www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Ortaklık epey eski!
ABD Başkanı Bush, İngiltere Başbakanı Blair’e Irak’a saldırmayı daha 20 Eylül 2001’de teklif etmişti. Blair buna itiraz etmedi. Yani İngiliz lider, aylarca ‘Irak konusunda alınmış bir karar yok’ derken, herkesi aldatıyordu.

Sosyal haklar için...
Avrupa Sendikalar Birliği’nin çağrısı üzerine Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yapılan eylemlere Fransa da katıldı.

Öğretmenlere milli marş baskısı
Japon hükümeti, 2. Dünya Savaşı ve öncesindeki militarist dönemden kalma imparatorluk marşına sahip çıkıyor. Marşı reddeden öğretmenler, cezalandırılıyor.


Ortaklık epey eski!
ABD ve İngiltere’nin Irak işgalindeki işbirliğinin, tahmin edilenden çok daha erken başladığı ortaya çıktı. ABD Başkanı George W. Bush’un, 11 Eylül 2001 saldırılarından 9 gün sonra, İngiltere Başbakanı Tony Blair ile görüşmesinde “Saddam Hüseyin’in devrilmesi” için destek istediği bildirildi.
Bush’un bu isteğini, Washington’u ziyaret eden Blair’e, bir akşam yemeğinde dile getirdiği kaydedildi. Söz konusu yemekte hazır bulunan İngiltere’nin eski Washington büyükelçisi Christopher Meyer, iki liderin konuşmasını The Observer gazetesine anlattı.
Buna göre, Bush’un teklifine Blair, “Terörle savaşın ilk hedefi olan Afganistan ve El Kaide’den sapmamalısınız” yanıtını verdi. Bush, bunun üzerine, “Sana katılıyorum Tony. Önce o iş hallolmalı. Ama Afganistan işi bittikten sonra Irak’a dönmeliyiz” diye konuştu.
Blair’in, bu sözlere itiraz etmediği kaydediliyor.
Clarke’ı doğruluyor
ABD-İngiliz suç ortaklığında bir “dönüm noktası” olan bu yemek ile ilgili ayrıntıların, Amerikan dergisi Vanity Fair’in mayıs sayısında yayınlanacağı kaydedildi. Eski büyükelçinin tanıklığı, ABD Başkanı’nın eski “terörle mücadele danışmanı” Richard Clarke’ın anlattıklarıyla uyum içinde. Clarke, yazdığı kitapta, Bush’un “11 Eylül’den sonra Irak saplantısı içine girdiğini” dile getiriyordu.
The Observer gazetesi, bu bilgilerin ardından İngiltere Başbakanı’nın başının derde gireceğini yazdı. Çünkü bu diyalog, Blair’in, ABD’nin Irak’a saldırmayı planladığını daha Afganistan işgali öncesinde bildiğini kanıtlıyor. Oysa Blair, 2003 yılına dek, kamuoyu önünde yaptığı tüm açıklamalarda “Irak konusunda hiçbir kararın alınmadığını” öne sürmüştü. Blair sadece kamuoyunu değil, kendi bakanlarını da bu konuda aldatmıştı.
Fransa’yı çok zorladılar
Vanity Fair haberi, ABD’nin Fransa ile karşı karşıya gelmek ve Fransız hükümetini kendisine düşman etmek için “özel çaba harcadığını” da gösteriyor. Buna göre, 13 Ocak 2003 tarihinde, Fransa Cumhurbaşkanı Chirac’ın başdanışmanı Maurice Gourdault-Montagne ile Fransa’nın Washington Büyükelçisi Jean-David Levitte, Amerikalı yetkililere “cazip” bir teklifte bulundular. Bush’un danışmanı Condoleezza Rice’a iletilen teklife göre, ABD, Irak’a saldırmak için BM Güvenlik Konseyi’nden yeni bir karar alınmasını istemeyecek ve 1441 sayılı Konsey kararı ile yetinecekti. Bu durumda Fransa, Irak saldırısına sesini çıkarmayacaktı.
Ancak Bush yönetimi, ikinci bir karar talep ederek Fransa’yı zorladı ve Konsey ikiye bölündü. ABD’nin bu hamleyi yapma sebebinin, İngiltere Başbakanı Tony Blair’i rahatlatmak olduğu tahmin ediliyor.
Bugüne dek gizli kalan bu diyalog, Fransa hükümetinin “savaş karşıtlığı”nda ne kadar samimi olduğunu da gözler önüne seriyor.


Başa dön


Sosyal haklar için...
Avrupa Sendikalar Birliği’nin çağrısı üzerine Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yapılan eylemlere Fransa da katıldı. Başkent Paris’te önceki gün düzenlenen yürüyüşe 15 binden fazla emekçi yer aldı. Yürüyüşe CFDT, UNSA, CGT, SUD gibi büyük sendikalar katıldı. Mitinge, Demokra-tik İşçi Dernekleri Fede-rasyonu (DİDF) de destek verdi.
Kortejin başındaki “Sosyal bir Avrupa istiyoruz” pankartı arkasında basına bilgi veren CFDT Genel Sekreteri François Chèreque, geçen yılki emeklilik yasası tartışmalarında işçilere ihanet eden sendika sekreteri olarak yürüyüşteki emekçiler tarafindan yuhalandı.
Merkezi yürüyüşün yapıldığı Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan CGT Genel Sekreteri Bernard Thibault’un yokluğunu aratmayan CGT yöneticileri, Paris yürüyüşüne oldukça kalabalık bir kitleyle katıldı.
Diğer kentlerde de benzer mitingler düzenlendi. Lyon, Rouen, Montpellier, Bordeaux, Lille, Strasbourg, Rennes ve Marsilya’daki eylemlere binlerce işçi ve emekçi katıldı.
İtalya’da görkemli eylem
İtalya’da ise emekçiler, Silvio Berlusconi hükümetine adeta meydan okudu. Başkent Roma’da düzenlenen mitinge yarım milyondan fazla emekçi katıldı. Eylem, “mezarda emeklilik” hazırlığındaki hükümeti ürküttü.
İtalya’da yürürlükte olan sisteme göre 35 yıl çalışıp, 57 yaşından itibaren emekli olmak mümkün. Hükümetin planina göre, emekli olmak için gereken çalışma süresi artacak ve emekli maaşları asgari seviyede tutulacak.
Roma’daki gösteride bir konuşma yapan İtalya Sendikalar Federasyonu temsilcisi Silvano Miniati, “4 milyonu aşkın emekli, 500 Euro’dan daha az maaş alıyor” dedi.
Hükümetin bir başka planı, “vergi reformu”. Diğer Avrupa ülkelerinin birçoğunda uygulanan bu ‘reform’, zenginlerin “vergi yükü”nün azaltılmasını ve yükün emekçi sınıflara bindirilmesini amaçlıyor.
Diğer yandan; Fransa-İspanya sınırında 500 kadar sendikacı, sembolik bir buluşma gerçekleştirerek ortak eylem yaptılar.
Portekiz’de de, başta Lizbon olmak üzere birçok kentte Avrupa Birliği’nin emek düşmanı politikalarına karşı gösteriler yapıldı.


Başa dön


Öğretmenlere milli marş baskısı
Japonya’da hükümet, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra izlenen “barış siyaseti”ni giderek terk ediyor. Anayasaya aykırı biçimde Irak işgaline destek verilmesinin ardından, şimdi de Japon sömürgeciliğinin “hatırası” olan ulusal marş (imparatorluk marşı) gündemde.
200 öğretmene ceza verilecek
Arafat’a tehdit sürüyor
İsrail Başbakanı Şaron’un ardından, Sağlık Bakanı Danny Naveh de Filistin lideri Yaser Arafat’ı hedef aldı. Naveh, askeri radyoya yaptığı açıklamada, “Tunus’tan gelen Yaser Arafat ve terörist çetesi, Hamas ve Şeyh Ahmed Yasin’den daha büyük bir engel teşkil ediyor” dedi. Arafat’ın sürgüne gönderilmesini isteyen Naveh, “Sürgüne gönderilmesi önemli, çünkü terör örgütlerine maddi destek sağlamayı ve lideri olduğu El Fetih hareketine bağlı El Aksa Şehitleri Tugayı’nı cinayet işlemeye teşvik etmeyi sürdürüyor” diye konuştu. Filistin Yönetimi’nin İsrail ile görüşmelerden sorumlu bakanı Saib Erakat ise, İsrail’in Arafat’ı öldüreceğini düşündüğünü söyledi. Erakat, Fas televizyonuna yaptığı açıklamada, Şaron’un Arafat’a yönelttiği tehditle ilgili olarak, “Tehdit ciddi. Arafat’ın öldürüleceğinden eminim” dedi. İsrail’in, Filistinli yetkilileri hedef alarak anarşi ve şiddet yaratmak istediğini ifade eden Erakat, “İsrail’in amacı, ‘Barış için ortak kalmadı’ diyebilmek için Filistin Yönetimi’ni yıkmaktır” diye konuştu.
Necef’te protesto kanla bastırıldı
Irak’taki işgal kuvvetleri, Şiilere yönelik tutumlarını sertleştiriyor. Dün Necef kentinde düzenlenen protesto eylemine ateş açan İspanyol askerleri 19 Iraklı sivili öldürdü, en az 100 kişiyi yaraladı. Görgü tanıkları, eylemin, Şii lider Mukteda Sadr yandaşları tarafından, Sadr’ın yardımcısının gözaltına alınmasını protesto etmek amacıyla düzenlendiğini belirtti.
Tayvan gerginliği
ABD’nin Tayvan’a gelişmiş radar sistemi satacağını açıklaması, Pekin yönetimini huzursuz etti. Amerikalı yetkililer, bu satışın “Tayvan’ın güvenliğini güçlendireceğini” söylerken, Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Kong Çuan, Washington’dan konuya açıklık getirmelerini isteyeceklerini kaydetti. Tayvan sorununun Çin-ABD ilişkilerindeki en hassas ve çekirdek sorun olduğunu yineleyen Kong, satışa kesinlikle karşı çıktıklarını belirtti. Kong Çuan, basında yer alan açıklamasında, bu haberlerin doğru olması durumunda Çin ile ABD arasında daha önce imzalanan üç ortak bildirinin ilkelerinin zedeleneceğini ve Tayvan boğazında istikrarın bozulacağını ifade etti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net