Paltoyla ders yapıyorlar
Adapazarı’nın Camili Mahallesi’nde, bir ilköğretim okulunda, yakıt bittiği için öğrenciler paltolarla ders yapıyor. Deprem konutlarıyla birlikte yapılan Selçukbey İlköğretim Okulu, doğalgaz bağlantısı yapılmasına rağmen mazotla ısınma sistemini kullanıyor. Ancak, zaman zaman yakıt bitmesi yüzünden, öğrenciler soğuk dershanelerde paltolarıyla ders yapmaya çalışıyor. Toplam 10 derslikli okulda 3 gündür yakıt bulunmaması yüzünden, 182 öğrenci soğukta ders yapıyor. Öğrencilerden Cihan Algün, “Montlarla ders çalışıyoruz. Büyüklerimiz bir an önce bu sorunu çözsün” derken, Esra Atrak da, “Doğalgaz burnumuzun dibinde, ama biz soğuktan donuyoruz. Böyle saçmalık olmaz. Sıcak bir ortamda ders yapmak istiyoruz. Bu bizim doğal hakkımız” diye konuştu. Okul Aile Birliği Başkan Yardımcısı Cavide Taşlıca da, mazotla ısınma sisteminin kullanılmasındaki ısrarı anlayamadıklarını belirterek, şunları söyledi: “Çocuklarımız soğuktan tir tir titriyor. Elimizde ilaçlarla okul kapısında bekler olduk.” Okul Müdürü Murat Yazıcı ise 10 gün önce Milli Eğitim Müdürlüğü’ne başvurduklarını, mazotun gelmesini beklediklerini söyledi.
Hikmet Sami Türk’e protesto
Ankara Barosu’nun düzenlediği ‘Hukuk Kurultayı’nda, bakanlığı döneminde cezaevinde 100’e yakın tutuklu ve hükümlünün öldüğü Hikmet Sami Türk protesto edildi. Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve TAYAD üyesi bir grup, eski Adalet Bakanı Türk’ün, kurultayda ‘Hukuk Devleti ve Direnme Hakkı’ konulu açık oturumu yönetmesini protesto etti. Bilkent Otel’deki kurultayda, oturum başkanlığını Türk’ün yaptığı açık oturum, protestolarla başladı. ÇHD üyesi avukatlar ile TAYAD üyeleri, “Tecriti kaldırın, ölümleri durdurun” yazılı pankart açtı. Göstericiler, “Adalet kürsüsüne yakışır en son kişi sensin”, “Ellerin kan kokuyor” şeklindeki sloganlar atınca Türk, “Ben bu zavallılara pabuç bırakacak kişi değilim. Burası edepsizlerin yeri değil. Sizin elleriniz kan kokuyor. Bu olayların manevi sorumlusu sizsiniz. Eğer Ankara Barosu bu toplantının düzenini sağlayacaksa, toplantı devam eder. Aksi takdirde toplantıyı terk ediyorum. Bu kaba kuvvet gösterinizi kınıyorum. Sizin bu olaylardaki tutumunuzu lanetliyorum” diye hakaretler yağdırdı. Protestonun sürmesi üzerine baro yöneticileri devreye girdi ve göstericiler salondan çıkarıldı. Daha sonra, ÇHD üyesi Avukat Zeki Rüzgar, Türk’ü eleştiren bir konuşma yapmaya başladı. Baro Başkanı Güner, Rüzgar’a müdahale ederek, “Bu baronun üyesiyseniz, lütfen saygı duyun” dedi. Rüzgar konuşmaya devam edince, Güner, “Sizi dinlemek istemiyoruz” diye tepki gösterdi.
Soruşturmalara protesto
İstanbul Üniversitesi (İÜ) öğrencileri ardarda açılan soruşturmalara karşı yaptıkları eylemleri sürdürüyorlar. İÜ Merkez Kampüs ve Beyazıt Tramvay durağında toplanarak, iki koldan Beyazıt Meydanı’na yürüyen öğrenciler, soruşturmaların durdurulması için topladıkları 2 bin imzayı İÜ Reftörlüğü’ne verdiler. İmzaları teslim etmeden önce Beyazıt Meydanı’nda basın açıklaması yapan öğrenciler sık sık “Eğitim hakkımız engellenemez”, “YÖK, polis, soruşturmalar, bu abluka dağıtılacak” sloganlarını attılar. Amaç öğrencileri sindirmek Soruşturmaların amacının YÖK Yasa Tasarısı Meclis gündemine getirilmesinden önce öğrenci muhalefetini etkisizleştirmek olduğu belirtilen açıklamada, 11 Ocak’ta Beşiktaş’ta yapılacak basın açıklamasının duyurusunu yapıldı. Eyleme İHD İstanbul Şube Başkanı Kiraz Biçici ve şube yöneticileri de destek verdi.
Sözleşmeli personel sınavı mahkemelik
Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES), Sağlık Bakanlığı’nın sözleşmeli personel alımıyla ilgili sınavda usulsüzlükler yaşandığı iddiasıyla sınavın iptali için Danıştay’a dava açtı. SES Genel Başkanı İsmai Hakkı Tombul, davayı açtıktan sonra gazetecilere yaptığı açıklamada, sınava giren sağlık emekçileri arasındaki haksızlıkların kaldırılması için Sağlık Bakanlığı’nı sınavı iptal etmeye çağırdı. Sözleşmeli personel sınavı sonrasında yapılan yerleştirmelerin kayırmalar olduğunu anlatan Tombul, “Sınav yönetmeliğine göre adayların 5 tercihte bulunabilecekleri ve tercihleri dışında puanlarına göre yerleştirilmek istemeleri halinde yerleşme hakkı olduğu açıkça belirtilmektedir. Ancak buna rağmen 50’nin üzerinde puan alıp da yerleşemeyen sağlık emekçileri var” diye konuştu. Ellerinde sınavdan sonra açıkta kalan sağlık emekçileri ile ilgili verilerin olduğunu bildiren Tombul, sınavın iptal edilmesini istediklerini bildirdi. Tombul, 0 puan alıp sınavı kazanmış gösterilenler olduğunu açıkladı. Sözleşmeli personel biçiminin Anayasa’ya aykırı olduğunu kaydeden Tombul, yargının bu gerçeği gözönünde bulundurarak karar vermesi gerektiğini söyledi. Tombul, “AKP Hükümeti’nin Kamu Yönetimi Temel Kanunu ve Personel Rejimi tartışmalarıyla getirmek istediği sözleşmeli personel istihdamını içeren yeni uygulamaların keyfiyete dayalı siyasal kadrolaşmayı sağlayacak düzenlemeler olduğu bir kez daha görülmüştür” dedi.
|