Sonu gelmeyen hafta mı? Yeter Artık!
Politikacıların seçim öncesi “halka yakın oldukları” seçim sonrasında yine eski yerlerine; sermayenin yanına döndükleri öteden beri söylenir. Bugünlerde bu söylem, Almanya’da bir kez daha doğrulanıyor. Almanya’da seçimlerden önce Birleşik Hizmet Sendikası (ver.di) ile yapılan görüşmelerde mağazaların açık kalma süreleriyle ilgili yasal hazırlık olmadığı, olursa da bu düzenlemenin sendikaya danışılmadan yapılmayacağı söyleniyordu. Geçtiğimiz cuma günü Berlin’de “Sonu gelmeyen hafta mı? Yeter artık!” başlıklı kampanyayı kamuoyuna tanıtan ver.di Yönetim Kurulu üyesi Franziska Wiethold, hükümetin verdiği sözü tutmadığını ve kasım sonundan bu yana sendikanın görüşünü almadan yasa taslağı hazırladığını söyledi. Hükümetin planlarına göre mağazaların cumartesi günleri saat 20.00’ye kadar açık kalmasını sağlayacak yasa, 1 Nisan 2003’den itibaren yürürlüğe girecek. Hükümet temsilcilerinin, sorunun ver.di’nin iddia ettiği kadar büyük olmadığı yönündeki açıklamaları sendikacıları öfkelendiriyor. Yasanın işçi düşmanı olduğunu söyleyen Wiethold, herkesi mücadeleye çağırırken, “Yasal değişiklik konusunda geri adım atılmadığı durumda” grevle karşı konulacağını açıkladı. Mağazaların açık kalma sürelerinin değiştirilmesinin tekellere yaradığını söyleyen Wiethold, 1996 yılında yapılan değişiklikten sonra büyük şehirlerin semtlerinde ve küçük yerleşim bölgelerinde bulunan mağazalar arasında iflasların arttığına dikkat çekti. Bu iflaslar sonucu semt yaşamının da değiştiğini söyleyen Wiethold, “Bu gelişmeden tek kazançlı çıkan taraf büyük mağaza zincirleri oluyor. Her yıl ortalama 30-40 bin mağaza çalışanı sokağa atılıyor. Henüz işi olanların üzerindeki stres sürekli artıyor” dedi.
DİSK: İş yasaları bir bütündür
Geçtiğimiz hatfa sonu toplanan DİSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu’nun sonuç bildirgesi yayımlandı. Hükümetin demokratikleşme, insan hakları ve özgürlükleri alanındaki yaklaşımlarının genel doğrulardan ibaret olduğu ifade edilen sonuç bildirgesinde, mali miladın kaldırılması, vergi affı ve esnek çalışma gibi adımların yeni krizlere zemin yaratacağı belirtildi. Sermayenin istekleri doğrultusunda iş güvencesinin kazanımlarını yok ederek, çalışanlara hiç hak tanımayacak nitelikte esneklik uygulamaları öngören bir İş Yasası değişikliğinin dayatılmak istendiği dile getirilen sonuç bildirgesinde, “Çalışma yaşamına ilişkin yasalar bir bütündür, 2821 ve 2882 yasalar birlikte ele alınmaladır. Birbirinden kopuk ele alınmasını kabul etmemiz mümkün değildir. Tek başına İş Yasası değişikliği yeni sorunların kaynağı olacaktır” denildi. ABD’nin olası Irak operasyonuna da değinilen sonuç bildirgesinde, Türkiye’nin saldırı üssü haline getirilmeye çalışıldığı belirtilerek, savaşa karşı başlatılan mücadelenin yaygınlaştırılarak sürdürülmesi istendi. Seçim sonuçlarının toplumsal muhalefetin yeniden şekillendirmesi gerektiğini gösterdiği dile getirilen Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirgesi’nde şu ifadelere yer verildi: “Bu anlamda konfederasyonumuza ve uzun yıllar mücadele birliği içinde olduğumuz başta KESK olmak üzere kardeş kuruluşlara büyük bir sorumluluk düşmektedir. DİSK toplumsal muhalefetin örgütlenmesinde üzerine düşen sorumluluğu her zaman olduğu gibi üstlenmeye hazırdır.”
Tasarruflar takvime bağlansın
Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç, Anayasa Mahkemesi’nin kararı doğrultusunda Zorunlu Tasarruf Fonu’ndaki paraların ödenmesinin bir takvime bağlanmasını istedi. Memur-Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu ve yönetim kurulu üyeleri, Türk-İş Genel Başkanı Salih Kılıç’ı ziyaret ederek, bu göreve seçilmesinden dolayı kutladı. Ziyarette konuşan Salih Kılıç, memurlar ile işçilerin hedeflerinin ortak olduğunu belirterek, bundan sonraki süreçte memurlarla birlikte mücadele etmek istediklerini kaydetti. Çalışan kesimin ihtiyaçlarının karşılanması için Türk-İş olarak ellerinden geleni yapacaklarını anlatan Kılıç, memurların talep ettikleri ücret artışını makul ve haklı olarak değerlendirdi. Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karar doğrultusunda zorunlu tasarruf fonundaki paraların ödenmesinin bir takvime bağlanmasını isteyen Kılıç, bu konuda hükümetin yaptığı farklı açıklamaların kendilerini tedirginliğe ittiğini söyledi. Kılıç, bir soru üzerine, 9 kişilik öğretim üyesinden oluşan Bilim Kurulu’nca hazırlanan yeni İş Yasa Tasarısı’nda yer alan esnek çalışma ve ödünç işçi çalıştırma konularında çekinceleri bulunduğunu, kıdem tazminatı süresinin de indirilmesine karşı olduklarını bildirdi. Memur-Sen Genel Başkanı Fatih Uğurlu ise memur maaşlarına seyyanen 250 milyon lira zam yapılmasını istediklerini belirterek, yüzdelik artışlara karşı olduklarını söyledi. Uğurlu, memur maaşlarına yapılacak yüzdelik zammın aradaki farkı daha da artırdığını belirterek Zorunlu Tasarruf Fonu’ndaki paraların bir an önce hak sahiplerine ödenmesini istedi.
|