www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Burada patron yok
Arjantin’in Neguen kentinde işçiler, patronların bırakıp kaçtıkları fabrikalarda yönetimi devralarak üretimi sürdürüyor.

Bombaların gölgesinde seçim
Perşembe günü bombalarla sarsılan İspanya, bugün sandık başına gidiyor. Hükümetteki Halk Partisi’nin (PP) başbakan adayı Rajoy ve Başbakan Aznar, saldırının arkasında ETA olduğunu ileri sürerek oylarını korumaya çalışıyorlar.

Putin seçimlere ‘rakipsiz’ giriyor
Rusya’da bugün yapılacak seçimlerde Devlet Başkanı Vladimir Putin’in adeta rakipsiz olduğu belirtiliyor.


Burada patron yok
Ginger S. Gentile
Arjantin’deki en büyük seramik fabrikası olan Zanon’un işçileri, her gün fabrikalarına giderek hem seramik ve tuğla üretimi yapıyor, hem de fabrikanın idari işlerini yönetiyorlar. Kısacası işçiler, fabrikaya ve makinelere el koymuş durumda.
Güney Arjantin’in ihmal edilmiş kentlerinden 300 bin nüfuslu Neguen’de işçiler inanılmaz bir dayanışma örneği gösterdi. İflas noktasında olan fabrikayı çalıştırarak ve birlikte yöneterek düze çıkardılar.
Demokratik bir ortam
2001’deki krizin öncesinde de işçiler iflas eden ve sahipleri tarafından kapatılan fabrikaları çalıştırmaya uğraşıyorlardı. Krizle birlikte iflas eden işyeri sayısının artmasıyla bu tip örnekler çoğaldı. Binlerce işçinin çalıştığı yüzlerce fabrikada makinelere el koyan işçiler, işleri patronlardan daha iyi idare ediyorlardı.
İşçilerin fabrikaları yönetmeye başlaması ve üretimi başarılı şekilde sürdürebilmeleri bazı işbirlikçi küçük gruplar tarafından sabote edilmeye çalışıldı. Bu tür faaliyetler halen devam ediyor. Anlaşılan işçilerin; fabrikaları başlarında yöneticiler ve patronlar olmadan çalıştırmaları birilerini rahatsız ediyordu.
Yönetime el koyan işçilerin fabrikaları yönetirken kullandıkları en önemli taktik- ki bu Zanon fabrikasında da kullanılıyor- eski yönetim anlayışını tamamen değiştirerek yerine kararların ortak olarak alındığı bir anlayış geçirmek oldu.
Kararları işçiler alıyor
Zanon fabrikasında her departmanın işçiler tarafından seçimle belirlenmiş bir temsilcisi var. Bu temsilciler genel toplantılara katılarak kendi bölümlerinin sorunlarını ve taleplerini anlatıyor. Bu toplantılarda, departman temsilcilerinin getirdikleri öneriler oylanarak kabul veya reddediliyor. Böylece hem sorunlara çözüm yolları aranıyor hem de farklı departmanlarda çalışan işçiler fabrikanın sorunları hakkında bilgi sahibi oluyor. Tabii bu toplantıların en önemli özelliği kararların ortak alınması.
Bu yüzden Zanon fabrikasında yönetim tamamen açık ve tüm işçilerin söz hakkı var. Fabrikada otuz tane seçilmiş ‘koordinatör’ bulunuyor. Bunların her biri kendi alanlarındaki işçilerin oyuyla bu göreve getirilmiş. Seçilmişlerin toplantıları, tüm işçilerin katılımına açık olarak yapılıyor. İşçiler bu toplantılara katılarak söz alıp eleştiri ve önerilerini dile getirebiliyorlar. Ayrıca isterlerse fabrikanın mali durumunu inceleyebiliyorlar.
İdari işlerin yürütülmesi için seçilmiş otuz koordinator, kendi aralarında iki kişi seçiyor. Bu iki kişinin çalışmaları da tüm işçilerin denetimine açık. Zaman zaman işçiler bu yöneticilerin kararlarına karşı çıkabiliyor, gerek gördüklerinde bu kişileri görevden alabiliyorlar.
Toplantılar haftalık, ama gerektiğinde olağanüstü toplantılar da yapılıyor. İşçiler toplantılarda yalnızca fabrikalarının çalışmasını nasıl sürdüreceklerini veya departmanlarının taleplerini değil, aynı zamanda çalışmaların diğer fabrikalarla nasıl ortaklaştırılacağını da tartışıyorlar.
Toplumsal destek
Zanon fabrikası işçileri Neguen halkından önemli destek görüyor. Çünkü işçiler kendilerini, halka hizmet edecek bir üretim faaliyetinin başarısına adamış durumda.
Onların amacı fabrikaları kamulaştırmak ve işiçlerin yönetmesini sağlamak. İşçiler öncelikli olarak toplum ve kamu yararı için üretmeyi istiyorlar. Son zamanlarda yalnız fabrikaların yönetimini değil, politik konuları da tartışmaktalar. İşçilerin mücadelesine kendi sektörlerinin dışında hükümete karşı mücadele eden gruplardan da destek geliyor. Onlar hem hükümete, hem patronlara hem de işsizliğin kötü sonuçlarına karşı savaşıyorlar. Yoksulluk sınırının altında yaşayan işçilerin aileleri de bu savaştaki yerlerini alıyor. Zanon işçilerinin bu denli destek görmesinin nedenlerinin başında, bu fabrikanın küçük bir şehirdeki en büyük işletme olması geliyor. Burada herkes işçileri birebir tanıyor. Zanon işçileri Neguen’deki emek hareketinin belkemiğini oluşturuyor. Neguen’de örgütlü olan özellikle işsiz sendikaları; eylemlerinde onları hep yanlarında görüyorlar.
Halk bilgilendiriliyor
Fabrika içinde yaşananlar yalnızca işçiler için çıkarılan bültenlerle çalışanlara değil; şehir halkına da duyuruluyor. Bu amaçla haftada üç gün radyo programı yapılıyor. Fabrikanın kapıları herkese açık. Fabrikaya şu ana kadar birçok yabancı grubun gelmiş. Ayrıca bölgedeki anaokulları da gruplar halinde gelerek fabrikayı geziyorlar. Zanon işçileri hastane vb. inşaatlarında kullanılması için malzeme bağışı yapıyorlar. Bunun karşılığında hemşire örgütleri işçilere her vardiya için bir sağlık görevlisi veriyor. Bu görevliler işçilere sağlık hizmeti sunuyor.
Sendikaya rağmen
Zanon işçilerinin fabrika içindeki çalışma koşullarını iyileştirme mücadelesi Temmuz 2000’de başladı. İlk eylemleri, bir işçi arkadaşlarının ölmesi ve sendikanın bu ölüme yeterince tepki vermemesi üzerine idi. Sendika liderlerinin ilgisizliğine rağmen, dokuz günlük bir grev yaptılar. Grev sonunda patron işçilerin üretimi kontrol edecek ve fabrika içinde güvenliği sağlayacak komisyonda yer almalarını kabul etti. Daha sonra Mayıs 2001’de maaşlar ödenmemeye başladı. Gerekçe, işletmenin kâr edememesi idi. Bunun üzerine başlayan grev 34 gün sürdü ve işçiler fabrikanın belgelerini kontrol etme hakkı elde ettiler. İşçilerin fabrika hesaplarında yaptıkları incelemeler, fabrikanın aslında kâr ettiğini ortaya koydu.
5 Eylül 2001’de patronlar bu sefer işçi çıkarmaya başladılar. Daha sonra da fabrikanın borçlarını ödeyemez duruma geldiğini ve devlet desteği olmadan çalışamayacağını söyleyerek fabrikayı kapatacaklarını açıkladılar.
İşçiler eylemler yaptılar. Ve 1 Ekim’de fabrikaya girerek; makineleri götürmeye çalışan patronları engellediler. Daha sonra 20 kişilik işçi grubu, üretimi sürdürmeyi önerdi. Tartışmaların ardından işçilerin büyük bir bölümü öneriyi kabul etti.
Üretime devam
2 Mart 2002’de üretim yeniden başladı. İşçiler başlangıçta hedef üretim olarak fabrikanın kapatılmasından önceki seviyenin yüzde 10’unu yakalamayı kararlaştırdılar. Daha sonra, ürün kalitesini düşürmeden üretimin artırılması karara bağlandı.
Üretimin geliştirilebilmesinin yollarını belirlemek için üniversite öğrencileri ve mühendislerle görüşüldü. Bir yıl içerisinde fabrikanın üretim seviyesi, önceki üretim seviyesinin yüzde 50 fazlası idi.
Ürünlerini dışarıya da satmaya başlayan işçiler, yaptıkları işin yalnızca para kazanma amaçlı olmaması gerektiğini düşünüyorlardı. Kazandıkları parayı üretimi artırmaya yatırmanın yanı sıra, toplum hizmetinde çalışan kurumlara bağışlar yapmakta da kullanıyorlar. Hastanelere, kreşlere ve işsizlere yardım ediyorlar. İşçilerin yönetimi devralmalarından önce işçiler arasında ücret dengesizliği vardı. Oysa şimdi tüm işçiler aynı parayı alıyor.
İşçi maaşları 800 pezo, yani 270 dolar. Bu, Neguen için oldukça iyi bir ücret sayılır.
Neguen’de gördüğüm bir afişte yazdığı gibi, “Şimdi patron yok, güvenlik hepimizin sorumluluğu.”
(Labourstart’tan çeviren Taylan Özgür Efe)


Başa dön


Bombaların gölgesinde seçim
Geçen perşembe günü El Kaide’nin bombalarıyla sarsılan İspanya bugün sandık başına gidiyor. Irak işgaline karşı Avrupa’da en büyük gösterilerin gerçekleştiği ülkelerden biri olan İspanya’da halk önceki gün meydanlarda ‘teröre ve savaşa’ karşı bir kez daha sokağa çıkarken, Başbakan Jose Maria Aznar, yerine aday gösterdiği Mariano Rajoy ve Dışişleri Bakanı Ana Palacio ısrarla 200’e yakın insanı hayatını kaybettiği saldırının arkasında ETA’nın olduğunda ısrar etmeye devam ettiler.
Bombalı saldırıdan hemen sonra ülkede seçim propagandası durmasına rağmen Aznar’ın başında bulunduğu Halk Partisi (PP), salt çoğunluğu elde etmek için bombalı saldırının arkasında ETA’nın olduğunda ısrar ederek oylarını korumaya çalıştı.
Bombalı saldırı öncesinde yapılan kamuoyu anketlerinde PP’nin salt çoğunluğu koruyacağı yönünde iken, saldırının arkasında El Kaide’nin olmasının oy oranını düşürmesi bekleniyor.
Aznar’ın yerine Mariano Rajoy
Seçimlerden önce PP ve başbakan adayı Rajoy “iç güvenlik, yabancılar ve bölücü terörü” bol bol seçim malzemesi yaptı. Bu politikanın arkasındaki asıl ismin ise Aznar olduğu biliniyor. 1996 yılından beridir başbakanlık koltuğunda oturan Aznar, yıpranan imajından ötürü yerine en sadık dostu Rajoy’u gösterdi. Rajoy’un başbakanlık koltuğuna oturması durumunda bile, hükümeti asıl idare edecek olan kişinin Aznar olduğu da sol basın tarafından günlerdir dile getiriyor.
Rajoy’un şansının azaldığı belirtiliyor. Muhalefeti temsil eden Sosyalist Parti (PSOE) ile Birleşik Sol (IU)’unun oyları ise arttı. Ayrıca PP ile farklı bir politika izleyen Kanarya Koalisyonu (CC)’nun bölgesinde salt çoğunluğu sağlayabileceği kaydediliyor.
Bask’da oylar aynı
Aznar’ın savaş ve reform politikalarına tepki gösteren Bask bölgesinde ise oyların değişmeyeceği belirtiliyor. Geçen kasım ayında Katolanya’da seçimleri kazanan Katolanya Sol Cumhuriyetçiler’in (ERC) bugünkü seçimlerde oylarını koruyacağı tahmin ediliyor.
Bask Bölgesi’nde sorunların diyalogla çözülmesini isteyen ERC’nin lideri Luis Cardo-Roviera geçen ocak ayında ETA yönetimiyle bir araya gelerek diyalogdan yana olduğunu söylemesi ve ETA’nın Madrid’deki bombalamaların arkasında olmamasının bu partinin oyunu artıracağı sanılıyor. Yapılan anketlere göre ERC’nin bölgeden Madrid’e en az altı milletvekili göndereceği tahmin ediliyor.
PP medyayı kullanıyor
PP ülkedeki medyanın önemli bir bölümünü kontrol ederek ETA’yı saldırıların sorumlusu olarak gösterme ve oylarını korumanın peşinde. PP’ye karşı en güçlü parti olan PSOE’nin başbakan adayı José Luis Rodríguez Zapatero’nun fazla tanınan birisi olmamasının da PP’nin yüksek oy almasında rol aldığı ifade ediliyor. En son kamuoyu yoklamalarında Rajoy, dört-beş puan Zapatero’nun önünde bulunuyordu.
PP’nin oylarını artırmasına ise, işsizliği yüzde 23’ten 11.5’e düşürmesi, büyüme oranını ise yüzde 4’e çıkarması gösteriliyor. Sosyalistlerin umudu, küskün olduğu için sandık başına gitmeyen seçmenlerde.
Aznar Hükümeti, ETA’nın siyasi kolu olduğu gerekçesiyle Herri Batasuna’yı geçen yıl yasaklamıştı.
Aznar Hükümeti döneminde ayrıca diğer muhalif partiler, sendikalar ve örgütler de yoğun baskıya maruz kalmış, izleme ve telefon dinlemeleri artmıştı. PP ayrıca yoksulluk ve evsizlik yönünde verdiği vaatleri yerine getirmemekle birlikte, işten atmaları kolaylaştırdı ve eğitim bütçesini kesti.


Başa dön


Putin seçimlere ‘rakipsiz’ giriyor
Rusya’da bugün yapılacak seçimlerde Devlet Başkanı Vladimir Putin’in adeta rakipsiz olduğu belirtiliyor. Kamuoyu yoklamalarına göre Kremlin liderinin seçimleri çok açık farkla kazanması bekleniyor. Seçimlere Putin ile birlikte toplam altı aday katılıyor. Ancak Putin’e rakip olarak çıkan beş adayın toplam oylarının yüzde 10’a bile ulaşması beklenmiyor.
Putin’in endişesi katılım
Rusya’daki kamuoyu araştırmaları, Putin’in oyların yaklaşık yüzde 80’ini alarak tekrar seçileceğini gösterirken, Putin’i kaygılandıran en önemli konuyu, seçime katılım oranı oluşturuyor.
Rakipleri yüzde 10’a bile ulaşamıyor
Sonuçtan emin olduğu için neredeyse hiç kampanya yürütmeyen ve diğer adaylarla televizyonlarda düzenlenen tartışma programlarına katılmayan Putin’in, yarışı ilk turda kazanması bekleniyor.
ABD Irak’tan askerlerini çekmiyor
Irak’ta anayasa oluşturulması ve geçici hükümet kurulmasıyla yönetimi halka devredeceğini öne süren ABD, ülkeye 120 bin asker gönderecek. 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana en büyük askeri rotasyonuna hazırlanan ABD’nin Irak’ta bulunan 130 bin askeri evlerine dönmeye hazırlanırken, yaklaşık 120 bin asker de Irak’ta yeni görevine başlamak üzere ülkeye gönderiliyor. Rotasyonun, nisandan haziran ayı sonuna kadar tamamlanmasının planlandığını belirten askeri yetkililer, Irak’a gidecek yeni askerlerle birlikte tonlarca kargo ve teçhizatın da uçaklara yükleneceğini kaydediyorlar. Irak’a asker gönderme hazırlıkları sürerken, geçici hükümet kurulmasına yönelik girişimlerin başarılı olması amacıyla bu ülkeye bir üst düzey yetkilinin de gönderilmesi planlanıyor. ‘Sivil yönetici’ olarak sunulan Paul Bremer’in, Geçici Yönetim Kurulu (GYK) üyeleri arasındaki tartışmaları sona erdirmede başarısız olduğu, bu nedenle Irak’a yeni bir görevli gönderileceği duyuruldu. Washington Post gazetesinde dün yayımlanan haberde, kimliği açıklanmayan yetkilinin, Irak’a bu hafta sonu gelmesinin planlandığı belirtildi. Yetkilinin görevinin kısmen, Geçici Yönetim Konseyi’ni (GYK), BM’yi Irak’a yeniden çağırmaya ikna etmek olduğu belirtilen haberde, Irak’taki Şii liderlerinin, ABD’nin BM’nin Irak’a dönmesi çabalarını engellemeye çalıştığı kaydedildi.
Bir tanık daha
ABD’nin Guantanamo’daki esir kampında yaklaşık 2 yıl süren esaretinin ardından ülkesine dönen ikinci İngiliz de maruz kaldığı dayak ve insanlık dışı muameleyi anlattı. 26 yaşındaki Tarık Dergoul, avukatı aracılığıyla yaptığı yazılı açıklamada, kampta silah tehdidi altında sorgulandığını, dayak yediğini belirtti ve Amerikalı yetkililerin esirlere “berbat” davrandığını söyledi. Açıklamada, “Tarık Dergoul, ailesi ve avukatlarıyla Bagram’da, Kandahar’da ve Guantanamo’da yaşadığı berbat olayları paylaşmaya başlamıştır. Dergoul, Amerikan ve İngiliz hükümetlerini bu büyük insan hakları ihlallerinden dolayı lanetlemekte ve halen Guantanamo’da bulunan bütün diğer tutsakların da bir an önce serbest bırakılmasını talep etmektedir” denildi.
İki Filistinli öldürüldü
İsrail askerlerinin, Gazze Şeridi ile İsrail arasındaki güvenlik çitine yaklaşan 2 Filistinliyi öldürdüğü bildirildi. İsrailli güvenlik kaynakları, çite yaklaşmaya çalışan Filistinlilerin vurulduğunu kaydetti. Hamas’ın askeri kanadı El Aksa Şehitleri Tugayları tarafından Associated Press ajansının Gazze’deki bürosuna fakslanan yazıda, 2 Filistinlinin Hamas üyesi olduğu açıklandı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net