‘Halk savaş için oy vermedi’
Emeğin Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı Kamil Tekin Sürek, gündemde olan Irak savaşına ilişkin hükümeti uyararak “halkın AKP’ye, ülkeyi savaşa sokması için oy vermediğini” hatırlattı. Sürek, yazılı açıklamasında, Irak’a saldırı için düğmeye basıldığını ve savaş planlarının hazırlandığını belirterek, “cephenin doğrudan Türkiye üzerinden açılmasının ve ülkemize onbinlerce Amerikan askerinin yerleştirilmesinin” gündemde olduğuna dikkat çekti. Medyanın Irak savaşındaki rolüne de değinen Sürek, şunları söyledi: “Türk medyası ve özellikle en büyük medya grubu, Amerikan savaş ağalarının peşinden yürüyor. Savaşa ve dolayısıyla Irak’ın yeniden yapılandırılmasına katılmazsa Türkiye’nin kaybedeceklerini (!) anlatıyor. Yüzde doksanı Irak’a müdahaleye karşı olan bir ülkenin savaş cephesi yapılmasını oldu bittiye getiriyor: Sorunu, savaşa katılma karşılığında kaç milyar dolar ve Kerkük petrolünden yüzde kaç pay alınacağı pazarlığına bağlıyor.” AKP hükümetinin de medyanın izlediği yolu takip ettiğine dikkati çeken Sürek, hükümetin fiilen savaş hükümeti durumuna geldiğini söyledi. Hükümetin ve medyanın izlediği tavrın yanlış olduğuna vurgu yapan Sürek, “Savaş medyasının sorumluluğu patronuna, en başta da patronunun patronu olan ABD’li emperyalist haydutlara. Hükümetin sorumluluğu ise Meclis’ten de önce halka olmalıdır” dedi. Halkın AKP’ye, ülkeyi savaşa sürüklemesi için oy vermediğini vurgulayan Sürek, hükümeti şöyle uyardı: “Ülke topraklarını yabancı askerlere açmak suça ortaklıktır. Türkiye işçi ve emekçileri ABD kuyruğunda Irak’a saldırıya katılacak bir hükümetten hesap soracaktır.”
DEHAP, AİHM’e gidiyor
DEHAP, Siirt seçimine yaptığı itirazın YSK tarafından reddedilmesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvuracak. YSK’nın gerekçeli kararını bekleyen DEHAP, baraj uygulaması nedeniyle seçmenin seçme, partinin de seçilme hakkının ihlal edildiği gerekçesiyle iki ayrı itirazda bulunacak. DEHAP’ın, başvurusunda, YSK’nın Siirt seçimine yönelik ülke barajının uygulanacağı kararıyla seçmenin önüne, 18 siyasi partiden sadece ikisinin konulduğunu böylece bölge halkının seçme hakının elinden alındığını belirterecek. DEHAP’ın başvurusunda, Siirt seçiminin hukuken ara seçim niteliğinde olduğu bu yüzden de ülke barajının uygulanmaması gerektiği belirtilerek, YSK kararlarının “birilerinin önünü açmaya yönelik” ve “kişiye özel” olduğu kaydedilecek. DEHAP, yüzde 10’luk ülke barajını da AİHM’e taşıyacak. 3 Kasım seçimlerinde birçok ilde yüzde 50’nin üzerinde oy alan ancak Meclis’e giremeyen DEHAP, “Yüksek orandaki barajdan kaynaklı olarak DEHAP’ın seçilme hakkının ihlal edildiğini” belirterek, başvuruda bulunacak. DEHAP, itirazlarını AİHM’in “Seçme ve seçilme hakkını” içeren protokol hükümlerine dayandıracak. DEHAP Genel Sekreteri Nurettin Sönmez, gazetemize yaptığı açıklamada, YSK’nın gerekçeli kararı ellerine ulaşır ulaşmaz AİHM’e başvuracaklarını bildirdi.
‘Türkiye’de Kürt sorunu yok’
AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kürt kökenli olduğunu ifade eden Zülfikar Baran adlı işçi arasında, Türk Ticaret Merkezi’ni ziyareti sırasında ilginç bir diyalog yaşandı. Erdoğan, “Kürt sorununun çözülmesini istiyoruz” diyen işçi Baran’a, “Türkiye’de, Kürt sorununun olmadığını” iddia ederek yanıt verdi. Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Putin’le de görüştü. Türk Ticaret Merkezi’nde incelemelerde bulunurken, burada çalışan ve adının Zülfikar Baran olduğunu ifade eden bir işçi, Erdoğan’a “Kürt sorununu halletmeniz lazım” dedi. Erdoğan, bunun üzerine şunları söyledi: “(Sorun var) diye inanmayacaksın, ‘yok’ diye inanacaksın. ‘Sorun var’ diye inanacaksan sorun olur, ‘yok’ dersen sorun ortadan kalkar. Biz diyoruz ki böyle bir sorun yok. Sen ‘sorun var’ deyip önkabulle yaklaşıyorsun. Böyle öngörü ile yaklaşırsan, sorunun içindesin demek. ‘Yok böyle bir sorun’ diyorum, olmasını da istemiyorum. Bak, ‘Siirt’ten evliyim, huzurluyum’ diyorum. Böyle yaklaş olaya. Böyle yaklaştığın sürece, böyle bir problem olmaz. Türkiye’de bölgeler ve insanlar arasında herhangi bir ayrım yapmazsan, kardeşçe, el ele ‘bir ve beraberiz’ dersen problem olur mu?” İşçinin, “Bunu pratikte biliyorum da... Türk arkadaşlarla biz, burada beraber çalışıyoruz” sözleri üzerine, Erdoğan, “Hepimiz Türkiyeliyiz” diye konuştu.
|