www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Sözleşmeler IMF’ye takıldı
Hükümetin, IMF’nin “işletme bazında ve hedeflenen enflasyonu aşmayacak bir ücret artışı” isteğine uygun olarak, yüzde 10-15 arasında bir ücret artışı önermesi bekleniyor.

Sanayi işçileri perişan
Et Balık Kurumu, Dikimevi gibi işyerleri kapatılınca büyük göç veren Sivas’ta kalanlar, daha çok küçük ve orta işletmelerde zor ve kötü şartlarda çalışıyorlar.

İş Kanunu yürürlükte
İş Kanunu, Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi.


Sözleşmeler IMF’ye takıldı
Sultan Özer
Çoğu uyuşmazlık aşamasına gelen kamu sözleşmelerinde hükümet, IMF’nin ağzına bakıyor. IMF, sözleşmelerde ya zam verilmemesinden ya da zam oranının hedeflenen enflasyon miktarını geçmemesinden yana.
Kamuda çalışan 400 binin üzerinde işçinin sözleşme görüşmeleri, uyuşmazlık aşamasına geldi. 2003 yılı başında başlayan görüşmelerin birçoğunda idari maddeler sonuçlandı, ancak ücret artışları, ikramiyeler gibi konular hükümet ile Türk-İş arasındaki görüşmelere bırakıldı. Bu görüşmeler ise hükümetin IMF’nin talimatları doğrultusunda teklifini hazırlamasına kaldı. Görüşmelerin 16 Haziran’dan itibaren başlaması beklenirken, hükümetin hedeflenen enflasyonun altında bir ücret artışı önereceği, toplam bir ücret artışı yerine de işletme bazında değerlendirme yapacağı söyleniyor.
Türk-İş’in verilerine göre, Toplu İş Sözleşmeleri süren işçi sayısı 453 bin 122. Halen müzakereleri süren işçi sayısı 293 bin 73; arabulucu ataması bekleyen işçi sayısı 104 bin 791; arabulucu atanan işçi sayısı ise 55 bin 258. Buna göre 160 bin 49 işçinin adına yürütülen Toplu İş Sözleşmelerinde uyuşmazlık aşamasına gelindi.
Önce İş Yasası şimdi IMF
Toplu İş Sözleşmelerinin, önceki dönemlere göre “sessiz, sedasız” bu aşamaya kadar gelmesinde İş Yasası etken oldu. Altı aylık sürede sözleşmelere ilişkin hiçbir açıklama yapmayan hükümet, İş Yasası’nın çıkmasını bekledi. Kamu iş sözleşmelerinin muhatabı Türk-İş de, beklemeyi tercih etti ve geçen hafta Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin ile görüşme dışında bir adım atmadı. Bu görüşmede hükümetten Türk-İş’e verilen yanıt “Ekonomiden sorumlu bakanlarımız yok, Bakanlar Kurulu’nda görüşemedik, 15’ine kadar bir teklif hazırlayıp, 16 Haziran’da görüşelim” oldu.
‘İşimiz zor’
19 bini aşkın işçi adına sürdürdüğü görüşmelerde çoğunlukla uyuşmazlık aşamasına gelen Türkiye Maden-İş Başkanı Hüseyin Kayabaşı, idari maddelerde arabulucuya gidildiğini, hükümetle ücret görüşmelerinin ise IMF’nin toplantıları nedeniyle ertelendiğini söyledi. En başta geçmiş dönemin kayıplarının giderilmesini istediklerini belirten Kayabaşı, “İşimiz zor” dedi. Memurla işçinin karşı karşıya getirildiğini kaydeden Kayabaşı, ücret adaletsizliğinin hükümetlerin ayıbı olduğunu dile getirdi.
İki işyerinde 5 bini aşkın işçi adına yürütülen sözleşmelerde arabulucu aşamasına geldiklerini belirten TEKSİF Genel Başkanı Zeki Polat da, hükümetin umursamazlığından yakındı. Hükümetin, “Nasıl olsa İş Yasası’nı geçirdim sendikaların sesi çıkmadı, Toplu İş Sözleşmelerinde de sesleri çıkmaz” yaklaşımında olduğunu belirten Polat, buna karşı “yasal haklarını kullanacaklarını” söyledi.


Başa dön


Sanayi işçileri perişan
İsmail Volkan
Et Balık Kurumu, Dikimevi gibi işyerleri kapatılınca büyük göç veren Sivas’ta kalanlar, daha çok küçük ve orta işletmelerde zor ve kötü şartlarda çalışıyorlar. Sivas’ta kurulu Organize, 4 Eylül ve Ata sanayi sitelerinde bazen günde 16 saate kadar çalışan işçiler, düşük ücret alıyorlar. Birçoğu “İş bulabilseydim başka bir yerde çalışmak isterdim” diyen işçiler, yaptıkları işten zevk almadıklarını, ancak başka çareleri olmadığını söylüyor.
4 Eylül Sanayi Sitesi’nde bulunan Eminoğlu Ağaç Oyuncak Sanayi’nde çalışan işçiler de benzer koşullarda çalışıyorlar. Örneğin, üretilen ağaç oyuncakları yurtdışında pazarlamakla övünen bir işyerinde çalışan işçiler, ancak 180-350 milyon arasında ücret alıyorlar. Yine de bu işyerinde çalışan işçiler kendilerini şanslı sayıyorlar, çünkü sendikası, servisi ve yemeği var. İşe geliş-gidiş saatleri belli olan nadir işyerlerinden birisi.
Eminoğlu adlı işyerinin sahibi olan Oktay Eminoğlu, ihracat yapabilmesinin ve Avrupa’da büyük tekellerle baş edebilmesini, Türkiye’deki işgücünün ucuz olmasına bağlıyor. Almanya’daki şirketinde 2 işçiye ayda 4500 euro harcadıklarını, Türkiye’de ise 32 işçiye 10 bin euro para ödediklerini anlatan Eminoğlu devletin teşvik vermesine karşı. “Devlet teşviki ranta veriyor” diyor.
Çalışanlardan Hasan Güler 36 yaşında ve evli. Görevi oyuncakların tahtalarını kurutmak. Hızarda kestikleri tomrukları buharlamaya alarak, 90 derecede beş gün süreyle fırında beklettiklerini söyledi. Asıl işinin ‘kepçecilik’ olduğunu belirten Güler, “İş bulamadığım için bir yıldır bu işi yapıyorum” diye konuşuyor.
Atilla Özkul ise 23 yaşında ve 14 yıldır bu işte. Ortaokulu bitirdikten sonra maddi imkânsızlıklardan dolayı okumaya devam edememiş. “Okusaydım pilot olmak isterdim” diyen Özkul tekvando hocalığı da yapıyor.
İşçilerden Ahmet Erturhan ise 26 yaşında, evli ve 2 çocuk babası. Yine İş Kanunu’nu sorduğumuzda “Yukarıdakiler bizim için ne zaman iyi bir şeyler düşündüler ki, şimdi de düşünsünler. Bu kanun hakkında birçok şey söyleniyor, ama ben inanmıyorum” diyor.
20 yaşındaki Abdullah Altınkes ise Erturhan’la aynı işi yapıyor. Yani oyuncakları boyuyor. Aslında oto motor tamircisi olduğunu söyleyen Altınkes, aile ekonomisine katkı sunmak için çalışıyor.


Başa dön


İş Kanunu yürürlükte
İş Kanunu, Cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra, Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. Böylece ödünç işçilik, telafi çalışması, işyerinin devri gibi esnek çalışma uygulamaları çalışma mevzuatına girmiş oldu. Fazla mesai, günlük çalışma saati, izinler gibi birçok konudaki kazanılmış haklar ise gasp edildi. Bu arada daha önce 10 kişiden fazla işyerini kapsayan İş Güvencesi Yasası’nın kapsamı da daraltılmış oldu.
Hayal kırıklığı
Cumhurbaşkanı’nın yasayı onaması konfederasyon ve sendikalarda hayal kırıklığına yol açtı. Yasanın veto edilmesi için Cumhurbaşkanı ile görüşme yapan DİSK Genel Başkanı Süleyman Çelebi, yasanın onaylanmasını üzüntüyle karşıladıklarını belirterek “Hukuk zemininde her şey tükenmiş değildir. CHP’nin, yasanın tartışmalı maddelerinin Anayasa Mahkemesi’ne taşınmasında emekçilere katkı vereceğini biliyoruz” diye konuştu.
Nemaları için yürüdüler
SSK Tepecik Eğitim Hastanesi’nde çalışan sağlık emekçileri, zorunlu tasarruf anaparalarının ödenmemesini protesto ettiler. Poliklinikler önünde toplanan SES üyeleri, kortej oluşturarak Yenişehir Caddesi üzerinden Ziraat Bankası’na yürüdüler. “Zorunlu tasarruf hakkımız söke söke alırız”, “Rantiyeye değil emekçiye bütçe”, “Hükümet şaşırma sabrımızı taşırma” sloganlarını atan sağlık emekçileri, Ziraat Bankası Yeni Gıda Çarşısı Şubesi önünde basın açıklaması yaptılar.
Milletvekillerine faks çektiler
TEKEL işçileri, özellleştirmeye karşı Diyarbakır ve bögle milletvekillerine faks çekme eylemi yaptılar. Diyarbakır Büyük Postane’de gerçekleşen eyleme, KESK de destek verdi. Tek Gıda-İş Diyarbakır 2 No’lu Şube Başkanı Cemal Doğrul, özelleştirmeye karşı bir günlük işyerini terk etmeme eylemi yapacaklarını bildirdi. KESK Dönem Sözcüsü ve Haber-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Mehmet Emin Güler ise TEKEL işçilerinin yanında olacaklarını belirtti.
Sağlık-İş’ten PETKİM tepkisi
Sağlık-İş Genel Başkanı Mustafa Başoğlu, PETKİM, TÜPRAŞ, TEKEL gibi kuruluşların yok pahasına satılmasına tepki gösterdi. Yaptığı yazılı açıklamada, 2 milyar dolar değerinde olan PETKİM’in taksitle 600 milyon dolara satıldığını belirten Başoğlu, Zorlu Holding’in yok pahasına satılan PETKİM’in değerinden fazlaya satıldığını iddia etmesinin bu işin altında başka işler olduğu şüphesi yarattığına dikkat çekti.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net