www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



İŞGALİN YÜKÜ kadınların omuzunda
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü” kapsamında İstanbul’da yerli ve yabancı kadın kurumlarının temsilcilerinin katıldığı bir sempozyum düzenlendi. Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusü’nde gerçekleşen etkinlikte, en dikkat çeken konu başlığı ise şu oldu: “Savaş Dünyasında Kadına Yönelik Şiddet.”

Kaldırım taşlarıyla 21. yüzyıla
Yerel seçimlerin yaklaşmasıyla Kastamonu’da da belediyenin seçim çalışmaları artarak devam ediyor. Ancak bu seçim çalışmaları henüz, sağlam kaldırım taşlarını söküp, yenileriyle değiştirme işini aşabilmiş değil. Öyle ki bütün ilin sağlam kaldırım taşları balyozlarla kırılarak, yenileriyle değiştirildi.


İŞGALİN YÜKÜ kadınların omuzunda
Fadime Alkan
“25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Dayanışma Günü” kapsamında İstanbul’da yerli ve yabancı kadın kurumlarının temsilcilerinin katıldığı bir sempozyum düzenlendi. Bilgi Üniversitesi Dolapdere Kampusü’nde gerçekleşen etkinlikte, en dikkat çeken konu başlığı ise şu oldu: “Savaş Dünyasında Kadına Yönelik Şiddet.”
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi adına sempozyuma katılan Maha Nassar, Filistinli kadınların savaşını ve özgürlük mücadelesini anlattı. “İşgalin yükünü kadınlar omuzlarında taşıyorlar” diyen Nassar, çalışmaları ve Filistinli kadınların yaşadığı zorluklar üzerine sorularımızı yanıtladı.
Nasıl bir örgüt yapınız var?
Sol muhalif bir örgütlenmeyiz. Olso Barış görüşmelerine karşıyız. Filistin’deki mücadeleyi silahı olmayanlarla güçlü silahı olanlar arasında mücadele olarak görmüyoruz. Amacımız İsraillileri topraklarımızdan çıkarmak. Amacımız, barışın olması ve çocuklarımızı barış içinde büyütebilmek.
Ne tür çalışmalarınız var?
Birinci görevimiz; İsrail saldırılarına karşı mücadele etmek. İkincisi kadınları örgütlemek, sağlık, toplumsal, hukuksal hakları konusunda, köydeki, şehirdeki kadınları bilinçlendirmek, aydınlatmak. Anneler bu toplumun parçası olduğunun farkında. Sadece çocuklarını değil vatanını da koruması gerektiğinin farkında. Kadınlar kendi evinde nakış, yemek yaparken gelen kurşunların hedefi oluyor ve ölüyorlar. Programımız içinde genç kadınlara önderlik çalışmalarımız var. Kadınları derslerde, atölyelerde ve benzeri şekilde eğitiyoruz. İlerde örgüt içinde ve toplumda lider olabilmeleri için. Üçüncü bir çalışma alanımız ise çocuklar için. Çalışmalarımız sonucunda 26 tane çocuk bahçesi kurduk. Özellikle yoksul çocukların olduğu bölgelerde çalışmalarımız var. Çocuklara okul öncesi eğitim veriyoruz. Çünkü okul öncesi eğitim çok pahalı ve yoksul sokaklarda çocuklar bu eğitimi alamıyor. Çocuklarımız sokaklara terk edilmiş bir durumda.
Çocuklara nasıl bir eğitim veriyorsunuz?
Savaş ortamından en çok etkilenen çocuklar. Anneler çocuklarını okula gönderirken çocuklarının geri döneceklerinden emin değiller. 289 kontrol noktası var. Küçücük alanda bağlantımızı kaybetmiş durumdayız. Çocuklar bu durumdan zarar görenlerin başında geliyor. Hapisanelerde 650 çocuk var. 12 yaşındaki küçük çocuklar bile bu hapisanelerde yatıyor.
Bu tehlikelerden korumak için çocuklara ayrı bir önem veriyoruz. Eğitim veriyoruz. Onları oyuncak olarak oynadıkları, kendileri için zarar verici öldürücü olan patlayıcılardan korumaya çalışıyoruz. Ayrıca çocukların daha çok boş zamanı oluyor ve onları toplumsal yaşama katıyoruz. Evlerine gelir getirmelerini sağlıyoruz. Bir dördüncü programımız da kadınlar için. Onlara çalışabilecekleri materyaller veriyoruz. Yaptıkları el işi ürünleri satabiliyoruz. Böylelikle çok düşük olan ekonomik durumlarını bir nebze olsun yükseltebiliyoruz. Ayrıca toplumsal ve hukuksal sorunlar yaşayan kadınlara da destek veriyoruz. Ulusal mücadelemiz için söz konusu olan gösterilere etkinliklere de katılıyoruz. Yoksul bölgelere gidiyor bu bölgelere sağlık yardımı ve yiyecek götürüyoruz.
Kadınlar savaşın dışında ne tür sorunlar yaşıyorlar?
Kadınlar her türlü baskıyı yaşıyorlar. Bizim toplumumuz da erkek egemen bir bakış açısına sahip. Erkekler, emirleri kendilerinin vermesi gerektiğini, aile içerisinde kendilerinin söz sahibi olması gerektiğini düşünüyor. Ama mücadelenin içinde bulunan erkekler bu konuda daha iyi. Onlarla oturup tartışabiliyor, konuşabiliyoruz.
Ama şu da var ki; Filistin’de erkekler İsrail kaynaklı büyük bir baskı altındayken bu tür baskıdan söz etmek doğru olmaz. İşgal güçleri dikkatleri kendilerinin uyguladığı şiddetten uzaklaştırıp aile içi şiddete çekmeye çalışıyor. Aile içerisinde yaşanan şiddet işgal güçlerini haklı göstermez. Bu bizim kendi sorunumuzdur kendi içimizde halletmemiz gerekiyor.
Filistinli kadınlar hangi işlerde çalışma imkanı bulabiliyor?
Filistinli kadınlar birçok işi bir arada yapmak zorunda. Çok sayıda Filistinli kadın İsrail fabrikalarında çalışıyor ve buralarda hayatını kaybediyor. Buralarda, temizlik, bulaşık gibi işlerde çalışıyor ve aşağılanıyorlar. Ama kadınlar, çoçuklarının karınlarını doyurabilmek ve ailelerini bir arada tutmak için evlerine ekmek götürmek zorunda olduklarını biliyorlar. Onun dışında eve iş alıyorlar, zeytin bahçelerinde çalışıyorlar. Önlerine hangi iş gelirse gelsin yapıyorlar.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net