www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



ETA yalanlarına kılıf bulamıyorlar
İspanya hükümetinin 11 Mart saldırısından sonra BM Güvenlik Konseyi’nden çıkarttığı karar, başına bela oldu. Hükümet şimdi kararda neden ETA’nın kınandığını açıklama çabasında.

Sınırda ABD-İran çatışması
ABD’nin Irak’taki güçlerinin komutanlarından Tuğgeneral Mark Kimmitt, bölgedeki Amerikan askerlerinin, sınırda İran ordusuna bağlı sınır muhafızlarıyla silahlı çatışmaya girdiğini açıkladı.

Suriyeli Kürtlere polis ateşi
Suriye’nin Qamışlo, Entariye, Cumaye, Hileriye ve Şam’da onbinlerce Kürt, Halepçe Katliamı’nı kınamak amacıyla sokaklara döküldü.


ETA yalanlarına kılıf bulamıyorlar
Genel seçimlerde büyük bir yenilgi alan İspanya’nın sağcı hükümeti, yalanlarına kılıf arıyor. 11 Mart’ta Madrid’de düzenlenen kanlı saldırılardan hemen sonra, BM Güvenlik Konseyi’ne, Basklı örgüt ETA’yı suçlayan bir karar aldırtan İspanya hükümeti, kendini savunmaya çalıştı. Yetkililer, bu kararı aldırırken “art niyetli olmadıklarını” öne sürdüler.
Mektuplu savunma
İspanya, BM Güvenlik Konseyi’ne önceki gün bir mektup sunarak, kendini savundu. İspanya’nın BM Büyükelçisi Inocencio Arias’ın yazdığı mektupta, “Hükümetimiz o sırada saldırının ardında ETA’nın olduğu görüşündeydi. Ama o günden sonra elimize yeni ipuçları geçti” denildi.
Madrid saldırısını kınayan karar tasarısı Fransa tarafından hazırlandı. Ancak sonrasında İspanya’nın baskıları başladı. Hatta İspanya Dışişleri Bakanı, Almanya Dışişleri Bakanı’nı arayarak ETA iddiası konusunda destek istedi. Konsey üyesi bir ülkenin, adının açıklanmasını istemeyen temsilcisi Reuters’a şu açıklamayı yaptı: “Güçlü ipuçları bulunmamasına karşın İspanya’ya inanmak istedik, bunu tercih ettik.”
Medyaya baskı
İspanya hükümetinin, ETA konusunda medyayı da baskı altında tuttuğu açığa çıktı. Başbakan Jose Maria Aznar’ın, birçok medya genel yayın yönetmenine çağrıda bulunarak, Madrid’deki saldırıların “hiç kuşkusuz” ETA tarafından yapıldığı tezi üzerinde ısrarcı olmalarını istediği öğrenildi.
El Periodico gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Antonio Franco, gazetenin internet sitesinde yaptığı açıklamada, geçen perşembe, İspanya ulusal radyosunda katıldığı ve saldırıların El Kaide ya da ETA tarafından düzenlendiği konusunda kuşkularını aktardığı bir programdan hemen sonra, Aznar’ın ilk çağrısını aldığını belirtti. Antonio Franco, Aznar’ın kendisine, “Hiç kuşkun olmasın, bu ETA” dediğini yazdı.
Gereğini yaptılar!
El Kaide’nin saldırıları üstlenmesinin ardından bunu gazetenin başlığına taşımaya karar verdiğini, ancak Aznar’ın açıklamasının ardından başlığı değiştirdiğini söyleyen Franco, “Hükümet başkanının elinde kesin kanıt olmadan bu konuda güvence veremeyeceğine inandığım için özel baskı yaptırarak ‘ETA’nın 11 Eylül’ü’ başlığını atmaya karar verdim” dedi.
Franco, Aznar’ın ikinci çağrısını, İçişleri Bakanı Angel Acebes’in düzenlediği basın toplantısından sonra aldığını söyledi. Antonio Franco, “Aznar, Acabes’in, benimle irtibat kurmamasından ötürü özür diledi ve bana saldırıların sorumlusunun ETA olduğunu söyledi” ifadesini kullandı.
Müttefikler sallantıda
Washington’daki uzmanlar, gelecek aylarda Bush yönetiminin telkinleriyle Zapatero’nun Irak’tan asker çekmekten vazgeçebileceğini, ancak her durumda yeni Madrid hükümetinin eskisi kadar yakın bir müttefik olmayacağını belirttiler. ABD’nin kilit müttefikleri olan İngiltere ve
İtalya’da da, bir yıl içinde genel seçimler yapılacak.
Irak işgaline katılan Avustralya’da halk “terör saldırısı” endişesi yaşarken, Hollanda’da muhalefet partileri, Irak’taki askerlerin görev süresinin uzatılmasına karşı çıkıyor.


Başa dön


Sınırda ABD-İran çatışması
ABD’nin Irak’taki güçlerinin komutanlarından Tuğgeneral Mark Kimmitt, bölgedeki Amerikan askerlerinin, sınırda İran ordusuna bağlı sınır muhafızlarıyla silahlı çatışmaya girdiğini açıkladı.
Bağdat’ta bir basın toplantısı düzenleyen Kimmit, 14 Mart’ta Kuzey Irak’ta ABD’nin 4. Piyade Tümeni’ne bağlı askerlere, İran topraklarından ateş açıldığını öne sürdü. Kimmitt, “İran sınır muhafızlarının giydiği üniformayı giyen güçler tarafından bizim askerlerimize ateş açıldı. Askerlerimiz de kendilerini savunmak için bu ateşe karşılık verdi” dedi.
Çatışmanın kısa sürdüğünü belirten Kimmitt, “olayın tam niteliğinin araştırılmakta olduğunu” ekledi.
Necef’te eylem
Bu arada, Şiilerin kutsal kenti Necef’te 1000 kadar öğrenci, dini önderleri Ayetullah Ali Sistani tarafından eleştirilen geçici anayasayı kınamak için gösteri düzenledi. Dün şehir merkezinde toplanan öğrenciler, “Halk anayasaya ve konseye başkaldıracak” sloganları attı. Eylemci öğrenciler, Irak’taki işgal güçlerine karşı “isyan” tehdidinde bulunan pankartlar açtılar.
Öğrencilerden bir grubun, Geçici Yönetim Konseyi’nin (GYK) dönem başkanı Muhammed Bahr El Ulum’un evine giderek bir protesto notu bıraktığı kaydedildi.
Misyonerler öldürüldü
Öte yandan, işgalin ardından Irak’a giren şeriatçı Hıristiyan misyonerler, direnişçilerin hedefi olmayı sürdürüyor. Önceki gün Musul’da Amerikalı misyonerleri taşıyan bir araç pusuya düştü. Saldırıda 4 misyoner öldü, 2’si yaralandı.
Misyonerlerin, merkezi Virginia’da bulunan “Güney Baptist Uluslararası Misyonu”na bağlı bulunduğu, ölenlerin ikisinin kadın olduğu öğrenildi.
Geçtiğimiz nisan ayından bu yana Irak’a 100 Hıristiyan misyonerin girdiği tahmin ediliyor. Uluslararası İncil Topluluğu, bugüne dek ülkede 10 bin propaganda kitabı dağıttı.
Dün de, ABD ordusuna tercümanlık yapan Iraklı bir kadın, aynı kentte öldürüldü. Hifi Abdüssettar adlı kadının, kent merkezinde vurulduğu açıklandı.
ZDF kanalı ise, Kerbela yakınlarında dün düzenlenen saldırıda iki Alman mühendis ve iki Iraklı’nın öldürüldüğünü duyurdu.


Başa dön


Suriyeli Kürtlere polis ateşi
Suriye’nin Qamışlo, Entariye, Cumaye, Hileriye ve Şam’da onbinlerce Kürt, Halepçe Katliamı’nı kınamak amacıyla sokaklara döküldü. Başkent Şam ile Qamışlo, Entariye, Cumaye ve Hileriye kentlerinde onbinlerce kişi, katliamda can veren 5 bin Kürt için anma töreni düzenledi.
7 kişi öldürüldü
DİHA’nın haberine göre, dün Qamişlo Anayolu üzerinde, Halepçe kurbanlarını anmak amacıyla onbinlerce kişi toplandı. Ancak Suriye polisi, Kürtlerin üzerine ateş açarak 7 kişiyi katletti. Saldırıda onlarca kişinin de yaralandığı öğrenildi.
Bu arada, Şam’da Kürt nüfusunun yoğunlukta olduğu Zorava Mahallesi’nin devlet güçleri tarafından abluka altına alındığı bildirildi. Mahalleye gıda maddesi dahi sokulmadığı ve halkın zor durumda olduğu bildirildi.
Yüzlerce gözaltı
Qamışlo, Derik, Haseki, Resul-Eyn ve Serê Kanîyê kentlerinde askerler tarafından gözaltına alınan yüzlerce kişinin Şam’a götürüldüğü öğrenildi. Adı geçen kentlerde sokağa çıkma yasağının kaldırıldığı belirtilirken, başta Qamışlo olmak üzere birçok kentte Kürtler’in protesto amacıyla sokağa çıkmayarak işyerlerinin kepenklerini açmadığı öğrenildi.
Suriye İnsan Hakları Savunma Derneği’nden Enver Bunni, “Şam’ın batı banliyösü Dummar’da 300 kişinin gözaltına alındığına dair listemiz var, bunun dışında Suriye’nin kuzeybatısındaki bölgelerde henüz saptanamayan sayıda gözaltı bilgileri ulaştı” dedi.
Kürt sorunu çözülsün
Acaristan’a ambargo
Acaristan’a kuşatma tehdidinde bulunan Gürcistan Devlet Başkanı Mikhail Saakaşvili, Acaristan Lideri Aslan Abaşidze’ye işbirliği için tanınan sürenin dolduğunu söyleyerek ambargo uygulamaya başladı. Abaşidze ise, Tiflis’in izlediği politikanın trajediye yol açabileceğini belirtti. Ambargo çerçevesinde, Acaristan hava sahası uçuşlara kapatıldı, Batum Limanı’ndan ticaret durduruldu. Saakaşvili, Batum’dan petrol sevkinin durdurularak başka limanlara kaydırılacağını duyurdu. Bölgedeki yüklerin boşaltımının ayrı liman ve gümrüklere kaydırıldığı da belirtildi. Saakaşvili, tüm bu adımları “Gürcistan’ın bir devlet olduğunu kanıtlamak için” attıklarını söyledi. Tiflis hükümeti, Acaristan lideri Abaşidze’yi “devlet içinde devlet kurmakla” suçluyor. Gerginliğin tırmandığı saatlerde Rusya’nın başkenti Moskova’nın Belediye Başkanı Yuri Lujkov, Acaristan Özerk Cumhuriyeti’nin başkenti Batum’a geldi. Abaşidze’ye destek vermeye geldiğini söyleyen Lujkov, “Biz Abaşidze ile kardeş gibiyiz. Onu zor bir durumda yalnız bırakmamak için geldim. Gerginliğe burnumu sokmak için değil” ifadesini kullandı.
Yaser Arafat bakanlarının baskısına direndi
Filistin lideri Yaser Arafat, Filistin güvenlik güçlerinin, silahlı direniş gruplarına karşı “mücadele etmesi” konusundaki talepleri reddetti. Filistin Kabinesi, Arafat’ın başkanlığında, önceki gün Ramallah’ta toplandı. Toplantının ana gündemi, İsrail’in Aşdod Limanı’nda pazar günü düzenlenen intihar saldırısıydı. İçişleri Bakanı Hakem Balawi ve Ulusal Güvenlik Güçleri Komutanı Hac İsmail Cabbar, Hamas’a ve El Fetih’in askeri kanadı El Aksa Şehitleri Tugayları’na karşı “harekete geçilmesini” önerdiler. Diğer bakanlar da, İsrail’in “sert bir misilleme” yapabileceğini söyleyerek, öneriye destek verdi. Çoğunluğu El Fetih’in sağ kanadından olan bakanlar, söz konusu örgütlere üye kişilerin tutuklanmasını ve “sokakların Filistin güvenlik güçleri tarafından denetlenmesi” için tedbir alınmasını istedi. Bakanlar, El Fetih yönetiminin, Batı Şeria ve Gazze’de bazı askeri birimlerin denetimini yitirdiğini eklediler. Ancak Yaser Arafat, Filistinli direnişçileri tutuklamayı reddetti. Arafat, ülkedeki asıl sorunun devam eden İsrail işgali olduğunu vurguladı.
11 kişinin durumu kritik
Madrid’de 200 kişinin öldüğü kanlı saldırılarda yaralanan 1400 kişiden 243’ü halen hastanede tedavi görüyor. Yetkililer, yaralılardan 11’inin durumunun kritik olduğunu, 34’ünün de ağır yaralı olduğunu açıkladı. Bu arada, saldırıya karıştıkları sanılan 6 Faslının kimliklerinin saptandığı iddia edildi. Halen gözaltında bulunan Faslılardan Cemal Zugam’ın, patlama öncesinde trende olduğunun saldırıdan kurtulan iki kişi tarafından doğrulandığı da açıklandı. Zugam’ın adı, daha önce 11 Eylül saldırılarının hazırlığı hakkında başlatılan soruşturmada anılmış, ancak şüpheliye herhangi bir suçlama yöneltilmemişti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net