www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Beyaz perdeye kara çalınıyor
“Büyük Adam Küçük Aşk” filminin yönetmeni Handan İpekçi hakkında “film yoluyla devleti küçük düşürdüğü” iddiasıyla dava açıldı.

Akıl hastalarının gözüyle hayat
Ankara Çağdaş Sahne 29. yılında Çehov’un “Sevgili Doktor” adlı eserinden uyarlanan “Memleketin Birinde” adlı oyunu sanatseverlere sergiliyor.

Nâzım Yılı’nın son etkinliği
Tiyatro Yazarları Derneği, Nâzım Hikmet’i doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerden sonuncusunu düzenledi. “Nâzım Hikmet Bugün Yaşasaydı” başlıklı programda, Nâzım’ın anıları, şiiri ve oyun yazarlığı üzerine duruldu.


Beyaz perdeye kara çalınıyor
Ebru Ilgaz
Gösterime girdiği günden bu yana tartışmalara neden olan “Büyük Adam Küçük Aşk” filmi üzerindeki baskılara bir yenisi daha eklendi. Film önce, Video ve Müzik Eserleri Yüksek Denetleme Kurulu kararıyla yasaklandı ve işletme belgesi geri alındı.
Verilen hukuk mücadelesi sonucu işletme belgesi iade edildi ve tekrar gösterime girdi. Yurtiçi ve yurtdışında toplam 32 ödül alan filmin yönetmeni Handan İpekçi şimdi “film yoluyla devleti küçük düşürmek ve emniyet kuvvetlerine güveni zedelemek” suçlamasıyla 6 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak. “Bu durum yasakçı zihniyetle işlerin yürümeyeceğini gösteriyor” diyen İpekçi, baskıların kendisini yeni filmler yapmaktan alıkoymayacağını söylüyor.
‘Suç unsuru’ bulunamadı
Bakırköy Cumhuriyet Savcılığı, yönetmen Handan İpekçi’yi “Büyük Adam Küçük Aşk” isimli filmiyle “devleti küçük düşürmek ve emniyet kuvvetlerine güveni zedelemek”le suçluyor. İpekçi’nin senaryosunu yazıp yönettiği, Şükran Güngör, Yıldız Kenter, Füsun Demirel, İsmail Hakkı Şen ve Dilan Erçetin gibi isimlerin rol aldığı film, bir süre gösterimde kalmasının ardından Video ve Müzik Eserleri Yüksek Denetleme Kurulu’nun 28 Şubat 2001 tarihli kararıyla yasaklanmış, işletme belgesi iptal edilmişti. Kurul, Emniyet Müdürlüğü’nün Kültür Bakanlığı’na gönderdiği ihbar üzerine toplanmış ve “Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğü, milli egemenlik, Cumhuriyet, milli güvenlik, kamu düzeni, genel asayiş, kamu yararı, genel ahlak, genel sağlık, açısından suç ve suça teşvik unsuru ihtiva eden dış siyasete aykırı, milli kültür, örf ve adetlerimize uygun olmayan film, video ve müzik eserlerinin gösterilmesi ve icrasına izin verilemez” kararıyla filmin yasaklanmasına karar vermişti. Kuruldan iki sanatçı üyenin istifasına da neden olan yasaklama kararına kadar film binlerce seyirciye ulaşmış ve çok sayıda ödüle layık görülmüştü. Yasaklamanın ardından İpekçi hukuksal yollara başvurdu, dava sürecinin lehine sonuçlanmasıyla işletme belgesini geri aldı.
Filme yönelik saldırı bununla da sınırlı kalmadı. Kültür Bakanlığı destek mahiyetiyle verdiği 45 milyarı geri istedi, Adalet Bakanlığı ise soruşturma başlattı. Ancak filmi günlerce inceleyen bilirkişi heyeti bu kez de “suç unsuru” bulamadı.
Barış mesajı verdim
“Ben barış mesajı veren bir film yaptım ve basında da çıkan yazılarla hedef gösterdim” diyen Handan İpekçi, bu yargılamanın da kendi lehine sonuçlanacağı görüşünde. Söz konusu baskıların Türkiye’de hep olageldiğine dikkat çeken İpekçi, “Yazarların da başına geliyor. Kitaplar toplatılıyor. Düzgün, doğru işler yapan insanların başına böyle şeyler hep geliyor.” diye konuşuyor. İpekçi, baskıların yönetmenleri engelleyeceğini söyleyerek, yeni filmler yapacağını belirtiyor. Yönetmen, başına gelenleri değerlendirirken ekliyor; “... bu durum, yasakçı zihniyetle Türkiye’de işlerin yürümeyeceğini gösteriyor”

HANDAN İPEKÇİ’YE ÖZGÜRLÜK!
Sanatçılar da, İpekçi hakkında dava açılmasını kınadı. “Hiçbiryerde” filminin yönetmeni Tayfun Pirselimoğlu, “Çok saçmasapan bir şey. Söyleyecek bir şey bulamıyorum. Can sıkıcı bir durum” derken, yönetmen Kazım Öz, film hakkındaki kararın izleyiciler tarafından verilmesi gerektiğini söyledi. İzleyicinin filme iyi tepkiler verdiğini hatırlatan Öz, “böyle komik dava olmaz” diye konuştu. Öz’e göre, “Büyük Adam Küçük Aşk”ın maruz kaldığı baskılar, hayatın diğer alanlarındaki baskılardan pek de farklı değil. Yönetmen, baskıların yönetmenleri daha özgür davranmaya sevk etmesini, onları daha da cesaretlendirmesini ümit ediyor. Oyuncu, senarist ve yapımcı Meral Okay ise, AB kriterlerinin tartışıldığı bir dönemde İpek’e böyle bir dava açılmasını “esef verici” olarak değerlendiriyor. Yönetmene göre, açılan dava Türkiye’nin ne kadar demokratikleştiğinin bir göstergesi.
Sinema Yazarları Derneği Başkanı Atilla Dorsay da “Son derece yanlış, haksız, zalim ve uygunsuz bir dava” diye konuşuyor. Dorsay, bir an önce davadan vazgeçilmesini ve Handan İpekçi’ye ceza değil, yeni filmi için sonsuz özgürlük ile bütçe verilmesini beklediğini ifade ediyor.


Başa dön


Akıl hastalarının gözüyle hayat
Eren Can
Ankara Çağdaş Sahne 29. yılında Çehov’un “Sevgili Doktor” adlı eserinden uyarlanan “Memleketin Birinde” adlı oyunu sanatseverlere sergiliyor. Yaşamın çelişkileri üzeri kurulu olan oyunun en dikkat çekici yönü, çelişkilerin akıl hastaları tarafından anlatılması.
Ankara Sanat Tiyatrosu’nda her hafta sonu sergilenecek olan oyun, akıl hastanesinde bulunan insanların, normal hayatta karşılaşılan sömürü, ezilme ve hayatın diğer çelişkileri üzerine kendi yorumlarını anlatıyor. Bu anlatım kısa bölümler halinde “oyun içinde oyun” tarzıyla ve danslarla sergileniyor. Bölümlerin birinde bir insanın nasıl sömürüldüğü bizzat sömüren tarafından ortaya konurken diğerinde ise diplomasız doktorlar üzerine küçük bir yansıma izleyiciye sunuluyor.
Oyunun sahnelenme amacını Çağdaş Sahne Sanat Yönetmeni Nihat Alanur “Oyundan yola çıkarak ülkemiz gerçeklerine ve aksayan bazı yönlerini gözler önüne sermek” şeklinde açıkladı. Alanur, “Oyunumuz bu ülkede yıllardan beri süregelen birtakım ahlaksızlıkları anlatıyor” diyerek, bu ahlaksızlıkların devam edeceğini düşündüklerini söyledi. Alanur, toplumda ciddi bir şekilde kültürel ve siyasal yozlaşama olduğu ifade ederek, “İnsanlar artık ne yapacağını şaşırmış durumda. Ne yapacaklarını bilmiyorlar, kendi kültürlerine sahiplerler, bununla birlikte yaşamak istiyorlar fakat bir başka kültüründe inanılmaz bir etkisi var” dedi.
Kültürel boşluk
Medyanın da bu kültürel etkiyi körüklediği dile getiren Alanur, insanlarda oluşan kültürel boşluğu oyun içinde danslarla anlatmaya çalıştıklarını dile getirdi. Bütün bunlara rağmen ayakta durmaya çalışan gençlerin olduğunu söyleyen Alanur, oyunun özünde bu çabanın anlatıldığı kaydetti.
Çağdaş Sahne Genel Koordinatörü Okan Karakoç ise, tiyatronun her zaman toplumun can damarı olduğunu belirterek, “Tiyatro, siyasetin, politikanın yıllara sığdıramadığı toplumsal sorunları birkaç saatte dile getirip ülkenin gündemine oturtabilen bir mekândır” dedi. Toplumcu bir tiyatro hedefinde olduklarını ifade eden Karakoç, toplumun yaşam biçimini etkileyen, sosyal yaşantısında derin yaralar açan ve sorumsuzluğa yönelten sorunlar karşınsında sessiz kalınamayacağını ifade etti.


Başa dön


Nâzım Yılı’nın son etkinliği
Tiyatro Yazarları Derneği, Nâzım Hikmet’i doğumunun 100. yılı dolayısıyla düzenlenen etkinliklerden sonuncusunu düzenledi. “Nâzım Hikmet Bugün Yaşasaydı” başlıklı programda, Nâzım’ın anıları, şiiri ve oyun yazarlığı üzerine duruldu. Önceki gün Taksim Sahnesi’nde yapılan etkinlikte şairin şiirleri okundu, Tamer Levent, şairin “Yaşamaya Dair”, Metin Belgin ise “Kuvayi Milliye” oyunlarından birer bölüm sundu.
Anılarda Nâzım
Tiyatro Yazarları Derneği’nin Kültür Bakanlığı desteğiyle düzenlediği etkinlik; “Anılarda Nâzım Hikmet”, “Nâzım Hikmet Şiiri”, “Oyun Yazarı Nâzım Hikmet” ve şiir dinletisi ile Nâzım Hikmet’in şiirlerinden oluşturulan oyunlardan şeklinde bölümlere ayrılmıştı. İlk bölüm yani; “Anılarda Nâzım Hikmet” başlıklı etkinlikte Müjdat Gezen, Şükran Kurdakul, Refik Erduran ve Recep Bilginer konuştu. Tuncer Cücenoğlu’nun yönettiği söyleşide konuşmacılar Nâzım Hikmet ile olan anılarını anlattı. Nâzım’a birebir ya da dolaylı yollardan tanıklık eden konuşmaların yapıldığı bu bölümde Şükran Kurdakul, Nâzım’ı yaşadığı dönem içinde edebiyatçı kişiliği ile değerlendirdi. Nâzım’ın ilk şiirini yayımladığı dönemin özelliklerini, dünya görüşünün eserlerine yaptığı etkiyi anlattı, şiirlerinden örnekler verdi. Şairin, savaş naralarının atıldığı bir dönemde önemi artan özelliğine değindi: savaş karşıtlığı. Nâzım’ın “bugün çok ihtiyacımız var” dediği bir şiirini okuyarak konuşmasını bitirdi.
Şair Nâzım
Etkinliğin ikinci kısmında konuşan şair ve yazarlar şair Nâzım’dan söz etti. Şair-yazar Gülsüm Cengiz’in yönettiği panele Ataol Behramoğlu, Sennur Sezer ve Zühtü Bayar katıldı. Ataol Behramoğlu, şairin bugün yaşaması halinde genç sanatçılara, yazarlığın yüklediği sorumluluğu anlatacağını söyledi. “Onları insanlara karşı duyarlı olmayı gösterirdi. Belki Bergama’da siyanürlü altın çıkarılmasına ilişkin yazardı mesela. Belki bunu oyunlaştırırdı. Üzerine çok şey söylendi. Konuşulmasını değil, yazılmasını isterdi. Yazdıkları ve yaptıkları üzerine yazılmasını. En önemlisi de putlaştırılmasına karşı çıkardı. Ben Fuzili’den, Yunus’tan bu zamana gelmiş bir şairim diyordu Nâzım. Kendisine hiçbir zaman büyük şair demedi.” diyen Behramoğlu’nun ardından, şair-yazar Sennur Sezer söz aldı.
günün etkinlikleri...

İSTANBUL
  • İnsan Hakları etkinlikleri kapsamında açılan ‘Fotoğrafçı Çocuklar Atölyesi’ başlıklı sergi, Fotoğraf Vakfı Girişimi Sergi Salonu’nda devam ediyor.
  • İstanbul Devlet Tiyatrosu, Oda Tiyatrosu’nda “Bankta İki Kişi”, Taksim Sahnesi’nde “Leenane’in Güzellik Kraliçesi”, Aziz Nesin Sahnesi’nde “Ferhat İle Şirin (Bir Aşk Masalı)” adlı oyunları sahnelenecek. (0212 292 39 00)
  • Bakırköy Belediye Tiyatroları Yunus Emre Kültür Merkezi’nde 20.30’da “2. Cadde’nin Mahkumu” isimli oyunu sahneliyor. (0212 661 38 95)
  • Boğaziçi Üniversitesi Sinema Kulübü Sergei Bodrov’un “Kafkas Mahkumu” isimli filmini Kuzey Kampus Turgut Noyan Salonu’nda gösterecek. (0212 287 02 32)

    BURSA
  • Bursa Devlet Tiyatrosu “Kırkından Sonra” isimli oyunu Ahmet Vefik Paşa Tiyatrosu’nda 20.30’da sahneye konacak.
  • (0224 221 29 44)

  • Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net