www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kültürler arası karşılaşma
“Home, Sweet Home”(Evim, Güzel Evim) adı altında, Emre Koyuncuoğlu,yönetimindeki, tiyatro, müzik, dans ve video gösterimini aynı sahnede buluşturan kültürler arası karşılaşmanın galası yapıldı.

Savaşın vahşetine resimle yanıt
Iraklı ressam Vian Sora, ABD’nin Bağdat’taki bombardımanları altında yaptığı resimlerini İstanbul’da sergiliyor.

Tünel yeniden şenleniyor
Tünel Sanat Festivali Girişimi tarafından ilki mayıs ayında düzenlenen “Tünel Art Festivali”nin ikincisi, 21-26 Ekim tarihleri arasında Tünel sokaklarında gerçekleştirilecek.


Kültürler arası karşılaşma
Diyarbakır, bir ilke daha evsahipliği yaptı. “Home, Sweet Home” (Evim, Güzel Evim) adı altında Emre Koyuncuoğlu yönetiminde; tiyatro, müzik, dans ve video gösterimini aynı sahnede buluşturan disiplinler ve kültürler arası bir karşılaşmanın galası yapıldı.
Ali Paşa Mahallesi Surp Sarkis (Çeltik) Kilisesi’nde yapılan gösteri, üç ayrı mekânda gerçekleştirildi. Açık alana bakan kilise duvarı önüne hazırlanan sahne üzerinde, müzik ve video fon eşliğinde sahne alan iki balerinin dans gösterisiyle başlayan gösteri; erbaneler eşliğinde kilisenin iç mekânında hazırlanan sahnede devam etti. Gösteri bir bütünlüklü olarak geçmişi, bugünü ve geleceği tarihsellik içinde sorguluyor. Bu sorgu, 55 dakikalık bir süre içinde birçok sahnede farklı biçimlerde dile getirilirken, gösterinin başında ve sonunda dikkat çekilen nokta, gösteride özel bir vurgu olarak yerini aldı. Evli bir çiftin düğün töreninde; beyaz gelinlikler içinde olan kadının eline yapışan sülükler (her şeye rağmen kadın gülüyor), son sahnede cam kavanoz içindeydi...
Yeni bir tiyatro önerisi
“Hayalim yeni bir tiyatro önerisi oluşturmaktı” diyen Yönetmen Emre Koyuncuoğlu, gösteriyi yeni bir tiyatronun habercisi olarak nitelendiriyor. Koyuncuoğlu, yeni tiyatroyu, “Bugüne dair bize bir şey söyleyen ve herkesi kucaklama özelliği taşıyan, kendi mekânını, kendi tasarımını, kendi sahne anlayışını, kendi seyircisini yaratan ve gerçekleşen ana, mekâna, yöreye ve aynı zamanda o işi yapan sanatçılara ait ve ülkemize ait olan, çağdaş sanat özelliği taşıyan...” şeklinde özetliyor. Sahneye yansıyanlar da, bu anlatılanları birçok yanıyla gizli ya da açık bir şekilde dile getiriyordu.
Etkinlikte; felsefe, bilim, sanat gibi kültür alanları kendi disiplinleri içinde, karmaşık ama istenildiğinde kategorileştirilebilir görsel ağırlıklı bir anlatı içinde verilmeye çalışıldı.
Kürtler, Türkler...
Farklı zaman, mekân, ses ve video kayıtları çok çeşitlilik içinde bir arada ve yok olmaya yüz tutmuş bir mekânda veriliyor. Herkes kendi hikâyesini anlatıyor; Kürtler, Türkler, Süryaniler, işkence görenler, aşık olanlar, mitoloji anlatıları, masallar, iç dünyalar, umutlar, acılar, sevinçler... Sahnede balerinler başka bir öyküyü canlandırırken; müzik, kendi disiplini içinde başka bir öyküyü, başka bir yaşantıyla ifade ederek izler bırakıyor, izleyicileri yokluyor.
Ama bunlar, kimi zaman birbirini tamamlayan, kimi zaman dışlayan, kimi zaman da her ikisini bir arada gören özel bir sahne dili ile yansıtılıyor. Örneğin siyah önlükler içinde bir öğrenci yansıyor kilise duvarına.
Ali Paşalılar da vardı
Öğrencinin yakalığı beyaz ve üzerinde Türkiye haritası şeklinde, ay-yıldızlı Türk bayrağı arması var. Öğrenci video fonda kendi dünyasını canlandırırken; müzik de, birbirinden farklı şive, lehçe, ses ve tonlamalarla ritmik, sıradan, akademik, politik konuşmalar ya da itiraflar şeklinde devam ediyor. Ve aynı şekilde sahnedeki balerinler, beden dili ile yansıtalanlarla adeta bütünlüklü bir hesaplaşmada...
Halkın ilgisinin büyük olduğu gösterinin bir başka yanı, Diyarbakır’ın farklı mekânlarını iç içe yerleştirmek. Koyuncuoğlu, “ Farklı tarihleriyle ve yaşanmışlıklarıyla ayrı meteforlar oluşturmak. Ancak aynı şekilde aynı kaderi paylaşan mekânların görsel anlamda bir hikâyeye ait olduklarını önerircesine bütünleştirmek” diyor. Ki bunun da, gösteride yerini bulduğunu söyleyebiliriz. Sahneye yansıyan video çekimlerinde bu çerçevede, şu an terk edilmiş olan eski Sümerbank Fabrikası da var.
Gösterinin bir diğer öğesi, insanın kendisinin, yani bedeninin bir tarihi anlattığını gösterme çabasıydı. Büyük bir emekle ortaya konan bu gösteri, belki de gücünü burdan alıyordu. Ali Paşalılar hem izleyici hem de oyuncu olarak yer aldılar. Ayrıca gösteriyi birçok Kürt kadını izledi. Aynı şekilde çocuklar da bu gösteride bulundular. Ancak elinde sigaralarıyla dolaşan çocukları zapt etmek kolay olmadı.


Başa dön


Savaşın vahşetine resimle yanıt
Koray Karaermiş
Iraklı ressam Vian Sora, ABD’nin Bağdat’taki bombardımanları altında yaptığı resimlerini İstanbul’da sergiliyor. “Nehir, Şehir, Misafirat” adını taşıyan sergi, Tarih Vakfı Tarihi Darphane Binaları’nda 22 Ekim’e kadar açık kalacak. Hiçbir sanat eğitimi almamış olmasına karşın 6 yaşından beri resim yapan sanatçı, ülkesinin tanınmış genç ressamlarından biri. Sanatçı bir ailede büyümüş olan Vian, Bağdat El-Mansur Üniversitesi Bilgisayar Bölümü mezunu. Aynı zamanda Irak Sanatçılar Birliği, Irak Plastik Sanatlar Birliği ve CVAS Uluslararası Görsel Sanatlar Komitesi üyesi. Genç sanatçı, resimlerinde kendisinin ve ülkesinin zamanın başlangıcından bugüne yaşadıklarını ve Mezopotamya’nın kültürel ve tarihsel gelişimini anlatıyor.
Vian Sora, İran’la yapılan savaşı, Birinci Körfez Savaşı’nı, uzun ambargo yıllarını ve son büyük savaşı yaşamış. Son savaşta iki yakın arkadaşını ve birçok akrabasını kaybetmiş, resimleri yağmalanmış. Ama o yılmamış. 27 yaşındaki Sora, ailesini Bağdat’ta bırakarak 20 Ağustos’ta Türkiye’ye gelmiş. Bodrum’da resimlerini tamamlayan sanatçı, iki haftadır İstanbul’da.
Yıkımın, umudun tasvirleri
Serginin ardından Irak’a dönecek olan sanatçıyı nasıl bir geleceğin beklediği ise meçhul. Ama o her şeye rağmen umutlu. “Savaş zamanında bile asla resim yapmaktan vazgeçmedim…” diyen sanatçının resimleri, Sümer ve Mezopotamya kültürlerinin işaret ve sembolleriyle yüklü. Vian savaşın ilk altı gününde, yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide eskiz kâğıtlarına döktüğü 6 çalışmasını, sergi mekânının zemininde kırık camların arkasında izleyiciye sunuyor. Sergideki 36 resim arasında onun Bağdat’taki yağmadan kurtardığı 12 resim de var. Bu resimler onun çocukluğundan beri yaşadığı tüm acıları, savaşı, yaşanan yıkımları olanca çıplaklığıyla gösteriyor. Bunun yanında onun umutlarını, özlemlerini, normal bir yaşam isteğini, hatta yaşadığı ülkenin mitlerine ait fantastik tasvirleri gösteren eserler de var. Zaten Vian’ın eski dildeki anlamı da “Yaşam Aşkı” demekmiş. Gerçekten de onun eserleri, tüm zorluklara karşı ayakta kalma mücadelesinin en güzel örneğini oluşturuyor.


Başa dön


Tünel yeniden şenleniyor
Tünel Sanat Festivali Girişimi tarafından ilki mayıs ayında düzenlenen “Tünel Art Festivali”nin ikincisi, 21-26 Ekim tarihleri arasında Tünel sokaklarında gerçekleştirilecek. Müzik, dans, sinema, tiyatro, resim, fotoğraf, video enstalasyon, alternatif moda alanlarından örneklerin sunulacağı festival, bir hafta boyunca herkese şenliğe dahil olma imkânı sunacak.
İtalyan Kültür Merkezi, Tünel Meydanı, Tünel Metro İstasyonu, Tünel sokakları başta olmak üzere Mekân Dans Stüdyosu, Babylon, Kırım Kilisesi, 7 Sanat Galerisi, Bina, Şimdi, 5. Peron ve Little Wing gibi Tünel çevresindeki birçok mekânın evsahipliği yapacağı festivalde, farklı türlerden 18 müzik grubu sahne alacak. Festivalde ayrıca, bir tiyatro topluluğu, 45 film ve video sanatçısı ve 32 dansçının çalışmaları, 23 plastik sanatlar ve seramik sanatçısı ile 3 moda tasarımcısının eserleri neredeyse günün her saatinde izlenebilecek.
Dengbejler divanı Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda önceki akşam dengbejler divanı kuruldu. Dicle Fırat Kültür Sanat Merkezi tarafından kurulan dengbejler divanında, kültür merkezi bünyesinde çalışmalarını yürüten Koma Dewreş de dengbejlere eşlik etti. Siirt’ten gelen Salihê Kemençebêj, divana katılanlara adeta müzik ziyafeti çekti. Dört dengbejin katıldığı divanda, sesi ve kemencesiyle dikkat çeken Salihê Kemenbêj, aile mesleği olan dengbejliği sürdürüyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net