www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Belgeselmiş gibi değil ta kendisi
6. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali 5-12 Mart tarihleri arasında yapılacak. 25 ülkeden 80’e yakın belgeselin gösterileceği festival, kameranın bilinçli olarak kullanılmadığı, estetik kaygılardan uzak “belgeselmiş gibi” yapımların, aksine “belgeselin ta kendisi”.

Savaşa karşı tiyatro
Tiyatrocular, dünya genelinde aynı oyunu okuyarak savaşa tepki gösterecekler. Milattan Önce 5. yüzyılda Aristophanes’in yazdığı “Lysistrata”, kadınların savaşa karşı başlattığı mücadeleyi anlatıyor.

Kıyafet: Ölümü estetize ediyorlar
“Kapitalizm yanlışlarını meşrulaştırmak için edebiyatı kullanıyor. Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi buna en güzel örnektir. ABD bu tür yapımlarla savaşın güzelliğini (!), estetiğini (!) gösteriyor. Artık çocuklar bile biliyor; öyle öldürülmez, böyle öldürülür diye.”


Belgeselmiş gibi değil ta kendisi
Ebru Ilgaz
Belgesel Sinemacılar Birliği’nin (BSB) düzenlediği 6. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivali 5 Mart günü başlıyor. 12 Mart’a kadar sürecek festival süresince izleyici, 25 değişik ülkeden çok sayıda belgesel görebilme fırsatı bulacak. Her yıl festivalle birlikte yapılan konferansın bu yılki başlığı ise “Belgesel Sinemacı Kimliği ve Küreselleşme”.
Gösterimler, Fransız Kültür Merkezi, İtalyan Kültür Merkezi, Alman Goethe Enstitüsü, Kadıköy Barış Manço Kültür Merkezi ve Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde ücretsiz yapılacak. Tüm çabalarına rağmen devlet ve şehir tiyatrolarının salonlarından yararlanamadıklarını anlatan Festival Komitesi Başkanı Savaş Güvezne, “Türkiye’de yapılan bir festivalde yabancı ülkelerin kültür merkezlerinden yardım istemek zorunda kaldık” diye konuştu.
Gösterim alanı açmak
Savaş Güvezne, festival komitesinin üç yıldır başkanlığını yapıyor. Kendisi gibi belgesel yönetmenlerini festival aracılığıyla bir araya getiren Güvezne, amaçlarının belgesele gösterim alanı açmak olduğunu anlatıyor. “Ticari sinemanın çok ciddi bir gösterim alanı var; sinema salonları, televizyonlar, VCD ve DVD’ler. Belgesel içinse Türkiye’de sinema salonu yok. Bir diğer gerçek, televizyonlarda belgesel gösterilmediği konusu. Belgeselin ticari olarak kasedi, VCD’si, DVD’si yapılamıyor. O zaman bizim, Belgesel Sinemacılar Birliği olarak, kendimize gösterim alanları açmak gibi bir sorumluluğumuz var.” diyor yönetmen. Festivale tüm dünyadan yönetmenler çağrılmasının nedeni ise; dünyada olup biteni görmek, yurtdışına gidebilecek Türk belgesellerinin standartlarını oluşturmak, yönetmenlerle dirsek teması kurmak ve seyircinin başka bir yerde izleme olanağı bulamayacağı filmleri izlemesini sağlamak.
Televizyon göstermiyor
Festivalin bu yıl kullandığı slogan “Belgesel ...’miş’ gibi değil kendisi”. Slogan, aslında televizyon kanallarına bir eleştiri. Güvezne, televizyon kanallarının RTÜK’ün dayatmasıyla göstermek zorunda olduğu belgeselleri gece yarılarında gösterdiğini, bununla birlikte “Belgeselmiş gibi” televizyon programları yapıldığını belirtiyor: “Bunlar ‘gezdim, gördüm, çektim’ şeklinde, hiçbir hazırlığı olmayan, hiçbir konsepti olmayan, arabasına atlayıp yola çıkıp ne gördüyse onu çekenlerin hazırladığı programlar. Saddam’ı devirmenin yedi yolu, ya da ‘bu cinayet nasıl işlendi’, ‘aslan geyiği yedi’ gibi belgeseller yapılıyor. Kameranızı bilinçli olarak kullanmadıkça, önceden bir konseptiniz, araştırmanız olmadıkça, estetik kaygılardan uzak oldukça belgesel yapmanın imkânı yok.” diyen Güvezne, “Eğer böyle olsaydı, süpermarketlerde ya da bankalardaki kameraların çektiğine de belgesel denirdi” şeklinde konuşuyor. Yönetmene göre belgesel niyetiyle yapılan bu tür çalışmalar, bir belge ama belgesel değil. Belgesel olabilmesi için, içinde mutlaka bir estetiğin, gerçekliğinin olması gerekiyor.
Belli bir tema yok
Festivalin belirli bir teması yok. Filmler; ekolojik sorunlar, insan hakları, biyografiler, tanıklıklar, tarihsel olgular, savaş ve daha birçok konuyu kapsıyor. Savaş Güvezne, Türkiye’de ve dünyada tematik olarak bir araya gelebilecek kadar belgesel üretilmediğine dikkat çekiyor. Bu yüzden festival, daha çok gösterime ihtiyacı olan, büyük özverilerle yapılmış belgeselleri bir araya getirmeyi amaçlıyor. Yurtdışından katılan bütün belgeseller BSB’de bir toplugösterimle izlendikten sonra festivalde gösterilecekler belirleniyor. Güvezne, bunun bir ön eleme değil toplu karar verme süreci olduğuna özellikle vurgu yaparak, bir belgeseli diğerinden üstün tutma gibi yargıları olmadığını, bu yüzden de belgesel sinema alanında yarışmalara karşı olduklarını kaydediyor.
‘Salon bulmakta zorlandık’
Festival organizasyonu yapılırken, para bulmakta oldukça zorlanmış belgeselciler. “Paranın ötesinde filimlerimizi gösterecek salon bulamadık” diyen Güvezne, önemli bir konuya dikkat çekiyor: “Kültür Bakanlığı’nın ya da belediyenin elindeki salonlardan yararlanamadık. Herkesin bir gerekçesi vardı. Kimisi para istedi, kimisi provalar olduğunu söyledi. Sonuç olarak biz, Türkiye’de yapılan belgesel film festivalinde yabancı ülkelerin kültür merkezlerinden yardım istemek zorunda kaldık. Bize salonlarını açtılar ve yurtdışından gelecek konuklarımızın masraflarını karşılayacaklarını söylediler.”
Belgesel Film Festivali’nin diğer ayağı ise “Belgesel Sinemacı Kimliği ve Küreselleşme” başlıklı konferans.
Herkes davetli
Çok sayıda yönetmen ve akademisyenin bildiri sunacağı konferansta, BSB’nin küreselleşme ile ilgili hazırladığı deklerasyona da son hali verilecek. Konferans, “belgesel sinemacıların ufkunu genişletebilmek ve farklı sesleri duyabilmek” gibi amaçlar taşıyor. BSB, daha geniş kitlelerin belgeseli sevmesi ve izlemesi için ücretsiz gerçekleştireceği festivale tüm İstanbulluları davet ediyor.


Başa dön


Savaşa karşı tiyatro
Tiyatrocular, bugün tüm dünyada savaş karşıtı eylem olarak “Lysistrata” adlı oyunu okuyacak. Pek çok ülkeden toplulukların gerçekleştireceği bu eylemin Türkiye ayağını “Tiyatro Kırmızı” üstlendi. Tiyatro Kırmızı, ayrıca bugün Türkiye’de ilk defa internette (www.tiyatrokirmizi.com) canlı bir gösteri düzenliyor. Ayrıca, Üsküdar Anadolu Lisesi tiyatrosu da hazırlığını sürdürdüğü “Lysistrata”yı okumasını gerçekleştirecek. Tüm dünyada okunan “Lysistrata”, 14 Mart’ta Hollanda Ulusal Radyosu’nda diğer dillerle birlikte Türkçe olarak da dinleyicilere ulaşacak.
03/03/03...
Lysistrata Projesi, tüm dünyaya yayılan bir tiyatro etkinliği. “03/03/03”, yani 3 Mart 2003’te dünya savaş karşıtı antik Yunan komedisi olan “Lysistrata”nın okumalarını içeriyor. Şu ana kadar 31 ülkeden 368 grup, projeye katıldığını açıkladı.
Kadınların savaşı
Orduları terhis eden anlamına gelen “Lysistrata”, İÖ 5. yüzyılda yaşamış büyük komedi şairi Aristophanes’in eseri.
Oyunda, Helen kadınlarının Lysistrata’nın kılavuzluğunda Atina akropolüne baskın yapması ve kocaları barışmadıkça evlerine dönmeyeceklerine ant içmesi anlatılıyor.
Oyunda, kadınlar savaşı yönetmeye yarayan devlet hazinesine de el koydukları için Atina ve Sparta savaşı bırakıp barış yapmak zorunda kalıyor.


Başa dön


Kıyafet: Ölümü estetize ediyorlar
Roman ve öykü yazarı Hasan Kıyafet, Antalya Sanatçılar Derneği’nde “Savaş ve Edebiyat” konulu söyleşiye katıldı. Edebiyatın sözlü halden yazılı hale geçişiyle birlikte insan yaşamının daha da güzelleşeceğinin öngörüldüğünü hatırlatan Kıyafet, “Ancak, bakıyoruz ki herhangi bir güzelleşme yok. Öyleyse yaşamı yeniden gözden geçirmeliyiz” dedi.
ETKİNLİK / TİYATRO

İstanbul
  • İstanbul Devlet Tiyatroları 4-8 Mart tarihleri arasında Oda Tiyatrosu’nda “Özel Hayatlar”, Taksim Sahnesi’nde “Kaktüs Çiçeği”, Aziz Nesin Sahnesi’nde “Benerci Kendini Niçin Öldürdü?” adlı oyunları, 2 Mart’ta Atatürk Kültür Merkezi Büyük Salon’da “Kral Lear” adlı oyunu sunacak. Oyunlar hafta içi 20.00, cumartesi günü 15.00 ve 20.00, pazar 15.00’da oynanıyor. (0212 245 25 90)
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları 5-7 Mart arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Lüküs Hayat” operetini, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde “Gelin ile Kaynana”, Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Othello”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Düğün ya da Davul”, Gaziosmanpaşa Sahnesi’nde “Sekiz Kadın”, Ümraniye Sahnesi’nde “Meraki” adlı oyunları, 6-7 Mart’ta Harbiye Cep Sahnesi’nde “Tahteravallide Üç Kişi” adlı oyunu sahneleyecek. (0212 240 77 20)
  • Bakırköy Belediye Tiyatroları “Mary Mary”yi 5 Mart günü saat 20.30’da, “Dilekçe”yi 6 Mart günü 20.30’da, “Bahar Noktası”nı 7-8 Mart günleri 20.30’da, 9 Mart günü 15.30’da Yunus Emre Kültür Merkezi’nde; “İkinci Caddenin Mahkûmu”nu 7-8 Mar Günleri 20.30’da, 9 Mart günü ise 15.30’da Altan Erbulak Sahnesi’nde oynuyor. (0212 661 19 41)
  • Tiyatro Kedi’nin “Yalandan Kim Ölmüş” adlı oyunu 6-7 Mart günleri 21.00’da, 8 Mart günü 15.00 ve 21.00’da, 9 Mart günü 15.00 ve 18.30’da Profilo Kültür Merkezi’nde izlenebilir. (0212 287 68 77)
  • Oyun Atölyesi “Ermişler ya da Günahkârlar”ı 6 mart günü 20.30’da, “Dolu Düşün boş Konuş”u 3-4 Mart günleri 20.30’da Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, 7 Mart günü 20.30’da, 8 Mart günü 16.00 ve 20.30’da, 9 Mart günü 16.00’da kendi sahnelerinde oynuyor. (0216 345 39 39)
  • Seyyar Sahne, “Sırat Öyküleri” isimli oyununu 4 Mart Salı günü 19.00’da İTÜ Maslak Kampüsü Kültür Sanat Birliği Oditoryum’da, 6 Mart Perşembe günü 20.00’da ise Maya Sahnesi’nde oynuyor. (0212 252 74 52)
  • Stüdyo Drama “Psikoz 4.48” isimli oyunu 7 Mart günü 20.30 Maya Sahnesi’nde. (0212 252 74 52)
  • İzmit Şehir Tiyatrosu, “Bahar Noktası” isimli oyunuyla 4 Mart Salı günü 20.00’da Enka Vakfı Sadi Gülçelik Spor Sitesi’nde. (0212 276 22 14)
  • Semaver Kumpanya “Onikinci Gece”yi 6-7 Mart günleri 20.30’da Çevre Tiyatrosu’nda sahneliyor.
  • Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu “Kobay”ı 8 Mart günü 19.30’da İş Sanat’ta oynuyor. (0216 454 15 55)
  • Prodüksiyon Tiyatrosu “Tek Kişilik Şehir” isimli oyunu 7 Mart günü 20.00’da, 8 Mart günü ise 17.00’da Akbank Kültür Merkezi’nde oynuyor. (0212 252 35 00)

    İzmit
  • İzmit Şehir Tiyatrosu, Fransa ve Türkiye ortak yapımı “Ayakkabı Kutusu Karşılaşması”nı 5 Mart günü 20.00’da, “Dallar Yeşil Olmalı”yı 6-7 Mart günleri 20.00’da 8 mart günü 15.00 ve 20.00’da sahneliyor. (0262 311 59 10)

    Ankara
  • Ankara Devlet Tiyatrosu, Küçük tiyatro’da “Murtaza”, Büyük Tiyatro’da “Üç Kuruşluk Opera” 4 ve 7 Mart’ta, Yeni Sahne’de “Ben Bir İnsan”, Altındağ Tiyatrosu’nda “Komşu Köyün Delisi”, Şinasi Sahnesi’nde “Deli Emine”, Oda Tiyatrosu’nda “Sevda Dolu Bir Yaz”, Akün Sahnesi’nde Van Devlet Tiyatrosu yapımı “Ateşli Sabır” adlı oyun izlenebilir.

    Bursa
  • Bursa Devlet Tiyatrosu “Shirley Valentine” isimli oyunu, 6-7 Mart günleri 18.30’da Feraicizade Tiyatrosu’nda sahneliyor.

    İzmir
  • Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu 5 ve 6 Mart günleri 20.30’da İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde “Ödünç Yaşamlar”ı sunacak.
  • Tiyatro Boğaziçi “Pilavdan Dönenin Kaşığı Kırılsın” isimli oyunu 3-6 Mart günleri arasında 20.30’da; “Yeni Bir Hayat İçin”i 7 Mart günü 20.30’da, 8 Mart günü 18.00 ve 21.00’da, 9 Mart günü 15.30 ve 18.30’da Fuar Gençlik Tiyatrosu’nda oynuyor. (0232 464 76 95)
  • İzmir Devlet Tiyatrosu Konak Sahnesi’nde “Albay Kuş”, Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi’nde “Toros Canavarı”, Karşıyaka Oda Tiyatrosu’nda “Ayrılık” 4 ve 5 Mart akşamları sahneye konulacak.

  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net