosna’ya bunun sayısız örneklerini gördü yakın tarih. Kuşkusuz bu konunun en trajik ve paradoksal örneğini Filistin oluşturuyor.”
Ankara fotoğrafa doyacak
Ankara Fotoğraf Sanatçıları Derneği (AFSAD) ve Fotoğraf Sanatı Kurumu bahara hızlı girdi. Kurumlar, nisanda düzenleyecekleri piknikler, doğumgünü kutlamaları ve arşiv hazırlıklarına hazırlanıyorlar. AFSAD, temel fotoğraf eğitim seminerlerine devam ederken, 6 Nisan’da Devlet ve Resim Heykel Müzesi’nde “Öznel Fotoğrafçılık” adlı bir etkinlik düzenleyecek. 10 Nisan’da “Mardin” başlıklı, Nureddin Özdener’in söyleşisi ve dia gösterimini yapacak olan kurum, kısa film gösterimleri de yapacak. Kurum, gelenekselleşen piknik gezisini bu yıl 11 Nisan’da Beypazarı’na yapacak. Fotoğraf Sanatı Kurumu (FSK) ise 9 Nisan’da Haluk Sargın’ın “Antik Ankara” başlıklı dia gösterimini ve kitap imza gününü düzenliyor. 22 Nisan’da ise Sanat Eğitimcileri Derneği’nden Yrd. Doç. Nejat Ulusoy ile “Sinema Eğitimi” üzerine bir söyleşi yapılacak. FSK da 10’ncu kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında FSK fotoğraf albümünü çıkartıyor.
(Ayrıntılı bilgi için; AFSAD: 417 21 15, FSK: 230 46 16)

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net