www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Grev ve TİS yine yasak
ILO’ya rahat hesap vermek için Kamu Görevlileri Sendikası Yasası’nda değişikliğe hazırlanan hükümet, grev ve toplusözleşme hakkını tanımaya yanaşmıyor.

BİRTAŞ’ta direniş
TÜMTİS’e üye oldukları için işten atılan BİRTAŞ işçileri, çalıştıkları ambar önünde direnişe geçtiler.

İşçiler Irak halkıyla dayanışmada
ABD’nin kendi çıkarları için Irak halkına yaşattığı zulme karşı bir şeyler yapmak isteyen Okmeydanı’ndaki tekstil işçileri, Irak Halkıyla Dayanışma Gecesi düzenliyor.


Grev ve TİS yine yasak
Sultan Özer
AKP hükümeti, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Yasası’nda ufak rötuşlar yapmaya hazırlanıyor. Grev ve toplusözleşme hakkı içermeyen, memurların dörtte birini sendika kapsamı dışında bırakan yasada yapılması planlanan değişiklikler, sendikaların ağzına bir parmak bal çalmaktan öteye gitmeyecek. Değişikliğin grev ve toplusözleşmeyi içermeyeceği şimdiden görülüyor.
Çalışma Bakanlığı bünyesinde tarafların temsilcilerinden oluşan teknik komite bugün ‘tadilat’ çalışmalarını başlatacak. Tadilat, ne yasadan doğan sıkıntılara yanıt bulmak ne de kamu emekçilerine daha geniş sendika hak tanımak için yapılıyor. Haziranda toplanacak ILO’ya “Bakın biz yasada gerekli değişiklik için çalışmaları başlattık” mesajı verilerek, grevli, toplusözleşmeli sendika için tanınan bir yıllık süreyi geçiştirmek hedefleniyor.
ILO uyarmıştı
4688 sayılı yasanın “yasaklar manzumesi” olarak çıkmasının ardından ILO kendisine yapılan başvuruları değerlendirmiş ve ILO Örgütlenme Özgürlüğü Komitesi Mart 2003 raporunda yasadaki eksikliklere dikkat çekerek düzeltilmesini istemişti. Bakanlığın alelacele çalışma başlatmasının altında yatan neden ILO’nun bu raporu.
Bakan Başesgioğlu’nun öngördüğü değişiklik ise makyajdan öteye geçmiyor. Başesgioğlu, yüzde 5 barajının altında kalan sendikaların da aidatlarını kaynaktan kestirebilmesi, sendika yöneticilerinin zorunlu ücretsiz izni, sağlık giderlerini kurumlarının değil, sendikalarının karşılaması ve üyelikten çekilmeye ilişkin düzenlemeler yapacaklarını söylemişti. Grev ve toplusözleşme için ise Anayasa değişikliği gerektirdiğini belirtmiş, bunun ise uzun süreceğini öne sürmüştü.
Memur konfederasyonlarının ilk talebi ise 87 ve 98 sayılı ILO sözleşmeleri doğrultusunda grev ve toplusözleşme hakkının tanınması. Sendikaya üye olamayacakların ve sendika kuramayacakların kapsamının daraltılması da konfederasyonların talepleri arasında. Sendika kuruculuğu için 2 yıllık sürenin aranması, uyuşmazlıklarda son sözü yine Bakanlar Kurulu’nun söylüyor olması da konfederasyonların itiraz noktalarından.


Başa dön


BİRTAŞ’ta direniş
Sinan Araman - Yusuf Baştuğ
İşçileri sendikasız ve sigortasız bir şekilde çalıştıran işyerlerinden biri olan BİRTAŞ’ta işveren sendikaya tahammül edemedi. Hakları için TÜMTİS’te örgütlenen işçilerden 5’i dün sabah işten çıkarıldı. Bunun üzerine işten atılan arkadaşlarına sahip çıkan BİRTAŞ işçileri, işi durdurup ambar önünde direnişe geçtiler. Direnişteki işçiler, halen sendikalı olmayan ve çalışmayı sürdüren işçi arkadaşlarına da “geleceklerine ve emeklerine sahip çıkmaları, direnişe destek vermeleri” çağrısında bulundular.
Patron inkâr etti
40 üzerinde işçinin çalıştırıldığı BİRTAŞ ambarı önünde yaşanan direnişle ilgili görüşmek istediğimiz BİRTAŞ yetkililerinden kimisi sorularımızı yanıtlamazken, ismini açıklamayan bir yetkili ise ambarın çoğunlukla yevmiyeli işçi çalıştırdığını öne sürerek, işyeri önünde bekleyenlerin kendi işçileri olmadığını iddia etti.
Direniş yerinde görüştüğümüz TÜMTİS Adana Şube Başkanı Erol Dolaşır, BİRTAŞ’ın da Adana’daki birçok işyeri gibi işçileri kayıtdışı bir şekilde, köle gibi çalıştırdığını ifade etti. Dolaşır, “Bir süre önce 15 dolayında işçi sendikamıza üye oldu. Patron sendikalı oldular diye işçilerden 5’ini işten çıkardı. Bunun üzerine direniş başladı” dedi. Şube Sekreteri Halil Çekin ise, direnişe örgütlü oldukları ambarlardan destek geldiğini belirtti.
İşçiler kararlı
Direnişteki işçiler de sendikaları ile birlikte hakları için sonuna kadar direneceklerini söylediler. İşten atılan işçilerden Lezgin Altunten, sendikaya üye oldukları için işten çıkarıldıklarını belirtirken, Abdullah Ekici ise, “Bugün arkadaşlarımızı çıkardılar, yarın bizi çıkartacaklar. Haklarımız için direniyoruz” dedi. Doğan Akarcalı, ağır çalışma koşullarının karşılığı olarak ayda 250 milyon maaş aldıklarını dile getirdi. Hüseyin Kurt da bugüne kadar mesai saati belirsiz, günde 13-14 saat çalıştırıldıklarını, yemek ve çay molasının bile kimi zaman verilmediğini anlatarak, “Namaz kılmamıza bile izin vermiyorlar” diye konuştu.


Başa dön


İşçiler Irak halkıyla dayanışmada
Gökhan Durmuş
ABD’nin kendi çıkarları için Irak halkına yaşattığı zulme karşı bir şeyler yapmak isteyen Okmeydanı’ndaki tekstil işçileri, Irak Halkıyla Dayanışma Gecesi düzenliyor. Okmeydanı’ndaki 13 tekstil atölyesinden işçilerin katıldığı toplantıda alınan karar gereği 6 kişilik bir komite kuran tekstil işçileri, gecenin programından salonun tutulmasına, bilet satışına kadar her işi kendileri yaptılar.
Emeğin Partisi Beyoğlu İlçe Örgütü’nün de destek verdiği işçiler, yarın düzenleyecekleri gece için şu ana kadar 400 bilet sattılar. Savaşın sadece Irak’ta yaşayanlara ölüm getirmediğinin, kendilerine de işsizlik olarak döneceğinin bilinciyle atölyeleri tek tek gezen işçiler, arkadaşlarını dayanışmaya çağırdılar.
Hedef tüm işçiler
Kurtuluş Türüdü, 10 yıldır tekstilde makinacı olarak çalışıyor. “Savaş berbat bir şey. Binlerce masum insan, çocuk ölüyor, bir o kadar insan hastalanıyor. Bizim işleri yavaşlatmadı ama ücretlerimizi savaşı bahane ederek geç veriyorlar” diyen Türüdü, yarınki geceye bölgedeki bütün işçileri katmayı hedeflediklerini söylüyor.
İrfan Topuz da yıllardır Okmeydanı’ndaki atölyelerde çalışıyor. Bu etkinlikle hem savaşı protesto edeceklerini hem de işçileri bir araya getireceklerini belirtiyor.
Ceyhun Kurt da savaş bahanesiyle işçilerin alacaklarının geciktirildiğini ifade ediyor. Kurt, “Aslına bakarsan savaş bizim işleri hiç etkilemedi. Hatta hızlandırdı bile. Ama bu bize sadece mesai olarak yansıyor. Hatta savaşı bahane ederek haklarımızı vermiyorlar” diyor. Irak Halkıyla Dayanışma Gecesi’nin tek amacının etkinlik olmadığını, bölgedeki tüm işçileri bir araya getirmeyi amaçladıklarını belirtiyor.
Akraba sömürüsü
Antakya’da özelleştirme karşıtı eylem
Antakya TEKEL Yaprak Tütün İşletme Müdürlüğü’nde çalışan işçiler, özelleştirmeyi protesto eylemi gerçekleştirildi. Yaklaşık 250 kişinin katıldığı eylemde, “IMF emreder hükümet zulmeder”, “Ulusal TEKEL’i uluslararası tekele peşkeş çektirmeyeceğiz”, “İşçi memur el ele haydi eyleme” dövizleri taşındı. “TEKEL’e uzanan eller kırılsın”, “AKP’nin şişmanı işçilerin düşmanı”, “İşçi üretici el ele haydi Meclis’e”, “Kahrolsun IMF bağımsız Türkiye” sloganlarını atan işçilere seslenen Tek Gıda-İş Sendikası Güney Anadolu Bölge Şube Mali Sekreteri Orhan Açıkalın, “Önümüzdeki günlerde meydanlar daha da ısınacak” dedi. Özelleştirmenin yöre halkını açlık ve sefaletle karşı karşıya bırakacağını belirten Açıkalın, kitle örgütlerine dayanışma çağrısı yaptı.
Ankara’da Sıhhiye Meydanı’nda
İşçilerin uluslararası birlik ve dayanışma günü 1 Mayıs, Ankara’da Sıhhiye’de yapılacak mitingle kutlanacak. Miting için Ankara Garı önünde saat 10.00’da buluşulacak. Sıhhiye Meydanı’nda saat 12.30’da başlayacak mitinge, gardan toplu halde yürünerek gidilecek. Miting ile ilgili başvuru önceki gün Ankara Valiliği’ne yapıldı. KESK Ankara Şubeler Platformu, DİSK, TÜMTİS, TMMOB Ankara İl Koordinasyonu, Ankara Tabip Odası, Ankara Serbest Muhasebeciler ve Mali Müşavirler Odası ile Ankara Savaş Karşıtı Platformu temsilcilerinden oluşan Tertip Komitesi, bugün bir basın toplantısı düzenleyerek 1 Mayıs hazırlıklarını başlatacak. Tertip Komitesi Başkanı Eğitim-Sen Ankara 1 No’lu Şube Başkanı İsmail Sağdıç, gazetemize yaptığı açıklamada, işçi ve emekçilerin, AKP iktidarının da öncekiler gibi ABD emperyalizmine hizmet etmesinin cevabını alanlarda vermesi gerektiğini belirtti. Sağdıç, “Emperyalist işgale, saldırılara ve sömürüye karşı ve aynı zamanda işçi ve emekçilere dayatılan kölelik yasalarına karşı yanıt olması için güçlü bir 1 Mayıs gerçekleştireceğiz” diyerek, herkesi Sıhhiye Meydanı’na çağırdı.
İSB’den Kazancı Yokuşu’na çağrı
İstanbul Sendikalar Birliği, 1 Mayıs günü sabah 09.30’da 1 Mayıs şehitlerini anmak için Kazancı Yokuşu’nda yapılacak anmaya kitlesel katılım çağrısı yaptı. Dönem Sözcüsü Ekber Işık tarafından yapılan çağrıda, İSB’nin 1 Mayıs’ın tarihsel mücadele ruhuyla kutlanması için çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, “Küçük derelerin nehir yatağında birleşerek çoşkuyla akması gibi bizlerde 1 Mayıs’ta fabrikalardan, okullardan, hastanelerden, işyerlerimizden 1 Mayıs alanına yüzbinlerle akarak sınıf coşkumuzu ve kararlılığımızı dosta düşmana göstermeliyiz” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net