www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



‘DGM’ler kaldırılmalı’
DEP eski milletvekilleri Leyla Zana, Hatip Dicle, Selim Sadak ve Orhan Doğan’ın yargılamalarına devam edildi. Duruşmada söz alan DEP milletvekilleri, adil yargılanmadıklarını dile getirerek DGM’leri eleştirdiler.

ABD Ortadoğu’dan defol
Diyarbakır Gençlik Platformu, Türkiye’nin Irak’a asker göndermesine karşı çıkarak “ Eğer birilerinin Irak’a asker olarak gitmesi gerekiyorsa bu milletvekillerinin çocukları olmalıdır” dedi.

İHD’nin yürüyüşü tamamlandı
İHD yöneticilerinin İstanbul’dan başlattıkları “Irak’a asker gönderilmesin, Ortadoğu’da barış için Ankara yürüyüşü” son buldu. Yürüyüşçüler, Ankaralı barışseverler ve Ankara Savaş Karşıtı Platform üyeleri tarafından karşılandı.


‘DGM’ler kaldırılmalı’
DEP eski milletvekillerinin AİHM’nin yeniden yargılanmaları doğrultusunda devam eden davanın dün Ankara 1 Nolu DGM’de yapılan duruşmasında milletvekilleri adil yargılanmak istediklerini bildirdiler. Hep “barış”ı savunduklarını dile getiren milletvekilleri “Barışı savunanlar DGM’lerde yargılanıyor” dediler. Milletvekilleri, yargının bağımsız tavır sergilemesi gerektiğini belirterek, DGM’lerin kaldırılması gerektiğine dikkat çektiler.
Ankara 1 No’lu DGM’de görülen DEP davasının dünkü duruşmasında ilk olarak, Urfa’da bulunan Boranlar ve Merdanlar aşiretlerinin kan davasına son vermeleri ve barışmaları için milletvekillerinin gittikleri ziyarette PKK propagandası yaptıkları iddasına karşılık savunmanının dört tanığı dinlendi. Tanıklar, mahkemeye milletvekillerinin toplantıda aşiretlere barış dileklerini illettiklerini ve iki aşiret arasında kan davasının sona ermesine yardımcı olduklarını belittiler. Barış sonrasında aşiretlerin yemek verdiğini bildiren tanıklar, dönemin Urfa Valisi Ziyaettin Akbulut, emniyet ve jandarma mensuplarının da yemeğe katıldıklarını söylediler.
Gerçekleri söylüyoruz
Duruşmada söz alan Selim Sadak, halkın iradesiyle Meclis’e geldiklerinde kalıcı barışı sağlamanın umudunu taşıdıklarını belirterek siyasilerin ve medyanın kendilerinin yargılanmaları için kamuoyunu etkilediklerini belirtti. “Henüz yargılanmadan siyasi yetkililer tarafından yargılanma gerçekleşti” şeklinde konuşan Sadak, davanın siyasi bir dava olduğunun altını çizdi. Hep barışı dillendirdiklerini söyleyen Sadak, barışı savunanların DGM’lerde yargılandıklarını vurguladı. DGM’lerin yapıları gereği her türlü muhalif düşünceyi devlete karşı işlenmiş “suç” olarak gördüğünü kaydeden Sadak, “Biz gerçekleri avaz avaz bağırıyoruz çünkü bu görevimiz” dedi.
Orhan Doğan ise gazetecilerin ve hukukçuların DEP yargılamasına ilişkin yaptıkları yorumlara ve açıklamalara dikkat çekerek şunları söyledi: “DGM’lerin statükoyu koruyan, değişim karşıtı kaleler olduğu artık herkes tarafından belirtilmektedir. Bu nedenle Türkiye’de de genel olarak yargı, özel de de DGM’lerin değişime direndiği ve eskide ısrar ettiği gün gibi açıktır. Mahkemenizde başta bu dava olmak üzere pek çok davada verdiği kararla bu yüzünü açığa çıkarmış bulunmaktadır. Kurulunuz istese de adil yargılama yapılamayacaktır. DGM’lerin kuruluş gerekçe ve amacı, temel hak ve özgürlükler aleyhine tanınan ayrıcalık, onu besleyen siyasal anlayış, siz sayın yargıçlardan bağımsız olarak statükocudur. Bu nedenle sorun, kurulun bileşenlerinden kaynaklanmamaktadır. Nitekim yargılamanın bu aşamasına kadar üç oturumda bileşenler değişmesine rağmen kararlar değişmemiştir.”
Zana: Biz beraat ettik
Leyla Zana da “Biz vicdanlarda aklandık. Beraat ettik” diyerek ikinci kez verilecek mahkumiyet kararının kendilerini bir kez daha aklayacağını ifade etti. Zana, geçen duruşmada savunma yapmayarak DGM’ye mesaj vermeye çalıştıklarını ancak bunun sağlanamadığını söyleyerek değişen ve gelişen Türkiye yaratma yürüyüşlerinin devam edeceğini vurguladı.


Başa dön


ABD Ortadoğu’dan defol
Diyarbakır Gençlik Platformu, Türkiye’nin Irak’a asker göndermesine karşı çıkarak “ Eğer birilerinin Irak’a asker olarak gitmesi gerekiyorsa bu milletvekillerinin çocukları olmalıdır” dedi. Konukevi önünde yapılan eylemde, açıklamayı okuyan platform sözcüsü Gökhan Genç ABD’nin Irak’ta tam bir batağa saplandığını belirterek “ABD Türkiye’yi bu batağın içine çekmek istiyor. ABD’nin Türkiye’deki işbirlikçileri ‘milli menfaatler’, ‘Kürt devletinin kurulması’, ‘petrolden pay alma’ gibi gerekçelerle halkı oyuna getirmeye çalışıyor” dedi. Genç Irak’ta Kürt halkı da dahil tüm dünya halklarının kendi kaderlerini tayin hakkına saygı gösterilmesi gerektiğini ifade ederek “Bu yüzdendir ki Türkiye emperyalist işgalci bloğun yanında değil Irak halkının yanında yer almalıdır” dedi.
AKP iktidarının Türkiye gençliğinin ve halklarının savaş karşıtı tutumunu ve barış taleplerini görmezden gelerek Türkiye askerinin kanı üzerinden pazarlık yapmasının kabul edilemez olduğuna dikkat çeken Genç, “Biz Türkiye’nin Irak’a asker göndermesine şiddetle karşı çıkıyoruz., Eğer birilerinin Irak’a asker olarak gönderilmesi gerekiyorsa bu milletvekillerinin çocukları olmadır” dedi.
Abdullah Öcalan’ın sağlık durumuna da dikkat çeken Genç 4 yıldır kısmende olsa bir çatışmasızlık sürecinin yaşandığını belirtip “Öcalan’ın sağlık durumu bu süreci yakından ilgilendirmektedir. Sağlık durumunun ve yaşam koşullarının düzeltilmesi gerekmektedir” dedi.
Açıklamaya katılan yaklaşık 100 kişi sık sık “Bıji bratiya gelan”, “Terörist ABD Ortadoğu’dan defol”, “ABD; Afganistan, Filistin, Irak’tan, Türkiye’den defol” ve Abdullah Öcalan lehine sloganlar attılar.


Başa dön


İHD’nin yürüyüşü tamamlandı
İHD İstanbul Şubesi yöneticilerinin İstanbul’dan başlattıkları “Irak’a asker gönderilmesin, Ortadoğu’da barış için Ankara yürüyüşü” Ankara’da basın açıklaması ile son buldu.
Yürüyüşçüler dün sabah saatlerinde Ulus Heykel’de bir araya geldiler. Aralarında İHD Genel Başkan Yardımcısı Eren Keskin’in de bulunduğu, üzerlerinde “İşgale ortak olma”, “Yaşasın halkların kardeşliği”, “Barış hemen şimdi”, “Irak’a asker gönderme” yazılı gömlek bulunan yürüyüşçüler, Ulus’tan Kızılay Yüksel Caddesi’ne geldiler. Yürüyüşçüler, burada Ankaralı barışseverler ve Ankara Savaş Karşıtı Platform üyeleri tarafından, “ABD askeri olmayacağız”, “Yaşasın halkların kardeşliği” sloganları ve “Savaşın olduğu yerde insan hak ve özgürlükleri yoktur” pankartı ile karşılandılar.
İHD Genel Başkanı Hüsnü Öndül, Irak’taki savaşı durdurmak için sürekli mücadele ettiklerini ve bundan sonra da bu çabalarının devam edeceğini söyledi. Savaşı durduramadıklarını, ancak Türkiye’nin savaşa taraf olmasını engellediklerini belirten Öndül, “Komşu halkın yeraltı ve yerüstü zenginliklerinin yağmalanmasına karşı çıkacağız” dedi. Eren Keskin de Irak’a asker gönderilmesine karşı kamuoyu oluşturmaya çalıştıklarını ifade etti.
DEHAP, saldırıyı kınadı
Demokratik Halk Partisi (DEHAP), polisin Abdullah Öcalan’ın sağlık durumu ile ilgili DEHAP Adana İl Örgütü’nün düzenlediği basın açıklamasına saldırısını kınadı. DEHAP Basın Bürosu’ndan yapılan yazılı açıklamada, aralarında il yöneticileri Abdullah İzgi, Bilal Taşarsu ve Bedir Demiral’ın da bulunduğu 20 kişinin yaralandığı polis saldırısının ardından, Adana il ve Seyhan ilçe binalarına giren polislerin partilileri tehdit ettikleri iddia edildi. Açıklamada, DEHAP Seyhan ilçe binası önünde ateş açıldığı ifade edilerek, parti yetkililerinin boş kovanlarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarına yer verildi.
ABD ile KADEK görüşmeleri sürecek
Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül, Ankara’da ABD’li heyetle yapılan KADEK’e ilişkin toplantıyı “önemli bir adım” olarak değerlendirdi. Detayların dışarı fazla verilemeyeceğini kaydeden Gül, “önemli mesafeler alınmıştır ve görüşmeler devam edecektir” diye konuştu. Abdullah Gül, resmi temaslarda bulunmak üzere Gürcistan’a gitti. Gül, Esenboğa Havaalanı’ndan hareketinden önce gazetecilerin Türkiye ile ABD teknik heyetleri arasında yapılan KADEK görüşmelerine ilişkin sorularını yanıtladı. Gül, ABD’nin “senin terörün, benim terörüm” ayrımı yapamayacağı için toplantının ciddiyet içinde gittiğini söyledi.
Ailelerden Adalet Bakanlığı’na çağrı
Tutuklu Aileler İnisiyatifi’nin, Öcalan için DEHAP Seyhan ilçe binasında başlattığı açlık grevi dün sona erdirildi. Dün öğlen saatlerinde yapılan basın açıklamasında konuşan Adana Tutuklu Aileler İnisiyatifi’nden Leyla Ural, hak ihlallerinin en ağır biçimde yaşandığı yerlerin başında cezaevlerinin geldiğini söyledi. Ural, 5 yıldır tek başına ağır tecrit koşulları altında tutulan Abdullah Öcalan’ın, yaşam ve sağlık koşullarının iyileştirilerek, başka bir cezaevine naklinin gerçekleşmesi için Adalet Bakanlığı’nı göreve çağırdı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net