www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Munzur’da binler buluştu
Munzur festivaline giden konuklar, Seyitli Köprüsü’nde davul zurna ve karanfillerle karşılandı. Şehir merkezindeki açılış, festival koşusunda birinci gelenlerin meşaleleri tutuşturmasıyla başladı.

AKP okulları da satıp tatile çıktı!
“Yoksul çocukları özel okullarda okutma” adına özel okullara kaynak aktarmanın ve okulların satışının önünü açan, Talim Terbiye Kurulu’nu devre dışı bırakan yasa geçti.

Ormanları yağmaya açan hükümete
   tepki

Orman Mühendisleri Odası, ormanlarla ilgili yapılan yasal değişikliklerle, Türkiye'nin doğal, tarihsel ve kültürel değerlerinin yok olmasına neden olacak bir sürecin başladığını kaydetti.

Barış isteyenler
   5 ay sonra tahliye edildi

Sarıgazi’de "Savaşa Hayır" eylemine katıldıktan sonra tutuklanan, biri çocuk beş kişi tahliye edildi. Mahkeme heyeti, 5 ay boyunca cezaevinde tutulan beş kişiyi, cezaevinde tutuldukları süreye ve TCK'nın 169. maddesinde yapılacak değişikliğe dayanarak salıverdi.


Munzur’da binler buluştu
Şerif Karataş - Hasan Çakmak
Günler öncesinden festivali bekleyen Dersim, dün beklediği güne kavuştu. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Munzur Kültür ve Doğa Festivali coşkulu başladı. Festivale katılmak isteyenler sabah saatlerinden itibaren Dersim’e akın ettiler. İstanbul, Ankara, Adana, Bursa, İzmit ve Kocaeli’den gelen ve çoğunluğunu Tunceli dernekleri üyelerinin oluşturduğu misafirler, Festival Tertip Komitesi tarafından sınır girişi olan Seyitli Köprüsü’nde davul zurna ve karanfillerle karşılandılar.
Şehir merkezine ilk buluşmanın gerçekleştiği Seyitli Köprüsü’nde oluşturulan konvoylarla gidildi. Yol boyunca çevrede bulunanların zafer işaretleri ve ‘hoş geldiniz’ naralarıyla karşılaşan misafirler, şehir merkezinde ise binlerce kişi tarafından alkış, zafer işaretleri, zılgıtlar ve ıslıklar eşliğinde karşılandı. Daha sonra belediye binası önünde davul zurna eşliğinde halaylar çekildi. Şehir merkezinde Atatürk Mahallesi ve Yeraltı Çarşısı arasında yapılan festival koşusuyla programın açılışı yapıldı. Yapılan koşuda, erkeklerde Çağdaş Elibaş, bayanlarda Evrim Atmaca birinci oldu. Koşuda birinci olanların, Yeraltı Çarşısı üzerinde bulunan meşaleleri yakmalarıyla programa devam edildi. Belediye binası önünde Vali Ali Cafer Akyüz, milletvekilleri Hasan Gönüldar ve Sinan Yerlikaya ile Belediye Başkanı Hasan Korkmaz birer konuşma yaptı.
Sorunlar konuşuldu
Munzur’da yapılmak istenen barajların yöreye zarar getireceğini vurgulayan Hasan Gönüldar, “Munzur masmavi akıyor, ama köylerimiz yakılmış, yıkılmış ve yerinde yok. Ama merak etmeyin, bir gün köylerinize geri döneceksiniz “ diye konuştu. Baraj projelerinin iptal edilmesi için Meclis’e proje sunduklarını belirten Sinan Yerlikaya, “Hükmete sesleniyoruz, doğayı katletmeyin, barajlar yerine başka yatırımlar yapın” diye konuştu. Hasan Kormaz ise, Tunceli’nin sorunlarına değindi. Korkmaz, sıkıntıların aşılması için okul ve sağlık ocaklarının açılması, yolların yapılması ve köye geri dönüşlerin sağlanması gerektiğini söyledi.
Festivalin; doğanın ve kültürün tanıtılmasına yardımcı olacağını vurgulayan Vali Ali Cafer Akyüz, halktan basında festivale ilişkin çıkan olumsuz haberlere aldırmamasını istedi. Akyüz, “Söylentilere aldırış etmeyin. Gönlünüzce, istediğiniz saate kadar eğlenebilirsiniz. Saat sınırlaması yoktur” dedi. Festival, dün akşam stadyumdaki etkinliklerle devam etti.

FESTİVALDE BUGÜN
Saat 07.30 OVACIK MUNZUR GÖZELERİNE GEZİ....
Saat 08.30 DAĞCILIK GÖSTERİSİ (Halvori Kayalıkları) ....
Bursa Tunceliler Derneği Dağcılık Ekibi basın açıklaması ....
Saat 11.00 ŞAİRLERLE SOHBET ve İMZA GÜNÜ ....
Yer: Ovacık Belediye Çay Bahçesi ....
Saat 12.00 PANEL....
Munzur Vadisi ve Barajlar Sorunu Yer: Ovacık ....
Prof. İlyas Yılmazer, Oktay Konyar, Prof. Neriman Özhatay, Sinan Yerlikaya (Milletvekili), Ümit Şahin, Dr. Kadir Dadan, Av. Murat Cano....
Saat 12.00 TİYATRO....
Yer: Belediye Yeraltı Çarşısı Üstü....
Saat 15.00 OVACIK’TA KONSER ....
Tunceli Ovacıklılar Derneği Halkoyunları Ekibi, Hüseyin Yılmaz (Şair), Şahin Aydın, Grup Yel, Yeninur Ada, ....
Saat 14.00 PANEL Yer: Belediye Konferans Salonu....
Mustafa Yalçıner, Pınar Selek, Prof. Alpaslan Işıklı, Several Demir, Murat Polat, Tunceli’den iki genç....
Saat 14.30 RAFTİNG....
Saat 17.30 SOKAK TİYATROSU....
Saat 19.00 STADYUM KONSERLERİ....
- Cezmi Ersöz....
- Mazlum Büyüktaş....
- Lütfü Gültekin....
- Burhan Berken....
- Yasemin Göksu....
- Grup Yorum....
- Ferhat Tunç....


Başa dön


AKP okulları da satıp tatile çıktı!
Kemal Derviş’in “15 günde 15 yasa” dönemini aratırcasına Meclis’i gece-gündüz halkın aleyhine çalıştıran AKP hükümeti, özel okullara kaynak aktaran ve şehir merkezlerindeki okulların satışını getiren tasarıyı yasalaştırdıktan sonra, tatile çıktı.
“Yoksul 10 bin öğrencinin özel okullarda okutulması” gerekçesiyle devlet okullarından esirgenen kaynağın özel okullara akıtılmasını, arsa değeri yüksek okulların satışını getiren üç maddelik tasarının görüşmesinde sık sık gerginlikler yaşandı.
Yasa yürürlüğe girdiği aktirde, 23 Ağustos’ta yapılacak sınavla belirleneceği söylenen 10 bin öğrencinin özel okullarda okutulması için MEB bütçesinden 30 trilyon lira harcanacak. Yasanın 2’inci maddesi ise Hazine mülkiyetindeki ve MEB kullanımında olup, mülkiyeti il özel idaresi veya köy tüzel kişiliğine ait taşınmazların gerekli görülenlerinin, bedelsiz olarak hazineye devredilmesini ve Maliye Bakanı tarafından satılmasını getirecek.
Satış bedelinin bütçeye gelir kaydedilmesi, okul, derslik yapımı, onarımı, donatımı ile araç-gereç alımında kullanılmak üzere ise MEB bütçesine gerekli ödeneğin ayrılması düzenlenen yasanın 3’üncü maddesi ile ‘yardımcı ders kitabı’ kavramı çıkarılarak, özel kesimlerin hazırladığı ve okullarda ders kitabı olarak okutulacak eserlerin MEB tarafından ücret karşılığı incelenmesi hükmü getirildi. Madde, Talim Terbiye Kurulları’nın ders kitaplarını belirlememesini öngördü.
Tartışmalar yaşandı
Tasarının görüşülmesi AKP ve CHP milletvekilleri arasında tartışmalara sahne oldu. CHP’li Mustafa Gazalcı, Başbakan’ın “Eğitim özel sektöre devredilsin” açıklamasını eleştirerek, bunun yoksullara “Sen okuma” demek olduğunu belirtti.
CHP’li Berhan Şimşek ise, sorunu eğitim hakkından “laik-şeriatçı” gerilimine çekerek, AKP’nin ekmeğine adeta yağ sürdü. Milli Eğitim Bakanı Çelik’in “Lozan’ı bir kenara bırakın” dediğini aktaran Şimşek, Eyüp Fatsa’nın “Ekim’de İmam Hatipler özgür olacak” sözüne atıfta bulunarak, tarikat okullarına kaynak aktarılmak istendiğini ifade etti. Bakan Çelik ise, okulları ayırmadığını, “sahibi dinli ya da dinsiz, hepsinin kendisi için makbul olduğunu” söyleyerek yanıt verdi.
78’lilerden özür
Öte yandan; AKP Grup Başkanvekili Eyüp Fatsa, 12 Eylül mağduru 78’lilerin haklarının iadesi için hazırlanan yasa teklifinin çıkmaması üzerine 78’lilerden özür diledi. AKP ve CHP tarafından ortak hazırlanarak, 12 Eylül darbesinden sonra cezaları infaz edilenlerin temel haklarının iadesini öngören yasa teklifinin görüşülmesi yeni döneme kaldı. “Yeni dönemde ilk görüşeceğimiz maddelerden birisi bu olacak” diyen Fatsa, “Tahmin ediyorum 30 bin kişi cezasını yattı çıktı. Ancak infaz devam ediyor. Seçme ve seçilme haklarını bile kullanamıyorlar. Bu ayıbı temizleyeceğiz” dedi.


Başa dön


Ormanları yağmaya açan hükümete tepki
Orman Mühendisleri Odası Genel Başkanı Salih Sönmezışık, ormanlarla ilgili yapılan yasal değişiklikleri eleştirerek, Türkiye’nin doğal, tarihsel ve kültürel değerlerinin yok olmasına neden olacak bir sürecin başlatıldığını kaydetti.
Sönmezışık, Türkiye’de orman suçlarını tetikleyecek ve ormansızlaşma sonucu hızlanacak erozyon ile binlerce insanın canına ve mal kaybına neden olacak sellerin sorumlusu ve vebalinin, AKP Hükümeti ve yandaşlarının olacağını bildirdi.
Sönmezışık, dün yaptığı yazılı açıklamada, AKP’nin, Cumhurbaşkanlığı makamı başta olmak üzere ülkedeki tüm demokratik güçlerin, meslek odalarının, üniversitelerin ve sivil toplum kuruluşlarının karşı görüşüne rağmen bu yasaları çıkardığını ve ülkeyi geleceği belirsiz bir ekolojik bunalıma sürüklediğini ifade ederek, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Son bir hafta içinde Anayasa’nın 170. maddesi, Turizmi Teşvik Yasası ve Orman Yasası’nın bazı maddeleri değiştirilerek, ülkemizin doğal, tarihsel ve kültürel değerlerinin yok olmasına neden olacak bir süreç başlatılmıştır. Özellikle Orman Yasası’nda yapılan son değişiklikle kızılağaç, kestanelik ve fıstık çamları orman ağacı sayılmayarak, yüzlerce hektar orman alanımızın orman rejimi dışına çıkarılması gündeme gelmiştir.”
Yarın, keşke dememek için...
Orman yağmasının önünü açan değişiklikten ötürü, Adana’da da doğaseverlerden hükümete tepki geldi.
Doğayı ve Hayvanları Koruma Derneği (DOHAYKO) İle Çevreyi ve Tüketiciyi Koruma Derneği (ÇETKO), dün yaptıkları ortak basın açıklamasında orman arazilerinin yasal kılıflar altında talan edilmesine izin vermeyeceklerini vurguladılar. DOGAYKO Doğa Bilim Dalı Başkanı Tacettin Şekerli, AKP Hükümeti’nin bu uygulama ile, orman yağmacılığına teşvik ettiğini belirtti.
Ormanların Anayasal ve yasal baltalarla kıyımına hayır demek için DOHAYKO üyeleri mizansen bir tiyatro oyunu sergiledi.
Açıklamaya katılan doğa ve çevre dostları, “Orman talanına hayır! Yarın keşke dememek için üzerinize vazife olmayan işlere karışın, gelecek nesil sizi yargılamasın” pankartını açtılar.

ÇETKO el ilanları dağıttı
ÇETKO Derneği üyeleri ise, daha temiz ve yaşanılabilir bir çevre için, içinde öneriler bulunan el ilanları dağıttı. “Ağaçların ve yeşil alanların çoğalmasına katkıda bulunabilir, yok edilmesine karşı mücadele edebiliriz.” denilen ilanda, şu uyarıda da bulunuldu: “Hayatımızın her anında ve gösterdiğimiz bütün davranışlarda kendimizi doğanın bir parçası olarak görmeli ve diğer bütün canlılar ile birlikte var olabildiğimizi unutmamalıyız”
El ilanlarının arka sayfasında yer alan “Bunları Biliyor musunuz?” kısmında ise şu bilgiler yer aldı:
-Bir kayın ağacı 72 kişinin günlük oksijen gereksinimini karşılamaktadır.
-Yurdumuzda herkes yılda bir ağaç dikse, 10 yılda 600 milyondan fazla ağaçlık bir orman kazanılır.
-Bilim adamları insanların zararlı faaliyetleri sonucunda gezegenimizde her dakika bir canlı türünün
yok olduğunu öne sürmektedir.
-Bir hektar kayın ormanı yılda 68 ton toz emiyor.
-Ülkemizde yaşayan hayvan türleri, Avrupa kıtasında yaşayan hayvan türlerinin 1.5 katıdır.


Başa dön


Barış isteyenler 5 ay sonra tahliye edildi
ABD’nin Irak’a müdahalesini protesto etmek amacıyla düzenlenen “Savaşa Hayır” eylemine katıldıkları ve KADEK Genel Başkanı Abdullah Öcalan lehine slogan attıkları iddiasıyla cezaevine konulan biri çocuk beş kişi tahliye edildi.
Sarıgazi’de düzenlenen “Savaşa Hayır” eylemine katıldıkları iddia edilen on kişinin yargılanmasına devam edildi. İstanbul 5 No’lu Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde (DGM) görülen davanın dünkü celsesine, tutuklu yargılanan sanıklardan Hasan Onay, Hüseyin Onay, Seçkin Güvercin, Şener Doğan ve Ergin Sağ ile tutuksuz yargılanan sanıkların tümü katıldı. Duruşmada ifade veren Ergin Sağ, suçlamaları kabul etmeyerek, jandarmanın kendisini Sarıgazi Meydanı’nda bulunan bir kafeteryada otururken gözaltına aldığını söyledi.
Tahliye kararı
Duruşmada, eyleme müdahale eden uzman çavuşlardan Okan Çalışal, Harun Koç ve Ali Oğuz tanık olarak dinlendi. Uzman çavuşlar, eyleme katılanların yüzlerini hatırlayamadıklarını söylediler. Uzman Çavuş Harun Koç’un, “Eylem yapanları durdurup izinlerinin olup olmadığını sordum. Bana izinlerinin olduğunu söylediler. Bu arada grubun arka tarafında bulunanlar Abdullah Öcalan lehine slogan atıyordu. Bunun üzerine beklemelerini, izinlerinin olup olmadığını kontrol için merkeze telefon edeceğimi söyledim” şeklindeki ifadesi ise salonda gülüşmelere sebep oldu.
Çavuşlar inandırıcı değil
Tehlikeli gelişme
Ömerli Su Havzası’nı imara açacak olan nazım planı İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclisi kararı ile salı akşamı kabul edildi. Böylece İstanbul’un içmesuyu ihtiyacını karşılayan en büyük su havzasının kirletilmesinin önü açıldı. Bir yandan, “İstanbul’un sularını temizliyoruz” diyerek reklama devam edilirken, bir yandan da yine belediye eliyle aynı suların kirletilmesine onay verilmesi soru işaretlerine neden oluyor. 1/5000 ölçekli Emirli, Kurnaköy ve Kurtdoğmuş Nazım İmar Planı, Belediye Meclis İmar Komisyonu Raporu’yla, oy çokluğu ile kabul edildi. Bu plan ile İstanbul’un su ihtiyacının yüzde 30’dan fazlasını karşılayan Ömerli İçmesuyu Havzası imara açılmış oldu. Belediye meclisinin bu onayı, Orman Bakanlığı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığı’nın kararlarına dayanıyor. İki bakanlık, Pendik ilçesi Emirli köyü sınırları içine giren 69 hektarlık alanı, “18 delikli golf, dinlenme ve konaklama tesisi” yapılması için tahsis etmişti. Buna göre, Bayındırlık ve İskan Bakanlığı 2003 yılı başında 1/25 bin ve 1/50 bin ölçekli Ömerli İçmesuyu Havzası Çevre Düzenleme Planı hazırlayarak İstanbul Belediyesi’ne bildirdi. İmar Kanunu’nun 9. maddesine göre ise bu planlar, büyükşehir belediyesi tarafından değiştirilemiyor. Buna uygun olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli imar planının da kabul edilmesi ile golf tesislerinin yapılmasına izin verilmiş oldu. Planlanan tesisler, herhangi bir yapılaşma alanında değil de orman alanı olan bir arazide yapılıyor. Minimum genişlikte bir tesisin yapılabilmesi için, alanın 25 hektarlık bölümündeki bütün doğal hayatın kaldırılması gerekiyor. Bunların arasında ağaçlıklar da var. Son 30 yılda İstanbul ve civarındaki fundalıkların yüzde 90’ı yitirilmişti. Ayrıca yapılaşma sadece golf sahası ve dinlenme tesisi olarak da kalmıyor. Bunların yanı sıra yol, su ve elektrik tesisleri ile altyapı oluşturulması da yapılaşma oranının artması tehlikesini beraberinde getiriyor. Tüm bunlar tesisler çevresinde lüks villaları teşvik edecek ve bölgede yapılaşma için bir çekim alanı olacak.
Seçim dönemi yangınlar artıyor
Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Orman Fakültesi Orman Entomolojisi ve Koruma Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Ertuğrul Bilgili’nin verdiği bilgiye göre, Türkiye’de 1937 yılından beri, 1.5 milyon hektarın üzerinde ormanlık alan yangınlardan zarar gördü. Orman yangınları, ormanların sürekliliğini tehdit eden, trilyonlarca liralık maddi zarara ve hatta can kayıplarına neden olan bir faktör durumunda. Türkiye’deki ormanların ise yarıya yakını, orman yangınlarına hassas alanlarda bulunuyor. Türkiye’de ormanlarda çıkan yangınların yüzde 3-5’lik kısmının yıldırım gibi doğal sebeplerden kaynaklandığını söyleyen Prof. Dr. Bilgili, “Geriye kalan yüzde 95-97’lik kısım, insan kaynaklıdır. İnsan kaynaklı yangınların yüzde 12-15’lik kısmını kasıtlı çıkarılmış yangılar oluştururken, tüm yangınların yarıya yakını ihmal ve dikkatsizlik sonucu çıkmaktadır” diye konuştu. Prof. Dr. Bilgili, yangınlar incelendiğinde, Türkiye’de yangın olayının temelinde sosyal, ekonomik ve kültürel nedenlerin olduğunun görüleceğini ifade ederek, şunları kaydetti: “Bu durum, yapılacak yangın öncesi planlamalar açısından oldukça önemlidir. Bu bağlamda, yangın öncesi alınan koruyucu ve önleyici tedbirlerin planlanması, yangına hassas alanların içinde bulunduğu bölgelerde yaşayan hedef kitlelerin sosyal, ekonomik ve kültürel ihtiyaç ve beklentilerini de içine alan bir düşünce ve görüş paralelinde yapılmalıdır.” Orman yangınları ile mücadelede, yangınların tarihsel seyrinin de göz önüne alınması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Bilgili, şu değerlendirmede bulundu: “Bu seyre bakıldığında, çıkarılan yangınların önemli bir kısmının politik istikrarsızlıklar ya da seçim dönemlerinde olduğunu görmekteyiz. Kamuoyunda kısaca 2/B uygulaması olarak bilinen, orman vasfını kaybetmiş ve orman arazisi dışına çıkarılmış alanların satışının Meclis’te kabul edildiği bu günlerde, bu durumu çıkar elde etmede fırsat bilerek, orman yangınlarını kötü emelleri için bir araç olarak kullanmak isteyenlerin olacağı beklenebilir. Ancak şu unutulmamalıdır ki orman yangınlarından zarar gören alanlar, mevcut kanunlarda öncelik arz eder ve tüm planlamaların önüne geçer. Yanan alanların en kısa sürede tekrar ağaçlandırılması ve orman ekosisteminin eski haline dönüştürülmesi yasal bir zorunluluktur.”
Saldırılara karşı destek çağrısı
Halkın Hukuk Bürosu, TAYAD ve Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği, tecridin kaldırılması, işkenceye son verilmesi, tutuklu ve hükümlüler üzerindeki baskılar ve TAYAD’lı ailelere Afyon’da düzenlenen saldırılara ilişkin ortak basın toplantısı düzenlendiler. Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği binasında gerçekleşen toplantıda konuşan TAYAD Yönetim Kurulu Üyesi Üzire Aras, 26 Temmuz günü tecridin kaldırılması için topladıkları imzaları Meclis’e götürmek isterken Afyon’da uğradıkları saldırı hakkında bilgi verdi. Aras, saldırıya uğrayan TAYAD üyesi ailelerin durumlarının kötü olduğunu, herkesin yaralandığını bildirdi. Ayrıca polisler tarafından gösteri yapılmamasına ilişkin tehdit edildiklerini belirtti. Üzire Aras, polislerin ülkücü saldırıyı engellemediğini ve tek bir saldırganın bile gözaltına alınmadığını da vurguladı. Aras, Ankara’ya ulaştıklarında ise yürüyüş yapmalarını engellemek isteyen polislerin, “7. Uyum Paketi’ne göre bu yürüyüşü yapamazsınız” dediklerini sözlerine ekledi. Temel Haklar ve Özgürlükler Derneği’nden Gülsen Salman; Afyon’daki saldırı için; “Bu saldırı, bir kez daha, son dönemde iyice çoğalan ‘demokratikleşme’ söylemlerinin yalnızca halkı aldatmaktan ibaret boş hayaller olduğunu gösterdi” dedi. Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Behiç Aşçı ise, tecrit altındaki mahkûmlar hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Aşçı, tecridin koşullarının giderek ağırlaştığını ve hak gasplarının had safhaya ulaştığını belirtti. Tecritten kaynaklı psikolojik ve fiziksel rahatsızlıkların arttığını, mahkûmların aydınlara ve avukatlara gönderdiği mektupların “Mektup Okuma Komisyonu” tarafından incelendiğini ve imha edildiğini kaydeden Aşçı, mahkûmlar üzerindeki baskı ve işkencelere dair örnekler verdi. Basın toplantısı tüm halkın, sendikaların ve demokratik kitle örgütlerinin TAYAD’a yapılan saldırılara ve tecride karşı desteklerini sunmaları talebiyle sona erdi.
Öcalan avukatlarıyla görüştü
KADEK Genel Başkanı Abdullah Öcalan ile avukatları arasında, ‘hava muhalefeti’ nedeniyle ertelenen görüşme dün gerçekleşti. Öcalan ile görüşmek için sabahın erken saatlerinde Gemlik’e gelen Öcalan’ın avukatları İrfan Dündar, Bekir Kaya, Okan Yıldız ve Mahmut Şakar bir süre Gemlik Jandarma Komutanlığı’nda bekledi. Kimlik kontrolleri yapılan avukatların görüşüne engel bir durum olmadığının anlaşılması üzerine motorla İmralı’ya doğru yola çıktı. Öcalan’ın avukatları, önceki gün “hava muhalefeti” gerekçe gösterilerek engellenmişti. Bunun üzerine Bursa Cumhuriyet Başsavcı Vekili Nasıh Akçay ile görüşen avukatlar “Elimizden gelen bir şey yok” yanıtı üzerine İstanbul’a dönmüşlerdi. Daha sonra avukatları arayan Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Emin Özler “Gemlik’e gelin, hava uygun olursa görüşe gidebilirsiniz” demişti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net