Arjantin halkının mücadelesi birinci yılını doldurdu
Arjantin’de bir milyondan fazla insanın sokaklara dökülerek IMF, Dünya Bankası politikaları ile bu politikaların tereddütsüz uygulayıcısı hükümeti protesto etmelerinin üzerinden bir yıl geçti. İşçi ve emekçiler, aradan geçen süre içinde sorunlarına çözüm bulunmamasını protesto etmek, bir yıl önce devlet güçlerinin saldırısında hayatlarını kaybeden onlarca kişiyi anmak için 20 Aralık 2002’de yine sokakları doldurdular. İşsizler, topraksızlar, evsizler, özelleştirmeler sonucu okuma şansından mahrum bırakılan öğrenciler, ev kadınları, biriktirdikleri paraları kaybetmemek için her gün banka kapılarında bekleyen küçük tasarruf sahipleri, ülkenin hemen her kent ve kasabasında eylemler yaptılar. Fabrikaları işgal eden sokağa atılmış işçiler, sokaklara barikatlar kuran mahalle komiteleri ve okullarda işgal eylemleri yapan öğrenciler ve topraksız köylüler, sermaye politikalarına duyulan öfkeyi yansıtan “Hepsi gidecek!” ortak sloganı altında birleştiler. Başkent Buenos Aires başta olmak üzere değişik şehirlerdeki meydanlarda toplanan halk, ülkenin itildiği yoksulluğa karşı mücadele edeceklerini haykırdı.
İsrail tankları Gazze’ye girdi
İsrail tankları, Gazze Şeridi’nde bulunan Deyr El Balah Filistin kasabasına girdi. Filistinli görgü tanıkları, İsrail güçlerinin dün sabah erken saatlerde girdikleri Deyr El Balah’ta, İslami Cihad militanı olduğu öne sürülen bir kişinin evini kuşattığını ve daha sonra onu öldürdüklerini açıkladı. Önceki gün ise, İsrail’in kuzeyindeki Metzer çiftliğine karşı 10 Kasım’da silahlı saldırı düzenleyen Filistinli’nin ailesine ait Batı Şeria’nın Tulkarim mülteci kampındaki ev, İsrail ordusunca yıkıldı. İsrail ordusu, El Fetih üyesi Sirhan Sirhan’ın evinin, “terörle mücadele kapsamında” yerle bir edildiğini açıkladı. Sirhan’ın babasının da tutuklandığı kaydedildi. İsrail güçleri, hemen her gece Filistin topraklarına girerek evleri yıkıyor, insanları katlediyor. İsrailli yetkililer, bu saldırıların “caydırma amaçlı” olduğunu söylüyorlar. Yine önceki gün Cenin kenti yakınlarında bir Filistinli öldürüldü. Filistin güvenlik kaynakları, İsrail tanklarının açtığı ateş ile, aracında bulunan 23 yaşındaki Abdullah Rabaya’nın öldüğünü, araçtaki bir başka Filistinlinin de yaralandığını duyurdu. Gazze Şeridi ile İsrail toprakları arasındaki Kisufim geçiş noktasında ise, bir Yahudi yerleşimci öldürüldü. Bölge sakinleri, aracında bulunan yerleşimcinin, Kfar Darom Yahudi yerleşim birimi yakınlarında pusu kuran Filistinlilerin açtığı ateşte vurularak ağır yaralandığını ve hastaneye kaldırılırken yolda öldüğünü kaydetti. Saldırıyı İslami Cihad örgütü üstlendi. Öte yandan, Filistin Merkez Seçim Komisyonu, Yaser Arafat’a, 20 Ocak’ta yapılması planlanan genel seçimleri ertelemesini tavsiye etti. Seçim Komisyonu Başkanı Hanna Nasır, gazetecilere yaptığı açıklamada, İsrail birliklerinin işgali ve hareket kısıtlılığının getirdiği zorluklar nedeniyle seçimlerin ertelenmesini istediklerini söyledi. Nasır, seçimleri planlanan tarihte yapamamalarının sorumlusunun İsrail işgali olduğunu kaydetti.
Filistinlilerin arkasına saklanıyorlar
İsrailli insan hakları grubu B’Tselem, yayınladığı bir raporda İsrail ordusunun işgal altındaki Filistin topraklarında insanları kalkan olarak kullanmaya devam ettiğini bildirdi. Rapora göre Filistinliler, ayrıca hayatları için tehlike oluşturan maskeler kullanmaya da zorlanıyor. İnsan hakları grubu; askerlerin, Filistinlileri bomba ya da gizli tuzakların olabileceği güvenilir olmayan binalara girmeye, şüpheli maddeleri denetlemeye ve Filistinli direnişçilerin işgalcileri hedef almasını engellemek için önlerinde yürüyerek canlı kalkan olmaya zorladıkları ifade edildi. Nati Aharoni adlı İsrailli bir asker de, bu türden uygulamaların askerlerin kendi inisiyatifleriyle yapılmadığını, üst düzey ordu yetkililerinden bu yönde emirler aldıklarını belirtti. Bir İsrail dergisinin kendisiyle yaptığı röportajda, bir olayda Filistinli bir sivili canlı kalkan olarak kullanmaya zorlandığını itiraf eden Aharoni, “Daha önceden bir binayı kuşatmış, geri döndüğümüzde de patlayıcıların bizleri bekliyor olacağı yönünde kaygı duymaya başlamıştık. Geleneksel eylem biçimimize göre, yakınlardaki bir Filistinliyi aldık ve orayı, bizim yerimize ona arattırdık. Tüm kapı ve camları açtı, ancak bir şey bulamadı. Elini sıktık ve teşekkür ettik. Sonra içeriye girdik” diye konuştu.
|