www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Pazarcıların yaşam kavgası...
Altyapı hizmetlerinden mahrum şekilde işlerini yapan pazarcıların yaşam şartları iyice ağırlaşmış durumda. Bazen eve zarar yaparak döndüklerini söyleyen pazarcılar arasında bu işi sadece çocuklarının okuması için yapanlar da var.

Çin Seddi özel korumaya alınıyor
2 bin 200 yıllık ve 2 bin 400 kilometre uzunluğundaki Çin Seddi’nin, “bakımsız kısımları”, dağ sporcusu turistlerin olası hasarlarına karşı korumaya alınıyor.


Pazarcıların yaşam kavgası...
Aynur Kalkan
Besin, temizlik, giyim, ev malzemelerini halka daha uygun fiyatlarla ulaştırarak geçinmeye çalışan semt pazarcıları, Adana’da altyapı hizmetlerinden mahrum. Belediyelerin pazar yerlerini düzenlemekte ilgisiz olduğunu belirten pazarcılar, yetkililerden tuvalet, telefon kulübesi, su sebilleri ve sağlık hizmetleri istiyorlar.
“Karpuz üç tane 5 yüz, domates 150!..” Her zaman seslerini duymaya alıştığımız pazarcılardan bu sesi başka sözlerle dinledik bu kez. Sabah 04.00 olmadan, mallarını almak için hale gidiyorlar. Çünkü geç kalırlarsa malın kötüsü kalıyor.
Celal Tekinhanım, bir pazarcı. Levent Halk Pazarı’nda konuşuyoruz. Pazaryerinde tuvaletin olmamasından yakınarak “İşlerimiz hiç iyi sayılmaz. Seyyar satıcılar pazarların içine giriyor. Pazar yerimizde içme suyumuz bile yok” diyor.
Pazarcı sorunlarının saymakla bitmeyeceğini söyleyen Mustafa Göktaş, Seyhan Halk Pazarı’ndan. En çok yakındığı sorun tuvalet sorunu. “Su sorunumuz var. Seyyar satıcıların tezgâhımızın önüne geçmesinden iş yapamıyoruz” diyen Göktaş, sorunlarının çözümü için dernek kurduklarını sözlerine ekliyor.
Yerlerin sulanmaya başlamasıyla pazaryerlerindeki tozlardan kurtulduklarını da anlatan Göktaş, işlerin ise kesat olduğunu vurguluyor: “Herkes zorunlu ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çekiyor. Bir de kalkıp fuzuli alışverişe mi çıksın?” Pazarcılara göre kriz hâlâ etkisini sürdürüyor.
Çocuklarının geçimini zor karşıladığını belirten Abdullah Yaman “Tüm bu pazar sorunlarımızın yanı sıra yaşam şartları ağırlaştı. Krizden önce işler iyiydi. Ama şu anda çocuğumu zor okutuyorum” diyor. İşlerin bir türlü iyi gitmediğini anlatan Yaman, doğudan göç ederek Adana’ya gelmiş. Pazarcılık yaparak yaşam mücadelesi verdiğini ifade eden Yaman, can güvenliklerinin sağlanması halinde köye dönebileceklerini söylüyor.

DERNEK SORUNLARA ÇÖZÜM ARIYOR
Pazarcıların bütün yaşamları neredeyse pazardan ibaret. “Onların haftalık izinleri, bayram tatilleri, yıllık izinleri yok. İşi bıraksalar tazminat da alamazlar. Eğer bir gün çalışmazlarsa, o gün aç kalırlar. Zaten yüzde 85’i karın tokluğuna çalışıyor. Her zaman ekmek derdindeler. Eve mutlaka bir şeyler götürmeleri gerekiyor. Çünkü çocuklarınının gözü onlarda.”
Pazarcıların yaşamını özetleyen bu sözler, Yüreğir Semt Pazarları ve Seyyar Satıcıları Derneği Başkanı Mete Özdemir’e ait. 6 aylık çabalarının sonucunda dernekleri yasal statüye kavuşmuş. Mete Özdemir, “Her pazarın suyu, tuvaleti olmalı. Çok kez bunu dile getirdik ama dinleyen olmadı. Bazı şeyleri yerine getirmek için illahi birilerinin deprem yapması mı gerekir? Biz bu amaçla esnaflardan aldığımız destekle derneğimizi kurduk. Pazaryerlerinde yaşanan tüm olumsuzlukları düzeltmek için elimizden geleni yapacağız” diyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net