www.evrensel.net  |  istatistik arşiv  |  linkler  |  posta 


Ana Sayfa

Gündem

İşçi-Sendika

Ekonomi

Politika

Dünya

Kültür-Sanat

Medya

Toplum-Yaşam

Spor

Köşe Yazıları



DEHAP’ın ilk mitingi Adana’da
DEHAP’ın ilk mitingi Adana’da, yarın saat 15.00’te Adana İstasyon Meydanı’nda yapılacak. Mitinge bloğu oluşturan dört partinin genel başkanları katılacak.

Her köy seçim bürosu olacak
DEHAP’ın köyleri tek tek gezerek sürdürdüğü seçim çalışmalarına Tunceli’de halkın ilgisi giderek artıyor. Tunceli’nin ilçelerinde düzenlenen halk toplantılarına katılan kadınların çokluğu dikkat çekerken, köylüler DEHAP için çalışacaklarını söylüyorlar.

Felçli ama kaçabilir!
İstanbul 6 No’lu DGM, felçli olduğu halde Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tutulan Hüseyin Yıldırım’ın tahliye istemini yine reddetti.

İsrail terörü sınır tanımıyor
ABD’nin tam desteğindeki İsrail, Filistin’i kana bulamaya devam ediyor. Dünkü saldırılarda biri bebek 6 kişi öldü; onlarca kişi yaralandı. İsrail askerleri, Batı Şeria’da bir camiyi tuvalet olarak kullandılar.


DEHAP’ın ilk mitingi Adana’da
HADEP, EMEP, SDP ve DEHAP’ın DEHAP çatısı altında seçim işbirliği yaptığı Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu’nun ilk mitingi Adana’da. 28 Eylül Cumartesi günü saat 15.00’te Adana İstasyon Meydanı’nda yapılacağı kesinleşen miting ile DEHAP seçim startını verecek. Mitinge dört partinin genel başkanları katılacak.
Adana mitinginden bir gün sonra ise Bloğun ikinci mitingi sabah saat 10.00’da Mersin Cumhuriyet Meydanı’nda yapılacak. Kısa sürede organize edilen mitinglerin oldukça kitlesel geçmesi bekleniyor. Adana’da dün kesinleşen miting kararından sonra çalışmalarını hızlandıran Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu temsilcileri mitingin kitlesel ve coşkulu geçeceğini söylediler.
Çalışmalar yoğun
HADEP eski İl Başkanı, DEHAP Adana milletvekili adayı O. Fatih Şanlı, DEHAP’in kültür mozaiği bir emekçi kenti Adana’da seçim startının vermesinin oldukça anlamlı olduğunu ifade etti.
Emek, Demokrasi ve Barış Bloğu’nun emekçiler arasında büyük bir heyecan yarattığını belirten Şanlı, tüm güçleriyle mitinge hazırlandıklarını söyledi. Büyük bir katılım beklediklerini sözlerine ekleyen Şanlı, miting için 300 bin el ilanı dağıtılmaya başlandığını, binlerce afişin asılacağını, 5 ses aracının dolaştırılacağını, radyo ve TV programları yapılacağını bildirdi.
Emekçilere çağrı
Adana’da seçim startının verilmesinin heyecanını taşıdıklarını kaydeden EMEP Adana İl Başkanı Belma Çıngıloğlu, DEHAP’ın iktidarı için Adana’da emek ve demokrasi güçlerinin yoğun bir faaliyet içinde olduğunu söyledi. EMEP’in ev, kahvehane ve işyeri ziyaretleri yaptığını anlatan Çıngıloğlu, “Emekçiler bloğu heyecanla karşılıyorlar. Bu yaklaşım çalışmalarımıza moral vermektedir. Oluşan bu blok emekçilerin kazanımıdır ve geliştirilmelidir. Adanalı tüm işçi ve emekçileri Türk, Kürt tüm milliyetlerden yoksullları mitinge çağırıyoruz” dedi.
DEHAP İl Başkanı Abdullah İzgi ise DEHAP’ın iktidar yürüyüşü için başta emekçiler olmak üzere tüm Adana halkını Emek, Demokrasi ve Barış Bloğu’nun mitingine davet etti.


Başa dön


Her köy seçim bürosu olacak
Seçim çalışmalarını sürdüren DEHAP’ın, Tunceli’deki faaliyetleri hız kesmeden sürüyor. EMEP ve HADEP İlçe Örgütleri de yaptıkları ortak toplantı sonrasında seçim komiteleri oluşturdular. Çemişgezek, Pertek, Hozat, Pülümür, Nazimiye ve Ovacık ilçelerinde süren çalışmalar, halk tarafından ilgiyle karşılanıyor.
DEHAP’ın önceki gün Tunceli merkeze bağlı Burmageçit köyünde düzenlediği toplantıda, üretici köylünün mağdur durumda olduğu belirtilerek, ülkede tarımın bitme aşamasına getirildiği vurgulandı. Toplantıda, baskıların sürdüğü ve yıllardır uygulanan politikalar sonucu köylünün içine sürüklendiği sefalet anlatıldı.
Üretici köylünün IMF’ci politikalardan kurtulması için seçimlerde tercihini DEHAP’tan yana kullanması gerektiğinin belirtildiği toplantıda, Burmageçit köylüleri de blok için çalışacaklarını belirttiler. Köy kahvesinde yapılan toplantıya kadınlar da ilgi gösterdi.
Neden DEHAP?
DEHAP Tunceli milletvekilliği adaylığı YSK tarafından veto edilen Ender İmrek, HADEP Tunceli İl yönetim Kurulu üyesi Hıdır Aytaç, EMEP Tunceli İl Başkanı Salih Gündoğan, KESK’e bağlı sendikacılar ile EMEP ve HADEP’li yöneticilerin katıldığı toplantıda bloğa ilişkin bilgi verildi. Toplantıda söz alan İmrek, tarım ve hayvancılığın tüketildiği, hak ve özgürlüklerin yok edildiği, işsizliğin arttığı bir yaşama karşı çıkmak için bir araya gelindiğini anlattı.
Köylülerin soruları üzerine DEHAP’ın Munzur Vadisi’nde yapılmak istenen barajlara karşı olduğunu vurgulayan İmrek, barajlara karşı, DEHAP’ın çalışmaları olduğunu ve bu çalışmaları devam ettireceğini de kaydetti. Kürt sorununun sürdüğünü ve bunun ancak eşit, özgür koşulların yaratılmasıyla çözüleceğinin belirtildiği toplantıda, insanların inançlarından, düşüncelerinden, kökeninden dolayı mağdur olmadığı, baskı ve işkenceye uğramadığı demokratik bir Türkiye için ortak mücadelenin önemine dikkat çekildi.
HADEP yöneticisi Hıdır Aytaç ise, barış döneminin devam etmesi gerektiğini söyledi. İşçilerin, emekçilerin, esnafların ve köylülerin; barış ve özgürlük özlemlerinin gerçekleşmesini istiyorlarsa tercihlerini DEHAP’tan yana kullanmalarını gerektiğini belirten Aytaç, Burmageçit köylülerin oylarını DEHAP’a vermesini istedi.
Köylüler heyecanlı
Toplantı sırasında sorular soran ve görüşlerini açıklayan köylüler ise bloğun oluşmasına ilişkin memnuniyetlerini dile getirdiler. Bir köylünün, “Ben ne HADEP’liyim ne EMEP’liyim. Sosyal demokratım. Ama bu birlikteliğin oluşmasından dolayı çok mutluyum. Sizleri hep bir arada görmek yıllarıdır çektiğim özlemdi, bunu çok istiyorduk. Oyumu DEHAP’a vereceğim” dedi.
Bir başka köylünün “Bu birlik sadece barajı aşmak için olmamalı, seçimden sonrada birliğin ve ortak mücadelenin devam etmesini istediklerini” vurgulamasından sonra Ender İmrek, oluşan bloğun bir program etrafında, savaş kışkırtıcılığına, IMF ve işbirlikçilerinin ekonomik, sosyal ve siyasi uygulamalarına karşı mücadele ettiğini belirtti. İmrek, bloğun yalnız seçime yönelik olmaması için mücadele edeceklerini anlattı.
Köylülerden Ali Özden ise, bloğu desteklediğini belirterek, bugüne kadar düzen partilerinin kendi menfaatleri doğrultusunda bir şeyler yaptıklarını söyleyerek, DEHAP’ın çalışmalarına katılacağını ifade etti. Metin Aktaş ve Hasan Oğlan da, oylarını DEHAP’a vereceklerini ve seçim çalışmalarına katılacaklarını söyledi.

DEHAP Malatya’da start verdi
DEHAP Malatya’da seçim startını verdi. DEHAP Malatya İl Örgütü’nün açılmasından sonra adaylar da seçim çalışmalarını hızlandırdı. DEHAP Malatya 2. sıra adayı Ömer Şahiner ve 5. sıra adayı Necdet Bali, Doğanşehir köylerini kapsayan Balan Der-Kültür Derneği’ni ziyaret ederek Emek, Barış ve Demokrasi Bloğu’na destek istediler.
DEHAP 5. sıra milletvekili adayı Necdet Bali, Türkiye’nin yaşadığı sorunlara ve kötü gidişata “dur” demenin tek yolunun bloğu desteklemekten geçtiğini söyledi. Bali, “DEHAP dışındaki tüm partiler savaştan yana, IMF programını uygulamak ve ülkenin bugünü ve geleceğini ipotek altına aldırmak için yarışıyorlar” dedi. Bali, yaşananlara karşı Türküyle, Kürdüyle tüm emekçi halkların aktif bir çaba içine girmesi gerektiğini belirterek, “Bunun için sizlerin desteğini istiyoruz” dedi. Önder Şahiner ise ülke insanlarının karamsarlığa itildiğini ve gelecek kaygısı duyduklarını söyleyerek, bu durumdan çıkış yolunun blok olduğunu vurguladı.
İmrek, AİHM’e başvuruyor
DEHAP Tunceli miletvekili adayı olan ancak adaylığı YSK tarafından veto edilen, Ender İmrek Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurdu. İmrek’in avukatı Yıldız İmrek Koluaçık, YSK kararları kesin olup, aleyhine temyiz yoluna gidildiğinden AİHM’e başvurduklarını ifade etti.
Ender İmrek hakkında TCK 312. ve 159. maddelerinden verilen cezaların AB uyum yasaları ile hem unsurlarının hem de ceza miktarının değiştiğini belirten Koluaçık, “YSK başkanının yaşanananlara ilişkin beyanları vetoların açıkça siyasi bir karar olduğunu göstermektedir”
dedi.


Başa dön


Felçli ama kaçabilir!
Felçli olduğu halde Tekirdağ F Tipi Cezaevi’nde tutulan Hüseyin Yıldırım’ın tahliye istemi yine reddedildi. İstanbul 6 No’lu DGM heyetinin bu defaki ret gerekçesi, “Sağlık koşullarının kaçma şüphesini ortadan kaldırmadığı” oldu.
TKP/ML-TİKKO üyesi olduğu iddiasıyla yargılanan felçli tutuklu Hüseyin Yıldırım’ın yargılanmasına devam edildi. İstanbul 6 No’lu DGM’de görülen duruşmaya, Hüseyin Yıldırım ve avukatı Mihriban Kırdök katıldı.
Geçirdiği trafik kazası sonucu sol tarafı felç olan Yıldırım, mahkemeye ambulans yerine ring aracı, duruşma salonuna ise tekerlekli sandalye yerine iki jandarmanın kollarında getirildi.
Mahkeme heyeti, felç olması nedeniyle sanık sandalyesine oturmakta ve denge kurmakta güçlük çeken Yıldırım’ın dengede durabilmesi için sağ ve sol yanına jandarma oturttu.
Omuriliğinin kırık olması nedeniyle boynunda da boyunluk olan Yıldırım, bir buçuk yıllık tutukluluk döneminde ilk defa mahkeme önüne çıkarak ifade verdi. Cezaevinde sağlık durumundan ötürü sıkıntılar yaşadığını dile getiren Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti, “Tuvalete gittiğim zaman bile birilerinin beni soyup sandalyeye oturtması gerekiyor. Bu durum psikolojik olarak bende ciddi tahribat yaratıyor. En küçük ihtiyaçlarımda bile arkadaşlarımın uygun bir durumunu kolluyorum.” Bütün bunlar göz önünde tutularak tahliyesine karar verilmesini isteyen Yıldırım, TKP/ML-TİKKO ile arasında düşünce ayrılığı bulunduğunu söyleyerek suçlamaları kabul etmedi.
AİHM’e yalan söylendi
Yıldırım’ın savunmasının ardından söz alan Av. Mihriban Kırdök ise, felçli olan müvekkillinin tekerlekli sandalye ve ambulansla duruşmaya getirilmemesinin tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, cezaevi idaresi hakkında suç duyurusunda bulunacağını belirtti.
Müvekkilinin tahliye edilmemesi nedeniyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM)’ne başvurduklarına da dikkat çeken Kırdök, konuşmasına şöyle devam etti, “Orada görülen davada, hükümetimizin verdiği cevap müvekkilimize cezaevinde özel görevli verilerek bakıldığı yönündeydi. Ancak bu cevap doğru değildir. Hücre arkadaşları tarafından bakılmaktadır. Müvekkilimin, spastik rahatsızlığı nedeniyle cezaevinde yaşamını sürdüremeyeceği ve sürekli bir başkasının bakımı ve yardımına ihtiyacı olduğu, raporlarda da belirtilmiştir. Delilleri tartışma gereği duymuyorum. Bu sanığın kaçma olanağı olamaz. Eğer bu şekilde getirilecekse müvekkilimin bir daha duruşmaya getirilmesini istemiyorum. Tedavi edilmesi ve tahliye edilmesi yönünde karar verilmesini talep ediyorum.”
Kaçma şüphesi varmış!
Bu konuşmaların ardından Hüseyin Yıldırım’ın akıbetinin ne olacağını görüşen mahkeme heyeti, insana “pes doğrusu” dedirtecek kararlardan birinin altına daha imza attı. Daha önceki tahliye istemini, “cezaevi idaresinin bakabileceği gerekçesi” ile reddeden İstanbul 6 No’lu mahkeme heyeti, bu sefer de, “Sağlık koşullarının kaçma şüphesini ortadan kaldırmadığı” gerekçesi ile talebi reddetti. Mahkeme, Yıldırım’ın tutukluluk halinin devamına karar verip, duruşmayı 27 Kasım 2002 tarihine erteledi.
Yere düşürdüler...
Duruşmanın ardından yaşanan bir olay mahkemenin verdiği kararın haksızlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Jandarmalar tarafından salondan çıkarılarak cezaevi aracına bindirilmeye çalışılan Yıldırım, dengesini kaybederek düştü. Görevli jandarmalar uzun süre yere düşen ve ters bir harekette tamamen felç olabilecek Yıldırım’a nasıl müdahale edeceklerini bilemediler.
Daha sonra Yıldırım yerden kaldırılarak cezaevi aracına bindirildi. Bu olaya sert tepki gösteren eşi Nedime Yıldırım ise jandarmalara, “Öldürün de hepimiz kurtulalım” diye bağırdı.


Başa dön


İsrail terörü sınır tanımıyor
ABD, Irak’a saldırmak için bölgeye kuvvet yığarken, fırsattan yararlanan İsrail, Filistin’de yeni katliamlara imza atıyorlar. Dünkü İsrail saldırılarında; biri bebek 6 Filistinli öldürüldü.
Batı Şeria’nın El Halil kentinde, İsrail’in kullandığı göz yaşartıcı bombayı soluyan 14 aylık Filistinli bir bebek öldü. Doktorların açıklamalarına göre, El Halil’de yeniden sokağa çıkma yasağı ilan eden İsrail askerleri, dün yasağa meydan okuyan halkın üzerine gözyaşartıcı bomba yağdırdı. Bombaların düştüğü kalabalık pazar yerinde, bir bebek ve büyükannesinin de bulunduğu öğrenildi. Büyükannenin bebeği hemen bir battaniyeye sararak bir ambulansa götürdüğü, ancak hastaneye vardıklarında bebeğin ölmüş olduğu bildirildi.
Bir İsrail helikopteri ise, dün öğleden sonra Gazze kentine füze saldırısı düzenledi. Olayda iki Filistinli’nin öldüğü, 25 kişinin de yaralandığı açıklandı. Şeyh Radvan Mahallesi’nde düzenlenen saldırıda bir otomobilin tamamen tahrip olduğu, birinin ise hasar gördüğü kaydedildi. İsrail hükümet sözcüsü saldırının hedefinin Hamas üyesi Muhammed Deif olduğunu açıkladı. Hamas kaynakları ise saldırıda Deif`in o bölgede olmadığını ve ölenlerden birinin Deif`in yardımcısı Abdürrahim Hamdan olduğunu duyurdular.
Diğer cinayetler
Batı Şeria’nın kuzeyindeki Tulkarem kentinde, İsrail askerleriyle bir Hamas üyesi arasında çıkan çatışmada, Hamas üyesi Filistinli ile bir İsrailli yüzbaşı öldürüldü. İsrail kaynaklarına göre, Hamas üyesi Neşet Ebu Cbara (24), sığındığı yere baskın düzenlemeye hazırlanan askerlere ateş açtı. İsrailli Yüzbaşı Harel Marmelstein’ın öldüğü saldırıda, Cbara da İsrail askerleri tarafından vurularak katledildi. Gazze Şeridi’nin kuzeyinde de, bir Yahudi yerleşim birimine sızmaya çalıştığı öne sürülen bir Filistinli öldürüldü. İşgal kuvvetleri, Batı Şeria’nın Cenin kentine dün yaptığı baskında bir sivili daha öldürdüler. Mahmud Hasis adlı kişinin, Türkiye Saati İle 04.00’te dışarıda ne olduğuna bakmak için yatak odasının penceresini açar açmaz, vurulduğu bildirildi.
Cami provokasyonu
TEKEL’de işler karıştı
Özelleştirilmesi için hazırlıkların hızla devam ettiği TEKEL’de, iki genel müdür yardımcısı ve üç müessese müdürü görevinden alındı. Özelleştirmenin önündeki engellerin kaldırılması girişimi olarak değerlendirilen operasyona tepki gösteren müdürler, yürütmeyi durdurmak amacıyla pazartesi günü mahkemeye başvuruyor. TEKEL Genel Müdürü Mehmet Akbay’ın yönetim kurulu üyeliği ve başkanlığı görevinden alınmasının ardından, TEKEL yönetim kurulu 10 yıl sonra bazı kurumlarda görev değişikliği yaptı. Bu çerçevede iki genel müdür yardımcısı, üç müessese müdürü görevden alındı, iki başmüdürün görev yerleri değiştirildi. Boş bulunanla birlikte, 3 genel müdür yardımcılığına atama yapıldı. Yönetim kurulu kararıyla genel müdür yardımcıları Muzaffer Arısoy ve Tokyar Erhan, Sigara Sanayi İşletmeleri Müessesesi Müdürü Yalçın Cihangiroğlu, Yaprak Tütün İşletmeleri Müessesesi Oğuz Çelik ile Alkollü İçkiler Sanayii Müessesesi Müdürü Ali Gök, görevlerinden alındılar. Boşalan genel müdür yardımcılıklarına, İnşaat Daire Başkanı Mustafa Güler ile Personel Daire Başkanı Tekin Kaymakoğlu, boş bulunan genel müdür yardımcılığına ise aynı yer Pazarlama Daire Başkanı Şehabettin Küçükyazıcı getirildiler. Boşalan müessese müdürlüklerine ise Antalya Başmüdürü İhsan Meriçer, Trabzon Başmüdürü Ali Demirci, İzmir Başmüdürü İbrahim Gülekim atandılar. TEKEL yetkilileri, özelleştirme çalışmalarına hız verildiğini ve yapılanlarında bu çerçevede ele alınması gerektiğini savunuyorlar. Görevden alınan müdürler ise özelleştirmeye karşı oldukları için görevden alındıklarını dile getiriyorlar. Kararın “siyasi” olduğunu anlatan müdürler, yürütmeyi durdurmak amacıyla pazartesi günü mahkemeye başvuracaklarını ifade ettiler. Öte yandan görevden almalar ile ilgili olarak bir iddia daha ortaya atıldı. İddiaya göre görevden alınan müdürlerin “görevini kötüye” kullandığı öne sürülerek, Başbakanlık tarafından haklarında soruşturma başlatıldığı savunuluyor. İddiaya göre görevden almanın tedbir almaya yönelik bir adım olduğu kaydedildi. Yine iddiaya göre Başbakanlığın bazı memurları Ankara’ya çağırarak bilgisine başvuracağı ileri sürülüyor.
Emek Platformu İsrail’i kınadı
Emek Platformu bileşenleri, İsrail Büyükelçiliği’ne siyah çelenk bırakarak İsrail’i protesto ettiler. EP bileşenleri dün İsrail Büyükelçiliği önünde dün biraraya geldiler. Eylemde, “Savaşa hayır kahrolsun emperyalizm”, “Katil İsrail Filistin’den defol”, “Terörist Şaron” sloganları atıldı. EP dönem sözcüsü Süleyman Çelebi, buradayaptığı açıklamada, İsrail’in saldırılarının Arafat’ın yaşam hakkını tehdit eder boyuta ulaştığına dikkat çekerek, “Filistin halkının meşru temsilcisi Arafat’a yönelik bu saldırıyı kabul etmiyoruz ve derhal sona erdirilmesini istiyoruz” dedi. Çelebi, bölgede güvenliğin şiddet ve savaşla değil kalıcı bir barışla, işgalin kaldırılmasıyla ve bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olacağına dikkat çekti. Çelebi, Türkiye hükümetini de bu konuda göreve çağırdı.
Meclis’te 1 Ekim taktikleri
TBMM’nin 21. Dönem 5. Yasama Yılı açılışının yapılacağı 1 Ekim Salı günü, seçimlerin ertelenmesini isteyenlerle, 3 Kasım’da seçim yapılmasından yana olanların karşılıklı çabalarına sahne olacak. 3 Kasım seçimlerine karşı olan milletvekilleri TBMM’nin açık kalması, seçim isteyen partiler de tatil kararı alınması için çalışacak. Siyasi partiler, 1 Ekim Salı günü yaşanacak taktik savaşlarında güçlü olabilmek için seçim bölgelerindeki milletvekillerini arayarak Meclis’e gelmelerini istemeye başladı. İki cephenin ilk karşılaşması, Danışma Kurulu’nda olacak. Seçimi isteyen siyasi partilerin çağrısı üzerine toplanması beklenen Danışma Kurulu’nda uzlaşma sağlanması ve tatil kararının alınması mümkün görünmüyor. Danışma Kurulu’nda kabul edilmesi beklenmeyen bu öneri, “Grup önerisi” olarak Genel Kurul gündemine gelecek ve görüşmeye açılacak. Görüşmelerin ardından yapılacak oylama sonunda tatil kararı ya da çalışmaları sürdürme kararı kesinleşecek.
Avanos’ta Irak için uluslararası toplantı
Bugün başlayacak olan “Irak ve Demokrasi” konulu toplantı, “Kuzey Irak’ta Kürt devleti kurulursa Türkiye müdahale eder” yollu resmi açıklamaların yapıldığı günlerde, Irak konusunu gündemin üst sıralarına taşıyacak. Irak yönetiminin önde gelen isimlerinden Tarık Aziz de pazar günü Türkiye’ye geliyor. Irak Araştırma Enstitüsü tarafından düzenlenen toplantı, Nevşehir’in Avanos ilçesinde yapılacak. Toplantıya, Türkiye’nin yanı sıra İngiltere, Finlandiya ve Danimarka’dan akademisyenler ve uzmanlar katılacak. Ankara destekli Irak Türkmen Cephesi’nin (ITC) “Türkiye Temsilcisi” sıfatını taşıyan Mustafa Ziya, bugün başlayacak olan toplantıda, tarihsel süreç içinde Irak’ın siyasi yapılanması, etnik gruplar ve statüleri, demokrasi ve Irak’ın yeniden yapılanması konularında 3 ayrı oturum düzenleneceğini anlattı. Ayrıca Irak’taki son siyasi gelişmelerin ele alınacağı bir de panel düzenleneceğini söyleyen Ziya, bu panelde ele alınacak konuları da şöyle sıraladı: ABD ve diğer devletlerin Irak politikaları, Irak muhalefetinin durumu, rejim değişikliğinden sonra Irak’ta kurulacak devletin üniter devlet mi yoksa federal mi olacağı.

Bize ulaşmak için;

Tel: +90 212 665 69 36 (6 hat)       Fax: +90 212 665 69 43 - 44 E-mail: posta@evrensel.net