www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Amerikan malı alma
TükoDer, “Savaşa Seyirci Kalma Amerikan Malı Alma” sloganıyla başlatılan kampanyayı tanıttı. Kampanyaya, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DİSK Genel Başkan Vekili Hasan Kaya, Şoförler Derneği Genel Başkanı İmdat Papuç ve sanatçı Edip Akbayram da destek verdi.

‘Hedef olmayı beklemeyiz’
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, “Irak yönetimine ve terörist gruplara destek vermekle” suçladığı Suriye’nin, “kritik bir seçimle karşı karşıya” olduğunu söyleyerek tehdit savurdu.

Kuzey Irak’ta kontrol ABD’de
New York Times gazetesinin yorumuna göre, Amerikan yönetimi, Türkiye ve Kürt gruplar arasındaki gerginlikten faydalanarak Kuzey Irak’ta kontrolü ele geçirdi.


Amerikan malı alma
Tüketicileri Koruma Derneği (TükoDer), Amerika’nın Irak’a yağdırdığı bombaların, satın alınan Amerikan mallarının birer uzantısı olduğuna dikkat çekerek, dünya çapında başlatılan boykota destek verdi.
“Savaşa Seyirci Kalma Amerikan Malı Alma” sloganıyla başlatılan kampanyanın duyurusu TükoDer Kadıköy Şubesi’nde yapıldı. TükoDer Başkanı Mehmet Sevim’in yanı sıra, KESK Genel Başkanı Sami Evren, DİSK Genel Başkanvekili Hasan Kaya, Şoförler Derneği Genel Başkanı İmdat Papuç,Tek Gıda-İş İstanbul Fırıncılar Sendikası Genel Başkanı Mehmet Kan ve sanatçı Edip Akbayram gibi isimler katıldı.
Savaşın insanların uzun uğraşlar sonucu elde ettikleri kazanımları yok ettiğini belirten TükoDer Genel Başkanı Mehmet Sevim, Amerikan ve İngiliz mallarını boykot etmenin savaşa hayır demekte en etkili yol olduğunu aktardı. Kampanyaya destek veren KESK Genel Başkanı Sami Evren ise, yıllardır Amerika’nın halklara ambargo uyguladığını ancak artık halkların Amerika’ya boykot uygulayacağını anlattı.
BP ve Shell’e boykot
Şoförler Derneği Genel Başkanı İmdat Papuç, şoförler olarak birer İngiliz ve Amerikan şirketi olan BP ve Shell’i boykot edeceklerini açıkladı.
Edip Akbayram da kampanyaya sanatçı olarak destek verdiğini ifade ederek, “Sanatçı olarak savaşa karşı nerede durmak gerekirse, orada duracağım” diye konuştu. Daha sonra kampanya için hazırlanan, “Seyirci kalma, ABD malı alma”, “Savaş tüketici haklarını yok eder”, “Savaş tüketici için açlıktır, yoksulluktur” yazılı broşürler tanıtıldı.


Başa dön


‘Hedef olmayı beklemeyiz’
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, Suriye ve İran’ı yine tehdit etti. Böylece, ABD’nin planlarının Irak’ı işgal etmekle sınırlı olmadığı yorumları güç kazanırken, Suriye Devlet Başkanı Beşir Esad, Amerikan saldırısı ihtimaline karşı hazırlık yaptıklarını duyurdu.
‘Güvercin’ Powell’a bak
ABD’nin önde gelen Yahudi kuruluşlarından IPAC’te bir konuşma yapan Colin Powell, Suriye’yi “Bağdat rejimine ve terör gruplarına destek olmakla”, İranı ise, “kitle imha silahı edinme yolları aramakla” suçladı.
Powell, “Suriye, şimdi kritik bir seçimle karşı karşıya” diye tehdit savurarak, şöyle konuştu: “Ya terörist gruplara ve can çekişen Saddam Hüseyin rejimine doğrudan destek vermeye devam edecek, ya da farklı ve daha ümit vaat eden bir tarafa yönelecek. Her iki durumda da yapacağı seçimlerin ve bu seçimlerin sonuçlarının mesuliyeti Suriye’ye aittir.”
İran’ın da, “kitle imha silahları edinmeye çalıştığını” iddia eden ABD Dışişleri Bakanı, “Saddam Hüseyin’in, Ortadoğu için bir tehdit oluşturmasını engelleyeceklerini ve kitle imha silahlarının bu bölge için tehlike olmasının önüne geçeceklerini” söyleyerek, saldırganlıklarının Irak’ı işgalle sınırlı kalmayacağı mesajını verdi.
Geçen cuma günü de, Powell’ın aksine, Amerikan yönetiminin “şahin kanadından” olarak tanınan Savunma Bakanı Donald Rumsfeld, Irak’ın iki komşusunu tehdit etmişti. Suriye’yi, Irak’a silah ve askeri teçhizat göndermekle suçlayan Rumsfeld, yardım faaliyeti gerekçesiyle olsa bile, Irak sınırını geçen İran güçlerinin Amerikan ordusu için “hedef olacağını” söylemişti.
Suriye hazırlık yapıyor
Bu suçlamalara yanıt veren Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, “ABD’nin yeni hedefi olmayı beklemeyiz” dedi. Lübnan basınına açıklama yapan Esad, ABD’nin Irak’a saldırısıyla birlikte, İsrail’in de kendilerine saldırması ihtimali olduğunu söyleyerek, “İsrail varolduğu sürece, Suriye tehdit altında olacaktır” diye konuştu. Gözlemciler, Beşar Esad’ın ima ettiği hazırlıkların başında, orta menzilli Scud C ve Scud D füzeleri üretiminin hızlandırılmasının geldiği yorumunu yapıyor.
Şam yönetimi, ABD’nin bölge planları açısından kilit önemde bulunuyor. Irak ile en sıkı ekonomik, siyasi ve kültürel bağlara sahip olan Suriye’nin içine gireceği bir savaşa, İsrail ve İran’ın da sürükleneceğine kesin gözüyle bakılııyor. Öte yandan, özellikle İsrail’e büyük zarar verebileceği ve Ürdün gibi çok sayıda ülkedeki işbirlikçi Arap rejimlerini sarsabileceği nedeniyle, ABD’nin bu ülkeye saldırmaya cesaret edemeyeceği görüşleri de savunuluyor.
İran da tepki gösterdi
Bu arada, ABD’nin işgal saldırısına en çok karşı çıkan ülkelerden biri olan İran yönetimi, Irak’ta kurulacak ABD kuklası bir hükümeti tanımayacağını ilan etmiş bulunuyor. Bu açıklamayı önceki gün yapan İran Dışişleri Bakanı Kemal Harrazi, sadece Birleşmiş Milletler’in himayesinde olması ve Iraklılar tarafından seçilmesi halinde bir Irak hükümetine saygı duyacaklarını belirtti.
İran, ABD Savunma Bakanı Rumsfeld’den gelen tehdit dolu açıklamalara da sert tepki göstermişti.
Bölgede karmaşa artar
Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa ise, Suriye’nin Irak’a silah sağladığı yönündeki Amerikan iddialarının “temelsiz ve tehlikeli” olduğunu söyledi. Bu tür iddiaların Ortadoğu ve tüm Arap dünyasındaki karmaşayı daha da artıracağı uyarısında bulunan Musa, Irak’a yönelik Amerikan saldırısı gibi, Irak’ın Kuveyt’e yönelik füze saldırılarını da kınadığını sözlerine eklemeyi ihmal etmedi.


Başa dön


Kuzey Irak’ta kontrol ABD’de
New York Times gazetesinin yorumuna göre, Amerikan yönetimi, Türkiye ve Kürt gruplar arasındaki gerginlikten faydalanarak Kuzey Irak’ta kontrolü ele geçirdi.
Ancak, Amerikan askerleri ve peşmergelerin saldırılarını yoğunlaştırmasıyla, büyük bir göç dalgasının yaşanabileceği uyarısı yapılıyor.
ABD’nin önde gelen gazetelerinden New York Times, “Bush yönetimi, Kuzey Irak’taki siyasi mayınlar arasından, maharetli biçimde sıyrılmış görünüyor” yorumunu yaptı.
Mersin’de sevkıyat sürüyor
Mersin Limanı’nda Amerikan askeri sevkıyatı devam ediyor. Limana dün yanaşan ABD’ye ait Maersk Rotterdam adlı gemiden, askeri ve lojistik destek malzemelerinin bulunduğu belirtilen 384 konteynır indirildi. ABD’ye ait askeri ve lojistik destek malzemesi taşıyan 18 bin grostonluk gemi, saat 10.30 sularında Mersin Limanı’na giriş yaptı. 12 nolu rıhtıma yanaşan gemi, işlemleri tamamlandıktan sonra yükünü boşaltmaya başladı. Askeri ve lojistik destek malzemelerinin bulunduğu konteynırlar, indirilerek liman sahasında yerleştirildi.
Gazetecilere Amerikan baskısı
“Yaşamımın en zor 48 saatiydi” diye anlatıyor İsrail televizyon muhabiri Dan Semama. “Amerikalılar bize köpek muamelesi yaptı. Bizim terörist ve ajan olduğumuzu iddia ettiler ve öyle davrandılar.” Semama, korkudan, Kudüs’ün hangi bölgesinden telefon açtığını dahi belirtmek istemiyordu. Semama, neredeyse saat başı Irak’tan evine telefon açıyordu. Ama çarşamba gününden itibaren, Tel Aviv’de bulunan eşinin telefonu açılmadı. İsrail radyo ve televizyonunda da, Irak savaşının gerçek yüzünü anlaşılır kılan Semama ile canlı yayınlar aniden kesildi. Her ikisi de Fransız vatandaşı olan, Semama ve İsrailli meslektaşı Boaz Bismuth, Irak’tan bildirmekteydiler. Amerikalılar, her ikisinin de askeri birliklere “iliştirilmesine” izin vermemişti. “Biz Portekiz televizyon muhabiri Louis Castro ve kameramanıyla kendi arabamızla dolaşıyorduk. Amerikan konvoyuyla neredeyse Nasıriye’ye kadar ulaştık” diyor Semama. Kum fırtınası gittikçe kötüleşiyordu. Amerikan askerleri onlara yollarına devam etmemelerini önermişti. Askerler, kımıldayan her şeye ateş açma emri aldıklarını da belirtmişlerdi. Semama, “Amerikan birlikleri arasında takılıp kalmışken, birden silahlarını bize yöneltmiş askerler bizi tutuklamak için yanımıza geldi” diyor. Askerler, muhabirlerin ‘tehlikeli’ olduğunu iddia etmiş. Muhabirlere, “Siz Iraklılara bizim nerede bulunduğumuzu aktarıyorsunuz” diyen Amerikan askerleri, emniyeti açılmış tüfeklerle onları tehdit etmişler. 4 medya çalışanı, 38 saat boyunca gözaltında tutulmuş ve birbirleriyle konuşmalarına bile izin verilmemiş. “Basın kartlarımızı gösterdik ama, bu onları hiç ilgilendirmedi” diye devam ediyor Semama. Elleri bağlanmış. Onları Kuveyt’e götürecek helikoptere doğru giderken, Portekizli muhabir dövülmüş.
Orman talanı tasarısı Genel Kurul’da
AKP’nin, Anayasa’nın 3 maddesinde değişiklik içeren teklifi, bugün TBMM Genel Kurulu’nda ele alınacak. Milletvekili seçilme yaşının 30’dan 25’e indirilmesinin ve ormanların özelleştirilmesinin önünü açan düzenlemeler içeren teklifin ilk tur oylaması bugün, ikinci tur oylaması ise, 3 Nisan Perşembe akşamı yapılacak. AKP Grup Başkan Vekilleri Salih Kapusuz, Faruk Çelik, Eyüp Fatsa ve arkadaşları tarafından TBMM Başkanlığı’na verilen ve geçen hafta TBMM Anayasa Komisyonu’nda kabul edilen teklifte, Anayasa’nın 76, 169 ve 170. maddelerinin değiştirilmesi öngörülüyor. Anayasa’nın “milletvekili seçilme yeterliliği” başlıklı 76. maddesindeki değişiklikle, 30 olan milletvekili seçilme yaşı, 25’e düşürülüyor.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net