|
|

|
           

Evrensel gazetesinin medya sayfasında bir süredir yer alan bu köşe; bulvar gazetelerinin üçüncü sayfalarında ucuz edebi panoramalarla geçiştirilen, çoğunlukla kıraathane köşelerindeki ciddiyetten uzak bazı yorumlar dışında ^gazete okuru^ diyebileceğimiz kitle tarafından ilgisizlikle karşılanan olay-haberlerle toplumsal sorunlar arasındaki görülür ilişkileri ele almaya çalışacak.
|
ÜÇÜNCÜ SAYFA
..............................................................
Hakkı Özdal
|
Popstar Bayhan
Evrensel gazetesinin medya sayfasında bir süredir yer alan bu köşe; bulvar gazetelerinin üçüncü sayfalarında ucuz edebi panoramalarla geçiştirilen, çoğunlukla kıraathane köşelerindeki ciddiyetten uzak bazı yorumlar dışında ^gazete okuru^ diyebileceğimiz kitle tarafından ilgisizlikle karşılanan olay-haberlerle toplumsal sorunlar arasındaki görülür ilişkileri ele almaya çalışacak. Üçüncü sayfa haberleri gibi gazetecilik açısından mesleki-teknik bir isimle anılan bu tür olgular, belki pek çok kez uzmanlık isteyen bir analizin konusunu oluşturuyor. Bu bakımdan medya sayfasındaki makalelerin iddiasını, daha baştan ikincil hale getirmekte de fayda vardır. Ama hem Evrensel gazetesinin yıllara yayılmış bir birikimle oluşturduğu haber ve yayın anlayışının artık başka bir açıklamaya yer bırakmayan niteliği hem de okurlarının bileşimindeki özgünlük, böylesi tartışmaları olanaklı hale getiriyor. Büyük propaganda bombardımanlarına rağmen Evrensel gazetesinin yayın ilkelerini izlemekte ısrar eden okurlarının bu özgünlüğü, gündelik yaşama ilişkin ayrıntıların irdelenmesinde, belki başka yerde mümkün olmayan olanaklar sunuyor.
Bu durum, okurların, bu sayfanın hazırlanmasına, ele alacağı konuların, tartışacağı olguların seçimine dolaysız olarak katılabileceğine dair bir avantajı da beraberinde getiriyor. Adliye haberlerinin popüler çekiciliğinin yanında, toplumsal anlamlarına dair tartışmaları sürdürmek için tüm okurlarımızı da bu kürsüye davet ediyoruz.
***
Bu haftadan başlayarak, önümüzdeki birkaç yazı boyunca, ülkede gayet popüler olan bir olguyu, Popstar yarışmasının “cinayet hükümlüsü” star adayı Bayhan olgusunu ele alacağız. Onun yaşamındaki derin yarılmalarla dolu çizginin, Türkiye toplumunun 90’lı yıllardan itibaren yaygınlaşan medya etkinliklerine ve bunun sonuçlarına dair verdiği bilinçli-bilinçsiz tepkilerle arasındaki bağı görmeye çalışacağız. Referans noktalarımızdan biri, 19. yüzyıl Fransası’nda işlenen bir aile katliamı ve katilin özgün kişiliği ile Fransa toplumunun bu olaya verdiği tepkiler olacak. Salt yakın bir benzerlik kurma gayretiyle değil -ki bu iki olay arasında çok yakın benzerlikler olduğunu da söyleyemeyiz- aslolarak önceki olayın analiz edilmiş olmasından faydalanarak, neredeyse tüm ailesini öldüren Pierre Rivierre ile bizim “Bayhan” arasındaki toplumsal statü, daha açık söylemek gerekirse, sınıf aidiyeti benzerliğinin, eylemlere ve sonuçlarına ilişkin ortak kurucu özelliklerini göreceğiz.
|
|
|