www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Nouma gitti, futbolun namusu kurtuldu (mu)?
Küfürün ağırlıklı olarak cinsellik üzerinden üretildiği ve adeta cinsellik ile özdeşleştirildiği, her hafta tribünlerden binlerce kişinin koro halinde küfür ettiği, medyanın küfürü manşetlerinden eksik etmediği bir kültürel ortamda, Nouma’nın hareketini bu denli yadırgayanlara şaşır-mamak elde değil.

Lakers fena çarpıldı
NBA’de, play-off 1. tur mücadelesine, Doğu ve Batı bölümlerinde yapılan birer maçla devam edildi. Minnesota Timberwolves, sahasında Los Angeles Lakers’ı 119-91 gibi farklı bir skorla yenerek seride 1-1’lik eşitliği yakaladı.


Nouma gitti, futbolun namusu kurtuldu (mu)?
Mehmet Özyazanlar
Geri kültürel değerlerin etkisi ve dayatmasıyla; ayıp, yasak, günah üçlüsünün dar çerçevesine sıkıştırılıp tabulaştırılan ve dolayısıyla üzerine koca bir endüstri inşa edilecek kadar sömürüye açık hale getirilen, bunun yanında namusla özdeşleştirilerek de egemenlere, dikkatleri kendi gerçek namussuzluklarının dışında tutma olanağı sağlayan “egemen cinsel ahlak anlayışı” ciddi bir biçimde sorgulanmadığı sürece, Nouma’nın hareketi üzerinde ahkam kesmek boş gevezelikten başka bir sonuç doğurmaz.
İkiyüzlü ahlak anlayışı
Nouma’nın Fenerbahçe’ye attığı golün ardından elini şortunun içine sokmasına gösterilen tepkiler, egemen, ikiyüzlü, sığ cinsellik anlayışın tüm rezilliğiyle bir kez daha ortaya dökülmesine neden oldu.
Bu çarpık “cinsel ahlak anlayışı”, cinsel organları “edep ve namus organları” olarak kabul ettiği için, böyle bir hareketi de doğal olarak “edepsizlik”, “namussuzluk” olarak değerlendirir. Oysa edepli, namuslu, dürüst, onurlu, saygın bir kişi olmanın cinsel organlarla ilgisi yoktur. Bunlar doğrudan beyinle ilgili sorunlardır. Gerçek edepsizlik ve namussuzluk; insana ve doğaya yönelik cinayet ve katliamlar, baskı, zorbalık, hırsızlık, yalancılık, her türlü hak gaspı, sahtekârlık, ikiyüzlülük, iftira, şantaj, dedikodu, yalakalık vb.dir.
Egemen cinsel ahlak anlayışı, zaman zaman sanat eserlerini bile “müstehcenlik”, “ahlaksızlık” gibi gerekçelerle sansürlemeye çalışacak kadar zavallılaşır. Bu anlayış, televizyonlarda günün her saatinde gösterilen vahşet, cinayet, katliam sahnelerine ses çıkarmayıp, en ufak cinsellik iması barındıran sahnelerde ise “ahlak, namus elden gidiyor” celallenmesiyle diklenecek kadar ikiyüzlüdür. Örf, adet, gelenek gibi “kültürel değerlerin” ardına sığınarak, en büyük ahlaksızlık olan cinayeti bile -töre, kan davası gibi ilkel gerekçelerle- meşru ve kabul edilebilir hale getiren yine bu ahlak anlayışıdır.
“Namus abideleri”
Kuşkusuz Nouma da, yine egemen anlayışın etkisiyle ve de aklınca rakiplerini küçük düşürmek, aşağılamak için böyle bir hareket yaptı. Ancak şunu hiçbir zaman unutmamak gerekir ki, böyle bir hareket ancak sığ cinsellik anlayışının egemen olduğu bir yerde hakaret olarak algılanabilir. Aynı hareketi bayanlar maçında, bir bayan futbolcunun yaptığını düşünün. Böyle bir hareket sonrası gol yiyen takımın taraftarları ile “namus abidesi” medyanın bu futbolcuya tepkisi, Nouma’ya gösterdikleri tepkiye benzer miydi?
Küfürün ağırlıklı olarak cinsellik üzerinden üretildiği ve adeta cinsellik ile özdeşleştirildiği, her hafta tribünlerden binlerce kişinin koro halinde küfür ettiği, medyanın küfürü manşetlerinden eksik etmediği bir kültürel ortamda Nouma’nın hareketini bu denli yadırgayanlara şaşırmamak elde değil.
Egemen cinsel ahlak anlayışı kökten sorgulanmadığı ve yozlaştırıcı, yabancılaştırıcı değerlerden, etkilerden arınmış yeni bir ahlak anlayışı oluşturulamadığı sürece, Nouma’nın, İlhan Cavcav’ın ya da daha başkalarının buna benzer hareketlerini de, tatminsizlik göstergesi girdili, çıktılı, koydulu, soktulu tezahüratları da engellemek olanaklı değildir.
İnsanlığın asıl utancı da; bedenin bir bölümüne dokunulmasını utanç sayacak bir ahlak anlayışının egemenliği altında bulunmasıdır.
Yöneticilerin tavrı
Burada, Beşiktaş Menajeri Sinan Engin ile bazı yöneticilerin gösterdiği kaypak ve fırsatçı tavra da dikkat çekmek şart. Önceleri Nouma’nın ceza almasını engellemek için, “Olayı fazla büyütmeyin”, “Olay kapansın”, “Olayı çok fazla gündemde tutmak şampiyonluk kovalayan bir takımın yolunu engeller” gibisinden yaklaşımlarla futbolcularına arka çıkan yöneticiler, sonradan Nouma’nın ceza alacağının kesinleşmesiyle tavır değiştirip -tabii etik ilkeler gereği gibi, nedense 2 gün sonra hatırladıkları gerekçeleri öne sürmeyi de unutmadan- Fransız futbolcunun sözleşmesini feshettiler. Böylelikle, bu sezonda zaten artık yararlanamayacaklarını anladıkları futbolcuyla ilişkilerini keserek, kendilerince ne kadar “yüksek ahlaki değerlere” sahip olduklarını da gösterdiler. İşte gerçek ahlaksızlığın, utanmazlığın daniskası...

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net