www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kapılar genişletildi sırada ‘OLUR’ var
Sınıf kapıları 5 santimetre dar olduğu gerekçesiyle çalışma izni verilmeyen Özel Batman Kürt Dili Kursu’nun sınıf kapıları kırılarak 10 santimetre genişletildi.

Polisler bulunamıyor
Emniyet Müdürlüğü konu işkence ve tecavüz olunca bir türlü aradığı sanıkları bulamıyor, hele bu sanıklar polis olunca, hiç bulunamıyorlar!

Talim Terbiye’de AKP depremi
Hükümet, Talim Terbiye Kurulu’ndan 167 eğitimciyi sürdükten sonra, şimdi de Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği’ni değiştirerek, bir yandan kurulun özerkliğini ortadan kaldırırken, bir yandan da kurulda kadrolaşmanın önünü açtı.

Kabala sistemi ile esnek çalışma
Büyüksaat, Adana’nın tarihi ve kültürel yapılarından biri. 32 metre yüksekliğinde olan Büyüksaat Kulesi’nin hemen yanında küçük ölçekli üretim gerçekleştirilen Ayakkabıcılar Çarşısı bulunuyor.


Kapılar genişletildi sırada ‘OLUR’ var
Gönül Morkoç
Sınıf kapıları, standartların 5 santim altında olması nedeniyle çalışma izni verilmeyen Özel Batman Kürt Dili Kursu, kapıları 85 santimetreden 95 santimetreye çıkardı. Ama yine yetmedi. Kursun açılması için şimdi de Milli Eğitim Bakanlığı’nın “oluru” gerekiyor. Batman Milli Eğitim Müdürü Kadir Banlı, “Bakanlıktan olur çıkması durumunda eğitim başlayabilir” dedi.
Batman’da 7 aydır hazırlıklarına devam eden Özel Batman Kürt Dili Kursu yöneticileri, Milli Eğitim müfettişlerinin uyarısı üzerine 85 santimetre enindeki kapılarını genişletmek için çalışma başlattı. Bu kapsamda 6 dersliğin kapıları kırılarak, genişletildi. 6 derslik, kantin, kafeterya, seminer salonu, kreş gibi bölümlerden oluşan kursta, Kürtçe tabelalar ile Atatürk büstünün altında bulunan ‘Hayatta En Hakiki Murşit İlimdir’ sözünün Kürtçe karşılığı olan, ‘Li Dare Dinyaye Murşide Heri Qenç Zanıste” sözleri dikkat çekiyor.
Kursta Kürtçe’nin Kurmanci lehçesinin yanı sıra önümüzdeki dönemde, Zazaki ve Sorani lehçelerinde de eğitim verilecek.
‘Olur’ çıkarsa...
Kurs binasını incelemek üzere Kürt Dil Kursu’nu ziyaret eden Milli Eğitim Müdürü Kadir Banlı, kapıların genişletilmesinin ardından gerekli raporları hazırlayacaklarını belirterek, “Raporları hazırlayıp bakanlığa göndereceğiz, ‘olur’ çıkması durumunda eğitim başlayabilir” dedi.
Kurs Temsilcisi Aydın Üneşi de, “Kapıların tamamlanmasının ardından gerekli prosedür tamamlanmış oluyor. Böylece önümüzdeki birkaç gün içinde kayıtlarımıza başlayacağız” dedi.
Bin metrekare alan üzerinde kurulan kursun, diğer dil kursları ve dershaneler için de model oluşturduğunu belirten Üneşi, “Sabah ve öğle olmak üzere 800-900 öğrenci kapasiteli bir kurs. Kurs faaliyete geçtiğinde ailelerin çocuklarının bekleyebileceği Kürt masal ve kahramanlarının resimleriyle süslenecek olan kreş gibi bir odamız olacak. Çünkü çocukların kafasında Kürtçe imajının yerleşmesini önemsiyoruz. Misafir ve kursiyerlerimizin Kürtçe sohbet edebileceği bir kafeteryamız var. Burası sadece ders esnasında değil, sürekli Kürtçe üzerinde uğraşılacak bir yer olacak. Zaten kursun kapısından itibaren Kürtçe dışında bir dil kullanılmayacak” diye konuştu.
7 aylık kurs serüveni
Özyaşa İş Merkezi’nin 4. katında eğitim çalışmalarına başlayacak olan Kürtçe Dil Kursu serüvenini anlatan Üneşi, 17 Nisan’da ilk başvuruyu yaptıklarını ve yaklaşık bir ay önce tabela astıklarını belirterek, şöyle konuştu: “Sudan bahaneler önümüze kondu. İlk etapta uzun süre kurs için yaptığımız başvurunun dosyaları valilikte kaybedildi. Peşine düştük, uzun süre uğraştık. Daha sonra Bayındırlık, İtfaiye, Çevre Sağlığı raporları çıkartıldı. Bunlara olumlu cevap verildi. Demirbaş tespiti yapıldı. Alt katımızda da bir dersane var. Bizimkinde hiçbir eksik olmadığı halde uzatıldı. En son Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı müfettişler geldi ve kapıların dar olduğunu söylediler. 90 cm. olması gereken kapıların birkaç santimetre eksik olduğu için şu an onun çalışmasını başlattık. Kapıları genişlettikten sonra müfettişlerin hazırlayacakları raporlar Milli Eğitim Bakanlığı’na gönderilecek. Sanırım, kısa bir süre sonra kursa kayıt almaya başlayacağız.”


Başa dön


Polisler bulunamıyor
İçişleri Bakanlığı, gözaltında tecavüze uğrayan DEHAP Kadın Kolları Yöneticisi Gülbahar Gündüz ile ilgili dosyayı “Sanık polis bulunamadı” gerekçesiyle işlemden kaldırdı.
İnsan Hakları Derneği’nde (İHD) dün yapılan basın toplantısında yaşanan son gelişmeyle birlikte işkence ve tecavüzün devlet polikasının açık göstergesi olduğunu dile getiren İHD Genel Başkan Yardımcısı Eren Keskin; “Neden bu olayın kim tarafından yapıldığı araştırılmıyor? Bu kadar kısa bir sürede bu olay nasıl böyle örtbas edilebilir? Mardin’de aralarında ordu mensuplarının da bulunduğu 405 kişinin tecavüzüne uğrayan Ş.E. olayı da gündeme gelince İçişleri Bakanlığı bu tür olayların üstünü kapatmaya çalışıyor. İçişleri Bakanlığı bu soruların cevabını vermek zorundadır. Biz İHD olarak bu olayların takipçisiyiz” diye konuştu.
Hukuka aykırı
Kadınların da destek verdiği basın toplantısına katılın Gündüz’ün avukatlarından Nermin Selçuk işkence ve tecavüz olayından sonra adli ve idari makamlarca iki ayrı soruşturma açıldığını hatırlatarak; “Adli soruşturma Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığı’nca yürütülmekte olup, halen devam etmektedir” dedi.
İdari soruşturmanın ise İstanbul Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütüldüğünü dile getiren Selçuk, “Ancak İdari Soruşturma dosyasının işlemden kalıdırıldığı, 15 Ekim’de İnsan Hakları Derneği’ne tebliğ edilmiştir. Gerekçe olarak ise, “Sanık durumunda herhangi bir emniyet mensubunun bulunmaması olarak gösterilmiştir. Bu karar, yasaya hukuka aykırı olup kararın siyasi olduğu açıktır” dedi.
Selçuk, adli soruşturmanın sonucu beklenip bu soruşturmayla ortaya çıkan deliller ışığında idari soruşturmanın yürütülmesi gerektiğini kaydetti. Bu durumun devam eden adli soruşturma üzerinde de vesayet yarattığını söyleyen Selçuk, “Ülkemizde sistematik hale gelen işkence ve tecavüzün önlenmesi için, yetkilileri bu konuda sağduyulu ve cesur, kamoyunu da daha duyarlı olmaya çağırıyoruz” dedi.
Gündüz 14 Haziran tarihinde sivil giyimli, ellerinde telsiz olan 4 polis tarafından arabayla kaçırılmış işkence, taciz ve tecavüze maruz kalmıştı.
Kadınlardan destek
Açıklamanın ardandan tecavüz olaylarına dikkat çekmek ve bu tür olayların örtbas edilmemesi için bir grup feminist, İçişleri Bakanlığı’na, Jandarma Genel Komutanlığı’na, Başbakanlığa ve Hürriyet Gazatesi yazarı Ertuğrul Özkök’e faks çektiler. Feministler adına açıklama yapan Beyhan Demir kadınlara yönelik şiddetin aile, din, gelenek, medya, kurum ve yasalar tarafından uygulandığını ve meşrulaştığını kaydetti.
Özkök’ün 13 Ekim 2003 tarihli “Tecavüz sürüsü” başlıklı yazısını da eleştiren Demir, Özkök’ün kadınların uğradığı tecavüzü önemsiz saydığını dile getirdi. Olayın takipçisi olacaklarını açıklayan Demir, “Bu olaydakı tecavüzcüler de dahil olmak üzere tüm faillerin bulunması ve yakalanması için yetkilileri bir an evvel harekete geçmeye çağırıyoruz” dedi.


Başa dön


Talim Terbiye’de AKP depremi
AKP Hükümeti, eğitimin her alanında yeniden yapılanmaya gitme bahanesi altında kadrolaşma faaliyetlerini sürdürüyor. Milli Eğitim Bakanlığı, Talim Terbiye Kurulu Başkanlığı Yönetmeliği’nde değişiklik yaparak, bir yandan Talim Terbiye Kurulu’nun özerkliğini kaldırırken, bir yandan da kurul üyeliği, daire başkanlığı ve şube müdürlüklerine atanacaklarda aranan kıstasları değiştiren AKP, kadrolaşmanın önünü açtı.
Talim Terbiye Kurulu’nda 167 eğitimciyi görevden alan Milli Eğitim Bakanlığı, şimdi de Kurul’a atanacaklarda aranan özellikleri değiştirdi.
Kadrolaşma sürüyor
Konuyla ilgili dün bir basın toplantısı düzenleyen Eğitim-Sen Genel Basın Yayın Sekreteri Nazım Alkaya, “AKP iktidarının gözü kadrolaşmadan başka hiçbir şeyi görmüyor” diyerek, Talim Terbiye Kurulu’nda “AKP Depremi” yaşandığını söyledi.
Büyük sürgün
Milli Eğitim Bakanı’nın göreve gelir gelmez, bakanlık taşra ve merkez teşkilatı ile, Talim Terbiye Kurulu’nda büyük bir sürgün başlattığını kaydeden Alkaya, Kurul Başkanlığı Yönetmeliği’nde gerçekleştirilen değişiklikle de, “kurulun özerkliğinin ortadan kaldırıldığını, yeterli şartlara sahip olmayanların kurul üyesi olarak atanabileceğini, okullarda okutulacak kitapların ‘ehli olmayan’ kişiler tarafından hazırlanacağını ve yabancı dil bilmeyenlerin kurulda yer alabileceğini” ifade etti. Alkaya, “Bakan Çelik, artık akrabaları dahil olmak üzere herkesi kurula atayabilecek” diyerek, ırkçı-gerici kuşatmaya karşı mücadele etmeye devam edeceklerini dile getirdi.


Başa dön


Kabala sistemi ile esnek çalışma
Hasan İşler
Büyüksaat, Adana’nın tarihi ve kültürel yapılarından biri. 32 metre yüksekliğinde olan Büyüksaat Kulesi’nin hemen yanında küçük ölçekli üretim gerçekleştirilen Ayakkabıcılar Çarşısı bulunuyor. Kapitalizmin ilk gelişim dönemindeki manifaktürleri andıran Ayakkabıcılar Çarşısı’nda bulunan dükkânların yaptığı işler farklı. Ayakkabıların üretimi sürecinde; derilerin kesiminden dikimine, yapıştırılmasından temizlenmesine kadar her aşama, farklı tezgâhlarda ve atölyelerde gerçekleştiriliyor.
Sömürü cenneti
içerisinde dağınık bir yapıya sahip olan irili ufaklı yaklaşık 1000 atölye bulunuyor. Kendi aralarında bir işbölümü yapan çarşı esnafı ve işçiler, emeklerinin karşılığını alamamaktan şikâyet ediyorlar. Çoğu sigortasız olarak çalışan işçilerin çalışma süreleri belli değil. Patronların kendilerine dayattıkları “kabala” sistemi ile esnek çalışma oturtulmuş. Ayakkabı sektöründe en çok parayı kazananın, toptan aykkabı satan işyerleri olduğunu söyleyen küçük çarşı esnafı ve işçiler, sezon değişimlerinde 6 ayın 2 ayını boş geçirmekten yakınıyorlar.
Geçtiğimiz krizde işyerlerinin çoğunun kapandığını belirten küçük çarşı esnafı ve işçiler, savaş ile birlikte işlerinin durgunlaştığını anlatıyorlar.
20 senedir ayakkabı imalatında çalışan Uğur Özateş, 40 kişinin çalıştığı bir işletmede ustabaşı.
Çarşıdaki bütün koşulları yılların deneyimiyle anlatıyor. İşletmede çalışan işçilerin çoğu kabalacı. Tezgâhlarda 3’er kişi çalışıyor ve çift başına 900 bin lira veriliyor. İşçiler, geçimlerini sağlayabilmek için mesaiye kalıyorlar ama nafile.
Kriz ve savaş
Her dönem kriz ve savaşların işçilere yansıtıldığına dikkat çeken Özateş, bu deneyimlerine de dayanarak Irak’a asker gönderilmesine karşı çıkıyor.
Küçük yaşta çalışmak zorunda kaldığı için okula gidemeyen Bülent Ekelik, 29 yaşında ve 16 yıllık ayakkabıcı. Atölyede haftalıkçı olarak çalışıyor. 150 milyon haftalık alıyor. Üst yüzü tamamlanmış derileri ayakkabı tabanlarına yapıştırma işini yapan Ekelik, bali kokusundan olumsuz etkilendiğini, bunun için her gün yoğurt yediğini belirtiyor. Küçük kardeşini mesleği öğrenmesi için yanında getirdiğini söyleyen Ekelik, “Korkarım kaderi benim gibi olacak” diyerek sitem ediyor. 3’er kişinin çalıştığı tezgâhlara doğru ilerlerken bizi yanına çağıran Kemal Şen, 22 senedir sigortasız. 4 ay çalışıp 2 ay boşta geziyor. Bu süre için ücret alamıyor. Memleketin durumu hakkında, “Elin gavuru kendi memleketimizde bizi yönetiyor” şeklinde yorum yaparak, Amerikalıların geri çekilmesini ve Iraklıların huzur içinde yaşamasını istiyor.
Alibeyköy halkı tepkili
Alibeyköy Binevler’de, yeşil alan olarak kullanılması planlan ve birinci derecede heyelan bölgesi olan arazinin Eyüp Belediyesi tarafından özel bir kooperatife satılması kararı, Alibeyköy halkı tarafından protesto edildi. Polisin engelleme girişimine rağmen yapılan basın açıklamasında, belediyenin bu kararından vazgeçmesi istendi. Site yapılması için satışa çıkarılan alanın yanında bulunan Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun bahçesi de, bu amaçla gasp edilmiş durumda. Okulunun önünde bir araya gelen protestocular adına açıklama yapan Sabri Ataseven, mahalle halkı olarak yetkili makamlara, yüzlerce ve binlerce imzalı dilekçeyle, bu alanda sağlık ocağı, semt lokali, kütüphane, yeşil alan yapılması için başvuruda bulunduklarını söyledi. Bu taleplerin gerçekleştirilmesi yerine alanın kooperatif adı altında rant amaçlı “yandaş” şahıslara tahsis edildiğini ifade etti.
Harb-İş’te liste delindi
Türk Harb-İş Sendikası’nın 12’inci Olağan Genel Kurulu’nda Genel Başkan Osman Çimen ile Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Ak’ın oluşturduğu listeler yarıştı. Osman Çimen dün yapılan seçimler sonucunda yeniden genel başkan seçilirken, listesi delindi. Karşılıklı suçlamalara sahne olan genel kurulda adayları birbirlerine “Pentagon’dan emir alıyor“, “Solcularla işbirliği yapıyor” eleştirilerini yönelttiler. Genel Başkan Osman Çimen’e karşı liste çıkaran Mustafa Ak başkan adayı olmadı. Ak’ın oluşturduğu listenin genel başkan adayı olan İstanbul Şube Başkanı Nihat Alemdar’ın konuşmama yapmaması dikkat çekti. Liste adına Genel Başkan yardımcılıklarına aday olan Mustafa Ak ile Enis Sönmez konuştular. Ak, iki dönemdir birlikte hareket ettikleri Çimen’e yüklendi. Osman Çimen’in listesinden Genel Başkan Yardımcılığı’na aday olan İzmir Şube Başkanı Ahmet Kalfa’yı kasteden Ak, Çimen’i “karma liste yapmakla”, “birliği bozmakla” suçladı. Ak “Başlangıçta sıkı sıkıya sarıldığımız değerler sınırları terk mi etti?” diye konuştu. Sönmez ise “başarısızlıkla” suçladığı Çimen’in “kendilerini bir kenara atmak istediğini” söyledi.
Osteoporoza karşı önleminizi alın
Bugün “20 Ekim Dünya Osteoporoz Günü”. Özellikle menopoz sonrası kadınları etkileyen, az da olsa aynı yaş grubundaki erkeklerde de görülebilen osteoporozun (kemik erimesi), doğru davranış modelleriyle önlenebildiği bildirildi. Türkiye Osteoporoz Derneği Başkanı Prof. Sema Öncel, osteoporozun kendini fark ettirmeyen ve toplum genelini tehdit eden “sinsi bir hastalık” olduğunu söyledi. Hastalığın, menopoz döneminde östrojen hormonunun kemikler üzerindeki koruyucu etkisinden yoksun kalınması nedeniyle kadınlarda daha sık görüldüğünü ve 50 yaş üstü her 3 kadından birinin osteoporoza yakalandığını belirten Prof. Öncel, buna karşın erkeklerde de 8’de bir oranında rastlanabildiğini bildirdi. Prof. Öncel, kemik dokusunun zayıflamasıyla başlayan, ileri safhalarda kırıklara ve buna bağlı ölümlere yol açabilen osteoporozun, doğal süreç sonunda gerçekleştiğini, ancak bunun önlenebileceğini kaydetti.
Munzur’da Pir Sultan Anıtı’na görkemli açılış
Tunceli’de yaptırılan Pir Sultan Abdal Anıtı, yaklaşık 3 bin kişinin katılımıyla açıldı. Çok sayıda konuğun hazır bulunduğu törende konuşan işadamı Sinan Samat, anıtın yapılmasında sadece kendisinin değil yaklaşık 200 insanın emeğinin olduğunu söyledi. Anıtın tüm ozanlar ve Sivas katliamında kaybedilen insanların anısına yapıldığını belirten Samat, “Her zaman değerlerimizi, kendimizi, tarihimizi ve kültürümüzü hatırlayalım” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net