www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



Tarımda felaket kapıda
AKP, ekonomide ve tarımda devleti tamamen tasfiye etmeyi hedefliyor. Ziraat Mühendisleri Yönetim Kurulu üyesi Gökhan Günaydın, tarımı “sosyal sektör” olarak tanımlayan AKP’nin, üretime yönelik politikalara imza atmayacağını ortaya koyduğunu söyledi.

Fiat işçileri ulaşımı durdurdu
Fiat Oto’nun açıkladığı endüstri planına göre işten çıkarılmaları öngörülen Termini İmerese Fabrikası işçileri, Palermo Limanı’nı ulaşıma kapattı.

Betondan kısıntı ölüm getirir
Deprem kuşağında bulunmasına karşın, plansız kentleşme ve kalitesiz yapılaşmanın yüksek boyutlarda olduğu Türkiye’de, inşaatlardaki beton kalitesizliğinin önemli bir sorun olduğu bildirildi.


Tarımda felaket kapıda
Nur Karabacak
Ziraat Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu üyesi Gökhan Günaydın, AKP’nin “sosyal sektör” saptamasıyla tarımda üretimin devamını sağlayacak politikaları uygulamaya sokmayacağını gösterdiğini belirterek, AKP’nin tarımda ve ekonomi yönetiminde devleti tamamen tasfiye etmeyi amaçladığını söyledi.
AKP’nin “tarım politikasını” gazetemiz için değerlendiren Günaydın, AKP’nin önümüzdeki dönemde izleyeceği tarım politikalarının uygulamayı taahhüt ettiği ekonomi politikalarının bir yansıması olduğuna dikkat çekti. Piyasacı, özelleştirmeci ve yabancı sermayeye açık olan AKP programının son dört beş yıldır uygulanan tarım politikalarından farklı olmamasının süpriz olmadığını kaydeden Günaydın, AKP’nin “tarım bir sosyal sektördür” saptamasının bundan sonra uygulanacak tarım politikalarını açıkladığını dile getirdi. Günaydın, saptamanın baştan yanlış olduğunu vurgulayarak, “Eğer tarımı ekonomik sektör olarak tanımlamıyorsanız, bu sektörü üretmeye, devamını sağlamaya yönelik dizayn etmezsiniz. Çünkü tarım, ekonomik bir sektör olduğu zaman üretebilir, yaşayabilir bir yapıya dönüşebilir, içinde barındırdığı sosyal nüfusu geçindirebilir, ülkeye katma değer katan bir sektör haline dönüşebilir. AKP, bir taraftan sosyal sektör tanımlası yapıp, bir taraftan ‘tarım desteklenmeli’ diyor. Bu tamamen çelişkidir” diye konuştu.
AKP’nin verdiği birçok sözün sonuç olduğuna dikkat çeken Günaydın şöyle devam etti: “Ekonomik işletlemeciliğe geçeceğim, ürün borsalarına geçeceğim, istihdamı azaltarak ihracatı destekleyeceğim, yem bitkileri yetiştiriciliğini geliştireceğim, tarım sigortasını geliştireceğim diyor. Bunlar yıllardır söylenen şeyler, ancak bunlar sonuç. Bu noktaya nasıl gelineceği ise belli değil.”
Devlet kaynakları
AKP’nin KİT’leri özelleştirme sözü verdiğini hatırlatan Günaydın, özelleştirmelerin sonucu üreticinin mülksüzleşeceğini, işleme sanayinin tamamen yabancı sermayenin eline geçerek ürünlerin pahalanacağına dikkat çekti. Günaydın, AKP’nin “DGD’yi ıslah edeceğim” diyerek, üreticinin cebine koyacağı paranın fazlalaşacağı mesajını verdiğini ifade ederek, bu paranın hiçbir şekilde tarıma dönme olasılığı olmadığını söyledi.
Asıl tehlike...
AKP’nin en çarpıcı söyleminin kamunun tarımdan çekileceği söylemi olduğunu vurgulayan Günaydın, şöyle konuştu: “Bir taraftan da AB mevzuatına uyum için çalışacağım diyor. Türkiye’nin AB’ye uyumu için tarım bir koşul ise AB’nin tarım politikalarına bakmak lazım. AB ne yapıyor, kamu karışmacılığını uygulayan bir yaklaşım sergiliyor; müdahele kurumları ile hem üretiminin sürekliğini sağlıyor hem çiftçi gelirini artırıyor, hem tüketicilerin makul fiyatlarla tarımsal ürünlere ulaşmasını sağlıyor. AB yapısı bu alanda karışmacı kamu dizayn ederken, AKP’nin tutumu tamamen çelişki yaratıyor.”
AKP’nin söyledikleri kadar sustuğu konuların da önemli olduğunu belirten Günaydın, bir taraftan “destekleme yapılacağı” söylenirken, bir taraftan da Ziraat Bankası’nın özelleştirilmesi konusunda birşey söylemediğini ve destekleri nasıl vereceğinin belli olmadığını vurguladı. Gökhan Günaydın, AKP’nin Tütün ve Şeker Yasaları ile ilgili de sessiz olduğuna değinerek, “Bu da şekerpancarı ve tütün üretimi için yıkım olan bu yasalar ile ilgili bir değişiklik olmayacağını gösteriyor. Öte yandan Türkiye IMF Masası Şefi Juha Kahkonen gözden geçirmenin tamamlanıp 1.6 milyar doları vermek için koşulların yerine getirilmesini istedi. Koşullardan en önemlisi TEKEL’in özelleştirilmesi. AKP’nin TEKEL’i özelleştireceği çok açık” diye konuştu.
AKP’nin IMF porgramına harfiyen uyacağının açık olduğunu dile getiren Günaydın, geçmiş hükümetin seçimlerden bu kadar başarısız çıkmasının nedenlerinden birinin de uyguladığı IMF dayatmalı tarım politikaları olduğunu, ancak AKP’nin bundan ders almadığını söyledi. “Bütün bu programlar yönetişim denen kavram. Yönetişim ne der, devlet yönetimden çıkmalıdır. Düzenleyici ve denetimci olmalıdır” görüşünü savunan Günaydın, AKP’nin yönetişimin bütün ilkelerini beyannamesine aktardığına dikkat çekti. Günaydın, emperyalist ülkelerin gelişmemiş ülkeler için kurguladığı iyi yönetişimin Türkiye’deki yeni taşıyıcısının AKP olduğunu sözlerine ekledi.


Başa dön


Fiat işçileri ulaşımı durdurdu
Fiat Oto’nun açıkladığı endüstri planına göre işten çıkarılmaları öngörülen Termini İmerese Fabrikası işçileri, Palermo Limanı’nı ulaşıma kapattı.
Termini İmerese’den kalkan 10 otobüsteki işçiler, Sicilya Adası’ndaki Palermo Limanı’nda, konteynırların gemilere yüklenmesini engelleyen oturma eylemi düzenliyor. Limanda, İtalya içine ve İspanya ile Fransa’ya gidecek 3 bin Fiat Punto marka otomobilin bulunduğu bildirilirken, işçilerin limanı kapatarak gemilerin kalkışını engellediği ifade ediliyor.
Bu arada, işçilerin Palermo’ya bağlı otoyolları ve şehir içindeki trafiği de kapattığı belirtiliyor.
8100 işçi çıkartılacak
Fiat Oto’nun geçen ay sunduğu endüstri planına göre, 8100 işçinin geçici olarak işlerinden çıkarılması öngörülürken, bunların büyük bir çoğunluğu, kapatılması da gündemde olan Termini İmerese Fabrikası’nda bulunuyor. Endüstri planına göre, 2 Aralık’tan itibaren 1800 işçi Termini İmerese’den çıkarılacak. Öte yandan Fiat Oto’yu krizden kurtarmak için çalışmalara devam edilmesine rağmen, şirketin işten çıkaracakları için istediği “devlet krizi yaklaşımı”, İtalyan hükümeti tarafından halen kabul görmedi. Çalışma Bakanı Roberto Maroni, basında yer alan demeçlerinde, “Eğer Fiat Oto, işten çıkaracakların yerini garanti etmezse İtalyan hükümeti, devlet krizi yaklaşımını kabul etmeyecek” dedi.
Göçmen işçiler sorunu BM’ye taşındı
ABD’deki işçi sendikalarını temsil eden federasyon The AFL-CIO, Amerikan Yüksek Mahkemesi’nin, bu ülkede çalışan kaçak göçmenlere haklarının iadesini reddetmesini, Birleşmiş Milletler Uluslararası Çalışma Teşkilatı’na (ILO) şikayet etti. ABD’deki 65 işçi-çalışan sendikasını temsil eden AFL-CIO, Yüksek Mahkeme’nin kararının, çalışanların haklarını sendika karşıtı ayrımcılığa karşı koruyan ve kendi özgür seçimleriyle sendikalaşmalarına izin veren ILO ilkelerini ihlal ettiğini bildirdi. AFL-CIO, kaçak göçmenlerin kazanılmış ekonomik haklarının kaybettirildiğine dikkati çekti.
Balıkçı tezgâhlarında hamsi şöleni
Adana’da, balık fiyatları, geçen yılın aynı dönemi ile eşit düzeyde seyrederken, tüketicinin öncelikli tercihi kilosu 1 milyon liraya düşen Karadeniz hamsisi. Adana Balık Hali’nde, uzun bir süredir devam eden durgun satışlar, Ramazanın gelmesiyle birlikte yerini hareketliliğe bıraktı. Yüzü gülen balıkçı esnafı, satışlarının yüzde 100’e yakın oranda arttığını belirtti.
Kredi limitleri yükseltilmeli
Nevşehir Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi (NESKKK) Başkanı Kemal Ay, esnaf ve sanatkârlara Halk Bankası aracılığıyla verilen kredi limitlerinin yükseltilmesini istedi. Ay, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ekonomide lokomotif görevini üstlenen esnaf ve sanatkârlara Halk Bankası aracılığıyla verilen kredi limitinin, günün koşullarına göre çok düşük olduğunu belirtti. Esnaf ve sanatkârlara Halk Bankası aracılığıyla 5 milyar lira kredi kullandırıldığını ifade eden Ay, “Bu kredi işletmenin büyümesi ve geliştirilmesine yetmez. Sadece kısa bir süre için nakit ihtiyacının geçici olarak karşılandığı destek haline dönüştü. Sembolik desteklerle işletmelerin gelişmesi ve büyümesi mümkün değildir. Esnaf ve sanatkârlara verilen kredi limitleri yükseltilmeli” dedi.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net