www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Yeni bir gezegen SEDNA
NASA, güneş sisteminin sınırlarında yer alan, Ay’ın yaklaşık yarı boyutunda olan ve gezegene benzeyen bir gök cismi belirlendi. Sedna, Eskimo mitolojisinde “Okyanus Tanrıçası” anlamına geliyor.

İnternet ansiklopedilerin pabucunu dama attı
California’nın Silikon Vadisi’nde yapılan bir araştırma, ansiklopedilerin kütüphane raflarında tozlanırken, bilgi arayışı içinde olanların bilgisayar başına koştuklarını ortaya çıkardı.


Yeni bir gezegen SEDNA
NASA, güneş sisteminin sınırlarında yer alan, Ay’ın yaklaşık yarı boyutunda olan ve gezegene benzeyen bir gök cismi belirlendi.
California Teknoloji Enstitüsü’nden Michael Brown, çapı 1300 ila 1800 kilometre arasında bulunan ve Güneş’ten en uzak gök cismi olan Sedna’nın göktaşından daha büyük, ancak güneş sistemindeki gezegenlerden de daha küçük olduğuna dikkat çekti.
Dünyadan 12,8 milyar kilometre uzaklıkta bulunan ve Plüton’dan biraz küçük olduğu belirtilen Sedna, Brown liderliğindeki bir uzay bilimci ekibin üç yıldır yürüttükleri “dış güneş sistemi” projesi kapsamında yaptıkları araştırmalar sırasında ilk olarak geçen yıl 14 Kasım’da San Diego yakınlarındaki Paloma Gözlemevi’ndeki Samuel Oschin teleskopuyla keşfedildi. Bu keşfi izleyen günlerde, Şili, İspanya, Arizona ve Havai’deki teleskoplar da keşfi doğruladı. Brown, bu uzaklığın çok büyük olduğunu ve güneşin bile bir toplu iğne başı kadar gözüktüğünü kaydetti.
NASA’dan yapılan açıklamaya göre, Sedna’nın keşfi, varlığına teorik olarak inanılan ve kuyruklu yıldızların doğuşuna kaynaklık ettiği varsayılan buz parçacıklarından oluşan “Oort Bulutu”nun varlığını da doğrulayıcı bulgular sunuyor.
Buz ve kayadan oluşuyor
Açıklamaya göre Sedna, Mars’tan sonra güneş sisteminde en kızıl gök cismi durumunda ve Plüton gezegenin ise 4’te 3’ü büyüklüğünde. Sedna’nın 1930’da keşfedilen Plüton’dan sonra güneşin yörüngesinde dönen en büyük nesne olabileceği ifade edilirken, keşifle birlikte söz konusu gezegenin hangi maddeden oluştuğu tartışmaları da başladı. Elde edilen ilk detayların, Sedna’nın buz ve kayadan oluştuğunu gösterdiği belirtildi.
Güneşten aşırı derecede uzak olan Sedna güneş sisteminin en soğuk bölgesinde yer alıyor ve sıcaklığı -240 C derecenin altında bulunuyor.
NASA, Sedna’nın güneşe olan uzaklığını dünyanın güneşe olan uzaklığının 900 katı olarak açıkladı. Ayrıca Sedna’nın elips şeklindeki yörüngesinin de daha önce rastlanmayan bir özellik taşıdığı kaydedildi.
Sedna’nın “Oort Bulutu”nda var olduğuna inanılan gök cisimlerine benzemekle birlikte, Oort Bulutu’ndan 10 kat daha yakın olduğu da NASA tarafından verilen bilgiler arasında.
NASA açıklamasına göre, 72 yıl sonra, Sedna çok daha yakın ve parlak olacak. Sedna’nın dünyaya bu kadar yakın olduğu en son dönemde dünyanın buz çağını yaşamakta olduğu, bir sonraki yakınlaşmasında da muhtemelen dünyanın yine bambaşka bir yer olabileceği de NASA tarafından verilen bilgiler arasında yer alıyor.
Pek çok uzay bilimci 2 bin 300 kilometre çapındaki Plüton’un bile bir gezegen olarak adlandırılamayacak kadar küçük olduğunu ileri sürerken, Plüton’un güneş sistemi dışından sisteme girmiş çok sayıdaki gök cisminden biri olduğunu iddia ediyorlar. Plüton’un bir gezegen olduğunu savunan uzay bilimcilerin ise Sedna’yı güneş sisteminin 10. gezegeni olarak tescil ettirmeye çalışacakları ifade ediliyor.


Başa dön


İnternet ansiklopedilerin pabucunu dama attı

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net