www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Robot yerine insan kullandılar
İçdaş’ta demir eritilen kazandaki bombanın patlaması nedeniyle meydana gelen ve 2 kişinin ölümüne sebep olan iş kazasının, adeta bir cinayet olduğu ortaya çıktı.

Sağlık özelleştirilemez
SSK Okmeydanı Hastanesi çalışanları sağlığın özelleştirilmesine karış yürüdüler. SES Şişli Şubesi üyesi sağlık çalışanları, “Parasız eğitim parasız sağlık”, “Sağlık haktır satılamaz” sloganlarıyla personel yemekhanesi önünde toplandılar.

Polkima için çağrı
Sendikalar, toplusözleşme görüşmelerinde hakları ellerinden alınmak istendiği için greve başlayan İzmir Polkima işçilerinin grevini sahipleniyor.


Robot yerine insan kullandılar
Gökhan Durmuş
İçdaş Fabrikası’nda önceki gün meydana gelen iş kazası, işçilerin yaşamının patronların gözünde hiçbir değeri olmadığını bir kez daha ortaya koydu. İçdaş’ta içinden sık sık patlayıcı madde çıkan hurdaların iyi ayrıştırılmaması ve robotların yapması gereken işin insanlara yaptırılması faicaya neden oldu.
Bağcılar’da Evren Mahallesi Deve Kaldırımı Caddesi’ndeki İçdaş Demir Çelik Fabrikası’nda, hurda demirlerin eritildiği kazanda 30 Temmuz’da sabaha karşı 02.00’da meydana gelen patlama nedeniyle, Hüseyin Uyar ve Osman Karaç adlı işçiler hayatlarını kaybetti. Yaralanan Kasım Yavuz ve Sinan Öğe adlı işçiler ise kaldırıldıkları Özel Bağcılar Hastanesi ve Bakırköy Özel Acıbadem Hastanesi’nde tedavi altına alındı.
Arkadaşlarının ölüm sebebi hakkında konuşmaktan oldukça çekinen İçdaş işçilerinin verdiği bilgilere göre olay şöyle gelişti: Gece vardiyasında çalışan Osman Kara ve Hüseyin Uyar, önce hurdaları kazana doldurdular. Ardından hurdaların erimesi için kazana oksijen tutmaya başladılar. Patlama bundan 4 dakika sonra oldu ve ocaktan çıkan demir, çelik parçaları Osman Kara ile Hüseyin Uyar’ın ölümlerine sebep oldu. Normal koşullarda oksijeni ocağa robotların tutması gerekiyordu. Çünkü atık demir çeliğin içinden her zaman ne çıkacağı belli olmuyordu. Ancak robotlar arızalı olduğu için bu iş, işçilere yaptırıldı ve Rusya’dan gelen hurdanın içindeki parça tesirli bomba patladı.
Daha önce de oldu
Başta Rusya olmak üzere dünyanın birçok ülkesinden gelen hurdalar, yüzeysel bir şekilde inceleniyor. İşçiler, eğer görürlerse, hurdaların içindeki patlayıcı maddeleri ayırıyorlar. Ancak bunların yoğun çalışma ortamı içinde gözden kaçma ihtimali çok yüksek. Sık sık meydana gelen patlamaların sebebi bu.
İçdaş’ta daha önce de benzer nedenlerle patlamalar oldu. Geçen yıl döküm bölümündeki ocağın patlaması nedeniyle bir işçi 20 gün komada kaldıktan sonra ölmüştü. Önceki günkü patlamada hayatını kaybeden işçilerden Hüseyin Uyar, bundan 3 ay önce yine bir işkazası geçirmiş, tamamen yanan vücudu henüz iyileşmemişti.
İş güvenliği yok
İçdaş işçileri, fabrikada işçi sağlığı ve iş güvenliğine yönelik hiçbir önlem alınmadığını şu sözlerle anlattılar: “Özellikle döküm bölümünde iş güvenliğinden söz etmenin anlamı yok. Burada çalışan işçilere, koruyucu elbise veriliyor ama 70 santigratın üzerindeki sıcaklıkta bu elbiseleri giymek mümkün olmuyor. Bir de buradakiler hurdaları erittiği için hurdaların içinden çıkan tüp, bomba ve oksijen patlamaları için bir önlem alınmıyor.”
Teknoloji kullanılmıyor
İçdaş Fabrikası’nda hurdaların, ocaklara kömür siloları yerleştirilip elektrot bağlayarak eritildiğini anlatan işçiler, dogalgaz tesisi kurulması halinde iş kazalarının en aza ineceğini düşünüyor. Trilyonlarca geliri olan fabrikada robotun tamir edilmemiş olması ya da robotun yapması gereken işin bir işçiye yaptırılması da işçileri çileden çıkarıyor.
Türk Metal Sendikası’nda örgütlü işçilerin fabrikadaki çalışma koşullarıyla ilgili şikâyetleri ve kazayla ilgili sorular yönelttiğimiz İçdaş yetkililerinden ise yanıt gelmedi. Sorularımıza yanıt verebileceği söylenen Halkla İlişkiler Müdürü’nün şehir dışında olduğu söylendi.


Başa dön


Sağlık özelleştirilemez
SSK Okmeydanı Hastanesi çalışanları sağlığın özelleştirilmesine karış yürüdüler. SES Şişli Şubesi üyesi sağlık çalışanları, “Parasız eğitim parasız sağlık”, “Sağlık haktır satılamaz” sloganlarıyla personel yemekhanesi önünde toplandılar.
Hasta yakınlarının da destek verdiği sağlık çalışanları adına konuşan SES Şişli Şube Başkanı Rabia Tuncer, hükümetin “Sağlıkta Dönüşüm Programı” adı altında sağlığı semt pazarlarında alınır-satılır bir değere dönüştürmeye çalıştığını belirtti. Sağlık hizmeti sunan ve alanlar arasında ticari bir ilişki yaratılarak nitelikli sağlık hizmeti verme anlayışının ortadan kaldırıldığını kaydeden Tuncer, “Sağlık hizmeti insanların doğuştan kazandığı ve parasız olarak edinmesi gereken bir haktır” diye konuştu.
Çalışanların sorunları
Sağlık personelinin sorunlarına da değinen Rabia Tuncer, fazla çalıştırma, eleman eksikliği gibi nedenlerle risklerin arttığına dikkat çekti. Nema ödemelerinin yapılmadığını da dile getiren Tuncer, zorunlu tasarrufların faiziyle birlikte geri ödenmesini istedi.
Tuncer’in sağlık hakkı için herkesi mücadele etmeye çağırdığı konuşmasının ardından çalışanlar slogan ve alkışlarla başhekimliğe kadar yürüdüler.


Başa dön


Polkima için çağrı
Sendikalar, toplusözleşme görüşmelerinde hakları ellerinden alınmak istendiği için greve başlayan İzmir Polkima işçilerinin grevini sahipleniyor. Polkima işçilerinin, tüm işçi sınıfına kölelik dayatan yeni İş Yasası’na karşı greve çıktığını belirten sendikalar, Polkima işçileriyle dayanışma çağrısı yaptılar.
İstanbul Sendikalar Birliği (İSB), Polkima işçilerinin grevini desteklediğini bildirdi. İSB Sekretaryası yaptığı yazılı açıklamada, Polkima işçilerinin grev noktasına gelmesinin nedeninin yeni İş Yasası olduğu belirtildi. “Polkima işçilerinin grevi kölelik yasasına karşı çıkılan bir grevdir” denilen açıklamada, Polkima işçilerinin haklarına sahip çıkmasının işçi sınıfı açısından önemine dikkat çekildi.
Korteks’te işten atmalar sürüyor
Bursa Pilot Sanayii’nde kurulu Zorlu Holding’e bağlı Korteks Fabrikası’nda işten atmalar sürüyor. Şu anda yaklaşık 30 kişinin işten atıldığını belirten işçiler, yaklaşık 200 kişinin daha işten çıkarılacağı duyumunu aldıklarını bildirdiler. İşçiler; bir günlük öğle yemeğine gitmeme, servislere binmeme gibi eylemleri işten atmalara gerekçe yapan patronun bu tavrının hiçbir haklı dayanağı olmadığını söylediler. Türk-İş’e bağlı TEKSİF Sendikası’ndan ayrılarak DİSK’e bağlı Tekstil İşçileri Sendikası’na üye olmak isteyen işçiler, “işveren yanlısı” olmakla suçladıkları TEKSİF Sendikası’nın işten atmalarda payı olduğunu düşünüyorlar.
Yeşim Tekstil’de kıyım başladı
Çağlar Holding’e bağlı Yeşim Tekstil’de işçi kıyımı başladı. Yaklaşık 4 bin işçinin çalıştığı fabrikadan 2 bin işçinin işten atılacağı söyleniyor. Her vardiyadan 4-5 işçi atılan fabrikada, işten atmalara gerekçe olarak “işlerin azalması” gösteriliyor. TEKSİF’in örgütlü olduğu fabrikadan atılanların, genellikle hak gasplarına tepki gösteren işçilerden seçilmesi dikkat çekiyor. İşçiler, ne işten atmalara ne de hak gasplarına ses çıkarmayan sendikalarına tepkili. Fabrikada ilk olarak, 3 ayda bir verilen ikramiyeler kesildi. Örme bölümündeki işçilerin tepkisi üzerine ikramiyelerin yarısı ödendi. Bir diğer saldırı ise pazar gününü tatil olmaktan çıkartan 7’li sistem uygulaması. İşveren şu an sadece boyama ve güvenlik bölümlerinde uygulayabildiği 7’li sistemi diğer bölümlere de yaymaya çalışıyor.
Çok güzel oluyorsunuz!
-(Mavi Jeans) bir işçi-
Mavi Jeans’te işçi olmak birçok kişi için iyi bir duygu olmalı. Dünyaya adını duyurmuş, birçok ülkede mağazaları olan, iki tane pantolonu bir işçinin maaşı demek olan Mavi Jeans’te işçi olmalı. Şeflerin kız erkek demeden küfürler savurduğu, duvarlarında asılı dövizlerde ‘Kalite bir yaşam biçimidir’, ‘Kalite senin bir parçan’ yazan, işçilerin ay sonu fazla maaş alabilmek için birbirleri ile yarıştırıldığı, bizzat şeflerin de desteği ile bölümler arası kavgaların sık olduğu, işçilere kariyer vererek kendi arkadaşlarını sömürmeye yönlendirdikleri, henüz 16-17 yaşındaki gençlerin alkol ve uyuşturucuya yönlendirildiği, geleceksizleştirildiği bir işyeri. İş saatinde sigara içerken veya biraz dinlenirken yakalanan işçi, sırf tazminat parası verilmesin diye sürgün bölümlerinde bıktırılıp işten çıkmasına neden olunuyor. Din üzerinden işçilere namaz kıldırarak “Sizin yorgunluğunuzu alır, saatlerce çalışsanız da yorulmazsınız” denilerek zorunlu mesailerin önü açılıyor. “Kalamam” denildiğinde ise, “Bedava mı çalışıyorsunuz, paranızı alıyorsunuz” ya da bazı bölümlerde işçiler paydos ettirildikten sonra mesaisiz çalıştırılıyorlar. Bayan elemanlar ise ucuz işgücü olarak görülüyor. Şimdilerde ise bir söylenti dolaşıyor. Hafta sonları mesai olarak değil de, normal çalışma günü olarak ele alınacak. İşçilerin çoğu buna tepkili, belki tepkilerini dışa vurmasalar da ortak bir tepkiye dönüştürmeseler de şunu biliyorlar; “Çok güzel sömürülüyoruz”.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net