www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Hindiler öyle mutlu ki!
Alışveriş merkezleri dışında pek hareketliliğin yaşanmadığı Diyarbakır’da, halk yeni yıldan iş bekliyor. Umutlarını Milli Piyango’ya bağlayan Diyarbakırlılar, geçen yılki fiyatı korumasına rağmen hindi alamıyor.

Yeni yıla karanlıkta girecekler
Bu akşam için herkes kendince bir plan yaparak yılın son gününü yeni yıla girmenin heyacanıyla geçirecek. Ama Ayazma Mahallesi’nde yaşayanlar yeni yıla karanlıkta, mum ışığıyla girecekler.

Kültür bilincinde geriye dönüş
Tarihi Kentler Birliği, bir rapor hazırlayarak, hükümetin, Koruma Kanunu’nda yapmak istediği değişiklikleri değerlendirdi.

Talat UBP’ye teklif götürdü
Hükümet kurma yetkisini alan CTP Lideri Mehmet Ali Talat, Ulusal Birlik Partisi lideri ve Başbakan Derviş Eroğlu ile görüştü. Talat, Eroğlu’na ‘CTP-UBP koalisyonu’ teklif etti.


Hindiler öyle mutlu ki!
Şerif Karataş
Yeni yıla hazırlanan Diyarbakır’da; alışveriş merkezleri dışında pek bir hareketlilik göze çarpmıyor. Umutlarını Milli Piyango’ya bağlayan halk, ucuz olmasından dolayı en çok çeyrek bilete rağbet ediyor. Yılbaşı ile özdeşleşen hindilere ise ilgi gösteren yok. İşsizliğin en yaygın olarak yaşandığı Diyarbakır’da halkın yeni yıldan beklentisi; iş.
Diyarbakır’ın işlek yerlerinden biri olan Balıkçılarbaşı’nda; yeni yılın geldiğini Milli Piyango bilet bayilerinin önünden geçerken fark ediyorsunuz. Kimi bayiler, satışlardan memnun kimi ise şikâyetçi. Sahte bilet söylentisi son zamanlarda bilet satışlarını olumsuz etkilemiş.
Kuruyemişçiler de satışlardan pek memnun değil. Balıkçılarbaşı’nda kuruyemiş dükkânı olan Sellahatin Çakmak, satışların iyi olmadığını söylüyor. Gelenlerin de kuru kalabalık olduğunu anlatan Çakmak, halkın alım gücünün düştüğünü ifade ediyor. Sellahatin Çakmak’ın yeni yıldan beklentisi; kapkaçcılara karşı önlem alınması.
Hindiye ilgi yok
Eski Hal civarında kurulan Hindi Pazarı’nda, fiyatlar artmamasına rağmen satışlar eskisi gibi değil. Hindi satış işini geçici olarak yaptığını anlatan Mehmet Tedik, alım gücü düştüğü için kimsenin hindi alamadığını ifade etti. Tedik, işsiz kaldığı için hindi satmak zorunda kaldığını kaydetti.
Sellahattin Korkmazer ise, iki yıl işsiz kaldıktan sonra hindi satmaya başladığını anlatıyor. Dört kişiye baktığını dile getiren Korkmazer, geçinmenin zor olduğunu belirtiyor.
Kardeşi ile birlikte hindi satan 24 yaşındaki Baki Menteşe de, yeni yılda iş bekliyor. Tek dileği Diyarbakır’da iş alanlarının açılması olduğunu belirten Menteşe, beş kardeş olduklarını ve hepisinin evde boş boş oturduğunu kaydetti.


Başa dön


Yeni yıla karanlıkta girecekler
Uğraş Vatandaş
2003 yılına veda edeceğimiz bu akşam, herkes bütçesine göre yeni yılı karşılayacak. Kimisi televizyonun karşısına geçip, eğlence programlarını izleyecek, kimisi dışarıda zaman geçirecek. Ancak, gecekondu mahallesi Ayazma’da tek eğlenceleri televizyon olan binlerce kişi 2004 yılını karanlıkta karşılayacak. Çünkü, mahalleye 20 gündür elektrik verilmiyor.
Soğuk ve karanlık
İki tepe arasından akan derenin kenarına kurulmuş olan Küçükçekmece ilçesine bağlı Ayazma Mahallesi’nin sakinleri günlerdir karanlığa mahkum edilmiş bir şekilde yaşıyorlar. Mahalle girişinde bulunan trafo yandığı için mahalleye günlerdir elektrik verilemiyor. Yetkililerin 20 gündür arızayı giderme konusunda hiçbir adım atmaması nedeniyle mahalleye ne zaman elektrik verileceği de bilinmiyor. Küçükçekmece Belediyesi’nin de bu konudaki duyarsızlığı mahalleli arasında rahatsızlık yaratıyor.
Çamurlu yollarla kaplı mahallede, köylerini geride bırakıp göç etmek zorunda bırakılan insanların yaşadığı evlerin çoğu tek katlı ve göç edilen yerlerdeki gibi, soğuktan korusun diye basık inşa edilmiş. Havaların soğumasıyla elektriğin gitmeside aynı zamana denk gelince mahalle yeni yıla karanlıkta ve soğukta hasta olmamaya çalışarak girecek.
2. sınıf muamelesi
Mahalle sakinlerinden Hıdır Günel, çocuklarının çamur deryası içinde kilometrelerce ilerideki okula gittiklerini anlatıyor. Ayazma’da ne bir okul ne de sağlık ocağı olmadığını belirten Günel, kendilerine resmen 2. sınıf insan muamelesi yapıldığını söylüyor. Gecenin geç saatlerinde mumun sobanın üzerinden düşmesi sonucu büyük bir yangın tehlikesi geçiren Hamide Kuş ve Zübeyir Kuş 12 senedir Ayazma’da yaşıyor. Zübeyir Kuş 15 senedir hasta ve sürekli ilaç kullanmak zorunda. Mumun yere düşmesi sonucu halının yandığını belirten Hidayet Kuş, farketmedikleri takdirde büyük bir yangının çıkabileceğini hatırlatıyor. Çocukların mum ışığında ders çalışmak zorunda kaldıklarını anlatan Hidayet Kuş, “mum ışığının altında soğukta ne kadar ders çalışabilirler ki” diye soruyor. Devletin kendilerini hiç düşünmediğini dile getiren Kuş, “bize de yazık günah, paramız olmadığı için doktora gidemiyoruz. Halımız yandı yere serecek bir şey yok. Ev soğuk yer soğuk, çocuklar hasta olmazsa iyidir. Zenginler yaşıyor, gününü gün ediyor. Devlet bizi unutmamalı” diyor.


Başa dön


Kültür bilincinde geriye dönüş
Elif Görgü
Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu hakkında hükümetin hazırladığı değişiklik taslağı hakkında rapor hazırlayan Tarihi Kentler Birliği (TKB), yeni tasarıyla ‘tabiat varlıkları’nın yasa kapsamından çıkarılmasının ‘yılların çabalarıyla ulaşılan çevre ve kültür bilinci ve hukukunda geriye gidişi başlatacağı’ uyarısında bulundu.
Hükümetin hazırladığı taslağa göre, ‘tabiat varlığı’ terimi Koruma Kanunu’ndan çıkartılıyor ve doğal sit alanları Çevre ve Orman Bakanlığı’nın yetkisine devrediliyor.
TKB, söz konusu yaklaşımla kültürel varlıkların doğadan ayrıldığını belirterek, “Bu durum, Türkiye’nin ‘kültürel ve doğal birlikteliği’ni oluşturan özgün tarihsel kimliği açısından uygun değildir” eleştirisinde bulunuyor. TKB raporunda bu konudaki eleştiriler şöyle sıralanıyor: Mevcut tüm doğal sitlerin Çevre ve Orman Bakanlığı’na devri, kültürel anlamdaki koruma kavramı ve hedefleriyle de çelişecektir. Örneğin, kültürel ve doğal birliktelikleriyle korunan Muğla Karabağlar ya da Karadeniz Uzungöl gibi yaylalar; kıyı kültürlerini barındıran deniz ve göl kıyılarındaki doğal SİT’ler; arkeolojik alanları da barındıran doğal SİT’ler ve son yıllarda gelişen “kentsel orman” tanımına uygun ormanlar gibi…
İnsan emeği ve doğa
Uluslararası belgelerde sit alanları için “İnsan emeğiyle doğal değerlerin buluştuğu alanlar” tanımının yapıldığına dikkat çekilen raporda, tabiat varlığının insanını yaşamı, üretimi, eylemi, ilişkileri ve sanatı ile gerçekleşen kültürel değerler ve mekanlarla da ilişkili olarak korunması gerektiğinin altı çiziliyor. Bu yerlere verilebilecek örnekler ise şöyle tanımlanıyor: “Köy meydanlarını belirleyen çınarlar; benzer kültürel yaşam mekanlarını yaratan ve efsaneleri bile olan anıt ağaçlar; geleneksel yaşamın, yöresel üretimin ve diğer kültürel mekân ve simgelerin bulunduğu yaylalar; orman içi özgün-tarihi yerleşme dokularıyla bütünleşen doğal alanlar; içinde eski yerleşme kalıntıları bulunan ya da kırsal yerleşim kültürlerini barındıran doğal alanlar.”
TKB bu nedenle, “Tabiat varlıklarının yasa kapsamı dışına çıkartılması ve başka bakanlığa bağlanması ‘Kültür’den sorumlu bakanlığın görev ve yükümlülüğü açısından uygun değildir” görüşünü savunuyor.
Bursa Büyükşehir Belediyesi bünyesinde oluşturulan Tarihi Kentler Birliği, resmi olarak Temmuz 2000’de kuruldu. Birliğe 120’den fazla belediye üye.


Başa dön


Talat UBP’ye teklif götürdü
Kuzey Kıbrıs’ta hükümeti kurmakla görevlendirilen Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Genel Başkanı Mehmet Ali Talat, Başbakan Derviş Eroğlu’na ortak hükümet teklif etti.
Talat, Ulusal Birlik Partisi (UBP) lideri, Başbakan Eroğlu ile dün yaptığı görüşmede “kendi başkanlığında CTP-UBP koalisyonu” teklif etti. UBP, bu öneriyi değerlendirecek. Başbakan Eroğlu, cuma günü parti meclisi toplantısının ardından CTP ile yeniden görüşeceklerini belirtti.
Talat, bu görüşmeden önce Barış ve Demokrasi Hareketi (BDH) Genel Başkanı Mustafa Akıncı ile de bir araya geldi. BDH ile işbirliğini sürdürme kararlılığında olduklarını dile getiren Talat, BDH’ya herhangi bir hükümet formülü getirmediğini, değerlendirme yaptıklarını ifade etti.
Müdür odasında polis sorgusu
İzmir’de Hoca Ahmet Yesevi Lisesi idaresi tarafından hakkında ‘Siyasi içerikli bildiri dağıtmak’ iddiası ile disiplin soruşturması başlatılan kız öğrenci K.E., sivil polisler tarafından okul müdürünün odasında sorgulandı. Hoca Ahmet Yesevi Lisesi öğrencisi K.E. hakkında, İzmir’de “Her türlü suçu Kürtler işliyor” başlıklı bildirilerin dağıtılmasına tepki göstermek amacıyla hazırlanan “Çağrımız tüm dostlarımızadır” şeklindeki bildirileri üzerinde bulundurduğu gerekçesiyle disiplin soruşturması başlatıldı. Yönetim odasına çağrılarak, sivil polisler tarafından sorgulandığını belirten K.E., yaşadıklarını şöyle anlattı; “26 Aralık tarihinde okulda birkaç kişi bildiri dağıtıyordu. Bana da verildi, merak ettim aldım. Bana verilenleri bende arkadaşlarıma verdim. Bildiri olayı müdürün kulağına gitmiş. Müdür beni odasına çağırdı ve ‘geri zekâlı, aptal’ diyerek 2 saat boyunca ayakta bekletti. Müdür bana ‘ismin 2 ay önce bana geldi. Sen DEHAP Gençlik Kolları’nda çalışmakla suçunu kabul ediyorsun’ dedi. Daha sonra sivil polisler geldi ve beni sorguya alarak, bildiriler konusunda uyardı.”
Aysun Öğretmen toprağa verildi
Tedavi görmekte olduğu Gülhane Askeri Tıp Akademisi (GATA)’da önceki gün yaşamını yitiren öğretmen Aysun Karalar; Manisa’nın Akhisar İlçesinde toprağa verildi. Karalar, Ali Şefik Öğretmenevi ve Eğitim-Sen Şubesi önünde yapılan bir törenle uğurlandı. Sabah saatlerinde gerçekleştirelen törene, öğretmen ve öğrencilerin oluşturduğu kalabalık bir kitle katıldı. Öğretmenevi önünde alkışlarla uğurlanan Karaların cenazesi Yeni Cami’de kılınan namazın ardından toprağa verildi. Ağrı’nın Doğubayazıt İlçesi Ortadirek Köyü İlköğretim Okulu’nda tiner dökülerek yakılmak istenen sobanın alev alması sonucu öğretmen Burçin Uysal ile öğrenci Okan Kömürcü yaşamını yitirmişti. Yangında ağır yaralanan Aysun Karalar ise GATA’ya kaldırılmıştı.
Mavi Akım’da gerekçe açıklandı
“Mavi Akım” davasının gerekçeli kararında, “Sanıkların, birlikte hareket ederek görevi kötüye kullanma suçunu birden fazla işledikleri ve suç tarihinin Temmuz 1999 yılı içinde son bulduğu dosya kapsamı ile subut bulmuştur” denildi. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıkların görevi kötüye kullandıkları yönünde karara varmasına karşılık, bunun bedelini 1 yıl 2’şer ay hapis olarak belirlemiş ardından bunu “6 milyon lira ağır para cezası” olarak değiştirmişti.
Balıkçı davasına katılım çağrısı
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO) ile Enerji, Sanayi Maden Çalışanları Sendikası (ESM) üyeleri, dün ortak bir açıklama yaparak, tüm kamuoyunu, bugün devam edilecek olan Hasan Balıkçı davasına katılmaya çağırdılar. EMO Adana Şubesi’nde yapılan açıklamada konuşan EMO Adana Şube Başkanı Ahmet Sarı, enerji sektöründeki soygun ve yolsuzlukların ülkeyi 100 milyar doların üzerinde zarara uğrattığını ve derin bir yoksulluğa sürüklediğini söyledi. Böylesi bir süreçte Balıkçı’yı sahiplenmenin enerjide yaşanan yolsuzlukları sorgulamak için önemli olduğuna dikkat çeken Sarı, Hasan Balıkçı davasının 9. duruşması için bugün Ş.Urfa’da olacaklarını duyurdu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net