Hortumculara suç duyurusu
Aralarında Kızılay Mersin Şube Başkanı Ali Özdemir’in de bulunduğu Kızılay Mersin Şubesi Yönetim Kurulu üyesi 5 yönetici hakkında, bankalardaki Kızılay hesaplarının faiz gelirlerini zimmetlerine geçirdikleri iddiasıyla suç duyurusunda bulundu. Vergi denetleme memurları tarafından Kızılay’ın banka hesapları üzerinde yapılan incelemede, Kızılay Mersin Şube Başkanı Ali Özdemir, Başkanvekili A. Süha Kansu, Sekreter Avukat Sabahattin Ocak, Muhasip Mustafa Saygun ve Veznedar M.Oğuz Çetin’in zimmetine para geçirdiği tespit edildi. Vergi Denetleme Memurları’nın yaptığı incelemelerde, Kızılay yöneticilerinin “İl dışı ziyaretelerde yapılan bazı harcamaları deftere kaydetmedikleri, bazı defterleri ibraz etmedikleri ve bankadaki Kızılay hesaplarının faiz gelirlerine ilişkin 13 milyar lirayı kaydetmedikleri” tespit edildi. Vergi denetleme memurlarının suç duyurusu üzerine Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı, Kızılay’a ait tüm defterlere el koydu. Savcılık yetkilileri, Kızılay’a ait defterlerin Sayıştay’daki uzman ekiplerce inceleneceği belirttiler. Zimmetle suçlanan Kızılay Şube yöneticilerinin bir dönem, DYP’de yöneticilik yaptıkları öğrenildi. Kızılay Şube Başkanı Ali Özdemir’in bir dönem DYP Adana İl Başkan Yardımcılığı yaptığı, diğer yöneticilerin de DYP’de yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundukları bildirildi.
Milletvekillerine sorunlar iletilecek
Adana Meslek Odaları ve Kuruluşları Platformu, “temiz toplum, temiz siyaset” ilkesinin yaşam bulması ve Adana’nın yaşadığı sorunların parlamento gündemine taşırılması için AKP ve CHP listelerinden meclise giren Adana milletvekilleriyle bugün bir araya gelecek. Adana Meslek Odaları ve Kuruluşları Platformu Dönem Sözcüsü ile İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Sadi Sürenkök, 3 Kasım’da yapılan seçimlerle, seçmenlerin birçok partiyi tasfiye ettiğini söyledi. Recep Tayyip Erdoğan’ın mutlaka başbakan olması gerektiğini ifade eden Sürenkök, “Olmalı ki, daha sonra ‘O olmadığı için bir şey yapılmadı’ denilmesinin önüne geçilebilsin” diye konuştu. Sürenkök, paltformda yer alan sivil toplum örgütleri, sendikalar ve demokratik kitle örgütleri temsilcilerinin Adana milletvekilleriyle bir araya geleceğini belirterek, milletvekilleriyle “temiz toplum, temiz siyaset” ilkesinin yaşam bulması, Adana’nın sorunlarının meclis gündemine taşırılması konularını müzakere edeceklerini söyledi. Sürenkök, “Her iki ayda bir vekillerimizle Adana’nın sorunlarını görüşmek için bir araya geleceğiz” dedi. Adana’da solun oy alacağı yerlerde AKP’nin seçmenlerin duygularına hitap ederek, oy aldığını kaydeden Sürenkök, “DEHAP ve CHP kendi oylarına cevap olamadı” diye konuştu. Sürenkök, şöyle devam etti: “Hortumcuların faturası emekçilere kesildi. Ezilenler için hiçbir şey değişmeyecek. Gerçek kurtuluş için ezilenler, verdikleri mücadeleyi sürdürerek örgütlenmelidir.” Olası bir Irak operasyonuna karşı platform olarak kamuoyu oluşturacaklarını anlatan Sürenkök, “Neresi olursa olsun ve nedeni ne olursa olsun savaşın her türlüsüne karşıyız. Amerika kendi çıkarları için savaşa girecek ama ceremesini biz çekeceğiz. Kabul edilecek bir durum değil” dedi.
DEHAP’ın onaylı oy pusulası çöpte bulundu
Ağrı’da DEHAP’a verilmiş bir oy pusulası çöpte bulundu. Atatürk Üniversitesi’ne bağlı Ağrı Eğitim Fakültesi’nin arkasında bulunan çöplükte DEHAP’a verilmiş bir oy pusulasına rastlandı. 3 Kasım seçimlerinde DEHAP’tan Ağrı 1. sıra milletvekili adayı olan Ferah Diba Ergül, DEHAP’a kullanılan oyların benzer akıbete uğramasından endişe duyduklarını söyledi. Seçime şaibe karıştığı yönünde kuşkularının doğrulandığını ifade eden Ergül, “Geçerli sayılabilecek bir oy, çöplükte bulundu. Seçimin şaibeli geçtiğini biliyorduk” diye konuştu.
Tavla değil iş istiyoruz
İşsizliğin had safhada olduğu Tunceli’de var olan sanayi de can çekişiyor. Fabrikaların kapandığı ilde bulunan sanayi sitesi zor günler yaşıyor. İşleri iyice durmuş olan sanayi esnafı zamanının çoğunu tavla oynayarak geçiriyor. 30 yıldır oto tamirciliği yapan İrfan Aslan, 5 kişiye ekmek götürdüğünü anlatıyor. “Hacizle uğraşarak, faiz ödeyerek günlerimiz geçiyor. Gün geçtikçe geriye gidiyoruz” diyen Aslan seçimlerden sonra oluşan hükümetin ülkeye ve kendilerine sahip çıkmasını beklediklerini ifade ediyor. Kaporta tamirciliğini 35 yıla yakındır yaptığını belirten Ferhat Mak, düzenli olarak vergilerini ve Bağ-Kur primlerini ödediklerini ve karşılığını devletten beklemelerinin en doğal hakları olduğunu belirtiyor. Sanayi sitesinde 6 yıla yakın bir süredir çaycılık yaparak geçimini sağlamaya çalışan Cemal Tokmak, sanayide işlerin durgun olmasının kendilerine de yansıdığını ve geçimini kıt-kanaat yaptığını söylüyor. 4 kişinin geçimini sağlamaya çalıştığını anlatan Tokmak, anne ve babasından aldığı yardımla geçimini ancak sağlayabildiğini belirtiyor. Tokmak, yeni hükümetten bu tabloyu değiştirecek bir tutum beklediklerini kaydediyor.
|