Hastaneden senet karşılığı çıkabildi
Doğum masrafları ödenmediği için 6 gündür Van Araştırma Hastanesi’nde rehin kalan anne Mecbure Sağlam ve hastane morgunda bekletilen ölü bebeği, masrafların ödenmesi konusunda anlaşmaya varılması üzerine önceki akşam hastaneden çıkarıldı. Baba Mehmet Sağlam, eşi ve çocuğu için ayrı ayrı senetler düzenlendiğini söyledi. Sağlam, “Taksitler 8 aya bölünmüş. Çocuk için 600 milyon, eşim için de 550 milyon lira ödemem gerekiyor. Artık bundan sonra bu parayı temin etmeye çalışacağım. Parayı vermediğimi taktirde evime haciz gelecek” dedi.
İHD: ‘Kıbrıs barış adası olsun’
İHD Marmara Bölgesi Şubeleri, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı Glafkos Klerides’e, “Kıbrıs barış adası olmalıdır” başlıklı birer mektup gönderdiler. Galatasaray Postanesi önünde dün toplanan İHD’liler, bir açıklama yaparak mektuplarını postaladılar. Açıklamayı yapan İHD Bursa Şube Başkanı Ayşe Batumlu, yıllardır Kıbrıs’ta halkın sorunlarına kulak tıkandığını ve çözümsüzlüğün teşvik edildiğini belirtti. “Kıbrıs halkı artık çözüm istiyor” diyen Batumlu, Kıbrıs halkının monarşik bir düzen değil demokrasi istediğini ifade etti. Batumlu, insan hakları savunucuları olarak barıştan, eşitlikten, özgürlükten yana oldukları için devletlerin Kıbrıs politikalarından rahatsız olduklarını açıkladı. Kıbrıs’taki iki tarafın yöneticilerini, statükocu anlayıştan uzak, eşit ve yaşanabilir bir Kıbrıs için daha çok çaba göstermeye çağıran İHD’liler taleplerini şu şekilde sıraladı: Kıbrıs, uluslararası pazarlıkların konusu olmaktan çıkarılmalı, özgür ve eşit bir Kıbrıs’ın yaratılması için herkes üzerine düşen görevi yapmalıdır. Kıbrıs, Türkiye ve Yunanistan’ın arka bahçesi olarak kullanılmaktadır. Kıbrıs arka bahçe olmamalıdır. Türkiye ve Yunanistan, müdahaleci olmaktan vazgeçmeli, Kıbrıs halkının kendi kaderini tayin etmesine olanak verilmelidir.
Savcı HADEP üyesini KADEK’li yaptı
Diyarbakır DGM Savcısı Süleyman Karaca tarafından hazırlanan iddianamede, İstanbul’da 1 Eylül 2001 Dünya Barış Günü’nde düzenlenen eylemde yaşamını yitiren HADEP üyesi Zeynel Durmuş, “KADEK üyesi” olarak gösterildi. Savcı Karaca, söz konusu tarihte KADEK’in henüz kurulmadığını da unutarak “Üyemiz ölümsüzdür” şeklinde slogan atan gruba seyirci kalan HADEP’li 3 yönetici hakkında ise “KADEK’e yardım ve yataklık ettikleri” iddiasıyla dava açtı. Karaca tarafından hazırlanan iddianamede, HADEP Nusaybin İlçe Örgütü yöneticileri Hamit Okay, Nazım Kok ve Tayip Güneş’in 1 Eylül 2002 tarihinde gerçekleştirilen ilçe örgütü açılış töreninde “Öcalan’a özgürlük”, “Kürdistan’a bağımsızlık”, “Barışın öncüsü İmralı’dır”, “Biji aşiti”, “HADEP halktır halk burada” şeklinde atılan sloganlara seyirci kaldıkları belirtildi. Sanıklardan Nazım Kok ve Tayip Güneş’in “KADEK üyesi iken güvenlik güçleri ile girdiği çatışmada ölen Zeynel Durmuş’u kasıtla ‘Zeynel Durmuş ölümsüzdür. Saygı ile anıyoruz” şeklinde slogan attığının tespit edildiği kaydedilen iddianamede, açlış töreni sırasında sanık Hamit Tokay’ın ise, Kürtçe ve Türkçe yapmış olduğu konuşmada, “Yasadışı KADEK üyesi Zeynel Durmuş’u kastederek ‘1 Eylül Dünya Barış Günü’nde ölen şehidimiz Zeynel Durmuş ölümsüzdür. Saygı ile anıyoruz” şeklinde konuştuğu dile getirildi. Savcı Karaca tarafından hazırlanan iddianemede, “Hamit Tokay yapmış olduğu konuşmada, KADEK örgüt üyesi olan Zeynel Durmuş’un ölümsüz olduğunu belirtmesi sanıkların KADEK örgütünün eylemlerini teshil etmek suretiyle yardım ve yataklık suçunu işledikleri anlaşılmıştır” dedi. Savcı Karaca, sanıkların eylemlerine uyan TCK 169, 33 ve 39 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarını talep etti.
Günde 160 kez kesilen elektrik!
Diyarbakır halkını canından bezdiren elektrik kesintileri en çok ev kadınlarını etkiliyor. Erkekler çareyi kendilerini kahvelere atmakta bulurken çamaşırdan, bulaşığa, çocukların banyosundan, ütüye evin tüm yükünü çeken kadınlar, perişan durumda. Kesintiler nedeniyle elektrikle çalışan eşyaların bozulması da cabası. Bu ev kadınlarından biri de Hançepek Savaş Mahallesi’nde yaşayan Sultan Karakuş. Karakuş’un elektriği, bizi misafir ettiği 1.5 saat boyunca tam 11 defa gidip geldi. Bunun sürekli olduğu düşünüldüğünde Karakuş ailesinin günde ortalama 160 kez bu rezaleti yaşadığı ortaya çıkıyor. Bu nedenle evde sürekli iki mum yakılıyor. 5-7 dakika arasında gidip gelen elektrik nedeniyle Sultan Karakuş yapması gereken ev işlerini yapamaz hale gelmiş. 3 çocuğundan ikisinin bakıma muhtaç olduğunu anlatan Kararuş, “Çocukların bezlerini ve çamaşırları sobanın üstünde ısıttığım suyla yıkıyorum” diyor. Hançepek halkı Ramazan ayından bu yana elektrik rezaleti ile yaşıyor. Kıt kanaat alabildikleri çamaşır makinesinin kesintiler nedeniyle bozulduğundan yakınan Sultan Karakuş, “Çamaşır makinesi aldığımızda elde yıkamaktan kurtulduk diye sevinmiştim. TEDAŞ sayesinde yine elde yıkamaya mahkûm olduk” diyor. O sırada evde bulunan Karakuş’un eltisi Mensure ise Hançepek’in iç taraflarında bulunan bir mahallede yaşananları anlatıyor, “Elektriklerin ani gidip gelmesi nedeniyle bir komşumuzun televizyonu yüksek voltaj yüzünden patladı. Bir başka komşumuzun ise ampulleri yandı.” Ampullerin, televizyonların patladığı, her gün bir trafonun ateş aldığı Hançepek’te mahalleli TEDAŞ’a başvurmuş. “Yarın gelip yaparız” demelerine rağmen hâlâ ne gelen var ne giden.
|