Muhbir kim?
Saddam Hüseyin’i, Amerikalılara amcasının oğlunun ihbar ettiği öne sürüldü. Essabah gazetesi, Tikrit’ten güvenilir bir kaynağa dayanarak verdiği haberinde, devrik liderin, koruması ve binbaşı olan amcasının oğlu tarafından ABD’ye ihbar edildiğini yazdı. Haberde, binbaşının geçen hafta Amerikan kuvvetleri tarafından yakalandığı ve Saddam’ın 8 ay boyunca 3 sığınakta saklandığını ifade ettiği belirtildi. Elaşık, Eezziyai ve Elbudur adıyla tanınan bu sığınakların Tikrit bölgesinde bulunduğunu yazan gazete, “Bu sığınaklar Saddam’ın saklanması için önceden planlanmıştı” ifadesini kullandı. Sığınaklardan ikisinin daha önce Amerikan kuvvetleri tarafından basıldığı, ancak Saddam’ın bulunmadığı ifade edilen haberde, Saddam’ın hurma ağaçları altındaki son sığınakta ele geçirildiği kaydedildi. Öte yandan Uluslararası Af Örgütü, Saddam’ın işgalciler tarafından teşhir edilerek aşağılanmasına tepki gösterdi. Örgütün açıklamasında, “Saddam Hüseyin bir savaş esiridir ve kendisine buna uygun davranılmalıdır. Kızılhaç temsilcileriyle görüşmesine izin verilmelidir. Diğer tüm suç zanlıları gibi Saddam Hüseyin’in de uluslararası hukukta yer alan, işkence ve kötü muamele görmeme hakkı ve adil yargılanma hakkı gibi koruyucu tedbirlere hakkı vardır” denildi.
Zebari’den ‘geçiş takvimi’
BM Güvenlik Konseyi, “Irak’ın geleceği” konusunu ele aldı. Önceki gün yapılan toplantıya katılan “Irak Dışişleri Bakanı” Hoşyar Zebari, bir konuşma yaparak, geçiş takviminin ana hatlarını açıkladı. Danışacaklar! Zebari’nin verdiği bilgiye göre, Amerikalıların denetimindeki Irak Geçici Hükümet Konseyi (GHK) ilk olarak işgal güçleriyle “danışmalarda” bulunarak bir anayasa taslağı hazırlayacak. Zebari, “taslakta Irak’ın federal bir yapıya sahip olacağının” belirtileceğini ifade etti. “Temel yasanın kabülünun 28 Şubat 2004’e kadar tamamlanacağını” kaydeden Zebari, diğer önemli tarihleri de şöyle sıraladı: 2004 Mart sonuna kadar Irak’taki koalisyon güçlerinin statüsüyle ilgili çalışmalar tamamlanacak. 31 Mayıs 2004’e kadar geçici ulusal meclis üyelerinin seçimi için adaylar belirlenecek. Bu adaylar, aşiretler ve dini gruplar dahil ülkenin her kesimini temsil edecek biçimde tespit edilecek. 30 Haziran 2004’e kadar geçici meclis bir yürütme kurulu seçecek ve yeni bakanları belirleyecek. O tarihte GHK lağvedilecek ve meclis “egemenliğin temsilcisi” haline gelecek. Kalıcı anayasayı yapacak anayasal meclis Irak halkı tarafından 15 Mart 2005’te seçilecek. Bu anayasa taslağı halkoyuna sunulacak. Yeni anayasa çerçevesinde Irak hükümeti için seçimler 31 Aralık 2005’te yapılacak. Böylece Irak’ın tam egemenliğe kavuşacağını ve kalıcı anayasaya sahip olacağını ifade eden Zebari, “GHK’nın bu planı tam olarak onayladığını” ekledi.
DU dehşeti
Uzmanlar, Irak halkının sağlığının, işgalcilerin silahlarında kullandığı seyreltilmiş uranyum (DU) nedeniyle tehlikede olduğunu açıkladılar. Kanada’daki Uranyum Tıbbi Araştırmalar Merkezi’nde (UMRC) görevli bilim adamları, Eylül ve Ekim aylarında Irak’ta incelemelerde bulundu. Daha önce Afganistan ve eski Yugoslavya’daki incelemeleriyle dikkat çeken uzmanlar, Irak’taki halkın sağlığının uzun süreli olarak ciddi bir tehdit altında bulunduğunu belirttiler. Ebu El Hasib kenti ve çevresindeki radyoaktif ışınların normal değerden 20 kat fazla olduğunu tespit eden uzmanlar, ABD ordusu tarafından vurulan bir Irak tankında yaptıkları ölçümlerde, radyoaktif ışınların normal değerden 2500 kat fazla olduğunu açıkladılar. UMRC Başkan Yardımcısı Tedd Weymann, Observer gazetesine yaptığı açıklamada, “Bir yerde ölçüm değerleri o kadar yüksekti ki, cihazlarımız alarm verdi ve yaklaşmamamız konusunda uyarıda bulundu” dedi. Çocukların radyoaktif tankların üzerinde oynadığını söyleyen Weymann, çatışmalardan sonra Ebu El Hasib’te inceleme yapmak için gelen İngiliz askerlerin özel koruyucu kıyafetler giydiğini kaydetti. İngiliz ve Amerikan askerleri bu yıl içinde Irak’ta 100-200 ton DU içeren mühimmat kullandılar. Bu silahların sadece çölde değil, Bağdat yakınları dahil olmak üzere çeşitli yerleşim yerlerinde de kullanıldığı ifade edildi. DU içeren mühimmat, 70’li yıllardan beri NATO güçleri tarafından kullanılıyor. Bu mermiler zırhlı araçlara çarptığı zaman ağırlığı nedeniyle, çelik zırhı daha rahat deliyor. Uranyumun daha ağır olması yoğunluğundan kaynaklanıyor. Bu maddenin yoğunluğu kurşundan yüzde 70 daha fazla. DU’nun tercih edil-mesinin bir başka nedeni, çarpma anında hareket enerjisinin büyük kısmının ısı enerjisine dönüşmesi.
|