www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



12 Eylül tüm kurumlarıyla kalksın
Bir çok ilde 12 Eylül darbesinin 23. yıldönümü dolayısıyla yapılan eylemlerde, hala iktidarını sürüdüren 12 zihniyetine yönelik tepkiler aynı zamanda ABD ve savaş karşıtı tepkilerle birleşti.

Yine ceza verilmedi
Sanayide kaçak elektrik kullanımıyla mücadele ettiği için öldürülen Hasan Balıkçı davasının beşinci duruşmasından da sonuç çıkmadı.

Hâlâ çadırda yaşıyorlar
Depremde hasar gören evler halen onarılmadı. Depremzedeler çadır ve konteynırlarda ayakta durmaya çalışıyor. Halka hizmet götürmek isteyen belediye valilik tarafından engelleniyor.

Ankara’da son uyarı
Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda 11 gündür bekleyen 100 kadar Düzceli depremzedenin taleplerine hükümetin hiçbir cevap vermemesi üzerine Düzce, Yalova, Adapazarı ve İzmit’ten gelen yaklaşık 600 kişi, talepleri karşılanana kadar eylemlerine devam edeceklerini duyurdular.


12 Eylül tüm kurumlarıyla kalksın
12 Eylül darbesinin yıl dönümü olması dolayısıyla basın açıklamaları ve eylemler gerçekleştiren, bir çok kurum 12 Eylül’ün tüm sonuçlarıyla hesaplaşmadan demokratikleşmin sağlanmayacağını vurgulandı. Etkinlikleri gerçekleştiren ÇHD’den İHD’ye, vakıflardan savaş karşıtı platformlara kadar tüm kurumlar işbaşındaki 12 Eylül iktidarının ülkeyi savaşa süreklemesine de karşı çıkmak gerektiğini vurguladı.
Antep Savaş Karşıtı Platform tarafından İHD il binasında gerçekleştirdiği basın açıklasında, 12 Eylül’ün anlayışının bugüne kadar yok sayarak, bastırdığı Kürt sorununun acil çözüm gerektirdiği vurgulandı.
Platform adına İHD İl Başkanı Kadir Tüzün tarafından yapılan açıklamada, “Biz Antep Savaş Karşıtı Platformu olarak Türkiye’nin bağımsızlığından yana olan, savaş istemeyen Türk’ü, Kürt’ü, Laz’ı ve Çerkes’i ile tüm halkların 12 Eylül zihniyetine karşı güçlü bir birlikteliğe çağırıyoruz. Postallarla gelen, MGK, DGM, YÖK ve bir bütün olarak bu zihniyeti taşıyan oluşumları reddediyoruz” denildi.
Gerçekler açıklansın
78’liler Dayanışma Derneği 12 Eylül darbesinden günümüze kadar toplumdan gizlenen tüm gerçeklerin açıklanmasını istedi. Galatasaray Postanesi önünde bir araya gelen 25 kişilik grup adına açıklama yapan 78’liler Derneği Başkanı Celalettin Can gizli örgütlerle uğraştığını söyleyen rejimin, gizli bir rejim olduğunu söyledi. Can gizli devlet aygıtına karşı hukukla, sorgulama ve hesaplaşmayla bir daha aynı şeylerin yaşanmasına izin verilmemesi gerektiğini söyledi. Açıklamaya Savaşa Hayır Koordinasyonu ve İnsan Hakları Derneği üyeleride katıldı. Grup açıklamanın ardından İstiklal Caddesi üzerinde Tükenmez isimli Dernek özel sayısını dağıttı.
Eskişehir Demokrasi Platformu ise, 12 Eylül zihniyetinin tüm kurumlarıyla yok edilmesine kadar domokrasi mücadelesinin sürdürüleceği vurgulandı.
Ezilenlerin Sosyalist Platformu, 12 Eylül darbesinin yıldönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, “Ezilen milyonlar 12 Eylül cuntası ve onun devamcılarını unutmayacaktır. Tarihin karanlık sayfalarında yerlerini almışlardır. Tüm kurum ve kuralları ile işçiler, emekçiler, gençlik ve kadınlar er geç hesap soracaklardır” görüşünü dile getirdi.
‘Darbe hukuku kalkmalı’
Malatya Merkez Postanesi önünde Emeğin Partisi Malatya il Örgütü adına İl Başkanı Nejdet Bali tarafından yapılan açıklamada, “Geçen 23 yılda halen demokratik dönüşümler gerçekleştirilememiştir. Artık bu halkın beklemek gibi bir lüksü kalmamıştır” denildi. Alanda; “ayrımsız genel af, 12 Eylül Yasasına hayır, ABD askeri olmayacağız” dövizleri taşınırken, “sermaye mezara emek iktidara, yaşasın halkların eşit özgür birliği, bağımsız demokratik Türkiye, 12 Eylül yargılansın” sloganları atıldı.
Dev Maden-Sen de yaptığı açıklamada, 12 Eylül hukukunun ve yarattığı tahribatın kaldırılması için demokrasi güçlerine, toplumsal muhalefeti birleşik bir mücadelede örgütleyerek 12 Eylül’le hesaplaşma görevi düştüğünü belirtti.
Antalya’da Emek Barış Demokrasi Bloğu ve Haklar Özgürlükler Cephesi tarafından Kışlahan Oteli önünde yapılan eylemde ve Bursa Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve İHD adana şubesi adına yapılan basın açıklammalarında da benzeri düşünceler dile getirildi.
Adana’da İnönü Parkı’nda biraraya gelen siyasi parti ve kitle örgütü temsilcileri, darbeyi protesto etti.
‘MGK lağvedilmelidir’
Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği ,yasadışı yönetmeliğe sahip olması nedeniyle MGK hakkında suç duyurusunda bulundu. Suç duyurusunun gerekçesi olarak; MGK Psikolojik Harekât Merkezi’nin toplumun yaşadığı her alanda etkin bir biçimde yönlendirici olduğu, bu nedenle gizli operasyonlarla ilişkisinin açığa çıkarılması gerektiği gösterildi.
Sultanahmet Adliyesi’ne yapılan suç duyurusunun ardından gazetecilere açıklama yapan Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği Başkanı Erol Ekici, taleplerini şöyle sıraladı: “MGK ve diğer yasadışı devlet örgütlenmeleri lağvedilmelidir. Tüm sorumlular cezalandırılmalıdır. Halka gerçek söz ve karar hakkı verilmelidir.


Başa dön


Yine ceza verilmedi
Urfa’da, kaçak elektrik kullanımıyla mücadele ettiği sırada uğradığı silahlı saldırı sonucu öldürülen TEDAŞ Şanlıurfa Müessese Müdür Yardımcısı Hasan Balıkçı’nın duruşmasına dün devam edildi.
Şanlıurfa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki beşinci duruşmada, tutuklu sanıklar Şehmus Taşan ve Yılmaz Çakmak, Zeki Akkoyun ile avukatları hazır bulunurken, Adana’da tutuklu bulunan sanık Halim Şimşek, tutuksuz sanık İrfan Akkoyun katılmadı.
Mahkeme heyeti, sanıkların kimlik tespitini yaptıktan sonra sanık avukatının talebi üzerine Yılmaz Çakmak’ın ifadesini aldı. Çakmak, önceki duruşmalarda olduğu gibi, eşinin daha önce hayat kadını olduğunu, daha sonra imam nikahıyla birlikte yaşamaya başladıklarını, ancak Hasan Balıkçı’nın telefonla arayarak rahatsız ettiğini öne sürdü. Diğer sanık Şehmus Taşan da ifadesinde kendisine yöneltilen suçlamaları kabul etmedi.
Mahkeme, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, taraflara beyanda bulunmaları için süre verilmesine, mal varlıklarının araştırılması ve eksikliklerin tamamlanması için duruşmayı erteledi.
İddianame
Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Adana’da Plastik Poşet Fabrikası sahibi Zeki Akkoyun’un Yılmaz Çakmak’a, Balıkçı’yı öldürmesi karşılığında 20 milyar lira verdiği için, Zeki Akkoyun, kardeşi İrfan Akkoyun, Şehmus Taşan, Halim Şimşek ve Yılmaz Çakmak hakkında, adam öldürmek, çıkar amaçlı çete oluşturmak ve adam öldürmeye azmettirmek suçlarından ömür boyu hapis cezası isteniyor.
Yürüyüş yapıldı
Bu arada, duruşmayı izlemek için Urfa’ya gelen Balıkçı’nın ailesi ve yakınları, duruşma öncesi slogan atarak Adliye binasına doğru yürüdü.
Aralarında, Balıkçı’nın eşi ve ailesiyle, Elektrik Mühendisleri Odası Başkanı Genel Cengiz Göktaş, Elektrik Mühendisleri Odası Adana Şube Başkanı Ahmet Sarı’nın da bulunduğu çeşitli illerden gelen yaklaşık 80 kişilik grup, Atatürk Bulvarı’ndan geçip sloganlar atarak adliye binasına geldi. Ellerinde Hasan Balıkçı’nın fotoğrafları ile pankartlar taşıyan grup, adliye binası girişinde oluşturulan kontrol noktalarından geçirildikten sonra içeriye alındı.
EMO Genel Başkanı Göktaş, Balıkçı’nın çarpık enerji politikalarının kurbanı olduğunu belirterek, “Davanın sonuna kadar takipçisi olacağız’’ dedi.
Hasan Balıkçı’nın eşi Şengül Balıkçı da ‘’eşinin bölgesel Susurluk çetesinin’’ isteklerini yerine getirmediği için ortadan kaldırıldığını anlattı.


Başa dön


Hâlâ çadırda yaşıyorlar
Şerif Karataş - Özkan Zülfikar
Bingöl’de 1Mayıs’ta meydana gelen depremin ardından aylar geçti ama halen halkın yaraları sarılmadı. Deprem sırasında hasar gören evler hâlâ onarılmadı, halk çadırlarda yaşam mücadelesi veriyor. Depremin ilk günleri kente gelen milletvekilleri bir daha şehre uğramadı.
Aradan geçen zamanı gazetemize değerlendiren Bingöl Belediye Başkanı Feyzullah Karaarslan, devleti temsil eden valinin halkı “terörist” gördüğünü söyledi. 2 Mayıs’ta meydana gelen olaylardan sonra valinin yaptığı açıklamalar ile halkın zan altında kaldığını kaydeden Karaaslan, yaptıkları çalışmaların da valilik tarafından engellendiğini kaydetti.
İhaleler AKP’lilere
Belediyenin imar planı içinde olan arazilerin deprem konutların yapımına açıldığını belirten Karaarslan, bunun yasal olmadığını belirtti. Depremde hasar gören binaları güçlendirme ihalelerinde yaşananların kaygı verici olduğunu söyleyen Karaaslan, ihalelerin AKP’nin yandaşlarına verildiğini öne sürdü.
Bundan sonra olası bir depremde meydana gelecek olan olumsuzluklardan başta il valisi olmak üzeri Bayındırlık ve İskan Bakanlığı yetkillerinin sorumlu olacağına dikkat çeken Karaaslan, Düzağaç ve Uydukent mahallelerinde çoğu evin tapusuz olmasından dolayı güçlendirme çalışmaların yapılmadığını dile getirdi.
Orman yagını
Bingöl’deki orman yangınına değinmeden önce önemli bir gelişmeye dikkat çeken Karaaslan, itfaiyenin Orman İşletmesi tarafından tahsis edilen binadan valilik tarafından yaka paça dışarı atıldığını dile getirdi. Bu olaylardan bir kaç gün sonra Genç ilçesine bağlı köylerde orman yangını başladığını belirten Karaaslan, valinin yangın karşısında da duyarsız kaldığını kaydetti.
Duyarlılık çağrısı
Bingöl milletvekillerinin de Bingöl’ü yanlız bıraktıklarını anlatan Karaarslan, depremden birkaç gün sonra ilden ayrıldıklarını anlattı.
Halkın seçtiği belediyenin hep görmezden gelindiğini vurgulayan Karaarslan, kamuoyunu siyasi partileri ve kitle örgütlerini Bingöl’de yaşanan gelişmelere karşı duyarlı olmaya çağırdı.
Feyzullah Karaarslan, valinin de halkan özür dilemesi gerektiğini vurguladı.


Başa dön


Ankara’da son uyarı
Ankara Abdi İpekçi Parkı’nda 11 gündür bekleyen 100 kadar Düzceli depremzedenin taleplerine hükümetin hiçbir cevap vermemesi üzerine Düzce, Yalova, Adapazarı ve İzmit’ten gelen yaklaşık 600 kişi, talepleri karşılanana kadar eylemlerine devam edeceklerini duyurdular.
Çoluk, çocuk Ankara’ya gelen depremzedeler, alkış ve ıslıklarla Abdi İpekçi Parkı’na girdiler. Kendi hazırladıkları projeyi 1 yılı aşkın süredir yetkililere anlatmaya çalışan depremzedeler, “rantiyeye değil, evsize arsa ve kredi istiyoruz”, “Tek suçumuz fakir olmak mı?” dövizleri ile taleplerini ifade ettiler. AKP hükümetinden verdiği sözleri tutmasını isteyen depremzedeler, “İzmit-Düzce el ele hükümet nerede”, “Ev yoksa oyda yok” dövizleri ile hükümeti uyardılar.
Devlet okulları borç kıskacında
Eğitim-öğretim yılı öncesinde ödenek yetersizliğinin sıkıntısını yaşayan okul idarecileri, su ve elektrik borçlarını ödeyebilmek için çözüm arıyor. Adana’da, ilköğretim ve liselerin, faizleri hariç sadece harcadıkları suyun ana borçları 3 trilyon lirayı aşmış durumda. Okulların, harcadıkları enerjiden dolayı TEDAŞ’a olan borçları da 1 trilyon liraya yaklaştı. TEDAŞ’a İlköğretim okullarının 517 milyar 605 milyon lirası ana para, 153 milyar 715 milyon lirası da gecikme faizi olmak üzere toplam 671 milyar 329 milyon lira borcu var. Liselerin borcu ise gecikme faizi ile birlikte 166 milyar 614 milyon liraya ulaştı. Zor durumda kaldıklarını belirten okul idarecileri, ASKİ ve TEDAŞ’ın hizmetlerini keseceği endişesinin yeni eğitim-öğretim dönemi öncesi sıkıntının boyutunu artırdığını söylediler. Adana Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (ASKİ) Genel Müdürü Bayram Merdan ise, Valilik ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile görüşmeler yaptıklarını ve borcun en kısa zamanda ödenmesini istediklerini bildirdi.
Hekimler engellendi
Bursa’nın merkez ilçe Yıldırım Belediyesi’nin sağlık çalışanlarına yönelik tutumunu kınamak amacıyla, belediye binasına siyah çelenk bırakmak isteyen Bursa Tabip Odası (BTO) yöneticilerine, zabıta memurları izin vermedi. BTO yöneticileri, ellerindeki siyah çelengi Yıldırım Belediye Binası’nın önüne koymak istedi. Zabıta memurlarının engellemesiyle karşılaşan yöneticiler, kısa süreli tartışmanın ardından çelengi belediye girişine bıraktılar.
TÜSİAD ABD’ye açık demokrasiye kapalı
Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu, TÜSİAD’ın Taksim Tepebaşı’ndaki bürosuna, 12 Eylül darbesine ve ABD’nin Ortadoğu politikalarına verdikleri desteği eleştiren bir mektup bırakmak istedi. Ancak kapı zili uzun uzun çalınmasına rağmen, TÜSİAD kapılarını savaş karşıtlarına açmadı. TÜSİAD’a heyet gönderilmesi öncesinde TÜYAP önünde toplanan Irak’ta Savaşa Hayır Koordinasyonu üyeleri burada sık sık “Cuntacılar yargılansın” ve “Gün gelecek devran dönecek, cuntacılar halka hesap verecek” sloganları attılar. Eylemciler, “12 Eylül’ü unutma” ve “Hilmi efendi, 10 bin Coni Turca please” gibi dövizleri taşıdılar.
Atatürk’ün sözlerine ceza
Üzerinde, Atatürk’ün, “Yurtta barış, dünyada barış” sözlerinin yazılı olduğu kokartı taktıkları için haklarında soruşturma açılan 17 öğretmenden 12’sine uyarı cezası verildi. Cezaya tepki gösteren Eğitim-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Abdullah Demirbaş, “Uygulamayı Atatürk’e ve Atatürk’ün düşüncelerine verilmiş bir ceza olarak kabul ediyoruz” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net