www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Washington düğmeye bastı
Amerikan yönetimi, beklenen açıklamayı yaptı. Dışişleri Bakanı Colin Powell, Irak’ın sunduğu silah bildiriminde “büyük boşluklar” olduğunu söyleyerek, raporu reddettiklerini ilan etti.

İsrail’in işkence oyunları
İsrail askerleri, ellerine geçirdikleri Filistinlilere akıl almaz işkenceler yapıyorlar. Mağdurların ifade-lerine göre askerler, yazı-tura gibi yöntemlerle Filistinlilere “görecekleri işkenceyi seçme” hakkı tanıyorlar.

ABD karşıtlığı kazandırdı
ABD’nin en güvendiği müttefiklerinden biri olan Güney Kore’de yapılan başkanlık seçimlerini, ABD ile ilişkileri “gözden geçireceklerini” vaat eden “orta-sol” aday Roh Moo Hyun kazandı.


Washington düğmeye bastı
ABD, Irak’ın sunduğu 12 bin sayfalık silah bildirimini kabul etmediğini resmen ilan etti. BM silah denetçileri başkanı Hans Blix’in Güvenlik Konseyi’ne Irak’ın belgelerinin “eksik” olduğunu belirtmesinden sonra, Washington yönetimi de raporda “büyük boşluklar” olduğunu savunarak, bu raporu reddettiklerini açıkladı.
Hans Blix, geçtiğimiz günlerde raporun büyük ölçüde silah denetçilerinin ülkeyi terk ettikleri 1991 ile 1998 yılları arasını kapsadığını ileri sürerek “1998 sonunda bu konuda pek çok açık soru vardı. Bu raporda birçok nokta kanıtları ile açığa kavuşmamış. Raporun kanıtlardan yoksun olması, ülkede kitle imha silahları olmadığına emin olamamamıza neden oluyor. Denetleme sürecinin devamında bu konuyu araştırmayı sürdüreceğiz” diye konuşmuştu.
‘Ciddi sonuçlar’
ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell, raporu “BM kararının gereklerini karşılamaktan uzak” diye nitelendirdi. Washington’un tutumunu bir basın toplantısıyla anlatan Powell, ‘’Hayal kırıklığına uğradık. Ancak aldatılmadık. Bu oyunu biz tekrar tekrar gördük. Bu kez oyun işlemiyor. Uluslararası toplum, Irak’ın gerçek yüzünü görmek istiyor’’ dedi.
BM kararına uymanın tamamen Irak’a bağlı olduğunu savunan Powell, 1441 sayılı kararın gerektirdiklerinin tam olarak uygulanmamasının “ciddi sonuçlar” doğuracağını hatırlattı. ABD’nin ne zaman harekete geçeceği yönündeki bir soru üzerine Powell ‘’Gelecek haftalarda gözlemcilerin raporunu ortaya koymasını bekleyeceğiz. Ancak bu durum bu şekilde süremez” diye konuştu.
AKP tatmin etti
Irak konusunda Türkiye ile işbirliğinin sorulması üzerine de Dışişleri Bakanı Powell, Türk hükümetiyle bu konuda daima işbirliği içinde olduklarını söyledi. Colin Powell, AKP hükümeti ile kurulan ilk temaslardan “tatmin olduklarını” belirterek, bu temasların özellikle Avrupa Birliği üyelik sürecine yoğunlaştığını söyledi. Powell, Irak konusunda Türkiye ile daha fazla danışmalarının söz konusu olacağını ilave etti.
Fransız desteği
ABD’nin silah bildirimi ile ilgili tutumuna Fransa’dan da destek geldi. Dışişleri Bakanı Dominique de Villepin, silah bildiriminde “aydınlatılmamış bölümler” olduğunu öne sürdü. Villepin, BM Silah Denetim Komisyonu (UNMOVIC) Başkanı Hans Blix’in, denetimlerin uygun koşullarda yürütüldüğünü söylediğini belirterek, “Aydınlatılmamış bazı noktalar var, ancak Bay Blix ve (Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Başkanı) Bay El Baradey’in, bu bildirimi tamamlayacağına inanıyoruz” dedi.
İngiliz Dışişleri Bakanı Jack Straw da, Irak’ın raporuyla ilgili berzer iddialarda bulundu. Straw, bu raporla birlikte Irak’ın saldırıyı tetiklediğini savundu.
Denetimler bitecek mi?
Washington yönetiminin son açıklaması, savaş hazırlıklarını büyük ölçüde tamamlayan ABD’nin, geri sayımı da resmen başlattığının göstergesi olarak değerlendirildi. ABD’nin açıklaması ayrıca, Irak’ta bulunan BM denetçilerinin günlerinin de sayılı olduğu şeklinde yorumlandı.
BM’deki ABD temsilcisi John Negroponte, konuyla ilgili olarak, “Irak, silahsızlanma konusundaki yükümlülükler noktasında elindeki son fırsatı da tepmiştir” şeklinde konuştu. Irak’ın, “gerçek dışı ve yan çizen bir tutum takındığını” iddia eden Negroponte, “Bize göre, sonuç raporu, eksik” dedi. Negroponte, ayrıca ABD’nin belli başlı silah denetçilerinden sık sık brifing istediğine dikkat çekti.
Kritik gün 27 Ocak
Silah denetçileri Başkanı Hans Blix’in Güvenlik Konseyi’nin 27 Ocak günkü toplantısında, Irak’ın 12 bin sayfadan oluşan raporu ile ilgili örgütün kesin resmi kararını ilan etmesi bekleniyor. Böylelikle 27 Ocak, aynı zamanda saldırı ilanının başlangıç tarihi olabilecek.
ABD’nin önümüzdeki haftaları Körfez’deki yığınağını tahkim etmek ve uluslararası destek aramak ile geçireceği belirtiliyor.
Bu arada, Körfez’deki Amerikan kuvvetlerinin komutanı General Tommy Franks’ın ABD Başkanı Bush ile savaş planlarıyla ilgili olarak bir görüşme yapacağı bildirildi.
ABD’nin 50 binden fazla, İngiltere’nin de 20 bin kişilik kara kuvvetini önümüzdeki günlerde bölgeye göndereceği belirtiliyor. Böylece bölgedeki toplam asker sayısı 130 bine ulaşmış olacak.

ABD’YE GÖRE RAPORDAKİ BOŞLUKLAR
ABD, Irak’ın BM’ye sunduğu silah bildiriminde bulunduğu iddia ettiği boşlukların listesinde şu maddelere yer verdi:
  • BM Özel Komisyonu (UNSCOM) tarafından teşhis edilen en az 2160 kilo biyolojik büyüme araçları. Bu araçlar, 26 bin litre şarbon, 1200 litre zehirli toksin üretebiliyor. Ancak, ABD, Irak’ın biyolojik araçları bu yöntemle kullandığına ilişkin kanıt gösteremiyor.
  • Irak, sadece bir füze türüne uyan yeni yakıt üretimini bildirmedi.
  • ABD, BM’nin belirlediği, 150 kilometre menzil sınırı içinde Irak’ın deneme uçuşunda başarısız olduğu “daha büyük çaplı füze”ye inanmıyor.
  • Bildirim, Irak’ın Nijer’den uranyum elde ettiği iddialarını göz ardı ediyor.
  • Bildirim, sinir gazı VX’in üretimi hakkında ek ve güvenilir bilgi içermiyor.
  • Bildirim, hardal gazı taşıyan 550 savaş başlığı ve biyolojik silahlar dağıtma kapasiteli 400 havai bombalarla ilgili güvenilir kanıt vermiyor.
  • “Muhtemelen” binlerce ton kimyasal yeterince hesaplanmıyor.
  • Kimyasal maddeyle “doldurulabilecek” 30 bin boş mühimmatı hesaplamıyor.
  • Irak, silah programları ile insansız hava araçları, kimyasal ve biyolojik araç yapımı arasında bağlantı kurmayı reddediyor. Ancak Irak, 1995 yılında MIG-21 uzaktan kumandalı aracı denediğini, 1991 yılında biyolojik silah sprey sistemi taşıyacağını kabul etmişti.
  • Irak’ın seyyar biyolojik silah birimleri hakkında bilgi vermiyor.

    BLİX: HÂLÂ VAKİT VAR
    Irak’taki BM silah denetçilerinin şefi Hans Blix, Irak’ın silah bildiriminin çelişkili olduğunu ve birçok soruyu yanıtlamadığını iddia etti. Blix, Güvenlik Konseyi’ne ilettiği görüşlerinde, Irak’ın daha önce sunduğu biyolojik bölge çizelgesinin son raporda yer almadığını öne sürdü. Hans Blix, ‘’Çizelge son bildirimden çıkarılmış. Çıkarılma nedenleri açıklanmak zorunda’’ dedi. Bildirimde birçok kanıt göstermek için fırsat kaçırıldığını ileri süren Blix, “Hâlâ sözlü olarak temin edebilirler” dedi.

    BARADEY:DEĞİŞEN BİR ŞEY YOK
    Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Muhammed El Baradey, Irak’ın silah bildiriminin, önceki bildirimlerden temelde farklılıklar içermediğini söyledi.
    IAEA’nın merkezinin bulunduğu Viyana’da yapılan açıklamaya göre, New York’taki BM merkezinde kapalı oturumda Güvenlik Konseyi’ne önbilgi veren El Baradey, Irak’ın silah kapasitesini kanıtlamak için denetimlerin devamının tek yol olduğunu kaydetti.
    El Baradey “IAEA için en göze çarpan konu, 1998 yılından bu yana Irak’ın nükleer programında değişiklik olmadığını gösteren bildirimin doğruluğu ve eksiksiz olmasıdır” dedi.

    Bush’un derdi başka
    Irak’ın BM’deki temsilcisi Muhammed S. Ali, Irak’ın “BM kararlarını ağır ihlal ettiği” yönündeki suçlamaları reddetti. ABD’nin Irak lideri Saddam Hüseyin’i iktidardan indirmek için her türlü bahaneyi kullandığını vurgulayan Muhammed S. Ali, şunları söyledi: “ABD, konunun silahsızlanma değil, yasal Irak hükümetini değiştirmek olduğunu açıkça belirtti. Irak, ABD büyükelçisinin söylediği gibi ağır ihlal içinde değildir. Bu ABD’nin yorumudur ve bütün uluslararası kamuoyunun yorumunu temsil etmemektedir.”


    Başa dön


    İsrail’in işkence oyunları
    İsrail ordusunun Filistinlilere karşı uyguladığı işkenceyi adeta bir oyuna çevirdiği açıklandı. Mağdurların ifadelerine göre İsrail askerleri, tutukladıkları Filistinlilere “kendi işkencelerini seçme hakkı” tanıyor. İnsan hakları ihlalleri konusunda sicili epey kabarık olan İsrail ordusu, bu “yazı-tura” oyunuyla bunlara iğrenç bir işkence yöntemini daha ekledi.
    Kedi-fare oyunu
    “Yazı-tura” oyununa maruz kalan bir Filistinli, dört İsrail askerinin kendisine küçük bir kaba konmuş sekiz parça kâğıttan birini seçmeye zorladığını anlattı.
    22 yaşında olan Yusuf, olayı şöyle anlatıyor: “El Halil’deki evime gidiyordum. Bana silah doğrulttular, gömleğimi çıkartmamı istediler ve sonra beni aradılar. 10 metre kadar beni yerde sürüklediler. Sonra sekiz parça kâğıttan birini seçmeye zorladılar. Birini aldım. Üzerinde ‘EL KIRMA’ yazıyordu. Bir asker beni sımsıkı tutarken diğer üçü tüfeğin arkasıyla sağ elimi kırdı. Bilincimi yitirene kadar beni dövdüler. Sonra hastaneye kaldırıldım.”
    Filistinli tanıkların ifadelerine göre, İsrailli askerlerin “işkence oyunlarının” sağ el, sol el, kafa, bir bacak, her iki bacak, bir diş, burun kırma ya da sadece ateş açma gibi değişik “şıkları” bulunuyor.
    Sebep göstermiyorlar
    Filistinli bir taksi şoförünün ifadesi ise, İsrail askerlerinin işkence yöntemlerinin yayalara ve araçlı Filistinlilere göre değiştiğini gösteriyor. İsrail askerlerinin hiçbir gerekçe göstermeden aracını aradığını ve bir “suç unsuru” bulamamalarına rağmen kendisini ve yolcularını araçtan indirdiklerini söyleyen Filistinli taksi şoförü Ömer,”Bana dört kâğıt parçası uzattılar. Üzerlerinde araba camının kırılması, araca el koymak için anahtarların alınması ve lastiklerin patlatılması yazıyordu. Ben en kolayını seçtim. Arabamın camını kırdılar ve beni gönderdiler” dedi. El Halil’de yaşayan bir başka Filistinli, işgalci devriyelerin kendisini sebepsiz yere durduklarını ve dövdüklerini anlattı. Rami, “Dövdükten sonra İsrail askerleri beni soydu ve fabrika atıklarının içine fırlattılar. En sonunda eve gitmeme izin verdiler, ama çırılçıplak bir şekilde” diye konuştu.
    Uluslararası tepki şart
    Filistin İnsan Hakları Örgütü, İsrail’in bu insanlık dışı saldırılarını kınadı. Örgüt, saldırıların, “en basit insan haklarının apaçık ihlal edilmesi olduğunu” söyledi. El Halil Hukuk Örgütü ise, kendilerine bu tür şikayetlerin sık sık geldiğini belirtti. Hukuk Örgütü yetkililerinden Fehmi Şahin, Arap ve insan hakları örgütleriyle görüşerek, İsrail’in ırkçı aşağılamalarına karşı bir şeyler yapılmasını talep edeceklerini açıkladı. Şahin, “İsrail saldırıları zulmün ve insan haklarına saygısızlığın göstergesidir ve her türlü uluslararası yasaya ters düşmektedir” dedi.
    Dünya duyarsız kalıyor
    Yetkili ayrıca, dünyanın işgal vahşetine duyarsız kalmasının İsrail’e cesaret verdiğini ve böylece İsrail’in silahsız Filistin halkı üzerinde saldırılarını artırdığını kaydetti.


    Başa dön


    ABD karşıtlığı kazandırdı
    Uzakdoğu’da ABD’nin en önemli üslerinden biri olan Güney Kore’de önceki gün yapılan başkanlık seçimlerini, propaganda çalışmalarına ABD’ye eleştiriler yönelten “orta-sol” aday Roh Moo Hyun kazandı.
    Beş yıl boyunca devlet başkanlığı yapacak olan Roh’yu insan hakları örgütleri ve sendikalar da destekledi. Güney Koreli büyük patronların ise Roh’un seçilmesinden rahatsız olduğu belirtiliyor. Seçmenlerin yüzde 90’ının sandık başına gittiği ülkede, Demokratik Milenyum Partisi (DMP) adayı Roh oyların yüzde 49’unu, muhafazâkarların adayı Lee Hoi Chang ise oyların yüzde 46.5’ini aldı. Lee, yenilgiden sonra politikadan çekildiğini açıkladı.
    Kampanya temaları
    Geçtiğimiz haziran ayında 14 yaşındaki iki öğrenciyi otomobilleriyle ezen iki Amerikalı askerin ABD Askeri Mahkemesi tarafından serbest bırakılması, büyük bir öfke dalgasına yol açmıştı. Yüzbinlerce insanın sokaklara çıkarak gösteriler yaptığı seçimler öncesinde, Roh propagandasını ABD eleştirisi üzerine oturttu. Ülkedeki 37 bin ABD askeri konusunda yeniden görüşmelere başlaması, gerektiğinde de bunların ülkelerine geri gönderilmesini talep eden Roh’a insan hakları kuruluşları ve sendikalar da destek verdi.
    Roh, seçim çalışmaları sırasında ABD ile ilişkilerin “gözden geçirileceği” ve Kuzey Kore ile ilişkilerin sağlamlaştırılacağını açıklaması, Washington’da endişe yarattı. Roh’nun özellikle Kuzey Kore’ye gönderdiği dostça mesajlar, ABD tarafından olumsuz karşılandı.
  • Arjantin halkının mücadelesi birinci yılını doldurdu
    Arjantin’de bir milyondan fazla insanın sokaklara dökülerek IMF, Dünya Bankası politikaları ile bu politikaların tereddütsüz uygulayıcısı hükümeti protesto etmelerinin üzerinden bir yıl geçti. İşçi ve emekçiler, aradan geçen süre içinde sorunlarına çözüm bulunmamasını protesto etmek, bir yıl önce devlet güçlerinin saldırısında hayatlarını kaybeden onlarca kişiyi anmak için 20 Aralık 2002’de yine sokakları doldurdular. İşsizler, topraksızlar, evsizler, özelleştirmeler sonucu okuma şansından mahrum bırakılan öğrenciler, ev kadınları, biriktirdikleri paraları kaybetmemek için her gün banka kapılarında bekleyen küçük tasarruf sahipleri, ülkenin hemen her kent ve kasabasında eylemler yaptılar. Fabrikaları işgal eden sokağa atılmış işçiler, sokaklara barikatlar kuran mahalle komiteleri ve okullarda işgal eylemleri yapan öğrenciler ve topraksız köylüler, sermaye politikalarına duyulan öfkeyi yansıtan “Hepsi gidecek!” ortak sloganı altında birleştiler. Başkent Buenos Aires başta olmak üzere değişik şehirlerdeki meydanlarda toplanan halk, ülkenin itildiği yoksulluğa karşı mücadele edeceklerini haykırdı.
    İsrail tankları Gazze’ye girdi
    İsrail tankları, Gazze Şeridi’nde bulunan Deyr El Balah Filistin kasabasına girdi. Filistinli görgü tanıkları, İsrail güçlerinin dün sabah erken saatlerde girdikleri Deyr El Balah’ta, İslami Cihad militanı olduğu öne sürülen bir kişinin evini kuşattığını ve daha sonra onu öldürdüklerini açıkladı. Önceki gün ise, İsrail’in kuzeyindeki Metzer çiftliğine karşı 10 Kasım’da silahlı saldırı düzenleyen Filistinli’nin ailesine ait Batı Şeria’nın Tulkarim mülteci kampındaki ev, İsrail ordusunca yıkıldı. İsrail ordusu, El Fetih üyesi Sirhan Sirhan’ın evinin, “terörle mücadele kapsamında” yerle bir edildiğini açıkladı. Sirhan’ın babasının da tutuklandığı kaydedildi. İsrail güçleri, hemen her gece Filistin topraklarına girerek evleri yıkıyor, insanları katlediyor. İsrailli yetkililer, bu saldırıların “caydırma amaçlı” olduğunu söylüyorlar. Yine önceki gün Cenin kenti yakınlarında bir Filistinli öldürüldü. Filistin güvenlik kaynakları, İsrail tanklarının açtığı ateş ile, aracında bulunan 23 yaşındaki Abdullah Rabaya’nın öldüğünü, araçtaki bir başka Filistinlinin de yaralandığını duyurdu. Gazze Şeridi ile İsrail toprakları arasındaki Kisufim geçiş noktasında ise, bir Yahudi yerleşimci öldürüldü. Bölge sakinleri, aracında bulunan yerleşimcinin, Kfar Darom Yahudi yerleşim birimi yakınlarında pusu kuran Filistinlilerin açtığı ateşte vurularak ağır yaralandığını ve hastaneye kaldırılırken yolda öldüğünü kaydetti. Saldırıyı İslami Cihad örgütü üstlendi. Öte yandan, Filistin Merkez Seçim Komisyonu, Yaser Arafat’a, 20 Ocak’ta yapılması planlanan genel seçimleri ertelemesini tavsiye etti. Seçim Komisyonu Başkanı Hanna Nasır, gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail birliklerinin işgali ve hareket kısıtlılığının getirdiği zorluklar nedeniyle seçimlerin ertelenmesini istediklerini söyledi. Nasır, seçimleri planlanan tarihte yapamamalarının sorumlusunun İsrail işgali olduğunu kaydetti.
    Filistinlilerin arkasına saklanıyorlar
    İsrailli insan hakları grubu B’Tselem, yayınladığı bir raporda İsrail ordusunun işgal altındaki Filistin topraklarında insanları kalkan olarak kullanmaya devam ettiğini bildirdi. Rapora göre Filistinliler, ayrıca hayatları için tehlike oluşturan maskeler kullanmaya da zorlanıyor. İnsan hakları grubu; askerlerin, Filistinlileri bomba ya da gizli tuzakların olabileceği güvenilir olmayan binalara girmeye, şüpheli maddeleri denetlemeye ve Filistinli direnişçilerin işgalcileri hedef almasını engellemek için önlerinde yürüyerek canlı kalkan olmaya zorladıkları ifade edildi. Nati Aharoni adlı İsrailli bir asker de, bu türden uygulamaların askerlerin kendi inisiyatifleriyle yapılmadığını, üst düzey ordu yetkililerinden bu yönde emirler aldıklarını belirtti. Bir İsrail dergisinin kendisiyle yaptığı röportajda, bir olayda Filistinli bir sivili canlı kalkan olarak kullanmaya zorlandığını itiraf eden Aharoni, “Daha önceden bir binayı kuşatmış, geri döndüğümüzde de patlayıcıların bizleri bekliyor olacağı yönünde kaygı duymaya başlamıştık. Geleneksel eylem biçimimize göre, yakınlardaki bir Filistinliyi aldık ve orayı, bizim yerimize ona arattırdık. Tüm kapı ve camları açtı, ancak bir şey bulamadı. Elini sıktık ve teşekkür ettik. Sonra içeriye girdik” diye konuştu.

    Bize ulaşmak için;

    Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net