www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Sahil Yolunda Yürümek
“Sahil Yolunda Yürümek”, Akademisyen ve gazeteci Metin Tükenmez’in “Futbol Kültürü” dizisinin ilk kitabı olma özelliğini taşıyor. Kitap, Tükenmez’in 1990’lı yıllardan günümüze çeşitli gazetelerde yayımlanmış yazılarından oluşsa da, her biri okuyucularına yıllar sonra da olsa futbol ve yaşam üzerine bilgilendirici nitelikte.

Fanatiğin penaltı anındaki endişesi
Futbolda, bir maçın “en heyecanlı anı” olarak tanımlanan penaltı atışı anıyla kalp krizleri arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu savunan bilim adamları, “Elde ettiğimiz sonuçlar son derece kesin ve güvenilir. Bu durumda futbol dünyasına, kamu sağlığını göz önünde tutarak ‘penaltı atışı’ uygulamasından vazgeçilmesi çağrısında bulunuyoruz” dediler.


Sahil Yolunda Yürümek
Serpil Kurtay
“Sahil Yolunda Yürümek”, Akademisyen ve gazeteci Metin Tükenmez’in “Futbol Kültürü” dizisinin ilk kitabı olma özelliğini taşıyor. Kitap, Tükenmez’in 1990’lı yıllardan günümüze çeşitli gazetelerde yayımlanmış yazılarından oluşsa da, her biri okuyucularına yıllar sonra da olsa futbol ve yaşam üzerine bilgilendirici nitelikte.
Türkiye’de spor kültürünün oluşması ve bunun için kalıcı değerler bırakmak üzere yola çıkan Tükenmez, kitap fikrinin ilk olarak okuyucularından gelep talepler üzerine oluştuğunu belirtiyor.
Bugün çıkan gazeteye ertesi gün balık sarıldığına dikkat çeken Tükenmez, “En azından yazılarımın balık sarılan bir gazetede kalıp yok olmasına engel olmak istedim” diyor. Spor yazarlığında yaklaşık 20 yılı geride bırakan Tükenmez, binlerce yazısının içinden özellikle sosyolojik ve psikolojik değeri olan, futbol, spor ve yaşam kültürü olan yazıları seçmiş. Kitabın isminin neden “Sahil Yolunda Yürümek” olduğunu sorduğumuzda ise Tükenmez yürümenin insanı hem bedensel hem de zihinsel yönden geliştirdiğini anlatıyor: “Yürümenin önemli bir özelliği var; yürümek dili çözer, zihni açar. Beden ve beyin yürüme anında en çok oksijeni alır ve kullanır. Ben de her sabah 1-1.5 saat tempolu yürürüm. Yürürken de düşünmeye başlarım, yeni yeni fikirler gelir aklıma, onları mümkün olduğu kadar aklımda tutup, sonra bilgisayarın başına otururum. Yazılarımı bu şekilde yazarım. Sahil yolunda yürümenin kitabın içinde bir öyküsü var ama asıl yürümenin insan sağlığına kazandırdğı değerlerden hareketle kitabın adı ortaya çıktı.”
‘Önemli bir boşluk var’
Metin Tükenmez, spor akademisinde öğrenci olduğu yıllarda Türkiye’de tek bir spor kitabı olmadığını söyleyerek, yayımlanan kitaplar olsa da bu alanda halen önemli bir boşluk olduğuna ve bu boşluğun kolay kolay doldurulamayacağına dikkat çekiyor. Tükenmez, şöyle devam ediyor: “Topladığınız zaman akademisyenlerin yüksek lisans, doktora tezlerini kitap yapması dışında popüler anlamda spor kitabı sayısı çok az. Yavaş yavaş yazılmaya başladı. Gazete yazısı, anı, bir teknik direktörün ya da futbolcunun yaşamı da olsa bu konularda kitaplar yazılmaya yavaş yavaş başlandı. Bunun sayısının çok artması lazım. Bunlar iyidir, kötüdür tartışmasından çok, artması gerekir. Zaten kötüyse bile arkadan gelenler daha iyilerini yazarlar.”
‘Gelişimin parçası olmak’
“Bu eksiklik neden kaynaklanıyor” sorusuna Tükenmez, futbolu, dışı parlatılmış içinde kurtlar dolaşan bir elma olarak nitelendiriyor ve Türkiye’de futbol ya da sporun tam olarak anlaşılamadığını vurguluyor. Ülkede kentleşme henüz tamamlanamadığı için kültürleşme sürecinin de tamamlanamadığını söyleyen Tükenmez, geri kalmışlığınızın dezavantajıyla başka ülkelerin de kültürel olarak baskı kurduğunu ifade ediyor. Tükenmez, bu baskılar içinde kurulmak istenen yerel üretim merkezlerinin birer birer yok edilmesine kitabında da yer alan şu örneği veriyor: “Siz Erzurum yaylalarının çetin iklim koşullarında yaşayan inekleri yok edip yerine Hollanda ineği getiriyorsunuz. Onlar da çok yaşamadan ölüp gidiyor. Bunu Türkiye’nin her yerinde görüyorsunuz. Hızlı değişim süreci aşılacak, her şey yerli yerine oturacak, siz kültürel ve ekonomik olarak öz dinamiklerinizi harekete geçiren bir ülke olduğunuz zaman birçok değeri, değer olarak kullanacaksınız. Bu gelişimin bir parçası da, spor kitaplarını yazmak, spor kitaplığını oluşturmak, spor kültürüne katkıda bulunmak. Ben de bu sürecin bir parçası olmaya çalışıyorum.”
Kitaplar devam edecek
Metin Tükenmez, “bundan sonraki projelerini” sorduğumuzda, ilk olarak mesleki olarak kendisinin de beğeneceğim yazılar yazmak istediğini belirtiyor. Yeni çıkan kitabınının motivasyonuyla “Futbol Kültürü” dizisini devam ettirerek 3’e çıkarmayı planladıklarını aktaran Tükenmez, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde verdiği “Spor ve Medya” dersinin notlarını da geliştirerek, kitap konumuna getirdiğini, bu kitabın da yakında basılacağını ifade ediyor.
Gazeteci, üniversite hocası, eski bir teknik direktör ve futbolcu olarak yaşadıklarını da kitap yapma projesi olduğunu anlatan Tükenmez, gücü yettiği kadar Türkiye’nin spor kitaplığına ve spor kültürüne kalıcı değerler bırakmaya çalışacağını kaydediyor.


Başa dön


Fanatiğin penaltı anındaki endişesi
İngiltere’deki Birmingham ve Bristol Üniversiteleri tarafından gerçekleştirilen ve sonuçları British
Medical Journal adlı bilim dergisinde yayımlanan araştırma, penaltı atışı anlarının futbol fanatiklerinin kalp krizi geçirme riskini yüzde 25 oranında artırdığını ortaya koydu.
Futbolda, bir maçın “en heyecanlı anı” olarak tanımlanan penaltı atışı anıyla kalp krizleri arasında doğrudan bir bağlantı bulunduğunu savunan bilim adamları, “Elde ettiğimiz sonuçlar son derece kesin ve güvenilir. Bu durumda futbol dünyasına, kamu sağlığını göz önünde tutarak ‘penaltı atışı’ uygulamasından vazgeçilmesi çağrısında bulunuyoruz” dediler.
1998 Dünya Kupası’nda İngiltere’nin Arjantin ile yaptığı ve penaltılar sonucunda 4-3 yenildiği maçı örnek gösteren bilim adamları, o maçın ardından hastanelere kalp krizi belirtileriyle yapılan
başvuruların ortalamanın yüzde 25 üzerine çıktığını bildirdi.
Maçtan bir sonraki gün de bu eğilimin sürdüğünü ve normalin yüzde 21 üzerinde ‘kalp krizi’ kuşkusu taşıyan vakanın hastanelere geldiğini hatırlatan bilim adamları, maçtan 3 gün sonraysa başvurularda keskin bir düşüş yaşandığını vurguladı.
Bristol ve Birmingham Üniversitelerine mensup bilim adamları, daha önceki bazı araştırmaların da akut stres anlarının kalp krizlerini getirdiğine dair bulgularına da işaret ederken, örneğin İsrail’de

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net