www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Başımız sağolsun
Gazetemiz muhabirlerinden Hasan İşler ve DİHA muhabiri Volkan Eryiğit, Adana’nın Ceyhan İlçesi’nde düzenlenecek Demokratik Güçbirliği mitingine giderken yolda gerçekleşen kaza sonucu yaşamlarını yitirdiler.

Newroz erken başladı
Fuar Alanı’ndaki kutlamalar için son hazırlıkların yapıldığı Diyarbakır’da, herkes Newroz’u bekliyor.

Yeniden başa dönüldü
Yükseköğretim yasa taslağı çalışmaları konusunda YÖK ile hükümet arasındaki görüşmeler tamamen kesildi.

Başka bir Ören için...
Ören, Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı küçük bir belde. Yolları henüz “asfaltla” tanışmayan beldenin gündeminde yerel seçimler var...


Başımız sağolsun
Demokratik Güçbirliği’nin Ceyhan İlçesi’ndeki mitinglerini izlemekle görevli Adana muhabirimiz Hasan İşler ve Dicle Haber Ajansı (DİHA) muhabiri Volkan Eryiğit yaşanan kaza sonucu yaşamlarını yitirdiler.
Seçim konvoyu, şehir turu yaptıktan sonra Ceyhan ilçesinde gerçekleştirilecek mitinge katılmak üzere hareket etti. 34 PHC 38 plakalı seçim otobüsü, 2000 Evler mevkiinde otobanda ilerlerken, otobüsün üzerinde çekim yapan Adana muhabirimiz Hasan İşler (26) ile DİHA kameramanı Volkan Eryiğit (28) köprüye çarparak yaşamlarını yitirdi. Kaza sırasında, DEHAP Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, EMEP Genel Başkanı Levent Tüzel ile ÖDP Genel Başkan Yardımcısı Haydar İlker de konvoyda bulunuyordu. Acı olayın ardından Güçbirliği’nin Adana ve Ceyhan mitingleri iptal edildi. Çok sayıda kurum temsilcisi ve okurlarımız olayın duyulmasının ardından gazetemizi arayarak başsağlığı dileklerini ilettiler.
İki yıldır Adana büromuzda çalışan İşler, aynı zamanda EMEP İl Yönetim Kurulu üyesiydi. Eryiğit de, DİHA adına üç yıldır Adana’da çalışıyordu.
Daha önce de 1997 yılı Mayıs ayında, Gaziantep’te, dönemin Devlet Bakanı Mehmet Batallı ile Tarım ve Köyişleri Bakanı Mustafa Taşar’ın seçim gezisinde, ‘Petek’ otobüsünün üzerindeki Mil-Ha Muhabiri Kemal Bağcı ile yerel Güncel gazetesi Muhabiri Nuri Karabulut, ‘Gaziantep Havaalanı’ yazılı bir taka çarparak can vermiş, 6 gazeteci de yaralanmıştı.
Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) siyasi partilerin seçim konvoylarında kazalara karşı gereken önlemlerin alınması konusunda daha duyarlı olunmasını istedi. ÇGC Yönetim Kurulu, iki gazetecinin ölümü ile sonuçlanan kazanın benzerlerinin daha önce de yaşandığını hatırlattı.


Başa dön


Newroz erken başladı
Derya Karaçoban
Diyarbakır, Newroz kutlamaları için son hazırlıklarını yapıyor. Fuar Alanı’nda gerçekleştirilecek kutlamalara binlerce kişinin katılması bekleniyor. Seçim ve Newroz çalışmalarının bir arada yapıldığı ilde, ilçe merkezleri ve mahallelerde el ilanları dağıtılıyor, halk kutlamalara çağrılıyor.
Barış, sevgi...
Newroz’un “Kürtlerin bayramı” olduğunu söyleyen Diyarbakırlılar, Newroz kelimesini duyar duymaz kutlamaların nerede yapıldığını soruyorlar ve yanıt beklemeden ekliyor; “Geçen yıl ki yerde mi?” Newroz’un Kürtleri temsil eden bir bayram olduğunu ifade eden Mehmet Kurt adlı vatandaş, “Newroz’da, barış, kardeşlik, sevgi, saygı, birlik isteğimizi dillendireceğiz. Yıllardır engellenmeye çalışılmasına, baskılara rağmen kutladık Newroz’u. Bir gelenek oldu bizim için” dedi. Süleyman Dalık ise her yıl Newrozlarda halkın birlik beraberliğinin daha da güçlendiğine işaret ediyor.
Newroz’da yüz binlerin alanlarda olacağını ve Kürt sorununa çözüm isteyeceğini ifade eden Mehmet Hanifi Demir de, “Terörist olmadığımızı ve haklarımızı istediğimizi herkese göstereceğiz” diye konuşuyor.
Kürtlerin Newroz gününde kardeşlik istemlerini haykıracaklarını vurgulayan 59 yaşındaki Hamit Kaçar için de 21 Mart önemli bir tarih. Kültürün özgür bırakılması gerektiğinden söz eden Kaçar, demokrasi talebimizi bir kez daha dile getireceğiz diyor.
18 yaşındaki Hasan Yıldız da, Newroz gününde hayatın durması ve herkesin alanda olması gerektiğini düşünüyor. Yıldız, Newroz’un Kürtlerin direnişinin göstergesi olduğunu vurguluyor.
“Biz çok ezildik. Köylerimizden göç ettirildik. Evlatlarımızı kaybettik” diyen Nefise Aslan, Newroz’un Kürtler arasındaki birliği pekiştireceğine inanıyor.


Başa dön


Yeniden başa dönüldü
YÖK ile hükümet arasındaki, yükseköğretim yasa taslağı çalışmaları çıkmaz sokağa girdi. Ocak 2004’te YÖK’le ‘centilmenlik’ anlaşmasına giderek, çalışmaların ortak yürütülmesini kararlaştıran hükümetin, anlaşmaya uymayarak ayrı bir Danışma Kurulu oluşturması, köprülerin atılmasına yol açtı. YÖK Başkanı Erdoğan Teziç’in önceki gün bir açıklama yaparak, görüşmelerden çekildiğini açıklamasının ardından, Rektörler Komitesi dün Ankara’da toplandı. Toplantı öncesinde basına açıklamalarda bulunan Teziç, Milli Eğitim Bakanlığı’nın Danışma Kurulu oluşturmasının kabul edilemeyeceğini söyledi. Teziç, taslak çalışmalarına yeniden başlamaları konusunda Başbakan Tayyip Erdoğan’ın hakemliğinin artık söz konusu olmayacağını belirtti. YÖK’ün yükseköğretim yasa taslağıyla ilgili çalışmasını 22 Ocak’ta Cumhurbaşkanı ve Başbakan’a sunduklarını anımsatan Teziç, Başbakan Erdoğan ile görüşmelerinde bu konuda çalışmak üzere YÖK ile MEB’in ortak bir komisyon oluşturmasının kararlaştırıldığını anlattı. Bu anlaşmaya karşın Milli Eğitim Bakanlığı’nın ayrıca bir Danışma Kurulu oluşturmasını eleştiren Teziç, “MEB, ‘Gerekirse YÖK ile görüşmem, alternatif bir heyetle devam ederim’ diyor” dedi.
Komisyon çalışmalarını yürütürken “anlaşmazlık çıkması halinde Başbakan Erdoğan’ın hakemlik yapacağı yönünde daha önceden açıklamalarda bulunulduğunun” anımsatılması üzerine Teziç, şöyle konuştu: “Bu aşamadan sonra başbakanın hakem olması söz konusu olmayacaktır. Sporda bir kural vardır, taraf hakem olmaz. Başbakan taraftır. Hükümet kanadı ve Milli Eğitim Bakanlığı bir taraftır. Bunun centilmenlik kurallarıyla bağdaşır yanı yok.”
‘Bakanlık tercihini yaptı’
“YÖK nihai olarak görüşmelerden çekildi mi, görüşmelere tekrar başlanabilir mi, yoksa hükümet kanadının taslağının meclise gelmesini mi bekleyeceksiniz?” şeklindeki soru üzerine Teziç, “Bundan sonra ne olacağına ilişkin cevap MEB’in bir açıklamasında yer alıyor. MEB diyor ki; biz bundan sonraki çalışmalarımızı Danışma Kurulu ile yürüteceğiz. Demek ki daha önceden hazırlanmış bir alternatif var, o alternatifi kullanıyorlar. Tercih yapılmıştır. Bundan sonraki tercih MEB’indir” diye konuştu.
Burslar konusu
Bursların tek elde toplanmasına karşı çıkan Teziç, aksi halde siyasi iktidarların kendilerine yakın genç bir kadro oluşturma ve böyle bir politika izlemelerine zemin yaratılacağı uyarısında bulundu.
Teziç’in başkanlığındaki Rektörler Komitesi toplantısının ardından, rektörler ve üniversite temsilcilerinden oluşan Üniversitelerarası Kurul (ÜAK), Prof. Dr. Ayhan Alkış’ın başkanlığında biraraya geldi.
2.5 saat süren toplantının ardından, hazırlanan bildiri Prof. Alkış tarafından basına okundu. Alkış, hükümetin, üniversite yönetimlerini rahatsız eden uygulamaları şöyle sıraladı:
  • Akademik ve idari kadroların kullanılması, aşırı derecede kısıtlanmıştır.
  • Üniversitelerin 2004’te kullanacakları cari ve yatırım ödenekleri, yapılan kesintilerle 2003 yılının da altına düşürülmüştür.
  • Üniversitelere yıllar önce verilen bina ve arazilerin tahsisleri iptal edilmiştir.
  • Cumhuriyet tarihinde ilk kez, üniversitelerin kendi olanaklarıyla oluşturdukları araştırma ödeneklerine Maliye Bakanlığı tarafından el konulmuştur.
  • Devlet üniversitelerine destek olmak amacıyla faaliyet gösteren üniversite vakıf ve derneklerinin yapıları değiştirilerek, üniversitelerle ilişkileri koparılmıştır.
  • YÖK’ün karşı görüş bildirmesine rağmen, 6 Mart 2004’te yürürlüğe giren yasayla üniversitelerin kendi oluşturdukları kaynaklardan öğrencilerine burs verme olanakları ellerinden alınarak Kredi ve Yurtlar Kurumu’na verilmiş, bu arada belediyelerin burs vermesi yasal hale getirilmiştir.
    Prof. Alkış, “Biz öğrencilerimize gene bir yolla destek vermeye devam edeceğiz” diye konuşarak, hükümete meydan okudu.


    Başa dön


    Başka bir Ören için...
    Şahin Bayar
    Ören, Malatya’nın Akçadağ ilçesine bağlı küçük bir belde. Yolları henüz “asfaltla” tanışmayan beldenin gündeminde yerel seçimler var. Çarpık bir kasaba görünümüne sahip olan beldenin nüfusu 5 bin, seçmen sayısı ise 2 bin civarında. Örenliler, yazın kayısı ve pancar üretimi ile geçinmeye çalışırken, kışın iş olmadığından kahvenin yolunu tutuyorlar.
    Genç nüfusun yoğun olduğu belde, yurt dışına da göç vermiş. Hemen her aileden biri veya bir yakını bugün Avrupa’da yaşıyor.
    1967 yılında belediyelik verilmesine rağmen, Ören’e neredeyse hiçbir altyapı hizmeti götürülmemiş. Kanalizasyon şebekesi yetersiz olduğundan, atıklar kasabanın iki yakasındaki derelere boşaltılıyor. Halkın sağlığını tehdit eden bu görüntülere karşı herhangi bir önlem alınmamış, ödenek ayrılmasına rağmen kanalizasyon projesi de hayata geçirilmemiş.
    Beldede yaşayan gençler de, büyükleri gibi vakitlerini kahvelerde geçiriyorlar. Herhangi bir spor tesisinin olmadığı Ören’de, kütüphane, tiyatro ve sinemadan söz etmek mümkün bile değil
    Halkla birlikte çalışıyor
  • Genç beyinler cezaevinde
    YÖK’ü protesto amacıyla 13 Mart’ta Ankara’da eylem yapan ve polisin gaz bombalı, coplu saldırısına maruz kalan öğrenciler gruplar halinde demir parmaklıklar ardına konuluyor. Olay tarihinde gözaltına alınan 41 kişiden 13’ünü cezaevine gönderen Ankara Basın Savcılığı, 28 öğrenci hakkında daha tutuklama kararı çıkarttırdı. Edindiğimiz bilgiye göre, Ankara Basın Savcısı Kürşat Kayral, 13 Mart’ta gerçekleştirilen YÖK’ü protesto eyleminde gözaltına alınanlardan tutuklama istemiyle sevk ettiği 28 kişinin, Nöbetçi Ankara 3. Sulh Ceza Mahkemesi’nce serbest bırakılmasına itiraz etti. Savcı Kayral, itiraz dilekçesinde, “Kızılay’da 13 Mart’ta izin alınmadan eylem gerçekleştirildiğini, polislerin ‘dağılın’ ikazına rağmen göstericilerin olay yerini terk etmediğini, eylemin Ankara’nın tüm yaşam standartlarını etkilediğini ve toplumda infial uyandırdığını” iddia etti. “Eylemcilerin, taş ve sopalarla polislere saldırdığı” da öne sürülen dilekçede, çevredeki bina ile resmi ve özel araçlara da hasar verildiği savunuldu.
    Aydın ve sanatçılar İstanbul adaylarıyla biraraya geldi
    Özerk Sanat Konseyi’nin İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde düzenlediği ‘Yerel Yönetimler ve Kültür Sanat’ konulu panele katılan aydın ve sanatçılar, büyükşehir belediye başkan adaylarına kültür-sanat politikalarını sordular. Konsey Başkanı Vecdi Sayar’ın yönettiği panele DSP adayı Masum Türker, DYP adayı Ahmet Vefik Alp ve ANAP adayı Pınar Türenç katıldı. Üç adayın genel eğilimi; kütüphaneler, kültür merkezleri açmak, varoşlara sanatsal etkinlik taşımak ve tarihi yapıları korumak şeklinde oldu. Şair-yazar Hıfzı Topuz, adayların “Ulusal kültür politikalarında yerel yönetimlerin rolü ne olmalı?” sorusuna yanıt veremedikleri eleştirisinde bulunarak, bir kültür planlaması bakış açısına sahip olmadıklarını belirtti.
    ESP’den suç duyurusu
    Ezilenlerin Sosyalist Platformu, muhalif kesime yönelik polis baskısını kınayarak, suç duyurusunda bulundu. Sultanahmet Adliyesi’nde yapılan suç duyurusunun ardından basın açıklaması düzenleyen ESP üyeleri, polisin sürdürdüğü saldırılarda 100’ü aşkın arkadaşlarının gözaltına alındığını, 9’unun da tutuklanarak cezaevine konulduğunu belirttiler. Baskıların bu tür uygulamalarla da bitmediğine dikkat çeken ESP’liler, Ankara’daki öğrenci eylemine polisin, Demokratik Güçbirliği adaylarına ise MHP’lilerin saldırısını bu duruma örnek olarak gösterdiler.
    ABD elçiliği önünde eylem
    Ankara’da siyasi partiler ve kitle örgütleri “Irak’ta işgale son, NATO’ya hayır” şiarıyla ABD’nin Irak’a saldırısının başladığı tarih olan bugün, işgali ve işgale ortaklık eden güçleri ABD Büyükelçiliği önünde yapacakları eylemle protesto edecekler. “Ankara Savaş Karşıtı Platform”, “Küresel Barış ve Adalet Koalisyonu”, “Anti-Nato 2004 İstanbul Kampanyası” ve Türkiye Komünist Partisi’nin çağrısını yaptığı basın açıklamasında Irak’ta yaşanan vahşet anılacak ve Haziran ayında gerçekleştirilmesi beklenen NATO zirvesinin işgal ve sömürünün bir parçası olduğu dile getirilecek. Savaş karşıtları saat 12:30’da Tunus Caddesi’nin Akay Caddesi ile kesiştiği noktada “Irak’ta işgale son, NATO’ya hayır” yazılı pankartın arkasında toplanacak ve buradan yürüyüşe geçecek. Tunus ve Kennedi Caddelerinin takip eden yürüyüş sonrası savaş karşıtları saat 13:00’de ABD Büyükelçiliği önünde TMMOB Başkanı Kaya Güvenç’in gerçekleştireceği basın açıklamalarını gerçekleştirecek.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net