www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Provokasyon füzeleri
İsrail, bir yandan ‘barış’ istediğini söylüyor, diğer yandan yeni intihar saldırılarını kışkırtıyor.

Türkiye’den itaat istiyorlar
Pentagon danışmanı Richard Perle, Türkiye’nin İran ve Suriye’ye yönelik ABD baskısına yardımcı olması gerektiğini söyledi.

İsrailli bakan İran’ı hedef aldı
ABD’nin suçlama ve tehditlerinin ardından, İran’ı kendi varlığı için en büyük tehdit olarak gören İsrail de harekete geçti.


Provokasyon füzeleri
Filistin topraklarındaki bazı Yahudi yerleşimlerini yıkarak “Yol Haritası”nın gereklerini yaptıkları izlenimi yaratan İsrail ordusu, Gazze’ye roketli saldırı düzenleyerek Hamas liderlerinden Abdülaziz El Rantisi’yi hedef aldı. İsrail helikopterlerinden fırlatılan 5 roketten biri, Hamas yetkililerini taşıyan araca isabet etti. Araçta bulunan Rantisi ayağından yaralandı.
Saldırının ardından Hamas, misillemede bulunacağını açıkladı. Örgüt yetkililerinden Mahmud Zahar, “Bu suçun gözardı edilemeyeceğini” ve İsrail’e daha fazla saldırı düzenleneceğini söyledi. Yüzlerce Hamas yandaşı hastane önüne toplanarak, ‘’Cihat sürecek’’ sloganları atarken, onlarca milis havaya ateş açtı.
Baltalama çabası
Füze saldırısı, Filistinli yetkililerin Hamas ve diğer grupları İsrail’e yönelik saldırıları askıya almaları için ikna etmeye çalıştığı bir dönemde gerçekleşti. Filistin yönetimi, Gazze’ye yönelik hava saldırısı düzenleyen İsrail’in, barış planını baltalamaya çalıştığını belirtti. Filistin lideri Yaser Arafat’ın danışmanlarından Nebil Ebu Rudeyna, “Bu, ağır bir hareket. İsrail’in, ‘Yol Haritası’nı, barış sürecini başarısızlığa uğratmaktaki kararlılığını gösteriyor” dedi.
Siviller de hedef
Filistin Başbakanı Mahmud Abbas’ın, İsrail’e verdiği taahhütleri ‘kabul edilemez’ bulan ve Abbas’la görüşmeleri kesen Hamas örgütü, İsrail’in saldırılarının tek hedefi değil. Dünkü saldırı sırasında yoldan geçen biri 8 yaşında bir kız çocuğu olmak üzere 2 kişi hayatını kaybederken, onlarca insan yaralandı. Aralarında Rantisi’nin 3 koruması ve oğlunun da bulunduğu 27 kişinin yaralandığı, 3 yaralının durumunun ağır olduğu kaydedildi.
İsrail askerleri, önceki gün Gazze Şeridi’nin kuzeyinde Filistinlilere ait 13 evi yıktı. Gazze’de ise iki Filistinli, bir Yahudi yerleşim birimine sızmaya çalıştıkları iddiasıyla katledildi.
Aldatmaca
Bu arada İsrail askerleri, “Yol Haritası” çerçevesinde yıkımı kabul edilen Batı Şeria’da bulunan 15 Yahudi yerleşiminden 10’unu yıktı. Savunma Bakanı Zaev Boim, “Yahudi yerleşimlerinin dondurulması konusu, Filistin Başbakanı Ebu Mazen ve Muhammed Dahlan’ın, silahsızlandırma ve tutuklama yoluyla terörist örgütlere karşı kararlı bir savaş yürüttüklerini kanıtlamaları halinde gündeme gelebilir” diyerek, yeni adımları şarta bağladı.
Oysa ordu tarafından önceki gece yıkılan Batı Şeria’daki Yahudi yerleşimlerinden biri, dün yeniden inşa edildi.
“Yol Haritası”, İsrail’in; 1 Mart 2001’den bu yana kurduğu Yahudi yerleşimlerini yıkmasını öngörüyor. Filistin topraklarındaki 100’den fazla Yahudi yerleşiminden 62 tanesi 1 Mart 2001 tarihinden sonra kuruldu.


Başa dön


Türkiye’den itaat istiyorlar
ABD Savunma Bakanı Donald Rumsfeld’in danışmanlarından Richard Perle, bir kez daha Türkiye’yi tehdit etti. Geçmişte savurduğu tehditlerden hiçbirine yanıt bile verilmemesinden cesaret alan Perle, son olarak, Türkiye’nin İran ve Suriye konularında ABD’ye destek vermemesinin “ilişkilerde felekate yol açacak bir dar görüşlülük” olacağını söyledi.
İran-Suriye şartı
Pentagon’a bağlı Savunma Politikası Kurulu’nun üyesi olan Perle, Washington’da bir düşünce kuruluşunda düzenlenen panelde yaptığı konuşmada, 1 Mart’taki ikinci tezkerenin reddedilmesinden sonra Türkiye’ye yönelen Amerikan baskısının durabileceğini, ancak bunun için “İran ve Suriye konusunda Türkiye’nin nerede olduğunu görmek istediklerini” söyledi. Richard Perle, “İran ve Suriye konusunda Türkiye’nin desteğini arayacağız. Bu desteğin gelmemesi ilişkiler açısından felakete yol açacak bir dar görüşlülük olur” dedi ve sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye ve ABD’nin, sürekli temasta olması gereken bir dizi konu var. Bunların en başında İran ve Suriye geliyor. Eğer Türkiye, ABD’nin İran konusundaki endişelerinden farklılık gösterirse, bu mesele Türk-Amerikan ilişkilerine zarar verebilir. İran, terörizmin en büyük destekçisidir.”
Orduya övgü
Richard Perle, bir yandan aşağılamaya devam ederken, diğer yandan Türk ordusunu “pohpohlamayı” ihmal etmedi. Perle “Türk ordusu, 1 Mart’taki tezkerenin reddedileceğini bilseydi, öncesinde kabul edilmesi için başka türlü davranırdı” dedikten sonra, CHP’nin Meclis’te tezkereye ret oyu vermesini “utanç verici” olarak niteledi.
Perle, komşumuz İran için, “Bu fanatik diktatör molla rejimi Türkiye için de iyi değil” ifadesini kullandı. “Eğer ABD’nin, terörizme destek veren, kitle imha silahları barındıran ülkelerle uğraşmayı öncelik haline getireceği açıklığa kavuşursa, ABD, Türkiye’nin desteğini arayacaktır. Ve eğer Türkiye’nin görüşü ABD’den farklı olursa, bunun Türk-Amerikan ilişkilerine yönelik felaket sonuçları olabilir” diyerek, ABD’nin bu iki ülkeden önce Türkiye’yi “teslim almayı” hedeflediğini gösterdi.
“Karanlıklar Prensi” lakaplı danışman, Türkiye’nin Irak’ta oluşturulacak bir uluslararası işgal gücüne katılmasına ise tam destek verdi.
Perle’ün bu aşağılama ve tehditlerine de, hükümet veya Genelkurmay’dan herhangi bir tepki gelmesi beklenmiyor.
Ne rol biçilecek?
ABD’nin eski Ankara büyükelçilerinden Mark Parris de, Türkiye’ye, Suriye ve İran konusunda nasıl bir rol verileceği konusunda Washington’da “belirsizlik” olduğunu söyleyerek, küstahlığa yeni bir halka ekledi.
Mark Parris, Irak işgalinin ardından “Müslüman, demokratik, laik bir ülke” olarak Türkiye’nin, Irak Savaşı döneminden daha büyük öneme sahip bulunduğunu vurguladı. Parris, “Türkiye’nin bulunduğu bölge, birçok konu üretecek” sözleriyle, hükümet ve Genelkurmay’a biçtikleri yeni rollere değindi.
Parris, “stratejik ortaklığa yeniden ulaşmanın yıllar alabileceğini” söyleyerek, Türkiye’nin bu süre boyunca ABD’nin sözünden çıkmaması gerektiğine işaret etti.


Başa dön


İsrailli bakan İran’ı hedef aldı
ABD’nin suçlama ve tehditlerinin ardından, İran’ı kendi varlığı için en büyük tehdit olarak gören İsrail de harekete geçti. Dışişleri Bakanı Silvan Şalom, Moskova gezisinde, “İran’ın bütün insanlık için tehdit olduğunu” öne sürdü ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) bu ülkedeki denetimlerini daha da sıkılaştırması gerektiğini söyledi.
Şalom, Rusya Dışişleri Bakanı İgor İvanov ile görüşmesinden önce İnterfaks’a yaptığı açıklamada, “İran üzerindeki kontrolün güçlendirilmesi gerekir. İran’ın insanlığa karşı tehdit olduğunun bütün dünya farkında” iddiasında bulundu.
Harita kapsamlı olmalı
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aleksandır Yakovenko ise, Rus-İsrail ilişkilerini değerlendirdi. Yakovenko, düzenlediği basın toplantısında, Filistin ve Irak sorunlarının Ortadoğu’daki gerginliği daha da artırdığını ifade etti. ABD, BM, Avrupa Birliği ve Rusya’nın imzasını taşıyan “Yol Haritası”nın taraflara siyasi bir çözüm için “gerçekçi bir şans” yarattığını söyleyen Yakovenko, “Barışın başlangıç noktası sadece Filistin-İsrail değil, aynı zamanda Suriye-İsrail ve Lübnan-İsrail anlaşmazlıklarını kapsamalıdır” dedi.
Powell: Kore’de diplomasi işliyor
ABD yönetiminde etkisi giderek azalan Dışişleri Bakanı Colin Powell, Kuzey Kore ile aralarındaki nükleer silah gerginliğine “diplomatik çözüm” stratejilerinin değişmeyeceğini iddia etti. Powell, Şili’de düzenlediği basın toplantısında, “Kuzey Kore’nin, devasa konvansiyonel güçlerini azaltmak için nükleer silahlara sahip olmak istemesi” konusundaki soruya, “Bu, stratejimizi değiştirmeyecek” yanıtını verdi ve şöyle devam etti: “Bu, savaş yolunda olduğumuz anlamına gelmiyor. Değiliz. Başkan Bush diplomatik bir çözüm için fırsat olduğuna inanıyor. Kuzey Kore’nin bu konuyu kiminle konuşacağını bize zorla kabul ettirmesine izin veremeyiz, çünkü birçok ülke etkilendi. Hepsi bu konuda konuşabilmeli.” Kuzey Kore, ABD ile ikili müzakere istemiş, ancak hem ABD, hem Çin ile üçlü görüşmelerde yer almayı da kabul etmişti.
BBC dizisi ırkçılara bahane oldu
İngiltere’de Müslümanlara yönelik ırkçı tehdit giderek daha da ciddileşiyor. BBC televizyonunda yayınlanan “Spooks” adlı polisiye dizide, “bir camide intihar komandosu şeriatçı milislerin barındırılması” konusunun işlenmesinin ardından, Birmingham’daki Merkez Camii saldırıya uğradı. BBC’ye yönelik suçlamalar art arda gelirken, Müslüman Cemaati temsilcileri, dizinin yayınından önce de TV kanalını uyardıklarını ve böyle bir konunun, İngiltere’de yaşayan Müslüman topluma karşı ayrımcılığı ateşleyebileceğini hatırlattıklarını bildirdi.
Irak’ın yeni yağmacıları eskilerini aratıyor!
Irak halkı; işgalin başlamasından bu yana iki ay geçmesine rağmen, faaliyetlerini sürdüren yağmacılara ateş püskürüyor. Başkent Bağdat’ın batısına düşen ve en çok yağma eylemlerinin yaşandığı kentlerden Ramadi’den Enmar El Hareti, yağmacılara, “Ali Analar” adının takıldığını söyledi. Savaşın ardından yağma eylemlerine girişenlere Binbir Gece Masalları’ndan esinlenilerek “Ali Baba” denildiğini hatırlatan El Hareti, “En azından Ali Babalar, işkencecilerin ve halkın malını çalanların saraylarını yağmalıyorlardı” dedi. Minibüs şoförü El Hareti, “Ali Analar’a gelince, fakirlere saldıran bu korkak tavuklar, silahlarını fakirlere çevirerek onların değersiz mallarını alıyor ve kaçıyorlar” diye konuştu.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 (212) 233 19 30-34-44 (6 hat)       Fax: +90 (0212) 233 18 60-70 E-mail: posta@evrensel.net