www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Kardeşim Tayyip’e ikinci mektup...
İktisatçı Mustafa Sönmez, Başbakan’a bir kez daha açık mektup yazdı: 3 işsizden biri eğitimli. Bu oran İzmir kentinde yüzde 36’yı, Adana’da yüzde 50’yi buluyor. Düşünebiliyor musun? O kadar insanı eğitiyorsun, okula gönderiyorsun, mezun ediyorsun sonra iş yok diyorsun ve kentlerde eğitimli, diplomalı genç insanlar aç bilaç, umutsuz dolaşıyor… Manzara bu.

‘Hükümetler gidici IMF kalıcıdır’
Başbakan Tayyip Erdoğan ile görüşen Anne Krueger, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Hükümetler geçicidir. Ancak IMF kalıcıdır” dedi. Krueger, yeni bir stand-by anlaşmasına da gerek olmadığını söyledi.


Kardeşim Tayyip’e ikinci mektup...
İşsizlik derdine parmak bastığını okuyunca gazetelerden, yazmadan edemedim. Demişsin ki, parti milletine, gittiğim her bölgede millet iş diyor da başka bir şey demiyor. Bana tiz proje getiresiz! Ne kadar isabet buyurmuşsun be kardeş... Geç bile kaldın. Sana hiç mi “Hanehalkı İşgücü Anketleri”nin sonuçlarını bildirmezler. Eksiktir, meksiktir ama uyarıcıdır. Bak oradaki rakamlara göre, yekten “işsizim abi”, diyenlerin oranı 2000’de yani kriz öncesi yüzde 6.6 iken, yani her bin kişiden 66’sı işsizim derken, bu sayı 2001’de binde 85 kişiye, krizden çıktık, büyüdük denilen 2002’de ise, binde 106’ya ya da yüzde 10.6’ya çıkmış. Tuhaf değil mi birader? Hem yüzde 8 büyüdük diyorlar 2002’de hem de işsizlik artıyor. Hani büyüme olunca istihdam olurdu?
Gidiş tehlikeli valla
Tabi ki işsizlik oranları bunlarla bitmiyor. Bir de “eksik istihdam” denilen tarifteki işsizliği eklemek gerek. Onlar da kim diyeceksin. Bunlar, part-time işlerde çalışan, her an işsiz kalacak dandik işleri olan gariban kesimi. Bunlar da toplam istihdamda yüzde 6’ya yaklaşıyorlar.
Bunlarla beraber etti mi sana gerçek işsizlik ya da atıl işgücü yüzde 16!.. Bak kriz öncesi yüzde 13.5 imiş, iki yılda yüzde 16 olmuş. Tehlikeli bir gidiş valla… Bu, 24 milyon çalışabilecek insanın yaklaşık 4 milyonunun işsiz olması demek... Hiçbir şeyden korkma da işsizden, işsizlikten kork Tayyip kardeşim...
İşsizlik manzarası bununla bitmiyor. Sana alıştırarak anlatmam gerek, yoksa şoke olursun.
Bak sadece kentleri ele alırsan, tam bir mayınlı tarlada yaşadığını o zaman anlarsın. Kentlerde atıl işgücü yüzde 20’yi aşmış durumda. Yani eli iş tutan her 10 kişiden 2’si işsiz.
Bitmedi, biraz da büyük kentlerin manzarasını çizeyim. Ankara’da kent merkezinde işsizlik oranı yüzde 18.5, İstanbul’da yüzde 20, İzmir’de yüzde 15.5 ama Adana çok korkunç: Ben de inanamadım. Rakamlara bizzat tekrar tekrar baktım. Adana kentinde işsizlik 2001’de yüzde 30’u aşmışken 2002’de yüzde 35’e yaklaşmış... Bu yüzde 35 işsizliğin yüzde 24’ü açık işsizlik, yüzde 11’i eksik istihdam işsizliği. Çok ürpertici değil mi?
En acıklı kısmı...
Umarım bu tablonun en acıklı kısmına hazırlanmışsındır Tayyip kardeşim: Bütün bu işsizlerin yüzde 30’u eğitimli işsiz, iyi mi? Hele kentlerde her 3 işsizden biri eğitimli. Bu oran İzmir kentinde yüzde 36’yı, Adana’da yüzde 50’yi buluyor.
Düşünebiliyor musun? O kadar insanı eğitiyorsun, okula gönderiyorsun, mezun ediyorsun sonra iş yok diyorsun ve kentlerde eğitimli, diplomalı genç insanlar aç bilaç, umutsuz dolaşıyor…
Manzara bu. Tabi ki bu duruma acil proje gerekir. Öyle, “önce büyümeye geçelim, iş arkasından gelir, diyecek durumumuz yok. Hem, her büyümenin otomatikman istihdam yaratacağı sözü her zaman doğru değildir. Misal 2002. Yüzde 8 büyüdük büyümesine ama işsiz sayısı azalacağına 2.5 puan yükseldi!…
İstihdam yaratmanın, doğrudan iş yaratmanın özel projeleri olmalı.Olmalı ama bunlar da para pul işi. Parayı nereden bulacaksınız ? Bütçenin ilk çeyrekte yüzde 50.5’u faiz ödemelerine gitmiş.Yaklaşık 16 katrilyon lira.Yıl boyunca da 50 katrilyon lira daha gidecek faize..Buna karşılık yatırıma ilk üç ayda 127 trilyon lira harcamışsınız.Yani faize 100, yatırıma 1 (hatta 1 de değil 0.8)..Peki nasıl olacak bu iş meseleleri?
Özel yatırımlar 2000’de misal 100 iken 2002’de 60’a düşmüş. İki yılda 100’den 60’a düşmek ne demek? İnşaatlar durmuş. Ruhsat sayısı 2000’de 303 bin daire iken 2002’de 153 bin daireye inmiş..Şimdilerde arttığı da yok…
Peki niye bu kuraklık, yatırımsızlık?…
AKP iktidarı olarak siz de aynı kervana katıldınız. Yatırımcı devlet hak getire... Sanayici devleti yok ettiler zaten, şimdi barajcı, altyapıcı devlet de yok..Devlet kapısında iş yok..Özellikle azgelişmiş bölgeler için, devlet demek iş kapısı demekti. Şimdi ne olacak o bölgelerin hali? Özel sektör mü yatırım yapacaktı? Peki nerede ? Özel sektör buldu işin kolayını, yatırıyor parayı devlet bonosuna, alıyor yüzde 30 reel faizi, yatıyor aşağıya...
Çevirin çevirebilirseniz
Siz de aldınız 152 milyar dolar iç/dış borç faizi, çevirin bakalım çevirebilirseniz.. Borçlarla yüzleşmeye korktunuz. Masaya yatıramadınız borç takvimini.. Onun yerine, sabah akşam faiz değirmenine nasıl gelir yaratırız diye çabalıyorsunuz... Yok vergi affıydı, yok orman satışıydı, kıyı satışıydı, kent arsası satışıydı, kıldı, tüydü, özelleştirmeydi, tarihi bina satışıydı, köprü geliriydi...
İyi de kardeşim bu kadar çabaya karşılık bu paralar nereye gider düşünür müsün? Bu havuza gelir yaratıyorum diye, bol keseden aflar çıkarıp, vergi kaçakçısını, orman işgalcisini, Hazine arazisi yağmacısını, gecekondu mafyasını ihya edip, namuslu davrananları enayi yerine koyuyorsun, anladık, ama bu havuzdaki paralar, yüzde 30 reel faizlerle bir avuç bankanın, rantiyenin cebine gittikten sonra, yazık değl mi senin yırtınmana… Faiz değirmenine para yetiştirmekse cümle görevin, işsize işi nasıl yaratacaksın…


Başa dön


‘Hükümetler gidici IMF kalıcıdır’
Beşinci gözden geçirme çalışmalarını başlatmak için Türkiye’yi teftişe gelen IMF Birinci Başkan Yardımcısı Anne Krueger, hükümetlerin geçici, ancak IMF programının kalıcı olduğunu söyledi.
Gözden geçirme görüşmelerini başlatmak için gelen Krueger, Hazine ve Maliye bürokratları, bakanlar ve Başbakan Tayyip Erdoğan ile yaptığı görüşmelerin ardından Ankara’dan ayrıldı. Son olarak Başbakan Erdoğan ile bir araya gelen Krueger yaptığı açıklamada, programın yolunda olduğunu ve yeni bir stand-by’a ihtiyaç olmadığını belirtti. Başbakan Erdoğan ise, IMF’nin yoksulluk programını AKP Hükümeti’nin kararlılıkla uygulamasıyla övünerek, ‘Uygulamadaki karalılığımızı gördüklerini ve bundan dolayı da güvenlerinin her geçen gün arttığını söylediler” dedi. Erdoğan, “Hele hele şu andaki ekonomik parametreleri çok iyi görüyorlar, ‘parametrelerin böyle devam edeceğine, olumlu istikamette gelişeceğine inanıyoruz’ dediler” diye konuştu. IMF’nin, programın uygulanması konusunda hükümetin kararlılığını sorduğuna ilişkin haberleri anımsatan bir gazeteciye de Başbakan Erdoğan, “Hayır, bunlar tamamen asparagas, uydurma” dedi.
TTB’den sigara toplantısı
Türk Tabipler Birliği (TTB) tarafından “Sigara/Örgütlü Reklam/Formula 1 ve Sigara Fiyatlandırma Politikaları” konusunda düzenlenen toplantıda, Maliye Bakanlığı’nın sigarada vergi artışı yapma konusundaki planlarına TEKEL’in özelleştirmesi konusuyla yakından ilgilenen sigara tekellerinin itiraz ettiği belirtildi. Toplantıda Prof. Dr. Elif Dağlı’nın sunduğu “Sigara ve Sağlık Ulusal Komitesi”nin açıklamasında da Türkiye’de yılda 80 bin kişinin sigara kullanımından dolayı öldüğü belirtildi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net