Bunun dışında “yabancı ülkelerde kurulu bulunan şirketlerin menkul kıymetlerinin yatırım aracı olarak kullanılması halinde, menşe ülke mevzuatına göre değer tespitine yetkili makamların ve menşe ülke mahkemelerince tespit edilecek bilirkişilerin ya da uluslararası değerlendirme kuruluşlarının değerlendirmesi esas alınır,” şartı getirilmektedir. Yani, yabancı sermayenin Türkiye’ye getireceği yatırım araçlarının değer tespiti, menşe ülke değer birimiyle yapılacaktır. Satınalma gücü paritelerine göre malların fiyatlarının ülkeden ülkeye değiştiği bilinmektedir ve genellikle az gelişmiş ülkelerde satınalma gücü pariteleri daha yüksek çıkmaktadır. Bu düzenleme, yabancı yatırımcıya aynı yatırımı yapan yerli yatırımcıya göre üstünlük sağlayan bir sistemi örgütlemektedir.
3.maddenin a bendine göre, “Yabancı yatırımcılar tarafından Türkiye’de doğrudan yabancı yatırım yapılması serbesttir. Yabancı yatırımcılar yerli yatırımcılarla eşit muameleye tabidirler.” Yabancı yatırımcılara, uyruğu oldukları ülkelerde, Türk girişimcilere aynı hakkın tanınmış olup olmadığına bakılmaksızın, Türkiye’de yatırım serbestisi tanınmaktadır. Bu durum karşılıklılık ilkesine aykırıdır. Yabancı yatırımcı, “vatandaş” yatırımcıdan farklıdır. Bu yatırımlar üzerinde devletin herhangi bir müdahalesinin uluslararası bir sorun yaratma ihtimali yüksektir.
YABANCILARA MÜLKİYET HAKKI