www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Ayrımcılığı kaldıracağız
Güçbirliği’nin SHP çatısından Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı olan Fikri Sağlar, Mersin’de ekonomik dengesizliğin yanı sıra insanların kültürel ve etnik açıdan da bölündüğünü, hizmetlerin de buna göre verildiğini söyledi.

Gökyüzü yalandan gözükmüyor
Tuzla’nın yoksul mahallelerinde Güçbirliği’nin oluşturduğu komisyonlar her akşam ev ev, kapı kapı dolaşarak seçim platformlarını anlatıyorlar.

Gençler ‘sabıka’dan kurtulmak istiyor
Esenyurt İnönü Mahallesi’nde Güçbirliği tarafından düzenlenen toplantıda bir araya gelen mahalle gençleri sorunlarını ortaya koyarak, bunların çözümünde yerel yönetimlere nasıl roller düştüğünü tartıştılar.


Ayrımcılığı kaldıracağız
Yusuf Baştuğ
Güçbirliği’nin SHP çatısından Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkan Adayı olan Fikri Sağlar, Mersin’de ekonomik dengesizliğin yanı sıra insanların kültürel ve etnik açıdan da bölündüğünü, hizmetlerin de buna göre verildiğini söyledi. Sağlar ilk amaçlarının her açıdan bir ayrımcılığın yapıldığı Mersin’i birleştirmek olduğunu vurguladı.
Mersin’in temel sorunlarını anlatabilir misiniz?
Mersin’in en büyük sorunu işsizlik. İşsiz ve aç insan sayısı çok fazla. Türkiye genelinin üzerinde, yüzde 15.5 gibi bir işsiz sayısı mevcut. Ayrıca Mersin nüfusunun yüzde 60’ı yılda 315 dolar kazanıyor. Yüzde 10’u da 50 bin dolar kazanıyor. Büyük bir sosyal dengesizlik söz konusu. Çağdaş bir kent olma doğrultusunda Mersin’e gerekli olan yapılanma gerçekleşmemiş. Ulaşım sorunu var, çöp sorunu, çamur sorunu var. Bu sorunlar kadar önemli, Mersin’de ayrışma ve bölünme var. Son beş yıldır, mevcut belediye başkanı Mersin’in bütün kaynaklarını belli bir kesime, belli bir bölgeye aktardı. Diğer bölgeleri elinin tersiyle itti. Bu ayrımcılık sürerken belediye başkanı kendisini belediye başkanı yapacak yer aramakla vakit geçirdi. Yani Mersin’de uçurumların yanı sıra iç barışı da tehlikeye soktu. Bu nedenle Güçbirliği Türkiye siyasi tarihinde çok önemli bir işlev görüyor.
Serbest bölge var. Liman kenti. Turizm açısından da çok önemli. Sizce Mersin kaynaklarını değerlendirebiliyor mu?
Mersin’in kaynakları doğru değerlendirilemiyor. Nedeni de Mersin’i yönetenlerin kötü yönetimleri, maksatlı yönetimleridir. Mersin’de elde edilen kaynaklar sadece bir sınıfa aktarılmaya çalışılıyor. Bu aktarma görevini yapan yerel yöneticilerde bundan faydalanıyorlar. Mersin’de var olan kaynaklar doğru değerlendirilse ve adil paylaşım olsa mahalleler ve beldeler arasında hatta sokaklar arasında farklılıklar olmaz. Mersin’in kaynakları halkla paylaşılmıyor. Örneğin merkeze on dakika uzaklıkta bir mahalle çamur içerisinde. Sağlık ocağı yok. En ufak bir yağışta evler su altında kalıyor. Suyu yok, sokak aydınlatması yok, çok küçük bir kaldırımı dahi yok. Ama on dakikalık mesafede sanki Avrupa kentine girmişsiniz, Çin’den getirilmiş piramitler bilmem nereden getirilmiş palmiyelerin oluşturduğu ikinci bir Mersin ile karşılaşıyorsunuz.
Sizin çözüm önerileriniz nelerdir?
Bizim hedefimiz sosyal belediyecilik yapmak. Önce iş ve aş bulmak. Mersin’de var olan bölünmüş yapıyı birlikteliğe dönüştürmek. Öncelikle barışı sağlamak gerekiyor ki, iş ve aş bulma doğrultusundaki amacımız gerçekleşsin. Barışın olmadığı yerde yatırım olmaz. Üretimin olmadığı yerde istihdam olmaz. İstihdamın olmadığı yerde de iş ve aş olmaz. Mersin o durumda, tarlalarda, narenciye bahçelerinde çalışan binlerce ucuz iş gücü var. Her sabah 16-17 bin işçi, genç, çocuk portakal bahçelerine gidiyor. Çamur içerisinde sırtlarında küfelerle portakal topluyorlar. Bununla Mersin’in yaklaşık dörtte biri geçiniyor. Ne kadar devam edebilirler. Oysa biraz önce sizin de söylediğiniz gibi Mersin’de liman var. Limanın harekete geçirilmiş olması Akdeniz’in bir taraftan Anadolu’nun, Kafkasların, Ortadoğu, Orta Asya bu yolların başında olması limanın işlendirecek. Diğer taraftan da yeni enerji kanallarının işte Yumurtalık, Adana taraflarına gelmesi gelir ve ihracatın kapısı dünyaya açılacak. Çukurova’da bildiğiniz gibi tarım potansiyeli çok yüksek. Bu bizim potansiyelimiz. Kurucularından biri olarak üniversitenin açılışıyla Mersin artık bir bilim kenti.
Bu konuda somut projeleriniz var mı?
Var tabi. Bizim özellikle eğitilmesi, meslek sahibi yapılması ve meslek sahibi olan gençlere yerel yönetimlerin kaynaklarından yararlanma imkanı ve iş olanakları sağlanacak. Alt yapısı oluşmuş ücretsiz arsa vererek küçük, orta ve büyük boy işletmelerin Mersin’e gelmesini sağlamak, istihdam yaratmak. Hizmet sektörünü teşvik ederek oralarda yeni istihdamlar yaratmak görevlerimiz olacak. Ayrıca kadın kooperatifleri, üretim kooperatifleri kurarak özellikle göçle gelen kadınların kendi kültür ve göreneklerini icra edebilecekleri alanlar yaratmak için gayret edeceğiz. Kadınların ürünlerini de belediyelerce açılacak mağazalar, marketler aracılığıyla satılmasını da sağlayacağız. Bir diğer projemizde gençlerle emeklileri buluşturma projemizdir. Üniversite yada işsiz bir genç günün belli saatinde sorumlu olduğu emekli ile onun alışverişini yapacak, kitabını okuyacak, sohbet edecek, ilgilenecek ve emeğinin karşılığını alacak. Böylece emeklinin, düşkünün bakımını sağlayacak.
Mersin’in büyük sorunlarından bazıları da katı atık ve pis su atığı sorunları. Mersin’in şimdiki belediye başkanı gitmeden önce pis su atığı projesinin ihalesini yaptı. Ve ihaleyi imzalamak istiyor. Ben bütün belediye yetkililerini bu projeye imza atmamaları için uyardım. ‘29 Mart’ta hesap sorarız’ dedim. Çünkü belediye bu proje ile ilgili teftiş geçirdi. Ama çeşitli yollardan o teftiş raporu hala açıklanmadı.

BÜYÜK PARALAR HARCIYORLAR
Mersin dünya sermayesinin göz diktiği bir yer. Dolayısıyla Mersin’in yönetiminin halk anlayışıyla halkla bütünleşen bir yönetim anlayışı istenmez. O nedenle iktidar ve muhalefet partilerinin iki adayı korkunç para harcıyorlar. Başta söylediğim barışı engelleme bölünmeyi sağlama doğrultusunda ki gayretleri de kendilerinden hesap sorulmaması için. Tekrar iş başına geldiklerinde düzenin devam etmesini sağlamaya çalışıyorlar. CHP’nin adayı ve şimdiki Büyükşehir Belediye Başkanı Macit Özcan ulusal gazetelere ‘Bir bölen olmayın’ şeklinde ilanlar veriyor. Sizce buradaki gaye ne olabilir? Macit Özcan şu an seçimi kazanamayacak durumda. Çok büyük para harcıyorlar. Bu paraların kaynaklarını sordum. Ben 1999 mal beyanımı da 2004 mal beyanımı da verdim. Macit Özcan ve diğer adaylardan mal beyanlarını istedik ama henüz bir yanıt gelmedi.


Başa dön


Gökyüzü yalandan gözükmüyor
Tuzla’nın yoksul mahallelerinde Güçbirliği’nin oluşturduğu komisyonlar her akşam ev ev, kapı kapı dolaşarak seçim platformlarını anlatıyorlar. Güçbirliği’nin Tuzla Belediye Başkan adayı Memet Kılınçaslan, her gün esnafla toplantılar yapıyor, seçim otobüsü bütün mahallelere gidiyor.
Kılınçaslan, önceki gün de Karslılar ve Vartolular Derneği’nde düzenlenen toplantılara katıldı. Gençlerin Kılınçaslan’la görüşme talep etmeleri sebebiyle Vartolular Derneği’nde düzenlenen ve 65 kişinin katıldığı toplantı karşılıklı soru cevaplarla geçti. Gençliğe yönelik hedeflerini anlatmasını isteyen gençlere, Kılınçaslan “Kültür merkezleri kurulacak, gençlik meclisleri aracılığıyla gençler kendilerini temsil hakkı edinecek, sportif ve kültürel faaliyetler yoğunlaşacak” diye yanıt verdi.
Karslılar Derneği’nde yapılan ve 100’ü aşkın kişinin katıldığı toplantıda konuşan Kılınçaslan, “Seçim reklamlarıyla halkı kandırmaya çalışıyorlar. Gökyüzünü yalanlar yüzünden göremez olduk” diye eleştirdi.
Kılınçaslan, dün de sabahın ilk ışıklarıyla tersane işçilerine seçim broşürü dağıttı. Geçtiğimiz Cuma günü SP ve CHP’nin dağıttığı bildiriler çöp yığınları oluşurken, EMEP’in dağıttığı broşürlerin yere neredeyse hiç atılmaması dikkat çekti.


Başa dön


Gençler ‘sabıka’dan kurtulmak istiyor
Esenyurt İnönü Mahallesi’nde Güçbirliği tarafından düzenlenen toplantıda bir araya gelen mahalle gençleri sorunlarını ortaya koyarak, bunların çözümünde yerel yönetimlere nasıl roller düştüğünü tartıştılar.
Eyüp adayı tanıtıldı
Demokratik Güçbirliği Eyüp belediye başkan adayını ve belediye meclis üyelerini 1000’ i aşkın kişinin katıldığı bir etkinlikle tanıttı. Etkinlikte konuşan Eyüp belediye başkan adayı Dr. Harun Kaya, “Belediye rant kapısı değil hizmet kapısıdır. Seçimleri kazandığım takdirde Eyüp’ü, halk temsilcileriyle yöneteceğim” dedi. Büyükşehir belediye başkan adayı Mustafa Kul ise son günlerde Güçbirliği’ne yönelik saldırıların olduğunu söyledi. Kul, “Bize bölücü diyenlerin kendileri aslında bölücüdürler. Onlara gereken cevabı 29 Mart sabahı vereceğiz” diye konuştu.
Kıraç’ta seçim trafiği
Büyükçekmece’nin Kıraç beldesinde önceki gün konvoy trafiği yaşandı. Yüzlerce aracın katıldığı Demokratik Güçbirliği konvoyu halktan da yoğun ilgi gördü. Konvoy birçok mahallede ‘Başkan Ferhat’ sloganları ve alkışlarla karşılandı. CHP Merkez Mahallesi seçim bürosu önüne çıkan bazı CHPliler’in de konvoyu el sallayarak selamlaması dikkat çekti. Siyasi partilerin birkaç ses aracı dışında konvoy oluşturmadığı Kıraç’ta, muhtar adaylarının uzun konvoyları da ilgi çekti. Sanayi bölgesi olması nedeniyle İstanbul’un birçok ilçesinden daha yoğun ilgi gören ve seçim propagandalarının daha haraketli geçtiği Kıraç’ta, muhtar adayları bile yoğun reklam kampanyaları yürütüyorlar.
CHP’den kirli oyunlar
Güçbirliği’nin EMEP çatısından seçime girdiği Çiğli’de belediye başkan adayı Hasan Hüseyin Evin, Egekent, Evka-2 ve Güzeltepe’de seçim bürosu açılışlarına katıldı. Çiğli’de rantçı belediyecilik anlayışına karşı Güçbirliği’nin bir alternatif olduğunu söyleyen Evin, ““Güçbirliği seçimden 5 gün önce çekilip, CHP’yi destekleyecek” yönündeki söylentilere sert tepki gösterdi. SHP İzmir İl Meclis üyesi Kamber Gülsoy, CHP’nin Çiğli’de halktan özür dilemesi gerekirken, hangi yüzle gelip oy istediğini sordu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net