Tayyip Erdoğan, Amerika’nın yeni umudu olarak başbakan yapılmıştır; ama daha güvenoyu almadan “inisiyatifi kaybettiği” gözlenmektedir.
Türkiye hızla, ABD tarafından fiilen işgal edilmiş bir ülke durumuna getirilirken, ortada ne buna karşı çıkacak bir Meclis, ne hükümet ne de yapılan suç duyurularıyla harekete geçecek mahkemeler görünmemektedir. (Tersine bu kurumlar, Amerika’yla uyum yakalama gayreti içindedirler.)
Ama aynı Meclis ve hükümet; patronlara verdikleri sözü yerine getirmek için sarsılmaz bir irade göstermekte; İş Yasası’nı “esnek çalışma yasası”na dönüştürmek üzere çalışmaktadır.
Ülke işgaline, Anayasa ve yasaların açıkça çiğnenmesi ve yapılan suç duyurularına sessiz kalan Yargıtay Başsavcılığı ve Anayasa Mahkemesi gibi kurumlar, bunca iş arasında HADEP’i kapatmaya, DEHAP’a kapatma davası açmaya fırsat bulabilmekte; halkların kardeşliği doğrultusunda atılan adımları dinamitleyebilmektedir.
İşte ahval şerait böyle, gidişat bu yöndedir.