www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Göz göre göre yenilgi
Türkiye kuşkusuz genel düzey itibariyle Letonya’dan daha güçlü ve Portekiz’e gitme şansı daha yüksek bir takım. Ancak bunun için her şeyden önce saha içinde ve saha kenarında, aklı inkar edici davranışlardan kaçınması gerekiyor. Akıl devre dışı kalınca, güç dengeleri değişebiliyor çünkü...

Lucescu: Türkiye sabırlı olmalı
Beşiktaş Teknik Direktörü Mircea Lucescu, Türkiye’nin Letonya’dan daha güçlü bir ekip olduğunu, ancak ilk karşılaşmada yediği gol nedeniyle rövanş maçının kolay olmayacağını söyledi.


Göz göre göre yenilgi
Mehmet Özyazanlar
Olası Letonya yenilgisi için nedenler maçtan önce hazırdı: İklim ve saha koşulları. Şenol Güneş’in maçtan sonra hemen bu bahanelere sarılması bu yüzden hiç şaşırtmadı. Ancak iklim ve saha koşullarının olumsuzluğu bahanesinin yanına hakemin eklenmesi ise bu işlere alışkın olan bizleri bile şaşırttı. Hakemin bu yenilgideki rolünü bir türlü çözemedik. Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy’un “Bizi Portekiz’e götürmemek için tezgah kurmuşlar” lafını ise “paranoyakça bir hezeyanın dışa vurumu” dışında bir gerekçeyle açıklamak mümkün görünmüyor.
Şenol Güneş gerçekten de ilginç bir teknik adam... Maçtan sonra yenilginin nedenlerini açıklayacağı yerde, “şu dakikada şu oldu, sonra şu oldu, daha sonra şu oldu” diye maçı anlatıyor. Üstelik, sahanın zemininin bozukluğundan şikayet ederken, bu zemine hiç de uygun olmayan bir kadro sürdüğünün de farkında değil gibi.
Zorunlu ahkam
Futbolda en kolay, kolay olduğu kadar da “içi boş” eleştiriler, yorumlar “şunun yerine şu oynamalıydı” şeklinde oyuncular üzerinden yapılanlardır. Çünkü bu tarz eleştiri yapanların hiçbirinin, futbolcuların durumlarını teknik adamlar kadar bilme olanağı yoktur. Bu tip yorumcular, futbolcuların antrenmanlarda gösterdiği performansı ve teknik adamın oyun planı ve taktik uygulamalar çerçevesinde oyuncuları ne şekilde görevlendirmeyi düşündüğünü bilmeden, sadece maçtan maça izledikleri oyuncular hakkında “şunun yerine şu oynamalıydı, şunun bu takımda ne işi var” diye ahkam kesip dururlar.
Futbol takım oyunudur, takım kadrosu da rastgele oluşturulmaz. Takımın sezon başında oluşturulan geniş kadrosuna alınmaya değer görülen futbolcuların sahada görev almasını yadırgamak ve eleştirileri, yorumları bunlar üzerinden temellendirmek işin kolayına kaçmaktır. Kuşkusuz yanlış oyuncu tercihlerinin önemli oranda rol oynadığı başarısızlıklar da yok değildir. Ancak bunlar çok ender gerçekleşen durumlardır. Yenilgi nedenleri sıralamasında oyuncu tercihlerinin yeri genellikle sonlardadır. Yenilgi karşısında ilk iş olarak hemen oyuncu tercihlerini sorgulamak ve yenilgiyi ağırlıklı olarak bununla ilişkilendirmek, tam bir sığlık göstergesidir.
Bununla birlikte iş, oyuncu-teknik adam ilişkisinin daha yüzeysel boyutta yaşandığı milli takıma geldiğinde durum biraz değişiyor. Hele bir de Şenol Güneş gibi kadro oluşturma kıstasları son derece kendine özgü bir teknik adam sözkonusuysa ne yazık ki sahaya sürülen kadro üzerinden ahkam kesmek kaçınılmaz hale geliyor.
Kadro eleştirisi
Letonya teknik özelliklerinden çok fizik gücünü ön plana çıkaran, çok koşan, çok mücadele eden, rakibin oyun planını bozmayı temel hedef edinmiş bir ekip. Böyle bir ekip karşısında kötü bir zeminde pas yaparak oyunun kontrolünü ele geçirmek kolay iş değil. Bu koşullarda oyun kurmak zor olduğu için özellikle savunmadan ileriye doğru havadan rastgele vuruşların bolca yapılacağı belli. Zaten böyle bir zeminde oyunu rakip sahaya yıkmak ancak bu şekilde mümkün. Nitekim iki ekip de bunu (ileriye doğru havadan rastgele uzun vuruşu) maç boyu yaptı. Ancak koşulların kaçınılmaz kıldığı böyle bir oyun anlayışında hava toplarında en etkili olabilecek oyuncu olan Hakan Şükür 18 kişilik kadroda yoktu. En çok işe yarayabileceği bir maçta Hakan Şükür’ü yedekler arasına bile almamak, Şenol Güneş’e özgü bir yaratıcılık olsa gerek.
Şenol Güneş’in hem rakibin fizik güç kapasitesini hem de tekniğin önemini azaltan zeminin durumunu göz önüne alarak fizik gücü daha yüksek oyunculara görev vermesi daha akıllıca olmaz mıydı? Böyle bir zeminde Tugay’ın yerine Deniz, Okan’ın yerine Gökdeniz ya da Ümit Davala, daha çok işe yaramaz mıydı? Bunları sorgulamak, yarınki rövanş maçı öncesinde ufuk açıcı bir etki yaratabilir.
Şenol Güneş, Letonya karşısında form durumları görece daha iyi durumda olan Tümer, Ümit Davala, Gökdeniz, Deniz gibi oyuncuları yedek bekletmeyi tercih etti. Artık iyice anlaşıldı ki Şenol Güneş kadroyu oluştururken, oyuncuların form durumlarını pek dikkate almıyor. Onun kadro oluşturma konusundaki öncelikleri arasında daha farklı özellikler var demek ki. Neyse ki cezalı duruma düşen oyuncular sayesinde Şenol Güneş yarınki rövanş maçında ister istemez bazı değişiklikler yapacak ve belki de bu sayede, bu konudaki basiretsizliğinin üstesinden gelecek. Zaten Şenol Güneş en çok, alternatif oyuncu yaratmaktaki yetersizliği nedeniyle eleştirilmeyi hak ediyor.
Vahim hatalar
Bu maçta Şenol Güneş, oyuncu değişiklerinin zamanlamasında da çok vahim hatalar yaptı. 10 kişi kalana kadar oyuncu değişikliği yapmakta pek niyetli görünmeyen Güneş, bu dakikadan sonra apar topar oyuncu değişikliklerine gitti. Hele son 10 dakikada milli takım rakip kaleye iyice yüklenmeye başlamışken üst üste oyuncu değişiklikleri yapmak buz gibi havada takımın hızını kesmekten başka bir işe yaramadı. Sanki Şenol Güneş 1-0’lık yenilgiye razıydı ve maçın bu skorla bitmesi için zaman geçirmeye çalışıyor gibiydi. Bu dakikalarda Letonya da oyuncu değiştirme haklarını kullanınca maçın kaderi belli oldu.
Türkiye kuşkusuz genel düzey itibariyle Letonya’dan daha güçlü ve Portekiz’e gitme şansı daha yüksek bir takım. Ancak bunun için her şeyden önce saha içinde ve saha kenarında, aklı inkar edici davranışlardan kaçınması gerekiyor. Akıl devre dışı kalınca, güç dengeleri değişebiliyor çünkü...


Başa dön


Lucescu: Türkiye sabırlı olmalı

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net